İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4583 E. 2020/5785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu komisyonu↗ alacaklı temerrüdü↗ emsal banka uygulaması↗ komisyon alacağı↗ kefalet limiti↗ borca itiraz↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ibraname↗ itirazın iptali davası↗ bsmv↗ tahkim↗ teminat mektubu↗ müteselsil kefil↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ iptal davası↗ komisyon↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ hukuki yarar↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bankaca verilen teminat mektuplarına ilişkin komisyon alacağının sözleşmeden kaynaklanan bir alacak olup şubece alacağın kayıtlara işlenmemiş olmasının bankanın sözleşmeden kaynaklanan haklarını bertaraf eder nitelikte olmadığı, borçlular ... ve ...’ın icra takibine itirazlarında, 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra takip başlatıldığını, teminat mektubunun kefili olmadıklarını savundukları, ancak davalıların genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil olarak imzaladıkları, sözleşme kapsamında müşteriye verilen teminat mektuplarından kaynaklanan hak ve alacaklar yönünden müteselsil kefil sıfatıyla asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, öte yandan teminat mektuplarının verildiği ve bankaya iade edildiği tarihler nazara alındığında, komisyon ücretlerinden kaynaklanan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı, takip talepnamesinde deposu istenen 294.500,00 USD tutarındaki teminat mektubunun davadan önce banka şubesine iade edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece 71.430,00 TL tutarında teminat mektubu komisyonu, faiz ve eklentileri bakımından takibin devamı için itirazın iptalini istediği, alınan 17.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda emsal banka uygulamaları da dikkate alınarak teminat mektupları bedeline, teminat mektuplarının verildiği tarihlerden iade edildiği tarihe kadar üç ayda bir % 0,625 komisyon oranı ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacı banka alacağının 77.944,00 TL olduğunun hesaplandığı, ancak banka tarafından borçlu lehine ihtarname tarihi itibariyle 71.430,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının 71.430,00 TL asıl alacak, 35,16 TL temerrüt faizi, 1,76 TL BSMV olmak üzere toplam 71.466,92 TL olduğunun hesaplandığı, hesaplanan bu tutarın davalı kefillerin kefalet limiti dahilinde olup davalıların söz konusu tutardan asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, alacak tutarının takip tarihi itibariyle likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, işbu davada borca itiraz etmeyen borçluların da davalı olarak gösterildiği, kural olarak borca itiraz etmeyen davalılara yönelik itirazın iptali davası açılmasında alacaklının hukuki yararının olmadığı, davacı vekilinin 25.06.2014 tarihli dilekçesinde HMK 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla sadece borca itiraz eden davalılar hakkında davaya devam ettiklerini açıkladığı, ancak somut olayda makul ve kabul edilebilir bir hataya dayalı olarak davanın yanlış hasma yöneltilmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle borca itiraz etmeyen davalılar KAR Müh. A.Ş., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve KAR Müh. A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile Ankara 13 İcra Müdürlüğü’nün 2013/9165 esas sayılı dosyasına yönelik itirazın 71.430,00 TL asıl alacak, 35,16 TL işlemiş faiz ve 1,76 TL BSMV olmak üzere toplam 71.466,92 TL için iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki itirazın iptali davasına konu Ankara 13. İcra Dairesi’nin 2013/9165 esas sayılı takip dosyasının takip talebinde alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek kullandırılan kredili mevduat kredisi ve mer’i teminat mektubu kredi hesaplarından kaynaklanan ve 24.06.2013 tarihli ihtarnameye konu teminat mektuplarından kaynaklanan devre komisyonu, faiz ve eklentilerinin talep edildiği, ödeme emrinde ise alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek kullandırılan kredili mevduat kredisi ve mer’i teminat mektubu kredisi hesaplarından kaynaklanan ve 24.06.2013 tarihli ihtarnameye konu kredili mevduat kredi hesabından kaynaklanan alacağın talep edildiği bildirilmiştir. Bahsi geçen 24.06.2013 tarihli ihtarnamede ise teminat mektubu devre komisyonu, faiz ve eklentilerinden kaynaklanan alacağın ödenmesi istenilmiştir. Takip talebinde ve ödeme emrinde mer’i teminat mektubundan kaynaklanan ifadesi kullanılmış olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 2005 yılında bankaya iade edilen dört adet teminat mektubuna ilişkin komisyon hesabı yapılmıştır. Hesaplanan miktar ise teminat mektuplarının verilme ve iade tarihleri gözetildiğinde uyumlu gözükmemektedir. Banka kayıtlarında da davacının talep ettiği komisyon alacağının gözükmediği bilirkişi raporunda ifade edilmiştir. Hal böyle olunca itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek, davacı tarafa talep ettikleri komisyon alacağının hangi teminat mektubundan/mektuplarından kaynaklandığı açıklattırıldıktan sonra bilirkişiden tarafların iddia ve savunmalarını, banka kayıtlarını, kredi sözleşmelerini, davalı ... vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, sair dilekçelerinde ileri sürdüğü savunmaları, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ibraname niteliğindeki belgeyi, beyanında belirttiği icra takip dosyalarını, tahkim kararına ilişkin itirazlarını değerlendiren, dosyada daha önce alınan raporları telif edici nitelikte, neticede davacının talep edebileceği bir alacak olup olmadığını belirleyen yeni bir rapor veya ek rapor alınıp dosyadaki deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15753 E. 2015/1090 K.
Ortak:teminat mektubu · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ihtarname · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bankaca verilen «teminat» mektuplarına ilişkin «komisyon alacağının» sözleşmeden kaynaklanan bir alacak olup şubece alacağın kayıtlara işlenmemiş olmasının bankanın sözleşmeden kaynaklanan haklarını bertaraf eder nitelikte olmadığı, borçlular ... ve ...’ın «icra takibine itirazlarında», 10 yıllık «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra takip başlatıldığını, «teminat mektubunun» «kefili» olmadıklarını savundukları, ancak davalıların «genel kredi sözleşmelerini» «müteselsil kefil» olarak imzaladıkları, sözleşme kapsamında müşteriye verilen teminat mektuplarından kaynaklanan hak ve alacaklar yönünden müteselsil kefil sıfatıyla asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, öte yandan teminat mektuplarının verildiği ve bankaya iade edildiği tarihler nazara alındığında, komisyon ücretlerinden kaynaklanan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı, takip talepnamesinde deposu istenen 294.500,00 USD tutarındaki teminat mektubunun davadan önce banka şubesine iade edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece 71.430,00 TL tutarında «teminat mektubu komisyonu», faiz ve eklentileri bakımından takibin devamı için itirazın iptalini istediği, alınan 17.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda «emsal banka uygulamaları» da dikkate alınarak teminat mektupları bedeline, teminat mektuplarının verildiği tarihlerden iade edildiği tarihe kadar üç ayda bir % 0,625 komisyon oranı ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacı banka alacağının 77.944,00 TL olduğunun hesaplandığı, ancak banka tarafından borçlu lehine «ihtarname» tarihi itibariyle 71.430,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının 71.430,00 TL «asıl alacak», 35,16 TL «temerrüt faizi», 1,76 TL BSMV olmak üzere toplam 71.466,92 TL olduğunun hesaplandığı, hesaplanan bu tutarın davalı kefillerin «kefalet limiti» dahilinde olup davalıların söz konusu tutardan asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, alacak tutarının takip tarihi itibariyle likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, işbu davada «borca itiraz» etmeyen borçluların da davalı olarak gösterildiği, kural olarak borca itiraz etmeyen davalılara yönelik «itirazın iptali davası» açılmasında alacaklının «hukuki yararının» olmadığı, davacı vekilinin 25.06.2014 tarihli dilekçesinde HMK 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla sadece borca itiraz eden davalılar hakkında davaya d …
İcra Dairesi’nin 2013/9165 esas sayılı takip dosyasının takip talebinde alacaklı banka tarafından «kredi sözleşmelerine» bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek kullandırılan kredili mevduat kredisi ve mer’i «teminat mektubu» kredi hesaplarından kaynaklanan ve 24.06.2013 tarihli «ihtarnameye» konu teminat mektuplarından kaynaklanan devre «komisyonu», faiz ve eklentilerinin talep edildiği, ödeme emrinde ise alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek ku …
Bahsi geçen 24.06.2013 tarihli «ihtarnamede» ise «teminat mektubu» devre «komisyonu», faiz ve eklentilerinden kaynaklanan alacağın ödenmesi istenilmiştir.
Benzer bu karardaAncak taraflar arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesine» göre davacı banka tarafından davalı lehine 10 adet «teminat mektubu» verilmiş; daha sonra kredi sözleşmesi kat edilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, kat edilen «genel kredi sözleşmesine» göre mer'i banka «teminat» mektuplarının «depo» edilmesi her zaman istenebileceğinden davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin paraya çevrilmesi · depo kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mer'i «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Bu durumda, kat edilen «genel kredi sözleşmesine» göre mer'i banka «teminat» mektuplarının «depo» edilmesi her zaman istenebileceğinden davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4967 E. 2012/18709 K.
Ortak:teminat mektubu · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bankaca verilen «teminat» mektuplarına ilişkin «komisyon alacağının» sözleşmeden kaynaklanan bir alacak olup şubece alacağın kayıtlara işlenmemiş olmasının bankanın sözleşmeden kaynaklanan haklarını bertaraf eder nitelikte olmadığı, borçlular ... ve ...’ın «icra takibine itirazlarında», 10 yıllık «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra takip başlatıldığını, «teminat mektubunun» «kefili» olmadıklarını savundukları, ancak davalıların «genel kredi sözleşmelerini» «müteselsil kefil» olarak imzaladıkları, sözleşme kapsamında müşteriye verilen teminat mektuplarından kaynaklanan hak ve alacaklar yönünden müteselsil kefil sıfatıyla asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, öte yandan teminat mektuplarının verildiği ve bankaya iade edildiği tarihler nazara alındığında, komisyon ücretlerinden kaynaklanan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı, takip talepnamesinde deposu istenen 294.500,00 USD tutarındaki teminat mektubunun davadan önce banka şubesine iade edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece 71.430,00 TL tutarında «teminat mektubu komisyonu», faiz ve eklentileri bakımından takibin devamı için itirazın iptalini istediği, alınan 17.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda «emsal banka uygulamaları» da dikkate alınarak teminat mektupları bedeline, teminat mektuplarının verildiği tarihlerden iade edildiği tarihe kadar üç ayda bir % 0,625 komisyon oranı ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacı banka alacağının 77.944,00 TL olduğunun hesaplandığı, ancak banka tarafından borçlu lehine «ihtarname» tarihi itibariyle 71.430,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının 71.430,00 TL «asıl alacak», 35,16 TL «temerrüt faizi», 1,76 TL BSMV olmak üzere toplam 71.466,92 TL olduğunun hesaplandığı, hesaplanan bu tutarın davalı kefillerin «kefalet limiti» dahilinde olup davalıların söz konusu tutardan asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, alacak tutarının takip tarihi itibariyle likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, işbu davada «borca itiraz» etmeyen borçluların da davalı olarak gösterildiği, kural olarak borca itiraz etmeyen davalılara yönelik «itirazın iptali davası» açılmasında alacaklının «hukuki yararının» olmadığı, davacı vekilinin 25.06.2014 tarihli dilekçesinde HMK 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla sadece borca itiraz eden davalılar hakkında davaya d …
İcra Dairesi’nin 2013/9165 esas sayılı takip dosyasının takip talebinde alacaklı banka tarafından «kredi sözleşmelerine» bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek kullandırılan kredili mevduat kredisi ve mer’i «teminat mektubu» kredi hesaplarından kaynaklanan ve 24.06.2013 tarihli «ihtarnameye» konu teminat mektuplarından kaynaklanan devre «komisyonu», faiz ve eklentilerinin talep edildiği, ödeme emrinde ise alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek ku …
Bahsi geçen 24.06.2013 tarihli «ihtarnamede» ise «teminat mektubu» devre «komisyonu», faiz ve eklentilerinden kaynaklanan alacağın ödenmesi istenilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · depo kararı · vade · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Mahkemece davacı tarafından «ibraz» edilen belgeler değerlendirilmek, gerekirse bundan sonra da «vadenin» yeniden uzatılıp uzatılmadığı araştırılmak ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4583 E. , 2020/5785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09.02.2016 tarih ve 2014/939-2016/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın Kavaklıdere şubesiyle davalı KAR Mühendislik A.Ş. arasında akdedilen ve diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden Gayrinakdi/Teminat Mektubu kredisi tesis edilerek teminat mektubu verildiğini, davalıların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine 24.06.2013 tarihli ihtarname keşide olunarak teminat mektubu devre komisyonu faiz ve eklentilerinden kaynaklan 71.430,00 TL'nin ödenmesi, ayrıca teminat mektubu bedeli olan 294.500 USD’nin de depo edilmesinin ihtar edildiğini, ihtara konu teminat mektubunun 12.07.2013 tarihinde şubeye teslim edildiğini, ancak mektup teslim edilmiş olsa bile komisyondan kaynaklanan borcun devam ettiğini, 71.430,00 TL tutarındaki teminat mektubu komisyonu ile faiz ve eklentilerinin tahsili amacıyla Ankara 13.
İcra Müdürlüğü’nün 2013/9165 esas sayılı dosyasıyla 27.06.2013 tarihinde girişilen ilamsız icra takibine yapılan itiraz ile takibin durdurulduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.06.2014 tarihli dilekçesinde, takipte borca itiraz etmeyen borçlular ..., ... ve KAR Mühendislik A.Ş.'nin HMK m. 124/3-4 doğrultusunda taraf değişikliği yoluyla taraf olmaktan çıkarılarak davaya yalnızca borca itiraz eden davalılar ... ve ...'a karşı devam edilmesini istemiştir.
Davalı ..., asıl borçlu KAR Mühendislik A.Ş.'nin Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/ 341 E. sayılı dosyasıyla iflasına karar verilmiş olması sebebiyle borcun iflas masasına devredildiğini, dolayısıyla tarafına husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, deposu talep edilen teminat mektubunun 15.06.2002 tarihli olup 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, takip ekinde kredi sözleşmesinin olmadığını ve ortada mücerret borç ikrarı kabul edilmiş bir belgenin de bulunmadığını, dolayısıyla İİK m. 68 ve devamındaki belgelere dayanmaksızın yargılama gerektiren bir alacak için icra işlemi yapıldığını, bu nedenle davanın itirazın iptali davası olarak ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, iflasına karar verilen şirketin borcundan dolayı ortaklarına sorumluluk yüklenmesinin yasal olmadığını, teminat mektubunun amacının ortadan kalktığını, garantörlüğü bulunmayan teminat mektubunun komisyonundan sorumlu tutulmak istenilmesinin yerinde olmadığını, kendisinin teminat mektubunun kefili olmadığı gibi kefaletinin de tüm teminat mektuplarını kapsamadığını, şirketin tüm borçlarına karşı limitsiz ve sonsuz süre ile sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve ticari mevzuata aykırı olduğunu, talep edilen faiz oranının da fahiş olup kabul edilmesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatı istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bankaca verilen teminat mektuplarına ilişkin komisyon alacağının sözleşmeden kaynaklanan bir alacak olup şubece alacağın kayıtlara işlenmemiş olmasının bankanın sözleşmeden kaynaklanan haklarını bertaraf eder nitelikte olmadığı, borçlular ... ve ...’ın icra takibine itirazlarında, 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra takip başlatıldığını, teminat mektubunun kefili olmadıklarını savundukları, ancak davalıların genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil olarak imzaladıkları, sözleşme kapsamında müşteriye verilen teminat mektuplarından kaynaklanan hak ve alacaklar yönünden müteselsil kefil sıfatıyla asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, öte yandan teminat mektuplarının verildiği ve bankaya iade edildiği tarihler nazara alındığında, komisyon ücretlerinden kaynaklanan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı, takip talepnamesinde deposu istenen 294.500,00 USD tutarındaki teminat mektubunun davadan önce banka şubesine iade edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece 71.430,00 TL tutarında teminat mektubu komisyonu, faiz ve eklentileri bakımından takibin devamı için itirazın iptalini istediği, alınan 17.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda emsal banka uygulamaları da dikkate alınarak teminat mektupları bedeline, teminat mektuplarının verildiği tarihlerden iade edildiği tarihe kadar üç ayda bir % 0,625 komisyon oranı ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacı banka alacağının 77.944,00 TL olduğunun hesaplandığı, ancak banka tarafından borçlu lehine ihtarname tarihi itibariyle 71.430,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının 71.430,00 TL asıl alacak, 35,16 TL temerrüt faizi, 1,76 TL BSMV olmak üzere toplam 71.466,92 TL olduğunun hesaplandığı, hesaplanan bu tutarın davalı kefillerin kefalet limiti dahilinde olup davalıların söz konusu tutardan asıl borçlu ile birlikte sorumlu oldukları, alacak tutarının takip tarihi itibariyle likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, işbu davada borca itiraz etmeyen borçluların da davalı olarak gösterildiği, kural olarak borca itiraz etmeyen davalılara yönelik itirazın iptali davası açılmasında alacaklının hukuki yararının olmadığı, davacı vekilinin 25.06.2014 tarihli dilekçesinde HMK 124.
maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla sadece borca itiraz eden davalılar hakkında davaya devam ettiklerini açıkladığı, ancak somut olayda makul ve kabul edilebilir bir hataya dayalı olarak davanın yanlış hasma yöneltilmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle borca itiraz etmeyen davalılar KAR Müh. A.Ş., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve KAR Müh. A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile Ankara 13 İcra Müdürlüğü’nün 2013/9165 esas sayılı dosyasına yönelik itirazın 71.430,00 TL asıl alacak, 35,16 TL işlemiş faiz ve 1,76 TL BSMV olmak üzere toplam 71.466,92 TL için iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ...
vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki itirazın iptali davasına konu Ankara 13. İcra Dairesi’nin 2013/9165 esas sayılı takip dosyasının takip talebinde alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek kullandırılan kredili mevduat kredisi ve mer’i teminat mektubu kredi hesaplarından kaynaklanan ve 24.06.2013 tarihli ihtarnameye konu teminat mektuplarından kaynaklanan devre komisyonu, faiz ve eklentilerinin talep edildiği, ödeme emrinde ise alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak Kar Mühendislik A.Ş. lehine tesis edilerek kullandırılan kredili mevduat kredisi ve mer’i teminat mektubu kredisi hesaplarından kaynaklanan ve 24.06.2013 tarihli ihtarnameye konu kredili mevduat kredi hesabından kaynaklanan alacağın talep edildiği bildirilmiştir.
Bahsi geçen 24.06.2013 tarihli ihtarnamede ise teminat mektubu devre komisyonu, faiz ve eklentilerinden kaynaklanan alacağın ödenmesi istenilmiştir. Takip talebinde ve ödeme emrinde mer’i teminat mektubundan kaynaklanan ifadesi kullanılmış olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 2005 yılında bankaya iade edilen dört adet teminat mektubuna ilişkin komisyon hesabı yapılmıştır. Hesaplanan miktar ise teminat mektuplarının verilme ve iade tarihleri gözetildiğinde uyumlu gözükmemektedir. Banka kayıtlarında da davacının talep ettiği komisyon alacağının gözükmediği bilirkişi raporunda ifade edilmiştir. Hal böyle olunca itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek, davacı tarafa talep ettikleri komisyon alacağının hangi teminat mektubundan/mektuplarından kaynaklandığı açıklattırıldıktan sonra bilirkişiden tarafların iddia ve savunmalarını, banka kayıtlarını, kredi sözleşmelerini, davalı ...
vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, sair dilekçelerinde ileri sürdüğü savunmaları, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ibraname niteliğindeki belgeyi, beyanında belirttiği icra takip dosyalarını, tahkim kararına ilişkin itirazlarını değerlendiren, dosyada daha önce alınan raporları telif edici nitelikte, neticede davacının talep edebileceği bir alacak olup olmadığını belirleyen yeni bir rapor veya ek rapor alınıp dosyadaki deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632525600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz