Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4861 E. 2020/5960 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar mahrumiyeti↗ hükmün kesinleşmesi↗ müktesep hak↗ kâr mahrumiyeti↗ bayilik sözleşmesi↗ cezai şart↗ fesih↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece verilen, 51.978,65 TL kâr mahrumiyeti, 49.652,85 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkin 04.04.2012 tarihli ilk hüküm, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/10691 esas ve 2013/7215 karar sayılı ve 22.04.2013 tarihli ilamı ile bozulmuş, anılan bu bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 270.438,86 TL kar mahrumiyeti, 99.305,70 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkin kurulan 10.11.2015 tarihli ikinci hüküm ise Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/7936 esas ve 2016/14612 karar sayılı ve 10.11.2016 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece en son bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarıyla ifadesi kullanılarak 270.438,86 TL kar mahrumiyeti, 99.305,70 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline davalı yararına reddedilen cezai şart için vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece en son bozma ilamına uyularak hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarıyla ifadesi kullanılarak 270.438,86 TL kar mahrumiyeti, 99.305,70 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, kar mahrumiyeti açısından kurulan hüküm uyulan bozma kararı içeriğine uygun olmamıştır. Mahkemece işbu bozma ilamına uyulmakla davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur. Davacı yararına oluşan usuli müktesep hak gözetilerek bozma ilamında açıklandığı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmenin 32. ve 33. maddelerinde bayinin haksız eylemleri nedeniyle fesih halinde tedarikçi firmanın hem kar mahrumiyeti hem de cezai şartı isteyebileceği kararlaştırıldığına göre bu talepleri ayrı ayrı değerlendirilip kar mahrumiyeti alacağından cezai şart indirimi yapılmaksızın karar verilmesi gerekirken, kar mahrumiyetinden cezai şart indirimi yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5079 E. 2022/2571 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaMahkemece verilen, 51.978,65 TL kâr «mahrumiyeti», 49.652,85 TL «cezai şart» alacağının davalıdan tahsiline ilişkin 04.04.2012 tarihli ilk hüküm, Yargıtay (kapatılan) 19.
Hukuk Dairesi’nin 2012/10691 esas ve 2013/7215 karar sayılı ve 22.04.2013 tarihli ilamı ile bozulmuş, anılan bu bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 270.438,86 TL «kar mahrumiyeti», 99.305,70 TL «cezai şart» alacağının davalıdan tahsiline ilişkin kurulan 10.11.2015 tarihli ikinci hüküm ise Yargıtay (kapatılan) 19.
Mahkemece en «son» bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde «hükmün kesinleşen» kısımlarının tekrarıyla ifadesi kullanılarak 270.438,86 TL «kar mahrumiyeti», 99.305,70 TL «cezai şart» alacağının davalıdan tahsiline davalı yararına reddedilen cezai şart için «vekalet ücreti» «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sözleşmeden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1124 E. 2023/3592 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · müktesep hak · kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · cezai şart · fesih · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece en «son» bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde «hükmün kesinleşen» kısımlarının tekrarıyla ifadesi kullanılarak 270.438,86 TL «kar mahrumiyeti», 99.305,70 TL «cezai şart» alacağının davalıdan tahsiline davalı yararına reddedilen cezai şart için «vekalet ücreti» «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» gözetilerek bozma ilamında açıklandığı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmenin 32. ve 33. maddelerinde bayinin haksız eylemleri nedeniyle «fesih» halinde tedarikçi firmanın hem «kar mahrumiyeti» hem de «cezai şartı» isteyebileceği kararlaştırıldığına göre bu talepleri ayrı ayrı değerlendirilip kar mahrumiyeti alacağından cezai şart indirimi yapılmaksızın karar verilmesi gereki …
Dava, «bayilik sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 17.12.2020 tarih, 2020/4861 E. ve 2020/5960 K. sayılı kararıyla davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» gözetilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin 32. ve 33. maddelerinde bayinin haksız eylemleri nedeniyle «fesih» halinde tedarikçi firmanın hem kâr «mahrumiyeti» hem de «cezai şartı» isteyebileceği kararlaştırıldığına göre bu talepleri ayrı ayrı değerlendirilip kâr mahrumiyeti alacağından cezai şart indirimi yapılmaksızın karar verilmesi gereki …
Mahkemece 27.12.2018 tarih, 2018/1092 E., 2018/1262 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne 270.438,86 TL kâr «mahrumiyeti» ve 99.305,70 TL «cezai şart» alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 469.050,26 TL kâr «mahrumiyeti» alacağının «temerrüt tarihi» olan 15.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 99.305,70 TL «cezai şart» alacağının temerrüt tarihi olan 15.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemler …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 469.050,26 TL kâr «mahrumiyeti» alacağının «temerrüt tarihi» olan 15.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 99.305,70 TL «cezai şart» alacağının temerrüt tarihi olan 15.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemler …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4861 E. , 2020/5960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2018 tarih ve 2018/1092-2018/1262 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.12.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bayilik sözleşmesinin haksız fesih edildiğini ileri sürerek kâr mahrumiyeti ve cezai şartın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, cezai şart ve kâr mahrumiyeti hesaplama yönteminin net olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen, 51.978,65 TL kâr mahrumiyeti, 49.652,85 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkin 04.04.2012 tarihli ilk hüküm, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/10691 esas ve 2013/7215 karar sayılı ve 22.04.2013 tarihli ilamı ile bozulmuş, anılan bu bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 270.438,86 TL kar mahrumiyeti, 99.305,70 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkin kurulan 10.11.2015 tarihli ikinci hüküm ise Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/7936 esas ve 2016/14612 karar sayılı ve 10.11.2016 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece en son bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarıyla ifadesi kullanılarak 270.438,86 TL kar mahrumiyeti, 99.305,70 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline davalı yararına reddedilen cezai şart için vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece en son bozma ilamına uyularak hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarıyla ifadesi kullanılarak 270.438,86 TL kar mahrumiyeti, 99.305,70 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, kar mahrumiyeti açısından kurulan hüküm uyulan bozma kararı içeriğine uygun olmamıştır. Mahkemece işbu bozma ilamına uyulmakla davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur. Davacı yararına oluşan usuli müktesep hak gözetilerek bozma ilamında açıklandığı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmenin 32. ve 33. maddelerinde bayinin haksız eylemleri nedeniyle fesih halinde tedarikçi firmanın hem kar mahrumiyeti hem de cezai şartı isteyebileceği kararlaştırıldığına göre bu talepleri ayrı ayrı değerlendirilip kar mahrumiyeti alacağından cezai şart indirimi yapılmaksızın karar verilmesi gerekirken, kar mahrumiyetinden cezai şart indirimi yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630140800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz