Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/170 E. 2020/5382 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
merci tayini↗ halefiyet↗ haksız fiil sorumluluğu↗ hırsızlık↗ kusur oranı↗ hizmet sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ taahhütname↗ kusur↗ avans faizi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Batı Özel Ltd. Şti.'nin dinlenen tanıkları sigortalının şantiyesinde bulunan eşyaların güvenliğinden sorumlu olmadıklarını beyan etmiş iseler de; ''Gözetim ve Danışma Hizmetleri Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 2.1 - 3 - 12 maddeleri uyarınca davalı Batı Özel Güvenlik Ltd. Şti. yaşanan haksız fiilde sorumlu ve tam kusurlu olduğundan Batı Özel Güvenlik Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedele sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, diğer davalı yönünden ise; sigortalı ile TOSB arasındaki sözleşmenin 11. maddesi ''parsel sınırlarımız içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacağımızı, bu hususta meydana gelecek bir kusur ve ihmalden dolayı TOSB güvenliğini sorumlu tutmayacağımızı taahhüt ederiz'' ibaresi ve halefiyet kuralı gereği sigortalının yapmış olduğu sözleşme sigorta şirketini de bağlayacağı gerekçesiyle davalı G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş'nin yaşanan hırsızlık olayından sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, Batı Özel Güv. Ltd. Şti.’nin vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2016 tarih 2016/4291 E. - 2016/6223 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair karar verilmiş olmasına, görevli mahkemece eksik usul işlemler tamamlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken merci tayinine ilişkin Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin anılan kararından önceki Dairemiz 24.02.2015 tarih ve 2014/4956 E. - 2015/2474 K. sayılı bozma kararına uyulup uyulmayacağına dair usul işlemleri tamamlanmadan Dairemiz bozma ilamına eylemli uyularak karar verilmesi doğru olmamakla birlikte sonuca etkisinin olmamasına göre davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Gebze 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin eylemli uyduğu Dairemiz 24.02.2015 tarih ve 2014/4956 E. - 2015/2474 K. sayılı bozma kararının 3. bendi gereğince; davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin gösterdiği tanıkların dinlenmiş olmasına rağmen hırsızlık olayının meydana gelmesinde bu şirket ile davacı ... şirketinin selefi olan sigortalının durumlarına göre davalı Batı Özel Güvenlik Şirketine atfedilebilecek kusur bulunup bulunmadığı, kusur varsa kusur oranı gibi uzmanlık gerektiren konularda bilirkişi incelemesi gerekirken böyle bir inceleme yaptırılmadan Mahkemece eylemin haksız fiil sayılıp davalı Batı Özel Güvenlik Şirketinin tam kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2141 E. 2023/2031 K.
Ortak:halefiyet · haksız fiil sorumluluğu · hırsızlık · kusur oranı · hizmet sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · haksız fiil · taahhütname
İncelediğiniz karardaŞti.’nin gösterdiği tanıkların dinlenmiş olmasına rağmen «hırsızlık» olayının meydana gelmesinde bu şirket ile davacı ... şirketinin selefi olan sigortalının durumlarına göre davalı Batı Özel Güvenlik Şirketine atfedilebilecek «kusur» bulunup bulunmadığı, kusur varsa «kusur oranı» gibi uzmanlık gerektiren konularda «bilirkişi incelemesi» gerekirken böyle bir inceleme yaptırılmadan Mahkemece eylemin «haksız fiil» sayılıp davalı Batı Özel Güvenlik Şirketinin tam kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedele sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödeme tarihinden itibaren «avans faiz» işletilmesine, diğer davalı yönünden ise; sigortalı ile TOSB arasındaki sözleşmenin 11. maddesi ''parsel sınırlarımız içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacağımızı, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı TOSB güvenliğini sorumlu tutmayacağımızı «taahhüt» ederiz'' ibaresi ve «halefiyet» kuralı gereği sigortalının yapmış olduğu sözleşme sigorta şirketini de bağlayacağı gerekçesiyle davalı G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş'nin yaşanan «hırsızlık» olayından sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. yaşanan «haksız fiilde sorumlu» ve tam kusurlu olduğundan Batı Özel Güvenlik Ltd.
Benzer bu karardaŞti. yaşanan «haksız fiilde sorumlu» ve tam kusurlu olduğundan davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden ise sigortalı ile TOSB arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde '...parsel sınırlarımız içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacağımızı, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı TOSB güvenliğini sorumlu tutmayacağımızı «taahhüt» ederiz' ibaresine yer verildiği, «halefiyet» kuralı gereği sigortalının yapmış olduğu sözleşmenin sigorta şirketini de bağlayacağı, davalı G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş'nin yaşanan «hırsızlık» olayından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı ...Özel Güv.
Şti.nin gösterdiği tanıklar dinlenmiş olmasına rağmen «hırsızlık» olayının meydana gelmesinde bu şirket ile davacı ... şirketinin selefi olan sigortalının durumlarına göre davalı ...Özel Güvenlik Şirketine atfedilebilecek «kusur» bulunup bulunmadığı, kusur varsa «kusur oranı» gibi uzmanlık gerektiren konularda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan eylemin «haksız fiil» sayılıp davalı ...Özel Güvenlik Şirketinin tam kusurlu olduğuna hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı sigortalısının kendilerinden aldığı hizmetin güvenlik değil gözetim ve danışmanlık hizmeti olduğunu, bu anlamda «husumet itirazları» bulunduğunu, «hırsızlığın» gerçekleştiği alana ilişkin «hizmet sözleşmesi» bulunmayan ve hizmet sunmayan müvekkili şirkete karşı açılan davada «hukuki yarar» olmadığını, diğer davalı yönünden verilen karara mesnet olan davacı sigortalısı ile TOSB arasındaki sözleşmede yer alan «taahhüt» müvekkili firmanın da kusursuzluğunu ortaya koyduğu halde aleyhlerine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira taahhütte davacı sigortalısının parsel sınırları içerisinde güvenliği kendilerinin sağlayacaklarını beyan ettiklerini, ancak bir güvenlik firması ile anlaşmadıklarını, aldığı gözetim ve danışmanlık hizmeti kapsamında dahi personellerinin inşaat alanına girişini engellediğinden malların çalınması hususunda bizzat sorumlu ve ağır kusurlu olduğunu, kararda dava dışı şirket ile davacı sigortalısı arasındaki sözleşmeye değinilmiş olmakla birlikte bu sözleşme içeriğine ilişkin davacı sigortalısından alınan hizmete ilişkin belgelerin, yazışmaların dikkate alınmadığını, davacının talep ettiği zararın sigorta kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı sigortalısının da kusurunun araştırılması gerektiğini, «kusur oranının» tespiti için uzman bilirkişi seçilmediği, karşılanan zararın kusur ve sigorta kapsamına uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini, raporun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, dava konusu tazmine ilişkin zaman aşımı sürelerinin de gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · gerçek zarar · muafiyet · hukuki yarar · dava sebebi · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaŞti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı sigortalısının kendilerinden aldığı hizmetin güvenlik değil gözetim ve danışmanlık hizmeti olduğunu, bu anlamda «husumet itirazları» bulunduğunu, «hırsızlığın» gerçekleştiği alana ilişkin «hizmet sözleşmesi» bulunmayan ve hizmet sunmayan müvekkili şirkete karşı açılan davada «hukuki yarar» olmadığını, diğer davalı yönünden verilen karara mesnet olan davacı sigortalısı ile TOSB arasındaki sözleşmede yer alan «taahhüt» müvekkili firmanın da kusursuzluğunu ortaya koyduğu halde aleyhlerine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira taahhütte davacı sigortalısının parsel sınırları içerisinde güvenliği kendilerinin sağlayacaklarını beyan ettiklerini, ancak bir güvenlik firması ile anlaşmadıklarını, aldığı gözetim ve danışmanlık hizmeti kapsamında dahi personellerinin inşaat alanına girişini engellediğinden malların çalınması hususunda bizzat sorumlu ve ağır kusurlu olduğunu, kararda dava dışı şirket ile davacı sigortalısı arasındaki sözleşmeye değinilmiş olmakla birlikte bu sözleşme içeriğine ilişkin davacı sigortalısından alınan hizmete ilişkin belgelerin, yazışmaların dikkate alınmadığını, davacının talep ettiği zararın sigorta kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı sigortalısının da kusurunun araştırılması gerektiğini, «kusur oranının» tespiti için uzman bilirkişi seçilmediği, karşılanan zararın kusur ve sigorta kapsamına uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini, raporun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, dava konusu tazmine ilişkin zaman aşımı sürelerinin de gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ddedilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarlanan elektrik malzemelerinin alış faturaları ve ekspertiz raporundaki tazminat miktarına atıf yapıldığı fakat «gerçek zarar» miktarı konusunda değerlendirme yapılmadığından gerçek zararın miktarının tespit edilmesi ve davalının delil dilekçesinde dayandığı tanıklarının dinlenilmesi gerektiği, diğer davalı temyizi açısından ise davacının sigortalısı Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne imzalı belge vererek parsel sınırları içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacaklarını, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı Organize Sanayi Bölgesi güvenliğini sorumlu tutmayacaklarını «taahhüt» ettiği halde taahhüt belgesi değerlendirilip tartışılmadan davalının sorumluluğuna hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Ş.'nin «hırsızlık» olayında aynı oranda kusurlu olduğu (%50 - %50 oranında) görüşüne yer verildiği, bozma öncesinde «haksız fiil» tarihindeki rayice göre hesaplanan 14.05.2019 tarihli ek raporun hükme esas alındığı, dosya arasında yer alan ekspertiz raporundaki eksik sigorta uygulaması yöntemi ve «muafiyet» uygulaması kullanılarak ulaşılan 35.734,56 euro'ya davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi olan 23.07.2010 itibariyle Merkez Bankası göstergelerine göre efekt …
Şti. aleyine açtığı davanın kısmen kabulü ile 35.110,99 TL'nin 23.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan «avans faiz» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş. aleyhine açmış olduğu davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4771 E. 2013/18304 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaŞTİ." olduğu da gözetilmek suretiyle, davalı şirketin ticaret unvanından "BATI" ibaresinin «terkini» isteminin koşulları oluşmadığından reddine, tescilli «ticaret unvanının» «sicilden terkin» edilmesine kadar kullanılmasında bir usulsüzlük olmadığından unvana tecavüz ve «haksız rekabetin» tespit, men ve ref'ine dair istemin reddine, markasal kullanım nedeni ile davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluştuğunun tespitine, davalı şirketin bu yöndeki markasal kullanımının men'i ile ref'ine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… e olduğunun belirgin olduğu, her ne kadar davalı, “BATI” ibareli markayı davacıdan önceki tarihten beri kullandığını iddia etmişse de bu iddianın ispat edilemediği, «terkin» gerçekleşinceye kadar «ticaret unvanının» kullanılmasının TTK’nın 20/I, 41. ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğundan davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, bu halde, haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istemin şartlarının oluşmadığı, kaldı ki dava tarihi itibariyle davacı şirketin ticaret un …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/170 E. , 2020/5382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14.10.2019 tarih ve 2016/1093- 2019/981 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline inşaat all risk poliçesiyle sigortalı şantiyenin güvenlik hizmetini davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, şantiyenin içinde bulunduğu organize sanayi bölgesinin güvenliğini ise davalı G 4 Güvenlik Hiz. A.Ş firmasının sağladığını, 30.03.2010 tarihinde şantiye sahasından elektrik malzemelerinin çalındığını, sigortalının zararının karşılandığını, davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 101.572,73 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, sözleşmenin dava dışı Batı Sosyal Gözetim Danışmanlık Ltd. firması ile yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı sigortalısının güvenlik hizmetine ilişkin başvuruları yapmadığını, 5188 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mali sorumluluk poliçesi düzenletmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı G4 Güvenlik Hiz. A.Ş vekili, müvekkilinin organize sanayi bölgesi binasını koruma görevi bulunduğunu, saha içindeki her işyerini koruma yükümlülükleri olmadığını, davacı sigortalısının kendi özel güvenliğini sağlayacağına ve organize sanayi bölgesi güvenliğini bu konularda sorumlu tutmayacağına dair taahhüt verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Batı Özel Ltd. Şti.'nin dinlenen tanıkları sigortalının şantiyesinde bulunan eşyaların güvenliğinden sorumlu olmadıklarını beyan etmiş iseler de; ''Gözetim ve Danışma Hizmetleri Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 2.1 - 3 - 12 maddeleri uyarınca davalı Batı Özel Güvenlik Ltd. Şti. yaşanan haksız fiilde sorumlu ve tam kusurlu olduğundan Batı Özel Güvenlik Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedele sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, diğer davalı yönünden ise; sigortalı ile TOSB arasındaki sözleşmenin 11.
maddesi ''parsel sınırlarımız içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacağımızı, bu hususta meydana gelecek bir kusur ve ihmalden dolayı TOSB güvenliğini sorumlu tutmayacağımızı taahhüt ederiz'' ibaresi ve halefiyet kuralı gereği sigortalının yapmış olduğu sözleşme sigorta şirketini de bağlayacağı gerekçesiyle davalı G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş'nin yaşanan hırsızlık olayından sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, Batı Özel Güv. Ltd. Şti.’nin vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2016 tarih 2016/4291 E. - 2016/6223 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair karar verilmiş olmasına, görevli mahkemece eksik usul işlemler tamamlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken merci tayinine ilişkin Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin anılan kararından önceki Dairemiz 24.02.2015 tarih ve 2014/4956 E. - 2015/2474 K. sayılı bozma kararına uyulup uyulmayacağına dair usul işlemleri tamamlanmadan Dairemiz bozma ilamına eylemli uyularak karar verilmesi doğru olmamakla birlikte sonuca etkisinin olmamasına göre davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San.
ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Gebze 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin eylemli uyduğu Dairemiz 24.02.2015 tarih ve 2014/4956 E. - 2015/2474 K. sayılı bozma kararının 3. bendi gereğince; davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin gösterdiği tanıkların dinlenmiş olmasına rağmen hırsızlık olayının meydana gelmesinde bu şirket ile davacı ... şirketinin selefi olan sigortalının durumlarına göre davalı Batı Özel Güvenlik Şirketine atfedilebilecek kusur bulunup bulunmadığı, kusur varsa kusur oranı gibi uzmanlık gerektiren konularda bilirkişi incelemesi gerekirken böyle bir inceleme yaptırılmadan Mahkemece eylemin haksız fiil sayılıp davalı Batı Özel Güvenlik Şirketinin tam kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yukarıda yazılı nedenlerle bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 24.11.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılmış olup, davacının dayandığı bila tarihli "Gözetim ve Danışma Hizmetleri Sözleşmesi" davacının sigortalısı Bahadır İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Tic. A.Ş ile dava dışı "Batı Sosyal Hizmetleri Bordrolama, Gözetim ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti." arasında akdedilmiştir.
Davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tüm aşamalardaki savunmalarında, davacının sigortalısı ile kendisi arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, sözleşmenin davacı sigortalısı ile dava dışı Batı Sosyal Hizmetleri Bordrolama, Gözetim ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. arasında akdedildiğini bildirerek davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Dosyaya getirtilen ticaret sicil kayıtlarından; davalı ve dava dışı şirketin aynı adreste faaliyet gösterdikleri, her iki şirketin ortak ve yöneticilerinin aynı oldukları, her iki şirketin farklı tüzel kişiliklere haiz bulundukları anlaşılmıştır.
Dinlenen davalı tanıkları, davalı şirketin elemanı olduklarını bildirmiş iseler de, her iki şirketin aynı adreste faaliyet göstermeleri, ortak ve yöneticilerinin aynı olması nedeniyle dava dışı akid şirketin, davalı şirketin elemanlarını ifa mahallinde istihdam etmesi, davalı ... sözleşmenin tarafı haline getirmemektedir.
Davacı, davalı şirketle sözleşme düzenlendiğini de iddia ve ispat etmiş değildir.
Kaldı ki davalı şirket vekili savunmalarında sözleşmeden doğan edimlerin sözleşen taraflar arasında ifa edildiğini, davacı sigortalısının hizmet bedelini dava dışı şirkete ödediğini, dava dışı şirketin de ödemelere karşılık fatura düzenlediğini bildirmiştir.
Bu halde, davalı Batı Özel Güvenlik ve Eğitim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626164200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz