6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kararın tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10277 E. 2013/21770 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk yabancı mahkeme ilamı tavzih möhuk 47 tenfiz dosya masrafı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 305HMK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmiş, tavzih yoluyla da masraf tespit kararı tenfiz olunmuştur.

Davalı vekili, asıl kararı ve tavzih kararını ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Hamburg Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 325 O 25/08 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Ancak, aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2739 E. 2014/4577 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E. 2014/4579 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2748 E. 2014/4576 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5540 E. 2013/21769 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2738 E. 2014/4578 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10728 E. 2013/23696 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10499 E. 2013/23703 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12267 E. 2013/23698 K.

    Ortak: · Kararın tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/10277 E.  ,  2013/21770 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/02/2013 tarih ve 2012/514-2013/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, asıl kararı ve tavzih kararını ayrı ayrı istemiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Almanya Hamburg Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 13.08.2008 tarih 325 O 25/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmiş, tavzih yoluyla da masraf tespit kararı tenfiz olunmuştur.

Davalı vekili, asıl kararı ve tavzih kararını ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Hamburg Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 325 O 25/08 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Ancak, aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 14.02.2013 tarihli asıl hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 08.04.2013 tarihli tavzih kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045984200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.