Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2604 E. 2013/18402 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ anonim şirket↗ protokol↗ kusur↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya satılması konusunda 21.06.2011 tarihli protokolün imzalandığı ve protokolüm 3/g maddesinde satıcının edimini yerine getirmemesi durumunda cezai şart ödeneceğinin öngörüldüğü, protokol gereğince hisselerin davacıya devredilmediği, davalının üstlendiği edimi yerine getirmesinde hukuki ve fiili açıdan imkansızlık bulunmadığı, protokol gereğince davacının cezai şart talep hakkının bulunduğu ancak, cezai şartın 5.000.000,00 USD gibi yüksek bir bedele karşılık geldiği, bu cezai şartın aynen yerine getirilmesi halinde davalının ekonomik olarak mahvına yol açıp açmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, buna göre protokol hükümlerinin yerine getirilmemesinden dolayı 25.000,00 USD cezai şartın tahsilinin uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisselerinin devrine ilişkin protokol kapsamında cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle 25.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinde tarafların cezai şart tutarını serbestçe tayin edebilecekleri düzenlenmiş, aynı maddenin son fıkrasında hakimin fahiş gördüğü cezai şart tutarını indirebileceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili davacı tarafça talep edilen ve sözleşmede belirtilen cezai şartın fahiş olduğunu, tamamen kabulü halinde müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğini savunmuş, mahkemece bu savunmaya itibar edilerek cezai şart tutarında indirime gidilmiştir. Ancak, cezai şartın indirilmesini gerektiren hallerde hakim herşeyden önce alacaklının menfaatini gözönünde tutmalı, bu menfaatlerin ne dereceye kadar ihlal edildiğini araştırmalı, davalının kusurunun ağırlığını ve tarafların içinde bulundukları durumu da gözönünde tutmalıdır. Ceza, alacaklının uğradığı zarar ile ihlal edilen menfaatlerle makul bir surette mütenasip olmalıdır. Buna göre, mahkemece yukarıda açıklanan esaslar, alacaklının çıkarları, borca aykırılığın ve kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik durumları, devredilecek şirket hisselerinin değeri de dikkate alınarak daha makul bir cezai şart tutarının tespiti gerekirken, cezai şart tutarındaki indirimin yüksek tutulması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11066 E. 2016/4996 K.
Ortak:cezai şart · protokol · kusur · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya satılması konusunda 21.06.2011 tarihli «protokolün» imzalandığı ve protokolüm 3/g maddesinde satıcının edimini yerine getirmemesi durumunda «cezai şart» ödeneceğinin öngörüldüğü, protokol gereğince hisselerin davacıya devredilmediği, davalının üstlendiği edimi yerine getirmesinde hukuki ve fiili açıdan imkansızlık …
2- Dava, «anonim şirket» hisselerinin devrine ilişkin «protokol» kapsamında «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle 25.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinde tarafların «cezai şart» tutarını serbestçe tayin edebilecekleri düzenlenmiş, aynı maddenin «son» fıkrasında hakimin fahiş gördüğü cezai şart tutarını indirebileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «limited şirket» «hisse devir protokolü» düzenlendiği, protokol uyarınca davacının bankalara olan «kefalet» ve «teminatlarının» kaldırılmadığı, davalının iki adet kooperatif hissesi devir borcunun bulunduğu, ancak protokolden önce kooperatif tarafından hisseye isabet eden bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devredildiği, davalının konusu başlangıçta imkansız olan taşınmazların devrini «taahhüt» ettiği, protokol ile güdülen amaç nazara alındığında kooperatif hisselerinin noterde devrinin tek başına yeterli olmadığı, davalının iki adet bağımsız «bölümün» değerini ödemesi gerektiği, protokolün ihlali durumunda 500.000 TL «cezai şart» öngörüldüğü, bu miktarın davalının iktisaden mahvına neden olacak miktarda bulunmadığı, diğer taleplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ko …
818 sayılı BK'nın 161/«son» maddesine göre hakimin fahiş görmesi halinde «cezai şartın» indirilmesi mümkündür.
Bir olayda «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir protokolü · tacir sıfatı · ticari işletme · hisse devir sözleşmesi · reeskont faizi · iş bölümü · kefalet · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «limited şirket» «hisse devir protokolü» düzenlendiği, protokol uyarınca davacının bankalara olan «kefalet» ve «teminatlarının» kaldırılmadığı, davalının iki adet kooperatif hissesi devir borcunun bulunduğu, ancak protokolden önce kooperatif tarafından hisseye isabet eden bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devredildiği, davalının konusu başlangıçta imkansız olan taşınmazların devrini «taahhüt» ettiği, protokol ile güdülen amaç nazara alındığında kooperatif hisselerinin noterde devrinin tek başına yeterli olmadığı, davalının iki adet bağımsız «bölümün» değerini ödemesi gerektiği, protokolün ihlali durumunda 500.000 TL «cezai şart» öngörüldüğü, bu miktarın davalının iktisaden mahvına neden olacak miktarda bulunmadığı, diğer taleplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ko …
… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, somut uyuşmazlık «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklandığından davacının «avans faizi» isteyebilecek olmasına, yasa metninde 01.05.2005 tarihinden itibaren yer almasa da davacının ticari işten doğan dava konusu alacağı için avans faizi yerine, bu faizden daha düşük ancak «yasal faiz» oranından daha yüksek orandaki «reeskont faizi» talep etmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalı «tacir» olsa da ticari açıdan onun mahvına yol açacak cezai şartın indirilebileceği, somut olayda cezai şartın davalının ekonomik mahvına yol açmayacağı gerekçesiyle, 500.000 TL cezai şartın tahsiline karar verilmiştir.
Bir olayda «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/754 E. 2022/174 K.
Ortak:cezai şart · kusur
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece yukarıda açıklanan esaslar, alacaklının çıkarları, borca aykırılığın ve «kusurun» ağırlığı, tarafların ekonomik durumları, devredilecek şirket hisselerinin değeri de dikkate alınarak daha makul bir «cezai şart» tutarının tespiti gerekirken, cezai şart tutarındaki indirimin yüksek tutulması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya satılması konusunda 21.06.2011 tarihli «protokolün» imzalandığı ve protokolüm 3/g maddesinde satıcının edimini yerine getirmemesi durumunda «cezai şart» ödeneceğinin öngörüldüğü, protokol gereğince hisselerin davacıya devredilmediği, davalının üstlendiği edimi yerine getirmesinde hukuki ve fiili açıdan imkansızlık …
2- Dava, «anonim şirket» hisselerinin devrine ilişkin «protokol» kapsamında «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle 25.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu doğrultuda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile «cezai şartın» ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul, adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusuru» ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü alındığında, davalının, yaklaşık dört ay süreyle üretim müdürü olarak çalıştığı davacı işletmesinden ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet gösteren bir firmada işe başlamasıyla «rekabet yasağının» ihlal edildiği anlaşılmakla birlikte, sözleşmede belirlenen cezai şartın aşırı (fahiş) olması nedeniyle tenkisi ile mahkemece hak, adalet ve nefaset kurallarına uy …
… lamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/06/2008 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı ve yine aynı tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» bulunduğu, ancak davalının haklı bir neden olmaksızın işten ayrıldığı ve aynı iş kolunda başka bir şirketle çalışmaya başlayarak rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığı, yapılan ekonomik sosyal durum ve «malvarlığı» araştırmasına göre «cezai şart» miktarının davalının ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte görülmediği, indirim yapılmasını gerek olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının icra d …
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden kaynaklı «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı davrandığı kanaatine varılmış, yapılan sosyal-ekonomik durum ve «malvarlığı» araştırmasına göre cezai şart miktarının davalının ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · malvarlığına ilişkin dava · oy yasağı · ifa · tacir
Benzer bu kararda… lamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/06/2008 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı ve yine aynı tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» bulunduğu, ancak davalının haklı bir neden olmaksızın işten ayrıldığı ve aynı iş kolunda başka bir şirketle çalışmaya başlayarak rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığı, yapılan ekonomik sosyal durum ve «malvarlığı» araştırmasına göre «cezai şart» miktarının davalının ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte görülmediği, indirim yapılmasını gerek olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının icra d …
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden kaynaklı «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı davrandığı kanaatine varılmış, yapılan sosyal-ekonomik durum ve «malvarlığı» araştırmasına göre cezai şart miktarının davalının ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile «cezai şartın» ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul, adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusuru» ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü alındığında, davalının, yaklaşık dört ay süreyle üretim müdürü olarak çalıştığı davacı işletmesinden ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet gösteren bir firmada işe başlamasıyla «rekabet yasağının» ihlal edildiği anlaşılmakla birlikte, sözleşmede belirlenen cezai şartın aşırı (fahiş) olması nedeniyle tenkisi ile mahkemece hak, adalet ve nefaset kurallarına uy …
Ancak, «cezai şartın» ekonomik yönden mahva neden olması TBK'nın 27. maddesi kapsamında, «tacirler» yönünden değerlendirilebilecek bir durum olup, davalı gerçek kişi yönünden ise TBK'nın 182/3 maddesi gereğince cezai şartın aşırı (fahiş) olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5566 E. 2021/6522 K.
Ortak:cezai şart · protokol · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya satılması konusunda 21.06.2011 tarihli «protokolün» imzalandığı ve protokolüm 3/g maddesinde satıcının edimini yerine getirmemesi durumunda «cezai şart» ödeneceğinin öngörüldüğü, protokol gereğince hisselerin davacıya devredilmediği, davalının üstlendiği edimi yerine getirmesinde hukuki ve fiili açıdan imkansızlık …
2- Dava, «anonim şirket» hisselerinin devrine ilişkin «protokol» kapsamında «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle 25.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinde tarafların «cezai şart» tutarını serbestçe tayin edebilecekleri düzenlenmiş, aynı maddenin «son» fıkrasında hakimin fahiş gördüğü cezai şart tutarını indirebileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» ve «protokolde» belirtilen, davacı talebine konu «cezai şartın» tutarında indirim yapılmışsa da bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağının belirtildiği, esasen taraflar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · fesih · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» ve «protokolde» belirtilen, davacı talebine konu «cezai şartın» tutarında indirim yapılmışsa da bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağının belirtildiği, esasen taraflar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2604 E. , 2013/18402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2012 tarih ve 2011/430-2012/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 21/06/2011 tarihli protokol kapsamında Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin tüm hisselerinin müvekkiline satılması konusunda anlaşma sağlandığını, protokolün 3/g maddesine göre satıcının sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmemesi halinde 5.000.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının protokol hükümlerini yerine getirmediğini belirterek cezai şart tutarına ilişkin olarak şimdilik 50.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin bir sermaye şirketi olup, müvekkilinin şirkette hakim hissedar olmadığını, sözleşme koşullarının yerine getirilmesinde objektif imkansızlık bulunduğunu, protokoldeki cezai şartın bağlayıcı olmadığını, cezai şartın geçerli olduğu kabul edilse dahi asıl borcun muaccel olmadığını, geciktirici şartın gerçekleşmediğini, davacının zarara uğratılmadığını, cezai şartın müvekkilinin iktisaden mahvına neden olacak kadar ağır ve haksız olması sebebiyle BK'nın 19. ve 20. maddelerine göre ahlak ve adaba, MK'nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı Varan Turizm Seyahat A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya satılması konusunda 21.06.2011 tarihli protokolün imzalandığı ve protokolüm 3/g maddesinde satıcının edimini yerine getirmemesi durumunda cezai şart ödeneceğinin öngörüldüğü, protokol gereğince hisselerin davacıya devredilmediği, davalının üstlendiği edimi yerine getirmesinde hukuki ve fiili açıdan imkansızlık bulunmadığı, protokol gereğince davacının cezai şart talep hakkının bulunduğu ancak, cezai şartın 5.000.000,00 USD gibi yüksek bir bedele karşılık geldiği, bu cezai şartın aynen yerine getirilmesi halinde davalının ekonomik olarak mahvına yol açıp açmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, buna göre protokol hükümlerinin yerine getirilmemesinden dolayı 25.000,00 USD cezai şartın tahsilinin uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisselerinin devrine ilişkin protokol kapsamında cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle 25.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinde tarafların cezai şart tutarını serbestçe tayin edebilecekleri düzenlenmiş, aynı maddenin son fıkrasında hakimin fahiş gördüğü cezai şart tutarını indirebileceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili davacı tarafça talep edilen ve sözleşmede belirtilen cezai şartın fahiş olduğunu, tamamen kabulü halinde müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğini savunmuş, mahkemece bu savunmaya itibar edilerek cezai şart tutarında indirime gidilmiştir.
Ancak, cezai şartın indirilmesini gerektiren hallerde hakim herşeyden önce alacaklının menfaatini gözönünde tutmalı, bu menfaatlerin ne dereceye kadar ihlal edildiğini araştırmalı, davalının kusurunun ağırlığını ve tarafların içinde bulundukları durumu da gözönünde tutmalıdır. Ceza, alacaklının uğradığı zarar ile ihlal edilen menfaatlerle makul bir surette mütenasip olmalıdır. Buna göre, mahkemece yukarıda açıklanan esaslar, alacaklının çıkarları, borca aykırılığın ve kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik durumları, devredilecek şirket hisselerinin değeri de dikkate alınarak daha makul bir cezai şart tutarının tespiti gerekirken, cezai şart tutarındaki indirimin yüksek tutulması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2.981,34 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632874800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz