Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14802 E. 2013/21024 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı tarafından kiralanan sigortalı ...'a ait taşınmazdaki yangının, davalının küçük çocuğu ...'ın kibritle oynaması sonucu meydana geldiği, davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 13.05.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10977 E. 2013/9735 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafından kiralanan sigortalı ...'a ait taşınmazdaki yangının, davalının küçük çocuğu ...'ın kibritle oynaması sonucu meydana geldiği, davacı tarafından «hasar» bedelinin sigortalıya ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 13.05.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından kiralanan sigortalı ...'a ait taşınmazdaki yangının, davalının küçük çocuğu ...'ın kibritle oynaması sonucu meydana geldiği, davacı tarafından «hasar» bedelinin sigortalıya ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · rücu · yenileme
Benzer bu karardaDava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince açılan «sigorta rücu davası» olup, bina sahibinin sigortaladığı dairede kiracı olarak bulunan davalının yangına sebebiyet vermesi sonucu oluşan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içinde bulunan ve belediyeden gelen 16.01.2012 tarihli cevabi yazıya göre, elektrik tesisatının «yenilenmesi», bir odanın sıvası, evin badanası, 4 adet pvc kapı ve 3 adet amerikan kapının yenilenmesi, klozetin sifonunun değiştirilmesi işleri belediye tarafından yaptırılmıştır.
Bu durumda davacı, ancak zarar tutarında davalıya «rücu» edebileceğinden mahkemece bu husus üzerinde durularak belediyenin yaptığı işler belirlendikten sonra bunların dışında varsa başkaca zarar kalemleri belirlenip bu miktara hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1456 E. 2023/5215 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · dava sebebi · dahili dava · husumet
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını, davanın öncelikle dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, Anayasa'nın 36. maddesinde dava hakkının düzenlenmiş olup bu hakkın «hukuki yarar» ile sınırlı olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince marka hükümsüzlüğünün sadece menfaati olanlar ile cumhuriyet savcıları ile ilgili kamu ve kuruluşlarının isteyebileceğini, davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, davalı tarafından "MM" ibaresinin tescili için 2013/23038 sayılı başvuru yapıldığını, müvekkilince markalar gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, bu itirazın hem markalar dairesi başkanlığı, hem de Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, bunun üzerine dava açtıklarını, mahkemenin müvekkilinin tanınmış markalarını çağrıştıracağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdiğini, yine davacı tarafından aynı ibareli değişik şeklinin tescili için başvuru yapıldığını, müvekkilinin itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, davalı aleyhine açılan davanın reddedildiğini, davacının müvekkilinin "M" , "MM" , "MMM" seri markaları ile karıştırma ihtimali oluşturacak şekilde benzer "MM" ibareli markalarının müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mallar ve hizmetler ile aynı/benzer mallar üzerinde tescil edilmesini hedeflediğini, hali hazırda bu markalar kapsamında taraflar arasında «husumet» bulunduğunu, davacının müvekkilinin markasından haksız faydalanmayı amaçladığını, davanın kötü niyetle açıldığını, müvekkilinin dava konusu M seri markalarının tes …
… la birlikte markanın tanınmış olması kullanılma yükümlülüğünden markayı muaf tutmayacağı, şartları varsa kullanılmama sebebiyle iptal kararı verilebileceği, yapılan «bilirkişi incelemesinden» de anlaşıldığı üzere davalı taraf dava konusu markaları 34. sınıfta yer alan emtialar yönünden tescilden itibaren ciddi bir şekilde kullandığını, usulüne uygun bir şekilde ispatlayamadığı, ayrıca bu kullanmamanın haklı bir «sebebe» dayandığı hususunun da ortaya konulamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili asıl davada, davalının dava konusu 173226 tescil numaralı "MMM" markasını tütün, tütün içenler için malzemeler emtiaları yönünden ciddi kullanımının bulunmadığını belirterek bu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca "tütün, tütün içenler için malzemeler" ile birlikte 34. sınıfa «dahil» bütün mallar yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2017/71 E. sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının dava konusu 173225 tescil numaralı "M" markasını tütün, tütün içenler için malzemeler emtiaları yönünden kullanmadığını belirterek bu markanın 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca "tütün, tütün içenler için malzemeler" ile birlikte 34. sınıfa «dahil» bütün mallar yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14802 E. , 2013/21024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2012 gün ve 2011/415-2012/208 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.05.2013 gün ve 2012/10977-2013/9735 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 09.02.2011 tarihinde sigortalıya ait ve davalının kiracı olarak oturduğu meskende yangın çıktığını, yangın raporunda yangının çıkış nedeninin davalının küçük çocuğu ...'ın kibritle oynaması olduğunu, sigorta eksperleri vasıtası ile hasar tespiti yapılarak hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 11.855,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta şirketi tarafından yeterli araştırma yapılmadan tazminat ödediğini, ortada zarar mevcut olsa bile bu zararın ... tarafından giderilmeyip, davalı marifeti ile Akhisar Belediye Başkanlığı tarafından tazmin edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından kiralanan sigortalı ...'a ait taşınmazdaki yangının, davalının küçük çocuğu ...'ın kibritle oynaması sonucu meydana geldiği, davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 13.05.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619970100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz