Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2421 E. 2013/20306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tevdi bordrosu↗ tebliğ tarihi↗ ciranta↗ sahtecilik↗ ciro↗ üçüncü kişi↗ dolandırıcılık↗ mahsup↗ sebepsiz zenginleşme↗ temlik↗ haksız fiil↗ ıslah↗ ihtarname↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/2421 E. , 2013/20306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2012 tarih ve 2011/147-2012/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı bankaya tahsili ve kendi hesabına alacak olarak kaydı için teslim edilen dokuz adet çek bedelinin davalı banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, çeklerin müvekkiline iade de edilmediğini, davalı bankanın eyleminin haksız fiil niteliğinde bulunduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde eyleminin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, çeklerin toplam bedeli olan 58.500.00 TL’nin şimdilik 10.000.00 TL’lik kısmının, bu konuda davalı tarafa keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 02.06.2009 temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 08.06.2012 tarihinde talebini 58.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin kredi borcundan mahsup edilmek üzere dava dışı ... tarafından ciro ve temlik edilerek müvekkili bankaya teslim edildiğini, süresinde muhatap bankalara ibraz edilen çeklerden tahsil edilenlerin adı geçen şahsın borcuna mahsup edildiğini, karşılığı bulunmayanların ise arkası yazdırılarak icra takiplerine konu edildiğini, davaya konu çeklerde davacı tarafın cirosunun bulunmadığını, ciro etmediği çeklerle ilgili iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, husumetin dava dışı ciranta ...'e yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının kredi riskinin 29.05.2009 tarihinde kapatılmasından sonra hesabında bekleyen çeklerin kendisine teslim edildiğini, bunun dışında davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş çekin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen çek tevdi bordrosunun her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, davalı banka Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu dokuz adet çekin, davacı tarafça sunulan ve kasaya alınan 27.10.2008 tarihli Çek Çıkış Belgesi ile davalı bankaya tevdi edildiği, davalı bankaca dava dışı ...’in kredi borcuna mahsuben bu çeklerin tahsilatların yapıldığı, davacı tarafça istenilmesine rağmen çek bedellerinin davacı hesabına aktarılmadığı gibi çeklerin de davacı tarafa iade edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 58.500.00 TL’nin 10.000.00 TL’lik kısmının 19.10.2009 dava tarihinden, bakiyesinin ise 08.06.2012 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankaya tahsile verildiği ileri sürülen çeklerin, üçüncü kişinin kredi hesabına mahsup edildiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır. Davacı tarafça, tahsile verilen çek bedellerinin kendisine ödenmesi gerektiği halde ödenmeyerek üçüncü kişinin kredi hesabına mahsup edildiği iddia edilmiş, davalı banka ise çeklerin dava dışı ... tarafından bankaya tevdii edildiği ve tahsil edilen çeklerin anılan kişinin kredi borcuna mahsup edildiğini savunmuştur.
Gerek davacı, gerekse davalı tarafından ibraz edilen ve her ikisi de asıl mahiyette olan 27.10.2008 tarihli “çek çıkış” belgeleri birbirinin tamamen aynısı olmasına rağmen, davacı tarafça ibraz edilen belgede davacının isim ve imzası ile birlikte ilgili banka şube kaşesi ve şube çalışanının da imzasının bulunduğu; davalı tarafça ibraz edilen belgede ise sadece dava dışı ...’in imzasının bulunduğu görülmüştür. Diğer yandan, dosyaya sunulan çek suretlerinde, bankanın ibraz cirosundan evvel dava dışı ...’in cirosunun bulunduğu ve davacı tarafın çekler üzerinde cirosunun bulunmadığı da tespit edilmiştir.
Temyiz aşamasında Dairemize ibraz edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.06.2012 tarih ve 2012/14847 sayılı iddianamesine göre, sanık olan ...’ün, banka tarafından ...’e verilen bordroyu temin ederek isim ve hesap numaralarını yazmak suretiyle bankayı dolandırmaya kalktığı ve bu suretle resmi belgede dolandırıcılık ve sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
Bu durumda, mahkemece çeklerin bankaya dava dışı ... tarafından ciro edildiği ve davacı tarafça ibraz edilen belge ile davalı bankaca ibraz edilen belge aynı olmasına rağmen imzalarının farklı olduğu gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. Bu durumda, temyize konu işbu karar verilmeden önce açıldığı anlaşılan ceza davasının sonucunun beklenilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4856 E. 2023/692 K.
Ortak:çek tevdi bordrosu · tebliğ tarihi · ciranta · ciro · üçüncü kişi · mahsup · sebepsiz zenginleşme · temlik · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, dava konusu çeklerin kredi borcundan «mahsup» edilmek üzere dava dışı ... tarafından «ciro» ve «temlik» edilerek müvekkili bankaya «teslim» edildiğini, süresinde muhatap bankalara «ibraz» edilen çeklerden tahsil edilenlerin adı geçen şahsın borcuna mahsup edildiğini, karşılığı bulunmayanların ise arkası yazdırılarak icra takiplerine konu edildiğini, davaya konu çeklerde davacı tarafın cirosunun bulunmadığını, ciro etmediği çeklerle ilgili iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, «husumetin» dava dışı «ciranta» ...'e yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının kredi riskinin 29.05.2009 tarihinde kapatılmasından sonra hesabında bekleyen çeklerin kendisine teslim edildiğini, bunun dışında davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş çekin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen «çek tevdi bordrosunun» her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… arı ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince davalı bankaya tahsili ve kendi hesabına alacak olarak «kaydı» için «teslim» edilen dokuz adet «çek» bedelinin davalı banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, çeklerin müvekkiline iade de edilmediğini, davalı bankanın eyleminin «haksız fiil» niteliğinde bulunduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde eyleminin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, çeklerin toplam bedeli olan 58.500.00 TL’nin şimdilik 10.000.00 TL’lik kısmının, bu konuda davalı tarafa keşide edilen «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» olan 02.06.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 08.06.2012 tarihinde talebini 58.500,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Dava, davalı bankaya tahsile verildiği ileri sürülen çeklerin, «üçüncü kişinin» kredi hesabına «mahsup» edildiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çeklerin kredi borcundan «mahsup» edilmek üzere dava dışı ... tarafından «ciro» ve «temlik» edilerek müvekkili bankaya «teslim» edildiğini, süresinde muhatap bankalara «ibraz» edilen çeklerden tahsil edilenlerin adı geçen şahsın borcuna mahsup edildiğini, karşılığı bulunmayanların ise arkası yazdırılarak icra takiplerine konu edildiğini, davaya konu çeklerde davacı tarafın cirosunun bulunmadığını, ciro etmediği çeklerle ilgili iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, «husumetin» dava dışı «ciranta» ...'e yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının kredi riskinin 29.05.2009 tarihinde kapatılmasından sonra hesabında bekleyen çeklerin kendisine teslim edildiğini, bunun dışında davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş çekin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen «çek tevdi bordrosunun» her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince davalı bankaya tahsili ve kendi hesabına alacak olarak «kaydı» için «teslim» edilen dokuz adet çekin bedelinin davalı banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, çeklerin müvekkiline iade de edilmediğini, davalı bankanın eyleminin «haksız fiil» niteliğinde bulunduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde eyleminin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek çeklerin toplam bedeli olan 58.500,00 TL’nin şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının, bu konuda davalı tarafa keşide edilen «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» olan 02.06.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 08.06.2012 tarihinde talebini 58.500,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankaya tahsile verildiği ileri sürülen çeklerin, «üçüncü kişinin» kredi hesabına «mahsup» edildiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hamil sıfatı · meşru hamil · ciro silsilesi · imza inkarı · müktesep hak · hamil · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu çekleri «teslim» ettiğinde davalı banka çalışanı Şahin Seven’in imzasını «taşıyan» «çek» teslim bordosunu aldığını, «imzanın inkar» edilmediğini, bozma «sebebi» sayılmayan «ciro silsilesi» hususunun davacı müvekkili için usuli «müktesep hak» doğurduğunu, «hamiline» düzenlenen çeklerde ciro olmamasının zorunlu bir unsur olmadığını, ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin «ciro silsilesinde» davacının «meşru hamil sıfatı» bulunmadığından davalı bankaca meşru hamile yapılan ödeme nedeniyle davacı tarafından davalıya bir talep yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 20.03.2018 tarih, 2016/9637 E. ve 2018/2144 K. sayılı kararı ile çeklerin bankaya kimin tarafından «teslim» edildiği işbu uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili olmayıp, davacının «meşru hamili» bulunmadığı, davalı bankaca meşru hamile yapılan ödeme nedeniyle bir talep yöneltilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/290 E. 2015/7089 K.
Ortak:çek · teslim
İncelediğiniz kararda… arı ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince davalı bankaya tahsili ve kendi hesabına alacak olarak «kaydı» için «teslim» edilen dokuz adet «çek» bedelinin davalı banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, çeklerin müvekkiline iade de edilmediğini, davalı bankanın eyleminin «haksız fiil» niteliğinde bulunduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde eyleminin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, çeklerin toplam bedeli olan 58.500.00 TL’nin şimdilik 10.000.00 TL’lik kısmının, bu konuda davalı tarafa keşide edilen «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» olan 02.06.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 08.06.2012 tarihinde talebini 58.500,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin kredi borcundan «mahsup» edilmek üzere dava dışı ... tarafından «ciro» ve «temlik» edilerek müvekkili bankaya «teslim» edildiğini, süresinde muhatap bankalara «ibraz» edilen çeklerden tahsil edilenlerin adı geçen şahsın borcuna mahsup edildiğini, karşılığı bulunmayanların ise arkası yazdırılarak icra takiplerine konu edildiğini, davaya konu çeklerde davacı tarafın cirosunun bulunmadığını, ciro etmediği çeklerle ilgili iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, «husumetin» dava dışı «ciranta» ...'e yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının kredi riskinin 29.05.2009 tarihinde kapatılmasından sonra hesabında bekleyen çeklerin kendisine teslim edildiğini, bunun dışında davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş çekin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen «çek tevdi bordrosunun» her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… i ile davalı bankaya tevdi edildiği, davalı bankaca dava dışı ...’in kredi borcuna mahsuben bu çeklerin tahsilatların yapıldığı, davacı tarafça istenilmesine rağmen «çek» bedellerinin davacı hesabına aktarılmadığı gibi çeklerin de davacı tarafa iade edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 58.500.00 TL’nin 10.000.00 TL’lik kısmının 19.10.2009 dava tarihinden, bakiyesinin ise 08.06.2012 «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, tahsil edilip hesabına aktarılmak üzere davalı bankaya üç adet «çek» verdiğini, çeklerin hesabına işlenmediğini, banka tarafından başka müşterinin kredi «teminatı» için çeklerin verildiğinin belirtildiğini, çeklerde kendi cirosundan sonra dava dışı ....'in cirosunun usulsüz olarak eklendiğini, çek «teslim» bordrosu ile dava konusu çekleri teslim ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise çeklerin kredi borçluları .... tarafından verildiğini, davacının çek teslim bordros …
… tten rapor alınarak, ....'e davalı banka tarafından kredi verilip verilmediği, verilen bu kredinin kimin hesabına aktarıldığı, davaya konu çeklerin ne zaman bankaya «teslim» edildiği, «çek» teslim bordrosunda geçen ...'nin dava konusu olayla ilgisinin ne olduğu, .... tarafından bankaya verilen çek teslim bordrolarında aynı şirketin isminin geçip geçme …
Oysa, bozma ilamında belirtilen iddianame dava konusu dışında kalan çeklerden kaynaklanan ve dava dışı .... tarafından verilen «çek» bordrosundan kaynaklanmakta olup, bir başka deyişle söz konusu iddianame davacı hakkında değil, yukarıda anılan .... hakkında tanzim edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaDavacı taraf, tahsil edilip hesabına aktarılmak üzere davalı bankaya üç adet «çek» verdiğini, çeklerin hesabına işlenmediğini, banka tarafından başka müşterinin kredi «teminatı» için çeklerin verildiğinin belirtildiğini, çeklerde kendi cirosundan sonra dava dışı ....'in cirosunun usulsüz olarak eklendiğini, çek «teslim» bordrosu ile dava konusu çekleri teslim ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise çeklerin kredi borçluları .... tarafından verildiğini, davacının çek teslim bordros …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5085 E. 2021/4948 K.
Ortak:çek tevdi bordrosu · çek · ibraz · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, dava konusu çeklerin kredi borcundan «mahsup» edilmek üzere dava dışı ... tarafından «ciro» ve «temlik» edilerek müvekkili bankaya «teslim» edildiğini, süresinde muhatap bankalara «ibraz» edilen çeklerden tahsil edilenlerin adı geçen şahsın borcuna mahsup edildiğini, karşılığı bulunmayanların ise arkası yazdırılarak icra takiplerine konu edildiğini, davaya konu çeklerde davacı tarafın cirosunun bulunmadığını, ciro etmediği çeklerle ilgili iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, «husumetin» dava dışı «ciranta» ...'e yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının kredi riskinin 29.05.2009 tarihinde kapatılmasından sonra hesabında bekleyen çeklerin kendisine teslim edildiğini, bunun dışında davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş çekin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen «çek tevdi bordrosunun» her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… arı ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince davalı bankaya tahsili ve kendi hesabına alacak olarak «kaydı» için «teslim» edilen dokuz adet «çek» bedelinin davalı banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, çeklerin müvekkiline iade de edilmediğini, davalı bankanın eyleminin «haksız fiil» niteliğinde bulunduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde eyleminin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, çeklerin toplam bedeli olan 58.500.00 TL’nin şimdilik 10.000.00 TL’lik kısmının, bu konuda davalı tarafa keşide edilen «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» olan 02.06.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 08.06.2012 tarihinde talebini 58.500,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Gerek davacı, gerekse davalı tarafından «ibraz» edilen ve her ikisi de asıl mahiyette olan 27.10.2008 tarihli “«çek» çıkış” belgeleri birbirinin tamamen aynısı olmasına rağmen, davacı tarafça ibraz edilen belgede davacının isim ve imzası ile birlikte ilgili banka şube kaşesi ve şube çalışanının da imzasının bulunduğu; davalı tarafça ibraz edilen belgede ise sadece dava dışı ...’in imzasının bulunduğu görülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklere ilişkin olduğu iddia edilen «çek tevdi bordrosunun» tarihi 14.01.2009 olarak gözükmekte ise de çeklerin 05.03.2009 tarihinde davalı banka resmi kayıtlarına intikal ettiği, normal koşullarda davalı banka antetli kağı …
Davacı, toplam bedeli 81.820.- TL olan 3 adet çekin günü geldiğinde tahsil edilmesi için davalı bankaya «çek» tevdii bordrosu karşılığında «teslim» edildiğini, davalının bu çekleri 3. kişinin kullandığı kredinin «teminatı» olarak gösterdiğini ileri sürerek anılan çeklerin bedellerinin tahsilini istemiştir.
Öte yandan davacı vekili, 17.11.2011 tarihli dilekçe ekinde 14.01.2009 tarihli «çek» «teslim» bordrosunun aslının sunulduğu belirtilerek bordronun kasada saklanmasını istemiş, Adli Tıp Kurumu tarafından bu bordro fotokopi olduğu gerekçesiyle incelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · teminat
Benzer bu karardaDavacı, toplam bedeli 81.820.- TL olan 3 adet çekin günü geldiğinde tahsil edilmesi için davalı bankaya «çek» tevdii bordrosu karşılığında «teslim» edildiğini, davalının bu çekleri 3. kişinin kullandığı kredinin «teminatı» olarak gösterdiğini ileri sürerek anılan çeklerin bedellerinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili tarafından, davacının elindeki tevdi bordrosunun her zaman düzenlenebileceği iddia edilmişse de davalı banka müfettişince düzenlenen raporda davacının «şikayetine» konu çekler için davacı imzalı ve üzerinde davacının hesap numaralarının yazılı olduğu «çek tevdi bordrosunun» şube nezdinde de bulunduğu belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2421 E. , 2013/20306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2012 tarih ve 2011/147-2012/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı bankaya tahsili ve kendi hesabına alacak olarak kaydı için teslim edilen dokuz adet çek bedelinin davalı banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, çeklerin müvekkiline iade de edilmediğini, davalı bankanın eyleminin haksız fiil niteliğinde bulunduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde eyleminin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, çeklerin toplam bedeli olan 58.500.00 TL’nin şimdilik 10.000.00 TL’lik kısmının, bu konuda davalı tarafa keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 02.06.2009 temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş;
08. 06.2012 tarihinde talebini 58.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin kredi borcundan mahsup edilmek üzere dava dışı ... tarafından ciro ve temlik edilerek müvekkili bankaya teslim edildiğini, süresinde muhatap bankalara ibraz edilen çeklerden tahsil edilenlerin adı geçen şahsın borcuna mahsup edildiğini, karşılığı bulunmayanların ise arkası yazdırılarak icra takiplerine konu edildiğini, davaya konu çeklerde davacı tarafın cirosunun bulunmadığını, ciro etmediği çeklerle ilgili iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, husumetin dava dışı ciranta ...'e yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının kredi riskinin 29.05.2009 tarihinde kapatılmasından sonra hesabında bekleyen çeklerin kendisine teslim edildiğini, bunun dışında davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş çekin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen çek tevdi bordrosunun her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, davalı banka Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu dokuz adet çekin, davacı tarafça sunulan ve kasaya alınan 27.10.2008 tarihli Çek Çıkış Belgesi ile davalı bankaya tevdi edildiği, davalı bankaca dava dışı ...’in kredi borcuna mahsuben bu çeklerin tahsilatların yapıldığı, davacı tarafça istenilmesine rağmen çek bedellerinin davacı hesabına aktarılmadığı gibi çeklerin de davacı tarafa iade edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 58.500.00 TL’nin 10.000.00 TL’lik kısmının 19.10.2009 dava tarihinden, bakiyesinin ise 08.06.2012 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankaya tahsile verildiği ileri sürülen çeklerin, üçüncü kişinin kredi hesabına mahsup edildiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır. Davacı tarafça, tahsile verilen çek bedellerinin kendisine ödenmesi gerektiği halde ödenmeyerek üçüncü kişinin kredi hesabına mahsup edildiği iddia edilmiş, davalı banka ise çeklerin dava dışı ... tarafından bankaya tevdii edildiği ve tahsil edilen çeklerin anılan kişinin kredi borcuna mahsup edildiğini savunmuştur.
Gerek davacı, gerekse davalı tarafından ibraz edilen ve her ikisi de asıl mahiyette olan 27.10.2008 tarihli “çek çıkış” belgeleri birbirinin tamamen aynısı olmasına rağmen, davacı tarafça ibraz edilen belgede davacının isim ve imzası ile birlikte ilgili banka şube kaşesi ve şube çalışanının da imzasının bulunduğu; davalı tarafça ibraz edilen belgede ise sadece dava dışı ...’in imzasının bulunduğu görülmüştür. Diğer yandan, dosyaya sunulan çek suretlerinde, bankanın ibraz cirosundan evvel dava dışı ...’in cirosunun bulunduğu ve davacı tarafın çekler üzerinde cirosunun bulunmadığı da tespit edilmiştir.
Temyiz aşamasında Dairemize ibraz edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.06.2012 tarih ve 2012/14847 sayılı iddianamesine göre, sanık olan ...’ün, banka tarafından ...’e verilen bordroyu temin ederek isim ve hesap numaralarını yazmak suretiyle bankayı dolandırmaya kalktığı ve bu suretle resmi belgede dolandırıcılık ve sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
Bu durumda, mahkemece çeklerin bankaya dava dışı ... tarafından ciro edildiği ve davacı tarafça ibraz edilen belge ile davalı bankaca ibraz edilen belge aynı olmasına rağmen imzalarının farklı olduğu gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. Bu durumda, temyize konu işbu karar verilmeden önce açıldığı anlaşılan ceza davasının sonucunun beklenilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633358800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz