YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3146 E. 2019/4830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davalı markası kapsamında kalan sınıflar açısından aynı/aynı tür mal/hizmetler tespit edilse de, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda, taraf markaları hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, YİDK kararının bu yönü ile yerinde olduğu, davacının dava konusu marka başvurusundan önce, “mis” ibareli markalarını tescilli olarak kullandığının, gerek TPMK kayıtlarından gerekse beyanlarından görüldüğünden, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, YİDK kararının bu yönü ile yerinde olduğu, davacının “mis” markasının süt ve süt ürünleri emtiaları açısından tanınmış marka olduğu, YİDK kararı bu yönü ile yerinde olmamakla birlikte ve taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, mahkemece taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davalının 2014/4458 no'lu başvurusunun “BAHÇE MİSS” ibaresinden oluştuğu ve 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilinin talep edildiği, davacının itiraza dayanak markalarının ise "MİS" esas unsurlu markalar olduğu ve her iki taraf markası arasında aynı ve benzer emtialar yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3157 E. 2024/5667 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaKarara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… ının "miss çıtır " ibareli marka başvurusu ile davacının "Mis" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "miss çıtır" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "Mis" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu; tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının iltibas sonucuna varılmasına göre sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… turan "Mis" ibaresini aynen içerdiğini, taraf markları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunduğu gibi müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan aynı maddenin beşi,nci fıkrası şartlarının da oluştuğunu, dava konusu marka başvurunun kötü niyetli olduğ …
… er unsurlarla birlikte bütün itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında markaların karıştırılacak ölçüde benzer olmadıklarını, bu nedenle markalar arasında «iltibas» koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "miss çıtır" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Mis" asıl unsurlu markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, Yargıtay 11.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/551 E. 2020/4729 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · ortalama tüketici · terkin · iltibas
Benzer bu kararda35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1 sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusundaki TİRE ibaresinin İzmir'in bir ilçesi olması nedeniyle MİS ibaresinin asıl unsur olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde bu mal ve hizmetler yönünden her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu ihtimalinin doğacağı, belirtilen mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, "süt ve süt ürünleri" yönünden davacının MİS ibareli markasının tanınmış olduğu, davalının, davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağının ve başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2017-M-1691 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/44643 marka kapsamında bulunan, 29. sınıf, 30. sınıf, 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 43/1.sınıfındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, aynı emtilar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… mesnet “MİS” esas unsurlu markaları ile davalının “TİREMİS” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, başvuru markasını gördüğünde derhal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9059 E. 2013/8122 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · infazda tereddüt · infaz · feragat · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… nın .... ve 42/...-(c) maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istenen markanın belirlenmesinden sonra tescil belgelerinin getirtilmesi, bundan sonra, tarafların sundukları «deliller değerlendirilip» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda anılan yasa hükmüne aykırı olarak «eksik incelemeye» dayalı ve «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının …
… davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalıya ait tanınmış MİS markasının salça emtiası yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Resmi Marka Gazetesi Özel Sayısında davalının 82327 sayılı markasının tanınmış marka olarak «ilan» edildiği görülmekte ise de, bu markanın tescil belgesi bulunmadığından salça emtiasında tescilli olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, anılan marka bilirkişi raporunda da inceleme konusu yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3146 E. , 2019/4830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/07/2017 tarih ve 2016/136 E. - 2017/369 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2018 tarih ve 2017/1635- 2018/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 123752, 124197, 124195, 124397, 131142, 140280, 98086, 162920, 165971, 99196, 99 011074, 2007 38280, 2007 38281, 98364, 99 011071, 99 018236, 2008 69710, 2008 69711 sayılı ve "mis", "mis", "mis", "mis", "mis", "mis", "mis", "mis fresko", "mis kalsiyum plus", "mis kefir", "mis ne-fıs", "mis süt 1 litre saf doğal süt şekil", "mis süt 1/2 yağlı 1 litre saf doğal süt şekil", "mis tropikana", "mis çocuk", "mis şekil", "doğal mis süt şekil", "doğal mis süt şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “BAHÇE MİSS” ibaresini, 29, 30 ve 43. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2014/44581 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı TPMK YİDK'nın 2016-M-1472 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa dava konusu markanın, müvekkilinin “MİS” markasını içererek oluşturulduğunu, “BAHÇE” ibaresinin ise tescili istenen ürünler açısından cins adı olduğundan markaya ayırt edicilik katmadığını, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, bu sınıfta yer alan ürünleri alışverişte tercih eden tüketicilerin fazla zaman ayırmadan ve dikkat göstermeden satın aldıklarını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde bir benzerlik olmadığını, müvekkilinin markasındaki “MİSS” ibaresinin İngilizce bir kelime olduğunu dolayısıyla dil kökeni, anlam ve yazım olarak hiç bir benzerlik bulunmadığını, markadaki hakim unsurun “BAHÇE” kelimesi olduğunu, “MİSS” ibaresinin ise tali unsur bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı markası kapsamında kalan sınıflar açısından aynı/aynı tür mal/hizmetler tespit edilse de, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda, taraf markaları hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, YİDK kararının bu yönü ile yerinde olduğu, davacının dava konusu marka başvurusundan önce, “mis” ibareli markalarını tescilli olarak kullandığının, gerek TPMK kayıtlarından gerekse beyanlarından görüldüğünden, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, YİDK kararının bu yönü ile yerinde olduğu, davacının “mis” markasının süt ve süt ürünleri emtiaları açısından tanınmış marka olduğu, YİDK kararı bu yönü ile yerinde olmamakla birlikte ve taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, mahkemece taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davalının 2014/4458 no'lu başvurusunun “BAHÇE MİSS” ibaresinden oluştuğu ve 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilinin talep edildiği, davacının itiraza dayanak markalarının ise "MİS" esas unsurlu markalar olduğu ve her iki taraf markası arasında aynı ve benzer emtialar yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517341000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz