YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/551 E. 2020/4729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının "TİREMİS" ibareli başvuru markasıyla davacının muhtelif sınıflarda tescilli "MİS" ibareli markaları arasında 29. 30. 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1 sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusundaki TİRE ibaresinin İzmir'in bir ilçesi olması nedeniyle MİS ibaresinin asıl unsur olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde bu mal ve hizmetler yönünden her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu ihtimalinin doğacağı, belirtilen mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, "süt ve süt ürünleri" yönünden davacının MİS ibareli markasının tanınmış olduğu, davalının, davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağının ve başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2017-M-1691 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/44643 marka kapsamında bulunan, 29. sınıf, 30. sınıf, 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1.sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, aynı emtilar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalının 2016/44643 sayılı “TİREMİS” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet “MİS” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK. 8/1-b maddesi anlamında görsel, sescil ve anlamsal olarak bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince aynı gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Davacının itiraza mesnet “MİS” esas unsurlu markaları ile davalının “TİREMİS” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iltibas tehlikesi bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu davalı başvuru markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bu itibarla mahkemece taraf markalarındaki işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3146 E. 2019/4830 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9059 E. 2013/8122 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · infazda tereddüt · infaz · feragat · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… nın .... ve 42/...-(c) maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istenen markanın belirlenmesinden sonra tescil belgelerinin getirtilmesi, bundan sonra, tarafların sundukları «deliller değerlendirilip» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda anılan yasa hükmüne aykırı olarak «eksik incelemeye» dayalı ve «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının …
… davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalıya ait tanınmış MİS markasının salça emtiası yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Resmi Marka Gazetesi Özel Sayısında davalının 82327 sayılı markasının tanınmış marka olarak «ilan» edildiği görülmekte ise de, bu markanın tescil belgesi bulunmadığından salça emtiasında tescilli olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, anılan marka bilirkişi raporunda da inceleme konusu yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3157 E. 2024/5667 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1 sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusundaki TİRE ibaresinin İzmir'in bir ilçesi olması nedeniyle MİS ibaresinin asıl unsur olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde bu mal ve hizmetler yönünden her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu ihtimalinin doğacağı, belirtilen mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, "süt ve süt ürünleri" yönünden davacının MİS ibareli markasının tanınmış olduğu, davalının, davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağının ve başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2017-M-1691 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/44643 marka kapsamında bulunan, 29. sınıf, 30. sınıf, 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1.sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, aynı emtilar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… mesnet “MİS” esas unsurlu markaları ile davalının “TİREMİS” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, başvuru markasını gördüğünde derhal …
Benzer bu kararda… ının "miss çıtır " ibareli marka başvurusu ile davacının "Mis" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "miss çıtır" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "Mis" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu; tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının iltibas sonucuna varılmasına göre sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… turan "Mis" ibaresini aynen içerdiğini, taraf markları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunduğu gibi müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan aynı maddenin beşi,nci fıkrası şartlarının da oluştuğunu, dava konusu marka başvurunun kötü niyetli olduğ …
… er unsurlarla birlikte bütün itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında markaların karıştırılacak ölçüde benzer olmadıklarını, bu nedenle markalar arasında «iltibas» koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ının "miss çıtır " ibareli marka başvurusu ile davacının "Mis" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "miss çıtır" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "Mis" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu; tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının iltibas sonucuna varılmasına göre sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/551 E. , 2020/4729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09.05.2018 tarih ve 2017/164 E- 2018/169 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.11.2019 tarih ve 2018/1667 E- 2019/1234 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tanınmış "MİS" esas unsurlu 05, 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda tescilli seri markaları bulunduğunu, davalının 2016/44643 sayılı “TİREMİS” markasının 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili için TPMK'ya başvurduğunu, davacının başvurusuna yapılan itirazın önce Markalar Dairesi nihayetinde de YİDK tarafından reddedildiğini, Tire'nin İzmir’in bir ilçesi olduğunu, coğrafi yer bildirdiğinden herkes tarafından kullanıma açık olduğunu, markanın esas ve baskın unsurunun “MİS" ibaresi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin “MİS” markası ile dava konusu markanın ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 20.03.2017 tarih ve 2017-M-1691 sayılı kararının iptalini, 2016/44643 sayılı "TİREMİS" ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; kurum kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili; müvekkilinin başvuru markası ile davacıya ait markaların benzer olmadığını, başvuru markasında MİS ibaresinin baskın olarak kullanılmadığını, müvekkilinin Tire'de faaliyet gösterdiğini, iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının "TİREMİS" ibareli başvuru markasıyla davacının muhtelif sınıflarda tescilli "MİS" ibareli markaları arasında 29.
30. 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1 sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusundaki TİRE ibaresinin İzmir'in bir ilçesi olması nedeniyle MİS ibaresinin asıl unsur olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde bu mal ve hizmetler yönünden her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu ihtimalinin doğacağı, belirtilen mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, "süt ve süt ürünleri" yönünden davacının MİS ibareli markasının tanınmış olduğu, davalının, davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağının ve başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2017-M-1691 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/44643 marka kapsamında bulunan, 29.
sınıf, 30. sınıf, 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1.sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, aynı emtilar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalının 2016/44643 sayılı “TİREMİS” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet “MİS” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK. 8/1-b maddesi anlamında görsel, sescil ve anlamsal olarak bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince aynı gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Davacının itiraza mesnet “MİS” esas unsurlu markaları ile davalının “TİREMİS” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iltibas tehlikesi bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu davalı başvuru markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bu itibarla mahkemece taraf markalarındaki işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Boyacıoğulları Ömür Süt Ürünleri Tic.ve San. Ltd.Şti. vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615943800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz