Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15761 E. 2013/23208 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale↗ müddeabih↗ aktif dava ehliyeti↗ ara karar↗ hak düşürücü süre↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, müddeabihi temlik alanlar ... ve...ile davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece asıl davanın reddine dair tesis edilen hüküm, Dairemize ait 21.06.2013 tarih ve 2012/11073 E.- 2013/13048 K. sayılı kararın ikinci bendi ile fazla tahsilatın davacı şirketten mi yoksa müddeabihi temlik alan gerçek kişilerden mi yapıldığının araştırılması, gerçek kişilerden yapıldığı sonucuna varılması halinde, davacı şirketin müddeabihi temlik yetkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için bozulmuştur.
Mahkemece bu bent uyarınca yapılacak incelemenin aktif dava ehliyetine ilişkin bulunduğu ve diğer değerlendirmeler gibi davanın İİK.'nun 72. maddesi uyarınca hak düşürücü süresi içinde açılıp açılmadığı konusundaki değerlendirmenin de, ikinci bent uyarınca yapılacak bu incelemenin sonucuna göre değişeceği tabiidir. Dolayısıyla mahkemece, öncelikle Dairemiz bozma ilamının ikinci bendinde belirtilen incelemenin yapılması, bu incelemenin sonucunda davacı şirketin müddeabihi temlik yetkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise bu kez, ... ve ...'in asli müdahale taleplerinin veya ...'in 20.07.2009 tarihli ıslah talebinin, İİK.'nun 72. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre karşısındaki durumunun, ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. Mahkeme ise hem ara kararlarında hem de gerekçeli kararında bu konuda hiçbir değerlendirme yapmamıştır.
Bu durum karşısında davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.06.2013 tarih ve 2012/11073 E.- 2013/13048 K. sayılı ilamının 1. bendinin kaldırılmasına ve 2. bendinde belirtilen gerekçelere ilaveten, yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12743 E. 2013/19401 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat
Benzer bu karardaDavalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de; 01.08.2013 hakim havaleli dilekçe ile davacı vekilince «davadan feragat» edilmiştir.
HMK'nın 311..maddesine göre «davadan feragat» kati bir hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu itibarla, Dairemizin 2012/13048 E, 2013/8699 K, sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra karar düzeltme aşamasında «davadan feragat» edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, davalı hakkındaki davasından «feragat» ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15761 E. , 2013/23208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2011 gün ve 2011/55-2011/44 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.06.2013 gün ve 2012/11073-2013/13048 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı temsilcisi, asıl davada davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki ... ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi...hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000 TL’nin davalı Bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... ve ..., davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek, asli müdahale talebinde bulunmuş, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından ..., davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı ...’e temlik etmiş, ... tarafından verilen ıslah dilekçesi ile ... tarafından talep edilen alacağın 177.199 TL ye yükseltildiği bildirilmiştir.
Davacı...birleşen davada, davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, müddeabihi temlik alanlar ... ve...ile davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece asıl davanın reddine dair tesis edilen hüküm, Dairemize ait 21.06.2013 tarih ve 2012/11073 E.- 2013/13048 K. sayılı kararın ikinci bendi ile fazla tahsilatın davacı şirketten mi yoksa müddeabihi temlik alan gerçek kişilerden mi yapıldığının araştırılması, gerçek kişilerden yapıldığı sonucuna varılması halinde, davacı şirketin müddeabihi temlik yetkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için bozulmuştur.
Mahkemece bu bent uyarınca yapılacak incelemenin aktif dava ehliyetine ilişkin bulunduğu ve diğer değerlendirmeler gibi davanın İİK.'nun 72. maddesi uyarınca hak düşürücü süresi içinde açılıp açılmadığı konusundaki değerlendirmenin de, ikinci bent uyarınca yapılacak bu incelemenin sonucuna göre değişeceği tabiidir. Dolayısıyla mahkemece, öncelikle Dairemiz bozma ilamının ikinci bendinde belirtilen incelemenin yapılması, bu incelemenin sonucunda davacı şirketin müddeabihi temlik yetkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise bu kez, ... ve ...'in asli müdahale taleplerinin veya ...'in 20.07.2009 tarihli ıslah talebinin, İİK.'nun 72. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre karşısındaki durumunun, ayrıca değerlendirilmesi gereklidir.
Mahkeme ise hem ara kararlarında hem de gerekçeli kararında bu konuda hiçbir değerlendirme yapmamıştır.
Bu durum karşısında davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.06.2013 tarih ve 2012/11073 E.- 2013/13048 K. sayılı ilamının 1. bendinin kaldırılmasına ve 2. bendinde belirtilen gerekçelere ilaveten, yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.06.2013 tarih ve 2012/11073 E.- 2013/13048 K. sayılı ilamının 1. bendinin kaldırılmasına, 2. bendinde belirtilen gerekçelere ilaveten, yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle de bozulmasına, Dairemiz ilamının 2., 3. ve 4. bentlerinin numaralarının sırasıyla 1., 2. ve 3. olarak değiştirilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616662400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz