6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Re'sen terkin edilen şirketin ihyasında hak düşürücü süreye ilişkin AYM iptal kararının etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2019 E. 2023/1696 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Davacının nitelemesi: TTK Geçici 7. Madde mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kanun hükmüne dayanılarak verilen ilk derece kararı istinaf incelemesi sırasında henüz kesinleşmemişken, o hükmün ilgili kısmı Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilirse, iptal kararının geriye yürümezliği kuralı bu derdest dosya için uygulanmaz; somut norm denetimi yoluyla verilen iptal kararı, kesin hüküm hâlini almamış dosyalarda zorunlu olarak uygulanır ve karar buna göre kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

TTK Geçici 7/15'teki beş yıllık hak düşürücü sürenin iptaline ilişkin AYM kararının derdest davaya etkisi → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın reddine dayanak olan TTK geçici 7/15 hükmündeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama hürriyetine aykırı olduğunu ileri sürerek somut norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarihli, 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla, TTK'nın geçici 7. maddesinin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan '...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez; bu hükmün amacı iptal edilen norma dayanılarak yapılan işlemlerin geçerliliğini korumaktır. Bununla birlikte, somut norm denetiminde Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, itiraz yoluna başvuran mahkeme bu iptal kararını uygulamak zorundadır; bu durumda iptal kararı geriye yürür. Aksinin kabulü, mahkemeler açısından itiraz yoluna başvurulmasını anlamsız kılar. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının, kesin hüküm hâlini almış yargı ve idare kararları saklı kalmak kaydıyla geriye yürüdüğü kabul edilmelidir; iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralı hukuk güvenliğini sağlamak amacıyla konulmuş olup bu ilke yalnızca kesin hüküm hâllerinde geçerlidir. Bu nedenle, somut norm denetimi yoluyla verilen Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının, kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Somut norm denetimi (Anayasa Mahkemesi'ne başvuru) talebinin konusuz kalması → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, TTK geçici 7/15 hükmünün Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle somut norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi'nce ilgili hüküm hakkında iptal kararı verilmiş olduğundan, davacı vekilinin somut norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması talebinin konusu kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Somut norm denetimi yoluyla verilen Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının, kesinleşmemiş (derdest) dosyalar açısından geriye yürüyeceğine ilişkin ilke, aynı hükme (TTK Geçici 7/15) dayanan ve henüz kesinleşmemiş diğer şirket ihyası davaları için emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların, haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerine ilişkin hak düşürücü süre, Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; bu iptal kararı kesinleşmemiş (derdest) dosyalar yönünden uygulanır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre somut norm denetimi Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümezliği kesin hüküm istisnası şirketin ihyası re'sen terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK geçici 7TTK geçici 7/15 · Anayasa — Anayasa 36Anayasa 153/5 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2019

KARAR NO 2023/1696

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/07/2020

NUMARASI 2020/292 Esas - 2020/357 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/11/2023

Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanıyken 03/03/2008'de noterlikte düzenlenen istifanameyle görevinden ayrıldığını, yerine ...'ın getirildiğini ve buna ilişkin 24/04/2008 tarihli kararın noterde tasdik edildiğini; şirketin 09/10/2014'te resen terkin edildiğini; müvekkilinin istifasının ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde (TSG) ilan edilmediğinin fark edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin sicil müdürlüğüne ve TSG'ye başvurusu sonrasında söz konusu hususun 16/05/2013 tarihli TSG s.984'te ilan edildiğini ancak müvekkilinin görev bitiş tarihinin 03/03/2008 değil sehven 21/02/2013 olarak yazıldığını; buna bağlı olarak da şirketten alacağı olan vergi dairesi ve SGK'nın müvekkilinin şahsi sorumluluğuna başvurduğunu ve bu nedenlerle davanın hem ticaret sicil müdürlüğüne hem de en son yönetim kurulu başkanı olan ...'a yöneltildiğini ileri sürerek, ...

A.Ş.'nin geçici olarak ihyasına, müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığının bitiş tarihinin tespiti ile sicile tesciline ve TSG'de yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

TEFRİK

Mahkemece, tensip zaptında davacının ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanlığının bitiş tarihinin tespiti ile sicile tesciline ve TSG'de yayımlanmasına yönelik talebi açısından ihya talepli dosyadan tefrik edilerek, mahkemenin yeni esasına kaydına karar verilmiştir.

CEVAP

Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, terkin işleminin mevzuata uygun yapıldığını ve yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ihya istemine konu şirketin TTK Geçici 7. maddesi kapsamında 09/10/2014'te sicil kaydının resen terkin edildiği; TTK'nın geçici 7/15 maddesinde "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü uyarınca işbu davanın açılma tarihi olan 02/02/2020 itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, gerekçesiyle, hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ,davanın reddi kararının dayanağını teşkil eden TTK geçici madde 7/15 hükmündeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa'nın 36. maddesinde ifadesini bulan hak arama hürriyetine aykırılık teşkil ettiğinden, somut norm denetimi kapsamında iptaline karar verilmesi hususunda gerekli işlemlerin yapılmasını ve neticeten kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi’nin, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair, 15/09/2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 22/06/2023 tarihli "İptal" kararının eldeki uyuşmazlığa etkisi incelenmelidir. Anayasanın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez. İptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin hükmün temel amacı iptal edilen kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmüne dayanılarak daha önce yapılan işlemlerin geçerliliklerinin korunmasını sağlamaktır.Bununla birlikte, somut norm denetiminde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse itiraz yoluna başvuran mahkeme iptal kararını uygulamak zorunda olup bu durumda iptal kararı geriye yürüyecektir;

aksinin kabulü hâlinde ise mahkemeler açısından itiraz yoluna başvurulmasının bir anlamı olmayacaktır. Diğer taraftan,Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının kesin hüküm hâlini almış yargı ve idare kararları saklı kalmak şartıyla geriye yürüdüğünü kabul etmek gerekmektedir. İptal kararlarının geriye yürümemesi “hukuk güvenliğini sağlamak” amacı ile konulduğuna göre, bu ilke yalnızca kesin hüküm hâllerinde ifade eder [Teziç, Erdoğan: Anayasa Hukuku (Genel Esaslar), 23. Bası, İstanbul 2019, s.264-265]. Yapılan bu açıklamalara göre somut norm denetimi yoluyla verilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur.

Açıklanan nedenlerle , Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararı gereğince; davacı vekilinin konusu kalmayan somut norm denetimi hususunda Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması talebinin konusu kalmamış olup; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2020 Tarih 2020/292 Esas - 2020/357 Karar sayılı hükmünün HMK'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/62794 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.