Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3272 E. 2020/4462 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat hakkı↗ eksik harcın tamamlattırılması↗ kesin mehil↗ harç tamamlama↗ harcın tamamlanması↗ ek mehil↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının borçlu ortak olarak yer aldığı kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı, süt sığırcılığı projesi kapsamında imzalanan borçlanma sözleşmesinin tahsiline yönelik olarak banka tarafından devralındığı iddia edilen senetlerin, davacı ile kooperatif veya banka arasında borç doğuran herhangi bir sözleşmenin bulunmaması sebebiyle davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Kapatılan 19. Hukuk Dairesi 2016/6224 Esas, 2016/15050 Karar sayılı, 23.11.2016 tarihli ilamı ile “Taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki imzanın sahte çıkmış olması davacının borçlu olmadığını göstermez. Şayet banka tarafından davacıya ya da davacı adına talimatı ile 3. kişilere bir kredi ödemesi yapılmış veya kredi ödemesinden menfaat sağlanmış ise kredi kullandırılmış sayılır. Bu durumda davalı bankanın senetlere müracaat hakkı doğar. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki imzanın sahte çıkmış olması davacının borçlu olmadığını göstermeyip, banka tarafından davacıya ya da davacı talimatı ile 3. kişilere bir kredi ödemesi yapılmış veya kredi ödemesinden menfaat sağlanmış ise kredinin kullandırılmış sayıldığı, davalı banka tarafından da süt sığırcılığı projesi kapsamında Susuz Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortaklarından davacı ...'a 2 adet düve bedeli karşılığının ödenmiş olduğu, ...'ın da 2 adet düveyi Burdur İl Tarım Müdürlüğü vasıtasıyla almış olduğunun anlaşıldığı, davalı bankanın dava konusu senetlere müracaat hakkının kullanılmış olduğu ve Ziraat Bankasına yazılan yazı cevapları doğrultusunda hala borcun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız yere tahsil edilen 2.000.- TL’nin faiziyle davalıdan iadesi ve 5 adet toplam 18.200.- TL tutarlı bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı 2.000.- TL üzerinden harç yatırarak dava açmış olup mahkemece harç tamamlanmamıştır. Ancak 492 sy. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca eksik yatırılan harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemez. Bu nedenle mahkemece eksik harcın tamamlanması için davacıya kesin mehil verilerek sonucuna göre yargılamaya devam olunması gerekir.
Kabule göre de, bozmaya uyulmakla birlikte bozma gereğince araştırma inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir. Mahkemece banka kayıt ve belgeleri üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yaptırılarak alınacak rapora ve toplanan delillere göre, dava değerinin 20.200.- TL olduğu ve davacının dava tarihinde davalı bankaya olan borç miktarı göz önüne alınarak şayet davalı bankanın elindeki senet miktarından daha az borcun varlığı halinde buna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3353 E. 2023/3058 K.
Ortak:müracaat hakkı · eksik harcın tamamlattırılması · harç tamamlama · harcın tamamlanması · kredi sözleşmesi · harç
İncelediğiniz karardaDavacı 2.000.- TL üzerinden «harç» yatırarak dava açmış olup mahkemece «harç tamamlanmamıştır».
Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca eksik yatırılan «harç tamamlanmadan» yargılamaya devam edilemez.
Bu nedenle mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacıya «kesin mehil» verilerek sonucuna göre yargılamaya devam olunması gerekir.
Benzer bu kararda… ma Kararı Dairemizin 27.10.2020 tarih, 2020/3272 E. ve 2020/4462 K. sayılı kararıyla, davacının sair temyiz itirazları ret edilerek, davacının 2.000,00 TL üzerinden «harç» yatırarak dava açmış olduğu ve «harcın tamamlanmadığını», 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 32 nci maddesi hükmü uyarınca eksik yatırılan «harç tamamlanmadan» yargılamaya devam edilemeyeceğinden «eksik harcın tamamlanmasını», kabule göre de banka kayıt ve belgeleri üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yaptırılarak alınacak rapora ve toplanan delil …
Mahkemece 27.03.2018 tarihli, 2017/53E. ve 2018/321 K. sayılı kararı ile davacının borçlu ortak olarak yer aldığı «kredi sözleşmesindeki» imzanın davacıya ait olmadığı, süt sığırcılığı projesi kapsamında imzalanan borçlanma sözleşmesinin tahsiline yönelik olarak banka tarafından devralındığı iddia ed …
… adına talimatı ile 3. kişilere bir kredi ödemesi yapılmış veya kredi ödemesinden menfaat sağlanmış ise kredinin kullandırılmış sayılacağı, davalı bankanın senetlere «müracaat hakkı» doğacağına işaret edilerek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki imzanın sahte çıkmış olmasın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın ikmali · müteselsil kefil · kefalet · bono · kefil · taahhütname · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekiline eksik kalan 310,815 TL «harcı ikmal» etmek üzere süre verildiği, harcın ikmal edilmesi üzerine, bankacılık hukuku alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edildiği ve yerinde inceleme yetkisi verilerek tanzim edilen rapora göre, davacı tarafından iadesi istenilen 5 adet «bononun» muamelesiz olarak davacıya iade edildiğinin banka kayıtlarından tespit edildiği, SS Susuz Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile davacı ... arasında 29.11.2007 tarihli «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşmeye istinaden Ziraat Bankası'ndan kredi kullanıldığı, söz konusu krediye davacının «müteselsil kefil» olarak imza attıkları, davacının iddia ettiği 2.000,00 TL'lik kesintinin işbu «kefalet» sebebiyle yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının davalı bankaya ödediği 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsili isteminin reddine ve davacının davalı bankaya vermiş olduğu 5 adet senedin davacıya 2012 yılında dava açıldıktan sonra iade edildiğinden davacının bu yöndeki talebinin konusuz kaldığından bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… olan 5 adet senedin, davacıya 2012 yılında dava açıldıktan sonra iade edildiği gerekçesiyle davacının bu yöndeki talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ise de dosya kapsamında davalı banka kayıt ve belgelerinin incelenmesinde, davalı banka ekran kaydında “işlemsiz iade” «kaydı» bulunduğu ancak bu senetlerin davacıya «teslim» edildiğine dair imzalı bir tutanak mevcut olmadığının anlaşıldığı, davacının da senetleri almadığını beyan ettiğinden işbu senetlerin davacıya teslim edilmediğinin …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankaya borcu olmadığını, herhangi bir «kredi sözleşmesine» imza atmadığından davanın kabulü gerektiğini, bankanın müvekkilinin onayı olmadan hesabındaki parayı tahsil ettiğini ve senetlerine el koyduğunu, davalı bankanın böyle bir yetkisi olmadan bankanın davacının hesabındaki parayı tahsil etmesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, mahkemece verilen kararın gerekçesinde, 5 adet «bononun» muamelesiz olarak davacıya iade edildiğinin banka kayıtlarıyla tespit edildiği gerekçesiyle hüküm kurulduğunu, bu tespitin yerinde olmadığını, banka bilgisayarındaki «teslim» edildi şeklindeki ekran kayıtlarına itibarın kabul edilemeyeceğini, davacının ıslak imzasının geçtiği herhangi bir belge sunulamadığından kararın bozulmasını istem …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/363 E. 2024/1021 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · harç · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının borçlu ortak olarak yer aldığı «kredi sözleşmesindeki» imzanın davacıya ait olmadığı, süt sığırcılığı projesi kapsamında imzalanan borçlanma sözleşmesinin tahsiline yönelik olarak banka tarafından devralındığı iddia ed …
Davacı 2.000.- TL üzerinden «harç» yatırarak dava açmış olup mahkemece «harç tamamlanmamıştır».
Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca eksik yatırılan «harç tamamlanmadan» yargılamaya devam edilemez.
Benzer bu karardaMahkemece 17.04.2014 tarih, 2011/114 E. ve 2014/150 K. sayılı kararı ile davalı banka tarafından davacıya gönderilen 13.12.2010 tarihli 17247 yevmiye nolu «ihtarname» ile dava dışı ... ...'a kullandırılan «kredi sözleşmesi» sebebiyle 9.122,00 TL'nin ödenmesi konusunda davacıya ve dava dışı borçlulara «muacceliyet» ihtarnamesi tebliğ edildiği, ihtarnamede davacının borcun tamamından bankaya karşı yükümlü olduğunun bildirildiği, yapılan inceleme, toplanan deliller, dosya kapsamı ve 08.05.2009 tarihli sözleşmenin incelenmesi sonucunda sözleşmenin asıl borçlu dava dışı ... ... tarafından imzalandığı, adı geçen sözleşmede davacının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla isminin yer aldığı, ancak sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 24.03.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacının dava dışı ... ...'a kullandırılan 08.05.2009 tarihli kredi sözleşmesi gereğince davacıya gönderilen 13.12.2010 tarih ve 17247 sayılı ihtarname sebebiyle davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın davacının davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 14.10.2015 tarih, 2015/5518 E. ve 2015/12770 K. sayılı kararıyla 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 5766 sayılı Kanun'un 11 ... maddesinin (ç) bendi ile değişik 123 üncü maddesindeki «harç» istisnası yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmakta olduğu yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ...
… k bozma ilamı dışında kalan hususların kesinleştiği 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 5766 sayılı Kanun'un 11 ... maddesinin (ç) bendi ile değişik 123 üncü maddesindeki «harç» istisnası yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulandığı, yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanun'da öngörülen «muafiyetin» Yasada sayılan bankaların davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereği olduğu, davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, harç «kamu düzenine» ilişkin olduğundan re'«sen gözetilmesi» gerektiği gerekçesiyle bozma ilamı dışında kalan hususlar kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:elektronik tebligat zorunluluğu · aleyhe bozma yasağı · elektronik tebligat · gerekçeli kararın tebliği · re'sen gözetilme · müşterek borçlu müteselsil kefil · muafiyet · müteselsil kefil
Benzer bu karardaBankası Anonim Şirketi hakkında Kanun'da öngörülen «muafiyetin» yasada sayılan bankaların davacı olduğu davalarda uygulanabileceği ve davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından «kamu düzenine» ilişkin olan harçların re'«sen gözetilmesi» gerektiği, kamu düzeni, «aleyhe bozma yasağı» kuralının istisnalarından olup Mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken hükmün 3 no'lu bendinde yazılı şekilde davalı bankan …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil banka aleyhine ikame edilen işbu davaya ilişkin «gerekçeli kararın tebliği» usulüne aykırı olarak yapıldığını zira Mahkemece dava dilekçesi e-«tebligat» yerine fiziki olarak Şubeye gönderildiği ve buna göre kesinleşme «şerhi» düzenlendiği, gerekçeli kararın «elektronik tebligat» yerine fiziken Şubeye tebliğ edilmesi hukuka ve tebligat Kanunu'na açıkça aykırı olduğunu Müvekkile memur vasıtasıyla tebligat yapılabilmesi için 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7 nci maddesinin (a) bendi gereğince, «elektronik tebligatın zorunlu» bir sebeple yapılamamış olması şartı arandığını oysa tebliğin elektronik yolla yapılamamasına sebep olan bir zorunluluk hali bulunmadığını 29.11.2023 tarihli kesinleşme şerhinin iptali gerektiğini ve kararın hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 17.04.2014 tarih, 2011/114 E. ve 2014/150 K. sayılı kararı ile davalı banka tarafından davacıya gönderilen 13.12.2010 tarihli 17247 yevmiye nolu «ihtarname» ile dava dışı ... ...'a kullandırılan «kredi sözleşmesi» sebebiyle 9.122,00 TL'nin ödenmesi konusunda davacıya ve dava dışı borçlulara «muacceliyet» ihtarnamesi tebliğ edildiği, ihtarnamede davacının borcun tamamından bankaya karşı yükümlü olduğunun bildirildiği, yapılan inceleme, toplanan deliller, dosya kapsamı ve 08.05.2009 tarihli sözleşmenin incelenmesi sonucunda sözleşmenin asıl borçlu dava dışı ... ... tarafından imzalandığı, adı geçen sözleşmede davacının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla isminin yer aldığı, ancak sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 24.03.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacının dava dışı ... ...'a kullandırılan 08.05.2009 tarihli kredi sözleşmesi gereğince davacıya gönderilen 13.12.2010 tarih ve 17247 sayılı ihtarname sebebiyle davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın davacının davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… k bozma ilamı dışında kalan hususların kesinleştiği 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 5766 sayılı Kanun'un 11 ... maddesinin (ç) bendi ile değişik 123 üncü maddesindeki «harç» istisnası yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulandığı, yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanun'da öngörülen «muafiyetin» Yasada sayılan bankaların davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereği olduğu, davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, harç «kamu düzenine» ilişkin olduğundan re'«sen gözetilmesi» gerektiği gerekçesiyle bozma ilamı dışında kalan hususlar kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Tasarımın tecavüzün tespiti ve meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3924 E. 2014/6387 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3272 E. , 2020/4462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.03.2018 tarih ve 2017/53-2018/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının tahsil cirosuyla 6 adet bonoyu davalıya verdiğini, davalının tahsil edilen 1 adet senet bedeline el koyduğunu, 5 adet senedi de iade etmediğini, davacının süt sığırcılığı projesi ile ilgisi olmadığını, banka ile kredi sözleşmesi imzalamadığını, borcunun ve kefaletinin olmadığını ileri sürerek bankaca tahsil olunan 2.000.- TL'nin 25/12/2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini ve 5 adet bononun iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile dava dışı ...Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi arasında 29.11.2007 tarihinde süt sığırcılığı kapsamında Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın sözleşmeye istinaden 2 adet düveye karşılık gelen bedeli ödediğini, davacının kooperatife süt vermeyerek projeye aykırı davrandığını, kredi borcunun muaccel hale geldiğini, Bucak Kaymakamlığının talimatı üzerine kredinin tahsili için gerekli işlemlerin yapıldığını, 2.000.- TL'nin davacının borcuna mahsup edildiğini, davalının sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının borçlu ortak olarak yer aldığı kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı, süt sığırcılığı projesi kapsamında imzalanan borçlanma sözleşmesinin tahsiline yönelik olarak banka tarafından devralındığı iddia edilen senetlerin, davacı ile kooperatif veya banka arasında borç doğuran herhangi bir sözleşmenin bulunmaması sebebiyle davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Kapatılan 19. Hukuk Dairesi 2016/6224 Esas, 2016/15050 Karar sayılı, 23.11.2016 tarihli ilamı ile “Taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki imzanın sahte çıkmış olması davacının borçlu olmadığını göstermez.
Şayet banka tarafından davacıya ya da davacı adına talimatı ile 3. kişilere bir kredi ödemesi yapılmış veya kredi ödemesinden menfaat sağlanmış ise kredi kullandırılmış sayılır. Bu durumda davalı bankanın senetlere müracaat hakkı doğar. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki imzanın sahte çıkmış olması davacının borçlu olmadığını göstermeyip, banka tarafından davacıya ya da davacı talimatı ile 3. kişilere bir kredi ödemesi yapılmış veya kredi ödemesinden menfaat sağlanmış ise kredinin kullandırılmış sayıldığı, davalı banka tarafından da süt sığırcılığı projesi kapsamında Susuz Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortaklarından davacı ...'a 2 adet düve bedeli karşılığının ödenmiş olduğu, ...'ın da 2 adet düveyi Burdur İl Tarım Müdürlüğü vasıtasıyla almış olduğunun anlaşıldığı, davalı bankanın dava konusu senetlere müracaat hakkının kullanılmış olduğu ve Ziraat Bankasına yazılan yazı cevapları doğrultusunda hala borcun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız yere tahsil edilen 2.000.- TL’nin faiziyle davalıdan iadesi ve 5 adet toplam 18.200.- TL tutarlı bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı 2.000.- TL üzerinden harç yatırarak dava açmış olup mahkemece harç tamamlanmamıştır. Ancak 492 sy. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca eksik yatırılan harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemez. Bu nedenle mahkemece eksik harcın tamamlanması için davacıya kesin mehil verilerek sonucuna göre yargılamaya devam olunması gerekir.
Kabule göre de, bozmaya uyulmakla birlikte bozma gereğince araştırma inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir. Mahkemece banka kayıt ve belgeleri üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yaptırılarak alınacak rapora ve toplanan delillere göre, dava değerinin 20.200.- TL olduğu ve davacının dava tarihinde davalı bankaya olan borç miktarı göz önüne alınarak şayet davalı bankanın elindeki senet miktarından daha az borcun varlığı halinde buna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/625791000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz