İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3432 E. 2020/5456 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat↗ imza inkarı↗ rayiç değer↗ imza incelemesi↗ yazılı delil↗ mükerrerlik↗ dava şartı yokluğu↗ satım sözleşmesi↗ ifa↗ usulden reddi↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece verilen, yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/14181 esas ve 2017/1907 karar sayılı 08.03.2017 tarihli ilamı ile, takibin yetkili icra dairesinde yapılması nedeniyle mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında dava ve takip dayanağı fatura içeriği mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından 28.04.2011 - 19.07.2011 tarihleri arasında muhtelif teslim fişleri düzenlendiği, fişlerin inşaat mahallinde hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tüm hizmetlerin ve ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, dava konusu fişlere konu mal ve hizmetlerin davalıya sağlanması konusunda davalı ile dava dışı SKN şirketi arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, teslim fişlerine dayalı faturadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile akdi ilişkiye göre davalıya mal ve hizmet sattığını iddia etmiş, davalı ise davacı ile doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığını, davacının, dava dışı firmanın taşeronu olduğunu, kendilerinin SKN firmasıyla sözleşme yapıp bu kapsamda kalan edimlerini ifa ettiklerini, dolayısıyla akdi ilişki bulunmayan davacıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını savunmuştur. İş teslim fişlerinin bağlandığı takip konusu fatura, davalı tarafından deftere kaydedilmediği gibi davacıya iade edilmiştir. Bu durumda mahkemece fatura dayanağı olan hizmet ve mal teslim fişlerinin altında imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı çalışanları ise imza inkarı anlamında imza incelemesi yapılması, sübuta eren fişler yönünden, fişlerin herhangi bir bedel içermediği de gözetilerek o tarihler itibariyle rayiç değerinin bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca ısrarla aradaki ilişkinin davacının tabi olduğu şirket ile olduğunu iddia eden davalı savunmasına ilişkin yazılı delillerinin dosyayı ibrazı da sağlandıktan sonra taşeron olduğu iddia edilen davacının aynı iş ve hizmetten dolayı mükerrer tahsilat talebinde bulunup bulunmadığı ve yine dava dışı SKN tarafından dosyaya sunulan SKN firması faturalarının fatura içeriklerinin aynı iş ve hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile davalının buna dair bir ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1331 E. 2010/7220 K.
Ortak:imza incelemesi · eksik inceleme · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece «fatura» dayanağı olan hizmet ve mal «teslim» fişlerinin altında imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı çalışanları ise «imza inkarı» anlamında «imza incelemesi» yapılması, sübuta eren fişler yönünden, fişlerin herhangi bir bedel içermediği de gözetilerek o tarihler itibariyle «rayiç değerinin» bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca ısrarla aradaki ilişkinin davacının tabi olduğu şirket ile olduğunu iddia eden davalı savunmasına ilişkin «yazılı delillerinin» dosyayı «ibrazı» da sağlandıktan sonra taşeron olduğu iddia edilen davacının aynı iş ve hizmetten dolayı «mükerrer tahsilat» talebinde bulunup bulunmadığı ve yine dava dışı SKN tarafından dosyaya sunulan SKN firması faturalarının fatura içeriklerinin aynı iş ve hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile davalının buna dair bir ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında dava ve takip dayanağı «fatura» içeriği mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından 28.04.2011 - 19.07.2011 tarihleri arasında muhtelif «teslim» fişleri düzenlendiği, fişlerin inşaat mahallinde hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tüm hizmetlerin ve ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, dava konusu fişlere konu mal ve hizmetlerin davalıya sağlanması konusunda davalı ile dava dışı SKN şirketi arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının «temerrüde» düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, «teslim» fişlerine dayalı faturadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek buna ilişkin davalı ...'nin çalışanı olan kişiler tarafından imzalandığı iddia edilen «teslim» fişleri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekil şartı · hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taşıma sözleşmesinin kurulması için bir «şekil şartı» mevcut değildir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Şayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2307 E. 2024/1009 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · imza inkarı · rayiç değer · imza incelemesi · yazılı delil · mükerrerlik · ifa · fatura
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece «fatura» dayanağı olan hizmet ve mal «teslim» fişlerinin altında imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı çalışanları ise «imza inkarı» anlamında «imza incelemesi» yapılması, sübuta eren fişler yönünden, fişlerin herhangi bir bedel içermediği de gözetilerek o tarihler itibariyle «rayiç değerinin» bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca ısrarla aradaki ilişkinin davacının tabi olduğu şirket ile olduğunu iddia eden davalı savunmasına ilişkin «yazılı delillerinin» dosyayı «ibrazı» da sağlandıktan sonra taşeron olduğu iddia edilen davacının aynı iş ve hizmetten dolayı «mükerrer tahsilat» talebinde bulunup bulunmadığı ve yine dava dışı SKN tarafından dosyaya sunulan SKN firması faturalarının fatura içeriklerinin aynı iş ve hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile davalının buna dair bir ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında dava ve takip dayanağı «fatura» içeriği mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından 28.04.2011 - 19.07.2011 tarihleri arasında muhtelif «teslim» fişleri düzenlendiği, fişlerin inşaat mahallinde hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tüm hizmetlerin ve ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, dava konusu fişlere konu mal ve hizmetlerin davalıya sağlanması konusunda davalı ile dava dışı SKN şirketi arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının «temerrüde» düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile akdi ilişkiye göre davalıya mal ve hizmet sattığını iddia etmiş, davalı ise davacı ile doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığını, davacının, dava dışı firmanın taşeronu olduğunu, kendilerinin SKN firmasıyla sözleşme yapıp bu kapsamda kalan edimlerini «ifa» ettiklerini, dolayısıyla akdi ilişki bulunmayan davacıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece «fatura» dayanağı olan hizmet ve mal «teslim» fişlerinin altında imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı çalışanları ise «imza inkarı» anlamında «imza incelemesi» yapılması, sübuta ... fişler yönünden, fişlerin herhangi bir bedel içermediği de gözetilerek o tarihler itibariyle «rayiç değerinin» bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca ısrarla aradaki ilişkinin davacının tabi olduğu şirket ile olduğunu iddia eden davalı savunmasına ilişkin «yazılı delillerinin» dosyayı «ibrazı» da sağlandıktan sonra taşeron olduğu iddia edilen davacının aynı iş ve hizmetten dolayı «mükerrer tahsilat» talebinde bulunup bulunmadığı ve yine dava dışı SKN tarafından dosyaya sunulan SKN firması faturalarının fatura içeriklerinin aynı iş ve hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile davalının buna dair bir ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarına göre, takibe konu «fatura» ve «teslim» fişlerinde mal ve hizmetlerin tamamının davalı firmaya teslim edildiğinin açık olduğunu, davalı firmanın davaya konu mal ve hizmetleri SKN adlı firmadan almadığı bu firmaya bu mal ve hizmetlerle ilgili olarak iddia edildiği gibi herhangi bir ödeme yapmadığı, bu anlamda, davalı firmanın müvekkil davacı firmadan aldığı bu mal ve hizmetlerle ilgili olarak herhangi bir «mükerrer» ödemesinin de sözkonusu olmadığını, davalı tarafın daha önceki itirazlarında müvekkil şirketle herhangi bir cari ya da hukuksal ilişkisinin olmadığını ileri sürdüğünü, ancak, davalı şirket ile yine bu şekilde bir alışverişin olduğunu gösteren fatura ve «irsaliyeleri» sunduklarında bu defada, “müvekkil davalıdan ufak tefek hizmetler alınmış olmasını davacı istismar etmekte ve taraflar arasında sürekli bir ilişki varmış gibi göstermektedir” şeklinde cevap verdiğini, bu mal ve hizmetlerin, SKN adlı bir başka firmadan alındığı itirazında bulunduklarını, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde bunun böyle olmadığını, davalının itirazlarının dayanaksız olduğunun belirlendiğini, diğer taraftan daha öncede belirttikleri gibi teslimat fişleri üzerinde bulunan bazı isim ve imzaların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında olmamasının sorumluluğunun müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, teslimat fişleri üzerindeki bazı isimlerin SGK «kaydının» olmamasının davalı şirketin sigortasız adam çalıştırdığını gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 18.10.2018 tarih, 2017/339 E., 2018/444 K. sayılı kararı ile taraflar arasında dava ve takip dayanağı «fatura» içeriği mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından 28.04.2011 - 19.07.2011 tarihleri arasında muhtelif «teslim» fişleri düzenlendiği, fişlerin inşaat mahallinde hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tüm hizmetlerin ve ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, dava konusu fişlere konu mal ve hizmetlerin davalıya sağlanması konusunda davalı ile dava dışı SKN şirketi arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının «temerrüde» düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · irsaliye · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · yasal faiz · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… /3248 E.sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.156,60 TL’lik kısmına yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, % 20 «icra-inkar tazminatı» 1.031,32, TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarına göre, takibe konu «fatura» ve «teslim» fişlerinde mal ve hizmetlerin tamamının davalı firmaya teslim edildiğinin açık olduğunu, davalı firmanın davaya konu mal ve hizmetleri SKN adlı firmadan almadığı bu firmaya bu mal ve hizmetlerle ilgili olarak iddia edildiği gibi herhangi bir ödeme yapmadığı, bu anlamda, davalı firmanın müvekkil davacı firmadan aldığı bu mal ve hizmetlerle ilgili olarak herhangi bir «mükerrer» ödemesinin de sözkonusu olmadığını, davalı tarafın daha önceki itirazlarında müvekkil şirketle herhangi bir cari ya da hukuksal ilişkisinin olmadığını ileri sürdüğünü, ancak, davalı şirket ile yine bu şekilde bir alışverişin olduğunu gösteren fatura ve «irsaliyeleri» sunduklarında bu defada, “müvekkil davalıdan ufak tefek hizmetler alınmış olmasını davacı istismar etmekte ve taraflar arasında sürekli bir ilişki varmış gibi göstermektedir” şeklinde cevap verdiğini, bu mal ve hizmetlerin, SKN adlı bir başka firmadan alındığı itirazında bulunduklarını, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde bunun böyle olmadığını, davalının itirazlarının dayanaksız olduğunun belirlendiğini, diğer taraftan daha öncede belirttikleri gibi teslimat fişleri üzerinde bulunan bazı isim ve imzaların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında olmamasının sorumluluğunun müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, teslimat fişleri üzerindeki bazı isimlerin SGK «kaydının» olmamasının davalı şirketin sigortasız adam çalıştırdığını gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… rih, 2021/1896 E. ve 2021/2698 K. sayılı kararı ile 01.01.2020 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırının 24.120,00 TL'ne yükseltilmiş olduğu, somut olayda ise 18.«258»,86 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekil …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3432 E. , 2020/5456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.10.2018 tarih ve 2017/339-2018/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalının İzmir adresindeki çalışanlarına imza karşılığı 39 adet teslimat fişi ile mal ve hizmet teslim ve temin edildiğini, faturaya dayalı bakiye alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhinde genel haciz yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek, davalının borca yaptığı itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında bir akit bulunmadığından davacının davalıya gönderdiği takip dayanağı faturanın iade edildiğini, davacının taşeronu olduğu SKN İnşaat ve İnşaat Malz. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye davalının İzmir'de bulunan fabrika inşaatının bir kısım işlerinin yaptırıldığını ancak davacı ile davalı şirket arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, irsaliyelerdeki imzaların davalı çalışanlarına ait olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece verilen, yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/14181 esas ve 2017/1907 karar sayılı 08.03.2017 tarihli ilamı ile, takibin yetkili icra dairesinde yapılması nedeniyle mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında dava ve takip dayanağı fatura içeriği mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından 28.04.2011 - 19.07.2011 tarihleri arasında muhtelif teslim fişleri düzenlendiği, fişlerin inşaat mahallinde hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tüm hizmetlerin ve ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, dava konusu fişlere konu mal ve hizmetlerin davalıya sağlanması konusunda davalı ile dava dışı SKN şirketi arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, teslim fişlerine dayalı faturadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile akdi ilişkiye göre davalıya mal ve hizmet sattığını iddia etmiş, davalı ise davacı ile doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığını, davacının, dava dışı firmanın taşeronu olduğunu, kendilerinin SKN firmasıyla sözleşme yapıp bu kapsamda kalan edimlerini ifa ettiklerini, dolayısıyla akdi ilişki bulunmayan davacıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını savunmuştur. İş teslim fişlerinin bağlandığı takip konusu fatura, davalı tarafından deftere kaydedilmediği gibi davacıya iade edilmiştir. Bu durumda mahkemece fatura dayanağı olan hizmet ve mal teslim fişlerinin altında imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı çalışanları ise imza inkarı anlamında imza incelemesi yapılması, sübuta eren fişler yönünden, fişlerin herhangi bir bedel içermediği de gözetilerek o tarihler itibariyle rayiç değerinin bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca ısrarla aradaki ilişkinin davacının tabi olduğu şirket ile olduğunu iddia eden davalı savunmasına ilişkin yazılı delillerinin dosyayı ibrazı da sağlandıktan sonra taşeron olduğu iddia edilen davacının aynı iş ve hizmetten dolayı mükerrer tahsilat talebinde bulunup bulunmadığı ve yine dava dışı SKN tarafından dosyaya sunulan SKN firması faturalarının fatura içeriklerinin aynı iş ve hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile davalının buna dair bir ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630197400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz