6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın tebliğ edilmemesi halinde hak düşürücü sürenin başlangıcı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1779 E. 2023/1513 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın alacaklıya usulen tebliğ edilmediği hallerde, alacaklının itirazı en geç arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle öğrenmiş ve tebliğ edilmiş sayılması gerekir; İİK 67 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre bu tarihten (arabuluculuk sürecinin sonuçlandığı anlaşamama tutanağı tarihinden) itibaren işlemeye başlar ve bu süre içinde itirazın iptali davası açılmazsa dava hak düşürücü süre sebebiyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olmasının hak düşürücü süreye etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, İİK 67. maddesinin açıkça 'tebliğ edilme' şartı öngürdüğünü, alacaklının gerçekleştirdiği bir kısım eylem ve işlemlerin tebliğ mahiyetini taşıyacağı veya tebliğ edilmiş gibi hüküm ve sonuç doğuracağına dair kanunda bir açıklık bulunmadığını belirterek, tebliğ olmaksızın hak düşürücü sürenin başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67. maddesi uyarınca alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Somut olayda itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge bulunmamakla birlikte, davacıya itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerekir. İtiraz tebliğ edilmeden İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyen alacaklının talebinin reddi halinde, itirazın kaldırılmasını talep ettiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede itirazın iptalini talep etme hakkı bulunduğu gözönüne alındığında, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurlarının aynı anda tümüyle gerçekleşmesi sebebiyle, işbu davanın da anlaşamama tutanağının imzası tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hak düşürücü sürenin fiilen geçip geçmediğinin hesaplanması → ret

Gerekçe: 16/04/2021 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağında İcra Müdürlüğü dosyasına yapılan itirazın iptalinin müzakere edildiği yazılıdır. Davanın açılış tarihi 29.08.2022 olup, anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın alacaklıya usulen tebliğ edilmemiş olmasının, hak düşürücü sürenin işlemeye başlamasını engellemeyeceğine; itirazın en geç arabuluculuğa başvuru tarihinde öğrenilmiş/tebliğ edilmiş sayılacağına ilişkin değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 67 uyarınca alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açmak zorundadır; itiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse, itirazın en geç arabuluculuğa başvuru tarihinde öğrenilmiş/tebliğ edilmiş sayılması gerekir ve bir yıllık süre bu tarihten (arabuluculuk sürecinin sona erdiği anlaşamama tutanağı tarihinden) itibaren hesaplanır; süre içinde dava açılmazsa dava hak düşürücü süre sebebiyle reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hak düşürücü süre İİK 67 tebliğ arabuluculuk anlaşamama tutanağı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 78/II

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1779

KARAR NO 2023/1513

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/04/2023

NUMARASI 2022/526 Esas - 2023/264 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında Taşıma Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede mesafeye göre ulaştırma saatleri,her iki yanın yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık halinde yetkili mahkemenin belirtildiğini, müvekkil Şirketin yükümlülüklerini özenle yerine getirerek faaliyetleri neticesinde faturalar düzenlendiğini, davalının taşıma hizmetine karşılık kendi üzerine düşen fatura bedellerini ödemediğini, müşteri cari hesap ekstresinde fatura bedellerinin toplam tutarı 31.497,29-TL olduğunu, müvekkil şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla takibe konu alacak için icra takibi başlatılmış olup Davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabulucuya başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını belirterek,davalının itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Davacı tarafından başlatılan takipte müvekkili şirket tarafından 29,12.2020 tarihinde süresi içinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafından 23.02.2021 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna itirazın iptali talepli ve konulu olarak başvurularak müvekkil şirket tarafından icra dosyasına yapılan itiraza ve itirazın tebliğine dair tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmesi sebebiyle işbu davayı hak düşürücü süre içinde açmadığından usulden reddi gerektiğini, taraflar arasındaki cari hesap kayıtları arasında uyuşmazlık bulunmadığını, davacının müvekkil şirket'ten bir alacağı bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davaya konu takibe borçlu tarafından 29/12/2020 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın davacı alacaklıya tebliğ olunmadığını, akabinde davacı 23/02/2021 tarihinde itirazın iptali davası ikame etmek amacıyla arabuluculuya başvurduğu, borca itiraz dilekçesi davacı alacaklıya tebliğ olunmadığından alacaklı davacının borca itiraz dilekçesinin tebliğ tarihinin arabuluculuğa başvuru tarihi olarak kabulü gerektiğini, arabuluculuk sürecinin 16/04/2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, arabuluculuğa başvuru, dava açmak için kanunda öngörülmüş süreleri durdurduğundan davacının itirazın iptali davasını 18/04/2022 tarihine kadar açması gerektiği halde eldeki dava 29/08/2022 tarihinde açıldığını, hakdüşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; alacaklı müvekkili şirketin, açılan ilk davanın dava tarihi itibariyle icra takibine davalı yanca yapılan itirazın tüm içeriğini bildiği kabul edildiğini, ancak İİK'nun 67. Maddesi bu denli bir yorumlamaya açık kapı bırakacak şekilde düzenlenmediğini, kanunun ilgili maddesinde açıkça "tebliğ edilme" şartı öngörüldüğünü, alacaklının gerçekleştirdiği bir kısım eylem ve işlemlerin tebliğ mahiyetini taşıyacağı veyahut tebliğ edilmiş gibi hüküm ve sonuç doğurmaya neden olacağı gibi sıralanan, açıklık bulunan bir durum olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İİK 67.maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilâmsız takip düşer, alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece, genel mahkemelerde bir alacak (tahsil) davası açabilir. Ancak, alacaklının açacağı bu alacak (tahsil) davası sonucunda alacağı ilâm ile düşmüş olan icra takibine devam edilmesini isteyemez; ancak bu ilâma dayanarak ayrıca ilâmlı icra takibine girişebilir.İtirazın iptali davası bir yıl içinde açılmakla, derdest olan ve itiraz ile durmuş olan icra takibi iptal edilmiş olmaz;

takip durmaya devam eder. Bu durumda, davayı kazanan alacaklı, “mahkemeden” alacağı ilâm ile, itiraz üzerine durmuş olan ilâmsız takibe devam edilmesini isteme, dolayısıyla da haciz olanağı elde eder.(İİK. 78/II) Somut olayda itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge olmamakla birlikte davacıya itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerekmektedir. Nasıl ki itiraz tebliğ edilmeden İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyen alacaklının talebinin reddi halinde , itirazın kaldırılmasını talep ettiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede itirazın iptalini talep etme hakkı bulunduğu gözönüne alındığında tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmesi sebebiyle işbu davanın anlaşamama tutanağının imzası tarihinden itibaren bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açılması gerekir.

16/04/2021 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağında "İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ödenmesini "müzakere ettikleri yazılıdır.Davanın açılış tarihi 29.08.2022 tarihi olup anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü geçmiştir. Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63274 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.