Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4853 E. 2020/3188 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ hmk 353(1)b-2↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunmalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı olarak gösterilen Senye Lokum Ltd.Şti. adında bir şirket bulunmadığından, bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu dava şartı nedeniyle davanın reddine, davacının belirttiği fikir ve sloganların marka olarak tescili yönündeki talebinin muhatabının TPMK olduğu, mahkemenin böyle bir görevi bulunmadığı, davacının hak sahipliğinin tespiti ve alacak talepleri yönünden ise, bahsedilen fikir ve slogan üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığı, TPMK kayıtlarına göre bisküvili lokum patentinin dava dışı Küresel Şekerleme San.ve Tic.Ltd.Şti. adına tescilli olduğu, davalıların davacının herhangi bir hakkının ihlali niteliğinde bir eylemlerinin bulunmadığı gerekçeleriyle, diğer davalılara yönelik davanın da reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, “Lokumlu Bisküvi” fikrinin ve “Pötiviç+Lokumlu Sandviç” ürün ismi ve slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince farklı gerekçe ile esasen davacının tüm davalılar hakkında açmış olduğu davada aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. 2.maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Patent Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10882 E. 2013/15327 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3290 E. 2013/3951 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda551 sayılı KHK'nın 60/«son» maddesi uyarınca yapılan bu başvuru, incelemeli patent başvurusu hükmündedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18536 E. 2014/10294 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… kapsadığı emtia bakımından kazanılmış haktan söz edilebilmesi için Dairemizin yerleşik kararlarında da benimsendiği üzere, bu başvurunun başkasının marka hakkı ile «iltibas» tehlikesi yaratmayacak ve «haksız rekabete» yol olmayacak nitelikte olması gerekir.
8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturduğu, davacının dava konusu marka başvurusu üzerinde önceki tescillerine dayalı kazanılmış hakkı bulunduğu, bu hakkın “lokum” emtiasını da kapsadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacının önceki tarihli ve aynı ibaresi «taşıyan» markalarında “lokum” emtiası bulunmadığı gibi redde dayanak alınan benzer davalı markası “lokum” emtiası için tescillidir.
Mahkemece, davacının anılan emtia için tescil olunan bir markası bulunmadığı, bu nedenle markanın oluşturduğu işaretin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında «iltibasa» yol açacağı gözetilmeksizin, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/543 E. 2014/19503 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda… adına, şekerlemeler emtiasının ise davacı adına tescilli olduğu, davalının ürün ambalajlarında davacı adına tescilli markayı kullanmadığı, "Ö.. ibaresinin davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunu oluşturduğu, ambalajlarında ticaret unvanı bilgilerinin yer almasının «haksız rekabet» veya markaya tecavüz teşkil etmediği, davalının "Maraton" markası ile lokum imal edip satmasının kendi adına tescilli markanın kullanımı kapsamında bulunup davacın …
Dava, 556 sayılı KHK'ye dayalı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
… mtiası ile davalı adına tescilli “helva” emtiasının “aynı tür” mallardan kabul edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4853 E. , 2020/3188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/03/2019 tarih ve 2018/158 E- 2019/93 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/10/2019 tarih ve 2019/1216 E- 2019/1986 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 2010 yılında PÖTİVİÇ-Lokumlu Sandviç fikrini içerir bir adet reklam filmi senaryosunun ETİ ve ÜLKER Şirketlerine e-posta ile gönderdiğini, bu fikrin BİFA Şirketi tarafından öğrenilerek bedeli ödemeden kullanıldığını ileri sürerek, "Lokumlu Bisküvi" fikrinin ve "PÖTİVİÇ+Lokumlu Sandviç" ürün ismi ve slogan sahipliğinin tespiti ile TPMK nezdinde adına tescilini ve davalıların fikrini kullanmaları nedeniyle kullanım bedelinin tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava dilekçesindeki taleplerin mahkemenin görevine giren işlerden olmadığını, davacının tescil taleplerinin başvuru yerinin mahkeme değil, Türk Patent ve Marka Kurumu olduğunu, bu açıdan davacının mahkemeye dava açmakta hukuki bir yararının olmadığını, ayrıca davacının Türk Patent ve Marka Kurumunda tescili olmayan bir marka veya kullanım konusunda bedele ilişkin bir dava açmasının da mümkün olmadığını, Lokumlu Bisküvi fikrinin davacıya ait olan bir fikir olmadığını, Türk toplum hayatında genele yaygın bir kullanım olduğunu, ayrıca müvekkili şirket tarafından da böyle bir ürünün üretiminin yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacının huzurdaki davada taraf sıfatı ve hukuki yararının bulunmadığını, öncelikle davanın bu yönden reddi gerektiğini, davacının kendisinin bulduğunu iddia ettiği bisküvi arası lokum fikrinin TPMK nezdinde başka biri adına tescilli olduğunu, taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunmalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı olarak gösterilen Senye Lokum Ltd.Şti. adında bir şirket bulunmadığından, bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu dava şartı nedeniyle davanın reddine, davacının belirttiği fikir ve sloganların marka olarak tescili yönündeki talebinin muhatabının TPMK olduğu, mahkemenin böyle bir görevi bulunmadığı, davacının hak sahipliğinin tespiti ve alacak talepleri yönünden ise, bahsedilen fikir ve slogan üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığı, TPMK kayıtlarına göre bisküvili lokum patentinin dava dışı Küresel Şekerleme San.ve Tic.Ltd.Şti. adına tescilli olduğu, davalıların davacının herhangi bir hakkının ihlali niteliğinde bir eylemlerinin bulunmadığı gerekçeleriyle, diğer davalılara yönelik davanın da reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, “Lokumlu Bisküvi” fikrinin ve “Pötiviç+Lokumlu Sandviç” ürün ismi ve slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince farklı gerekçe ile esasen davacının tüm davalılar hakkında açmış olduğu davada aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.
2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616156000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz