6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 408/2-b

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12486 E. 2013/10431 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 408/2-b ıskat tebligat usulsüzlüğü sermaye taahhüdü yönetim kurulu üyeliği imza inkarı tebligat kanunu m.35 usulüne uygun tebliğ hisse senedi hamil ihtar tebligat geçersizlik yönetim kurulu kararı taahhütname ilan

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 408

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirket paylarının hamiline hisse senedine bağlanmadığı, hamiline hisse senedi çıkarılacağı düzenlenmediğinden payların çıplak halinde olduğu ve ilan dışında ayrıca ıskat ihtarının TTK 408/2 maddesi gereğince taahhütlü mektupla yapılması gerektiği, davalı şirketin davacıya 01.03.2010 tarihli tebligatı gönderdiğini ileri sürdüğü ancak gönderilen bu tebligatın kanun maddesine uygun ıskat ihtarı niteliği taşımadığı, yönetim kurulu üyelerine ücret ödendiğine dair herhangi bir karar bulunmadığı gerekçesiyle, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından ıskatına ilişkin işlemin iptaline, yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

Dava, sermaye taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle verilen ıskat işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi sermaye taahhüdünün yerine getirilmesine ilişkin ihtarın usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle ıskat işleminin iptaline karar verilmiştir. Ancak, 01.03.2010 tarihli yönetim kurulu başkanı imzasıyla yazılan ihtar metninin aynı tarihli başka bir belgede yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısı tarafından davacıya tebliğ edildiği belirtilmiş olup, davacı tarafından bu belgedeki imza da inkar edilmemiştir. Tebliğ belgesinde sermaye taahhüdüne yönelik yazıyı elden aldığı yazılı olduğundan ve bu tebligatın geçersiz olduğuna dair iddianın da bulunmadığı anlaşıldığından, ihtar tebligatının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13393 E. 2013/20273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/12486 E.  ,  2013/10431 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/274-2012/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin sermaye taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle şirket ortaklığından çıkarıldığını, ıskat işleminde kanunda yazılı usule uyulmadığını dolayısıyla yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ortaklıktan ıskatına ilişkin 30.07.2010 tarih ve 2010/6 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünü, yönetim kurulu üyelerine ödenen aylık 2.500 TL olan ücretin Ağustos ayından dava tarihine kadar geçen 7 aylık toplam tutarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının sermaye borcunu ödemediğini, ana sözleşmenin yerine getirildiğini, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirket paylarının hamiline hisse senedine bağlanmadığı, hamiline hisse senedi çıkarılacağı düzenlenmediğinden payların çıplak halinde olduğu ve ilan dışında ayrıca ıskat ihtarının TTK 408/2 maddesi gereğince taahhütlü mektupla yapılması gerektiği, davalı şirketin davacıya 01.03.2010 tarihli tebligatı gönderdiğini ileri sürdüğü ancak gönderilen bu tebligatın kanun maddesine uygun ıskat ihtarı niteliği taşımadığı, yönetim kurulu üyelerine ücret ödendiğine dair herhangi bir karar bulunmadığı gerekçesiyle, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından ıskatına ilişkin işlemin iptaline, yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

Dava, sermaye taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle verilen ıskat işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi sermaye taahhüdünün yerine getirilmesine ilişkin ihtarın usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle ıskat işleminin iptaline karar verilmiştir. Ancak, 01.03.2010 tarihli yönetim kurulu başkanı imzasıyla yazılan ihtar metninin aynı tarihli başka bir belgede yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısı tarafından davacıya tebliğ edildiği belirtilmiş olup, davacı tarafından bu belgedeki imza da inkar edilmemiştir. Tebliğ belgesinde sermaye taahhüdüne yönelik yazıyı elden aldığı yazılı olduğundan ve bu tebligatın geçersiz olduğuna dair iddianın da bulunmadığı anlaşıldığından, ihtar tebligatının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521921400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.