6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3349 E. 2020/5309 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taksitli ticari kredi denetime elverişli rapor bankacılık işlemleri i̇i̇k 167 kefalet limiti ticari kredi müşterek borçlu müteselsil kefil bsmv ilamsız icra takibi lehtar müteselsil kefil 818 sayılı borçlar kanunu denetime elverişlilik kefalet genel kredi sözleşmesi mahsup kefil temerrüt faizi bilirkişi incelemesi kredi sözleşmesi asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK · İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı banka kredi lehtarına 06.05.2009 tarihinde 80.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırmış ise de, davalının 20.11.2008 tarihi itibariyle kefil olduğu, 32.000,00 TL'lik kredi limitinden mesul tutularak bu limiti aşan kısımdan sorumlu tutulmaması gerekirken 76.004,43 TL üzerinden takip başlatılmasının hatalı olduğu, icra takip tarihi itibariyle kredi limiti olan 32.000,00 TL'den sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/1911 esas ve 2015/7451 karar sayılı ve 20.05.2015 tarihli ilamında yer alan “Dava, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi hükmü uyarınca iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece somut olayda banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınarak, davalı kefilin kredi limiti kadar sorumlu olduğuna hükmedilmiş ise de hükme esas raporda, asıl borçluya kullandırılan kredi miktarı tespit edilmediği gibi asıl borçlunun borcu hesap edilmeksizin genel kredi sözleşmesi meblağı 80.000,00 TL üzerinden davalı kefilin kefalet limiti mahsup edilerek sonuca varılmıştır. Bilindiği üzere dava ve takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan davalı, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 490. maddesi hükmü uyarınca borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur. O halde mahkemece, banka kayıtları üzerinde bankacılık işlemleri konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılarak, dava dışı asıl borçluya ne kadar kredi kullandırıldığının tespiti ile, dava dışı asıl borçlunun borcu da hesap edildikten sonra, davalı kefilin kefalet limiti gözetilerek sorumluluğunun saptanması gerekirken, olaya uygun düşmeyen, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişsiz rapora dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesi ile taraflar yararına bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kredi sözleşmesinin 57. sayfasında davalının Turhan Süslü için 56.000,00 TL'ye kefil olduğu, buna göre kefalet limitiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptali ile takibin 56.000,00 TL asıl alacak, 167,25 TL akdi temerrüt faizi, 8,36 TL faizin BSMV'si üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece özellikle banka genel kredi sözleşmeleri dalında uzman bilirkişi belirlenerek önceki bozma ilamında ayrıntıları yazılı olan hususları içerren denetime elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7333 E. 2012/9893 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9823 E. 2012/2574 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3349 E.  ,  2020/5309 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.11.2018 tarih ve 2015/594-2018/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalının kredi sözleşmesindeki kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere kredi borcundan sorumlu olduğunu, bu borcun da ödendiğini, davacının iddia ettiği alacağın davalının imzaladığı kredi sözleşmesinden sonra tesis edildiğini, banka tarafından davalıya gönderilen kat ihtarına karşı cevabi ihtarname gönderildiğini, bankanın bildirdiği borç miktarının kesinleşmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı banka kredi lehtarına 06.05.2009 tarihinde 80.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırmış ise de, davalının 20.11.2008 tarihi itibariyle kefil olduğu, 32.000,00 TL'lik kredi limitinden mesul tutularak bu limiti aşan kısımdan sorumlu tutulmaması gerekirken 76.004,43 TL üzerinden takip başlatılmasının hatalı olduğu, icra takip tarihi itibariyle kredi limiti olan 32.000,00 TL'den sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/1911 esas ve 2015/7451 karar sayılı ve 20.05.2015 tarihli ilamında yer alan “Dava, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.

maddesi hükmü uyarınca iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece somut olayda banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınarak, davalı kefilin kredi limiti kadar sorumlu olduğuna hükmedilmiş ise de hükme esas raporda, asıl borçluya kullandırılan kredi miktarı tespit edilmediği gibi asıl borçlunun borcu hesap edilmeksizin genel kredi sözleşmesi meblağı 80.000,00 TL üzerinden davalı kefilin kefalet limiti mahsup edilerek sonuca varılmıştır. Bilindiği üzere dava ve takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan davalı, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 490. maddesi hükmü uyarınca borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur.

O halde mahkemece, banka kayıtları üzerinde bankacılık işlemleri konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılarak, dava dışı asıl borçluya ne kadar kredi kullandırıldığının tespiti ile, dava dışı asıl borçlunun borcu da hesap edildikten sonra, davalı kefilin kefalet limiti gözetilerek sorumluluğunun saptanması gerekirken, olaya uygun düşmeyen, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişsiz rapora dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesi ile taraflar yararına bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kredi sözleşmesinin 57. sayfasında davalının Turhan Süslü için 56.000,00 TL'ye kefil olduğu, buna göre kefalet limitiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptali ile takibin 56.000,00 TL asıl alacak, 167,25 TL akdi temerrüt faizi, 8,36 TL faizin BSMV'si üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece özellikle banka genel kredi sözleşmeleri dalında uzman bilirkişi belirlenerek önceki bozma ilamında ayrıntıları yazılı olan hususları içerren denetime elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632430000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.