Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4851 E. 2020/5936 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi↗ virman↗ ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ tahkikat↗ ispat külfeti↗ ön inceleme duruşması↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ vade↗ ticari defter↗ ihtarname↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,takip konusu faturaların tamamının her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine davacı tarafın cari hesabına ödemeler haricinde birtakım virman kayıtları da yapılarak davalı tarafın cari hesabını sıfırladığı, ancak davalının bunu yaparken ödemeye ilişkin belge bulunmadığı, bu nedenle yapılan hesaplamada virman kayıtlarının dikkate alınmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ödemelerin takip konusu borç miktarından düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 190.109,85 TL alacaklı olduğu, davacı taraf bilirkişi raporunun alınmasının ardından ödemeye ilişkin birtakım iddialar sunmuşsa da bu iddiaları ön inceleme duruşmasından sonra, delil bildirme süresi içerisinde bildirmemiş olduğu ve sunmuş olduğu belgelerin de ödemeye ilişkin iddialarını ispatlar nitelikte olmadığı,taraflar arasında hazırlanmış ve vadesi belirlenmiş bir cari hesap sözleşmesi veya davalı tarafa gönderilmiş ihtarname bulunmadığından işlemiş faize yönelik talep hakkında hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve bilirkişi tarafından davalının yaptığı ödemeler uyarınca hesap yapıldığı ancak davacı tarafından sunulan ayrı bir adi ortaklık sözleşmesi gereği davalı firmaya yapılacak iş için çeklerin alındığı ve bu çeklerin temlik eden davacıya değil diğer ortağı dava dışı ...’a keşide edilerek verildiği ve 400.000.- TL olarak ödendiği, ödemeyi gösteren belgenin her zaman verilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafça yapılan ödeme ile davaya konu anlaşmadan kaynaklanan borcunun bu şekilde yerine getirildiği, davacı tarafça ödemelerin başkaca hukuki ilişkilere ait olduğu yönündeki iddia ya da kanıt ileri sürülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstinaf mahkemesince davacının delil listesi arasında birinci sayfasını sunduğu ... ve... ile Yapılan İş Anlaşması başlıklı sözleşmede belirtilen ve davalının savunmasını kanıtlamak için sunduğu delil listesinde zikredilen herbiri 100.000,00 TL tutarında dördü ödenmiş, beş adet çek ile davalının borcunu ödediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı dava dışı ... ile yaptığı iş anlaşmasının davalıya ait Modern Saraylar Otelinde dava dışı ... tarafından yapılan başka bir işle ilgili olduğunu, takip dayanağı faturalara konu işin ise ayrı olduğunu savunmuştur. Bu durumda istinaf mahkemesince yapılan tahkikat sırasında davacı...'ye ... ile birlikte davalının oteline yaptıkları işin takip konusu yaptığı faturalara konu işten ayrı bir iş olduğunun ispat külfeti altında olduğu bildirilip kendisine bu hususta ispat imkanı tanınması ve tahkikatın bu şekilde tamamlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,takip konusu faturaların tamamının her iki tarafın da «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine davacı tarafın cari hesabına ödemeler haricinde birtakım «virman» kayıtları da yapılarak davalı tarafın cari hesabını sıfırladığı, ancak davalının bunu yaparken ödemeye ilişkin belge bulunmadığı, bu nedenle yapılan hesaplamada virman kayıtlarının dikkate alınmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ödemelerin takip konusu borç miktarından düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 190.109,85 TL alacaklı olduğu, davacı taraf bilirkişi raporunun alınmasının ardından ödemeye ilişkin birtakım iddialar sunmuşsa da bu iddiaları ön «inceleme duruşmasından» sonra, delil bildirme süresi içerisinde bildirmemiş olduğu ve sunmuş olduğu belgelerin de ödemeye ilişkin iddialarını ispatlar nitelikte olmadığı,taraflar arasında hazırlanmış ve «vadesi» belirlenmiş bir «cari hesap sözleşmesi» veya davalı tarafa gönderilmiş «ihtarname» bulunmadığından «işlemiş faize» yönelik talep hakkında hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,takip konusu faturaların tamamının her iki tarafın da «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine davacı tarafın cari hesabına ödemeler haricinde birtakım «virman» kayıtları da yapılarak davalı tarafın cari hesabını sıfırladığı, ancak davalının bunu yaparken ödemeye ilişkin belge bulunmadığı, bu nedenle yapılan hesaplamada virman kayıtlarının dikkate alınmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ödemelerin takip konusu borç miktarından düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 190.109,85 TL alacaklı olduğu, davacı taraf bilirkişi raporunun alınmasının ardından ödemeye ilişkin birtakım iddialar sunmuşsa da bu iddiaları ön «inceleme duruşmasından» sonra, delil bildirme süresi içerisinde bildirmemiş olduğu ve sunmuş olduğu belgelerin de ödemeye ilişkin iddialarını ispatlar nitelikte olmadığı,taraflar arasında hazırlanmış ve «vadesi» belirlenmiş bir «cari hesap sözleşmesi» veya davalı tarafa gönderilmiş «ihtarname» bulunmadığından «işlemiş faize» yönelik talep hakkında hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4851 E. , 2020/5936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06/02/2018 tarih ve 2016/451 E- 2018/68 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.01.2019 tarih ve 2018/810 E. - 2019/12 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı Galeri Kristal Turizm İnşaat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.12.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı(temlik eden) vekili, davalı ile 2014 yılından itiberen ticari ilişkileri olduğunu, davalıya ait otelin mefruşat işini üstlenen davacının yaptığı iş karşılığı kestiği faturaların davalıya teslim edildiğini, bakiye 43 adet fatura bedelinin tahsil edilmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ve yapılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek takip sonrası davalı tarafça 49.732,81 TL ödemenin toplam tutardan mahsup edilerek 191.466,68TL’ye karşı itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Temlik alan davacı vekili,davacın icra dosya alacağının 06.10.2016 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile devralındığını,davalının dosyaya savunmalarını destekleyen somut belge sunmadıklarını, dosyadaki alacağın taraf defterlerinin incelenmesi ile tespit edileceğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra takibine konu ettiği faturaları kabul etmediklerini, salt faturanın kesilmiş olmasının borç doğumu için yeterli olmayacağını, zira kendi düzenlediği faturaların lehine delil olamayacağını, alacaklı olduğunu ispat külfetinin davacıda olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,takip konusu faturaların tamamının her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine davacı tarafın cari hesabına ödemeler haricinde birtakım virman kayıtları da yapılarak davalı tarafın cari hesabını sıfırladığı, ancak davalının bunu yaparken ödemeye ilişkin belge bulunmadığı, bu nedenle yapılan hesaplamada virman kayıtlarının dikkate alınmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ödemelerin takip konusu borç miktarından düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 190.109,85 TL alacaklı olduğu, davacı taraf bilirkişi raporunun alınmasının ardından ödemeye ilişkin birtakım iddialar sunmuşsa da bu iddiaları ön inceleme duruşmasından sonra, delil bildirme süresi içerisinde bildirmemiş olduğu ve sunmuş olduğu belgelerin de ödemeye ilişkin iddialarını ispatlar nitelikte olmadığı,taraflar arasında hazırlanmış ve vadesi belirlenmiş bir cari hesap sözleşmesi veya davalı tarafa gönderilmiş ihtarname bulunmadığından işlemiş faize yönelik talep hakkında hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve bilirkişi tarafından davalının yaptığı ödemeler uyarınca hesap yapıldığı ancak davacı tarafından sunulan ayrı bir adi ortaklık sözleşmesi gereği davalı firmaya yapılacak iş için çeklerin alındığı ve bu çeklerin temlik eden davacıya değil diğer ortağı dava dışı ...’a keşide edilerek verildiği ve 400.000.- TL olarak ödendiği, ödemeyi gösteren belgenin her zaman verilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafça yapılan ödeme ile davaya konu anlaşmadan kaynaklanan borcunun bu şekilde yerine getirildiği, davacı tarafça ödemelerin başkaca hukuki ilişkilere ait olduğu yönündeki iddia ya da kanıt ileri sürülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstinaf mahkemesince davacının delil listesi arasında birinci sayfasını sunduğu ... ve... ile Yapılan İş Anlaşması başlıklı sözleşmede belirtilen ve davalının savunmasını kanıtlamak için sunduğu delil listesinde zikredilen herbiri 100.000,00 TL tutarında dördü ödenmiş, beş adet çek ile davalının borcunu ödediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı dava dışı ... ile yaptığı iş anlaşmasının davalıya ait Modern Saraylar Otelinde dava dışı ... tarafından yapılan başka bir işle ilgili olduğunu, takip dayanağı faturalara konu işin ise ayrı olduğunu savunmuştur. Bu durumda istinaf mahkemesince yapılan tahkikat sırasında davacı...'ye ... ile birlikte davalının oteline yaptıkları işin takip konusu yaptığı faturalara konu işten ayrı bir iş olduğunun ispat külfeti altında olduğu bildirilip kendisine bu hususta ispat imkanı tanınması ve tahkikatın bu şekilde tamamlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630238900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz