Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1727 E. 2020/5236 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet kuralları↗ bozma sonrası karar↗ hakkın kötüye kullanılması↗ iyiniyet↗ kâr kaybı↗ fer'i müdahil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, fer’i müdahil Mahmutoğlu Ltd. Şti'nin bozma sonrası sunduğu belgeler dikkate alındığında davaya konu işaretin pil emtiası üzerinde Şubat 2005 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, Medeni Kanunun 2. maddesinden doğan sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ilkesine göre dava hakkının hiç bir zaman sınırlaması olmaksızın sınırsız olarak tanınmasının hukuki güvenlik ve iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, davacı markasının kullanım tarihi ile mezkur dava tarihi dikkate alındığında anılan madde kapsamında dava hakkının kötüye kullanılmasının söz konusu olduğu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili ile fer’i müdahil vekilleri ayrı ayrı, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ile fer’i müdahil vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2922 E. 2019/294 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · bozma sonrası karar · hakkın kötüye kullanılması · iyiniyet · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaŞti'nin «bozma sonrası» sunduğu belgeler dikkate alındığında davaya konu işaretin pil emtiası üzerinde Şubat 2005 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, Medeni Kanunun 2. maddesinden doğan sessiz kalma nedeniyle hak «kaybı» ilkesine göre dava hakkının hiç bir zaman sınırlaması olmaksızın sınırsız olarak tanınmasının hukuki güvenlik ve «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı, davacı markasının kullanım tarihi ile mezkur dava tarihi dikkate alındığında anılan madde kapsamında dava «hakkının kötüye kullanılmasının» söz konusu olduğu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle, davanın reddine dair veri …
Benzer bu karardaŞti'nin «bozma sonrası» sunduğu belgeler dikkate alındığında davaya konu işaretin pil emtiası üzerinde Şubat 2005 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, Medeni Kanunun 2. maddesinden doğan sessiz kalma nedeniyle hak «kaybı» ilkesine göre dava hakkının hiç bir zaman sınırlaması olmaksızın sınırsız olarak tanınmasının hukuki güvenlik ve «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı, davacı markasının kullanım tarihi ile mezkur dava tarihi dikkate alındığında anılan madde kapsamında dava «hakkının kötüye kullanılmasının» söz konusu olduğu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
Dava «marka hakkına tecavüzün» tespiti, tecavüzün önlenmesi ve tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, Dairemizin 2014/18476 E.-2015/5205 K. sayılı ilamı ile dava konusu işaretin dava konusu pil emtiasında kullanılmaya başlandığı 2008 tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği kabul edilerek mahkeme ilamı bozulmuş ve mahkemece yeniden yapılan yargılamada 16.12.2015 tarihli celsede Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, uyma kararıyla birlikte davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı yönünde davacı taraf yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğunun kabulü gerekir.
Usuli kazanılmış hakkın oluşumundan sonra yeni delil «ibraz» edilmek suretiyle bu delil durumuna göre dava konusu işaretin kullanımının 2008 yılında değil de 2005 yılında başladığı gerekçesiyle davacının yeniden sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı kabul edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · marka hakkına tecavüz · ibraz
Benzer bu karardaDava «marka hakkına tecavüzün» tespiti, tecavüzün önlenmesi ve tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, Dairemizin 2014/18476 E.-2015/5205 K. sayılı ilamı ile dava konusu işaretin dava konusu pil emtiasında kullanılmaya başlandığı 2008 tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği kabul edilerek mahkeme ilamı bozulmuş ve mahkemece yeniden yapılan yargılamada 16.12.2015 tarihli celsede Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, uyma kararıyla birlikte davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı yönünde davacı taraf yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğunun kabulü gerekir.
Usuli kazanılmış hakkın oluşumundan sonra yeni delil «ibraz» edilmek suretiyle bu delil durumuna göre dava konusu işaretin kullanımının 2008 yılında değil de 2005 yılında başladığı gerekçesiyle davacının yeniden sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı kabul edilemez.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2541 E. 2023/2413 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · bozma sonrası karar · hakkın kötüye kullanılması · iyiniyet · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaŞti'nin «bozma sonrası» sunduğu belgeler dikkate alındığında davaya konu işaretin pil emtiası üzerinde Şubat 2005 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, Medeni Kanunun 2. maddesinden doğan sessiz kalma nedeniyle hak «kaybı» ilkesine göre dava hakkının hiç bir zaman sınırlaması olmaksızın sınırsız olarak tanınmasının hukuki güvenlik ve «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı, davacı markasının kullanım tarihi ile mezkur dava tarihi dikkate alındığında anılan madde kapsamında dava «hakkının kötüye kullanılmasının» söz konusu olduğu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle, davanın reddine dair veri …
Benzer bu karardaŞti'nin «bozma sonrası» sunduğu belgeler dikkate alındığında davaya konu işaretin pil emtiası üzerinde Şubat 2005 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinden doğan sessiz kalma nedeniyle hak «kaybı» ilkesine göre dava hakkının hiç bir zaman sınırlaması olmaksızın sınırsız olarak tanınmasının hukuki güvenlik ve «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı, davacı markasının kullanım tarihi ile mezkur dava tarihi dikkate alındığında anılan madde kapsamında dava «hakkının kötüye kullanılmasının» söz konusu olduğu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
… ve bu süre içerisinde davacı tarafın da Türkiye'de faaliyetleri bulunmasına rağmen herhangi bir niza çıkartmayarak sessiz kaldığı dikkate alındığında, her ne kadar «kötüniyet» halinde dava açma hakkı belirli bir süreye tabi değil ise de, somut uyuşmazlıkta davacının üstün hakkına dayalı olarak eldeki davayı açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi anlamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olup, uzun süre sessiz kalarak hak «kaybına» uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Fer'i Müdahiller vekilleri dilekçelerinde; davaya konu şeklin 10 yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davacının sessiz kalarak hak «kaybına» uğradığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · ticari defter ve kayıtlar · usuli kazanılmış hak · feri müdahil · kazanılmış hak · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ticari defter
Benzer bu kararda… ilamı ile dava konusu işaretin dava konusu pil emtiasında kullanılmaya başlandığı 2008 tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği kabul edilerek mahkeme ilamı bozulmuş ve mahkemece yeniden yapılan yargılamada 16.12.2015 tarihli celsede Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, uyma kararıyla birlikte davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı yönünde davacı taraf yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğunun kabulü gerekir.
… ve ne kadar süre üretim yaptığı belirlenemediği, tecavüze konu ürünlerin alış-satış kayıtlarına ait belgeler, söz konusu belgelerin çok önceki tarihlere ait olması, «ticari defter kayıtlarına» ilişkin sistem değişikliği nedeniyle istenilen bilgilere ulaşılamaması ve «zamanaşımı» nedeni ile 10 yıl öncesine ait belgelerin imha edilmiş olması gibi sebeplerle, dosyaya sunulamadığı, bu durumda tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri kapsamında res'en taktir edilmesi gerektiği, davalının kusurunun derecesi, davacının aldığı önlemleri hep birlikte değerlendirilmek suretiyle talep olunan 20.000,00 TL «maddi tazminatın» makul ve dengeleyici olduğu, talep olunan 5.000,00 TL manevi tazminatın ise tecavüzün kapsamı, tarafların mali durumları itibarıyla tamamının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin «masrafı» davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… ın Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli, tanınmış "PUMA" marka ve logolarının bulunduğunu, davalının, davacıya ait "sıçrayan kedi" şekil markası ile «iltibas» oluşturur şekilde benzer olan şekli «taşıyan» pilleri sattığını, davalının eylemin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «husumet itirazında» bulunarak, dava konusu şeklin, pil emtiasında kullanıldığını, davacının markalarının ise farklı emtialarda kullanıldığını, davacı markalarının spor ürünlerinde tanındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1727 E. , 2020/5236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.02.2017 gün ve 2015/169 - 2017/27 sayılı kararı bozan Daire'nin 14.01.2019 gün ve 2017/2922 - 2019/294 sayılı kararı aleyhinde ayrı ayrı davalı vekili ile feri müdahil vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının TPMK nezdinde tescilli, tanınmış "PUMA" marka ve logolarının bulunduğunu, davalının, davacıya ait "sıçrayan kedi" şekil markası ile iltibas oluşturur şekilde benzer olan şekli taşıyan pilleri sattığını, davalının eylemin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer’i müdahil vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, fer’i müdahil Mahmutoğlu Ltd. Şti'nin bozma sonrası sunduğu belgeler dikkate alındığında davaya konu işaretin pil emtiası üzerinde Şubat 2005 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, Medeni Kanunun 2. maddesinden doğan sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ilkesine göre dava hakkının hiç bir zaman sınırlaması olmaksızın sınırsız olarak tanınmasının hukuki güvenlik ve iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, davacı markasının kullanım tarihi ile mezkur dava tarihi dikkate alındığında anılan madde kapsamında dava hakkının kötüye kullanılmasının söz konusu olduğu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu hususun tanınmışlık kriterinden önce geldiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili ile fer’i müdahil vekilleri ayrı ayrı, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ile fer’i müdahil vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile fer’i müdahil vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ile fer’i müdahillerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626227200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz