6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kararın tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12267 E. 2013/23698 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk yabancı mahkeme ilamı tavzih möhuk 47 tenfiz dosya masrafı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 305HMK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 29.03.2013 tarihli tavzih kararı ile de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.

Asıl karar ve tavzih kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin 21.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin 29.03.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 21.02.2013 tarihinde Münih 1. Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 6 O 2743/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinden sonra 29.03.2013 tarihinde tavzih suretiyle de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2739 E. 2014/4577 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E. 2014/4579 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2748 E. 2014/4576 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11135 E. 2013/23705 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2738 E. 2014/4578 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10728 E. 2013/23696 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10277 E. 2013/21770 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5540 E. 2013/21769 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/12267 E.  ,  2013/23698 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2013 tarih ve 2012/109-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl karar ve tavzih kararı davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Almanya 1. Münih Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 03.07.2009 tarih 6 O 2743/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 29.03.2013 tarihli tavzih kararı ile de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.

Asıl karar ve tavzih kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin 21.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin 29.03.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 21.02.2013 tarihinde Münih 1. Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 6 O 2743/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinden sonra 29.03.2013 tarihinde tavzih suretiyle de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 21.02.2013 tarihli asıl hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 29.03.2013 tarihli tavzih kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632877200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.