Karar Düzeltme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3321 E. 2020/4219 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2020/3321 E. , 2020/4219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : (KAPATILAN) 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 32. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.05.2014 tarih ve 2014/32-2014/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “karşı davanın reddine'' karar verildiği halde, gerekçeli kararda karşı davanın reddi konusunda bir hüküm olmadığından, ilk derece mahkemesinin 15.11.2011 tarihli kararı, gerekçeli karar ile kısa karar arasındaki çelişki giderilmek üzereYargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/17204 esas ve 2013/5097 karar sayılı ve 25.03.2013 tarihli ilamıyla bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, “HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda gösterildiği üzere;
1- Bozma ilamı doğrultusunda daha önce verilmiş olan diğer hükümler ile ilgili bir bozma olmaması nedeniyle, bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı karşı davacının davasının REDDİNE,” şeklinde karar verilmiştir.
Bozma ilamının gerekçesinde; mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki olduğu belirtildiğinden bozma usulüne ilişkin olup davanın esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığından mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun bir şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Temyize konu kararın başlık kısmında taraf sıfatları eksik bırakılarak karşı davalı ve karşı davacı sıfatlarına yer verilmemesi de mezkur madde hükmüne aykıdır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9953 E. 2012/14582 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3321 E. , 2020/4219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ (KAPATILAN) 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 32. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.05.2014 tarih ve 2014/32-2014/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “karşı davanın reddine'' karar verildiği halde, gerekçeli kararda karşı davanın reddi konusunda bir hüküm olmadığından, ilk derece mahkemesinin 15.11.2011 tarihli kararı, gerekçeli karar ile kısa karar arasındaki çelişki giderilmek üzereYargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/17204 esas ve 2013/5097 karar sayılı ve 25.03.2013 tarihli ilamıyla bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, “HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda gösterildiği üzere;
1- Bozma ilamı doğrultusunda daha önce verilmiş olan diğer hükümler ile ilgili bir bozma olmaması nedeniyle, bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı karşı davacının davasının REDDİNE,” şeklinde karar verilmiştir.
Bozma ilamının gerekçesinde; mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki olduğu belirtildiğinden bozma usulüne ilişkin olup davanın esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığından mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun bir şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Temyize konu kararın başlık kısmında taraf sıfatları eksik bırakılarak karşı davalı ve karşı davacı sıfatlarına yer verilmemesi de mezkur madde hükmüne aykıdır.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/625389800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz