6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2762 E. 2020/5206 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harçlar kanunu 32. madde eksik harcın tamamlattırılması harç ikmali harcın ikmali dosyanın işlemden kaldırılması harcın tamamlanması hmk 150 işlemden kaldırma adli yardım kamu düzenine aykırılık davanın konusu davanın açılmamış sayılması ara karar açılmamış sayılma kefalet muvafakat genel kredi sözleşmesi yenileme kamu düzeni usulden reddi ihtar kredi sözleşmesi harç menfi tespit

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 150HMK 355

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, menfi tespit talep edilen takip dosyasında takip borcunun 331.727,94 TL olduğu, eksik harcın tamamlanması için davacıya ihtarda bulunulduğu, davacı vekilince adli yardım talep edildiği, talebin ara karar ile reddedildiği, red kararına rağmen eksik harcın yatırılmadığı, Harçlar Kanunu gereği harç ikmal edilmedikçe müteakip işlemin yapılamayacağı, davanın konusu itibariyle kısmi dava açılamayacağı, davanın usulden reddinin gerektiği gibi, esası yönünden de davacının tapu memuru önünde imza attığı, genel kredi sözleşmesi yapılırken kefalet yönünden eş muvafakatinin alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermediği, HMK’nın 355. maddesine göre kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Harçlar Kanunu madde 30’a göre, yargılama sırasında tespit edilen dava değerinin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnızca o celse için yargılamaya devam edilerek müteakip celseye kadar noksan değer üzerinden harcın ikmali için davacıya süre verilmesi, bu süre zarfında da bakiye harcın yatırılmaması halinde de, HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması, anılan maddede geçen süre zarfında harç ikmal edilmek suretiyle dava yenilenmediği takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Eksik inceleme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1282 E. 2011/10245 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8479 E. 2022/1413 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2762 E.  ,  2020/5206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.07.2018 tarih ve 2017/76 E- 2018/468 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.03.2019 tarih ve 2019/219 E- 2019/272 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının, davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davacı aleyhine takip yaptığını, ipotek dayanağı genel kredi sözleşmesinden davacının sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmedeki kefaletin geçersiz olduğunu ileri sürerek, ipoteğin paraya çevrilmesi talepli takibin iptalini, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 1.000.-TL üzerinden talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının ayni ve şahsi teminat sorumluluğunun 780.000.-TL olduğunu, bu dava değeri üzerinden harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davacının ayrıca borçlu Bilal Ünal’ın müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, menfi tespit talep edilen takip dosyasında takip borcunun 331.727,94 TL olduğu, eksik harcın tamamlanması için davacıya ihtarda bulunulduğu, davacı vekilince adli yardım talep edildiği, talebin ara karar ile reddedildiği, red kararına rağmen eksik harcın yatırılmadığı, Harçlar Kanunu gereği harç ikmal edilmedikçe müteakip işlemin yapılamayacağı, davanın konusu itibariyle kısmi dava açılamayacağı, davanın usulden reddinin gerektiği gibi, esası yönünden de davacının tapu memuru önünde imza attığı, genel kredi sözleşmesi yapılırken kefalet yönünden eş muvafakatinin alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermediği, HMK’nın 355. maddesine göre kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Harçlar Kanunu madde 30’a göre, yargılama sırasında tespit edilen dava değerinin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnızca o celse için yargılamaya devam edilerek müteakip celseye kadar noksan değer üzerinden harcın ikmali için davacıya süre verilmesi, bu süre zarfında da bakiye harcın yatırılmaması halinde de, HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması, anılan maddede geçen süre zarfında harç ikmal edilmek suretiyle dava yenilenmediği takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, karardan bir örneğin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630517900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.