Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2589 E. 2020/5861 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ itirazın iptali davası↗ hizmet sözleşmesi↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, ihtarname tebliği ve yapılan hesaplamalar sonucunda davacı bankanın, takip tarihi 17/12/2013 itibari ile davalıdan alacağının 7.392,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2013/11830 sayılı dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 7.392,20 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatının davalından tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar dava konusu alacakla ilgili 17.12.2013 tarihli icra takibi başlatılmış ise de davalı itirazı üzerine takip durmuş, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açmayan alacaklı bilahare işbu alacak davasını açmıştır. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın alacak davası niteliğinde değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1989 E. 2021/2589 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · teminat
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşulları oluşmadığından davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine dair verilen ek kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ek karar davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6379 E. 2013/9436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaİl Özel İdare Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 21.392,03 TL’nin 12/01/2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5841 E. 2012/20268 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü’nün 2013/11830 sayılı dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 7.392,20 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan alacağın %20’ si oranında «icra inkar tazminatının» davalından tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, taşıma ücreti «likit alacak» olup davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · ticari defter incelemesi · mahsup · işlemiş faiz · ticari defter · fatura · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelendiği», davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya «teslim» edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından «mahsup» edilmediği, icra takibinde «işlemiş faiz» talep edilmişse de takipten önce davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair belge «ibraz» edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazla …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin takip talebinde de «avans faizi» istememiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı takipten önce taşıma bedeli alacağı için «fatura» düzenlemiş ve davalıya tebliğ ettirmiştir.
Bu durumda, taşıma ücreti «likit alacak» olup davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9884 E. 2016/4349 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 392/3. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkının ne şekilde kullanılacağının düzenlendiğini, anılan yasa maddesine göre bu hakkın kullanılması için yönetim kurulu üyesi olma zorunluluğunun bulunduğu, davacı ...'in dava tarihi itibariyle şirket yönetim kurulu üyesi olduğu halde yargılama aşamasında 28/04/2015 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında üyeliğinin sona erdirildiği, bu şekilde dava tarihinden sonra davacının dava «ehliyeti» ve TTK'nın 392. maddesine göre inceleme yapma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş.
2- Dava, TTK'nın 392/3. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyesinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkını kullanması talebine ilişkin olup, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik taraf vekillerince verilen temyiz dilekçelerinde davacı vekili ek …
Bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine de mahkemece, 28/05/2015 tarihinde verilen kararlarla, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2589 E. , 2020/5861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana (Kapatılan) 6. Tüketici Mahkemesince verilen 25.05.2016 tarih ve 2016/54 E. - 2016/687 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı bankadan kredi kartı talep ettiğini, davalıya kredi kartı tahsis edilip kullanımına sunulduğunu, davalının kredi kartını kullanıp kredi kartı borcunu ödemediğini, davalıya ihtarname çekildiğini, davalının temerrüde düştüğünü, davalı hakkında icra takibine geçildiğini belirterek alacağın tüm ferileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, ihtarname tebliği ve yapılan hesaplamalar sonucunda davacı bankanın, takip tarihi 17/12/2013 itibari ile davalıdan alacağının 7.392,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2013/11830 sayılı dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 7.392,20 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatının davalından tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar dava konusu alacakla ilgili 17.12.2013 tarihli icra takibi başlatılmış ise de davalı itirazı üzerine takip durmuş, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açmayan alacaklı bilahare işbu alacak davasını açmıştır. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın alacak davası niteliğinde değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630297800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz