Hak ediş
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1268 E. 2020/4360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ hakediş↗ hmk 297↗ zamanaşımı def'i↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada zamanaşımı itirazının süresinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacının hakedişlerinden davalı tarafça 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak zamanaşımı def'inin süresinde yapılmış olduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece her bir hak ediş ve ödeme tarihleri nazara alınmak suretiyle Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca, dava konusu alacak talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde, gerekçesi de belirtilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9830 E. 2015/10091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ibra · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının «ibra» edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13211 E. 2016/3538 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18056 E. 2015/3236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne, 2500 TL'nin 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3409 E. 2022/5928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10087 E. 2016/1618 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · internet bankacılığı · maktu vekalet ücreti · yargılama giderleri · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu kararda2- Asıl davada, davalı ...Ş. yönünden «husumetten» red kararı verilmiş olmasına rağmen, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/(2) maddesi gereğince «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı ... hakkında ceza sorşturmasında «takipsizlik» kararı verildiği, davalı ... hakkında kesinleşen beraat kararı bulunduğu, anılan bu davalıların kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine, davalı...A.Ş. yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davaların birleştirilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan mahkemece, her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
1- Asıl ve birleşen dava, «internet bankacılığı» işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2205 E. 2019/3693 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · bankacılık işlemleri · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında açıklanan gerekçeler ile, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının davalı banka hesabında bulunan 7.020.-TL'nın 23.08.2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298.maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun ve usulüne uygun hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4756 E. 2019/1678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, şirketin haklı nedenlerle feshine dair koşulların oluştuğuna, ayrıca davanın iki kez «takipsiz» bırakılması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini de belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiş ise de mahkemce uyumazlık ile ilgisi bulunmayan “şirketin haklı nedenle feshine” ilişkin bir hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1268 E. , 2020/4360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) bozmaya uyularak verilen 30.03.2018 tarih ve 2017/240-2018/196 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında iki ayrı personel taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeler kapsamında edimini yerine getirdiğini, sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa uyarınca gerekli şartları taşıyan özel işyeri sahiplerinin çalıştırdıkları işçiler için yatırmaları gereken prim tutarının %5'lik kısmının hazine tarafından karşılanacağını, müvekkilinin de bu yasada öngörülen şartları taşımasına rağmen davalının müvekkilinin hakedişlerinden %5'lik kesinti yaptığını ileri sürerek, şimdilik 143.633,11 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 169.943,68 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilince yapılan kesintilerin mevzuata uygun olduğunu, ihtirazi kayıt koymadan hakedişlerini alan ve daha sonra da süresi içinde bunlara itiraz etmeyen davacının bu davayı açamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada zamanaşımı itirazının süresinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacının hakedişlerinden davalı tarafça 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak zamanaşımı def'inin süresinde yapılmış olduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece her bir hak ediş ve ödeme tarihleri nazara alınmak suretiyle Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca, dava konusu alacak talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde, gerekçesi de belirtilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616143900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz