Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5375 E. 2020/3541 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı def'i↗ olumsuz oy↗ def'i↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının iş akdinin isteği dışında sonlandırıldığı, davalının sigorta poliçesi gereği işsiz kaldığı dönemle ilgili davacıya tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin 1.000.- TL'sine 21.05.2015 dava tarihinden, 29.000.-TL'sine 31.05.2017 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Dava, gelir koruma sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yan, tazminat talebini 31.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile yükseltmiş ve davalı tarafça ıslah talebine karşı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de bu konuda mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı def'i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi ve daha sonra işin esasının çözüme kavuşturulması gerektirken; anılan husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ıslahla arttırılan kısma ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/605 E. 2018/7927 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının iş akdinin isteği dışında sonlandırıldığı, davalının «sigorta poliçesi» gereği işsiz kaldığı dönemle ilgili davacıya tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin 1.000.- TL'sine 21.05.2015 dava tarihinden, 29.000.-TL'sine 31.05.2017 «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan, tazminat talebini 31.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile yükseltmiş ve davalı tarafça ıslah talebine karşı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş ise de bu konuda mahkemece olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davalı vekilinin «ıslaha» karşı «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi ve daha sonra işin esasının çözüme kavuşturulması gerektirken; anılan husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, b …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının hissesi oranında 600.000,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın 250.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 350.000,00 TL'sine ise «ıslah» tarihi olan 30/12/2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının hissesi oranında 600.000,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın 250.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 350.000,00 TL'sine ise «ıslah» tarihi olan 30/12/2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1748 E. 2023/1465 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · ıslah · sigorta poliçesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı yan, tazminat talebini 31.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile yükseltmiş ve davalı tarafça ıslah talebine karşı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş ise de bu konuda mahkemece olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davalı vekilinin «ıslaha» karşı «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi ve daha sonra işin esasının çözüme kavuşturulması gerektirken; anılan husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, b …
Mahkemece, davacının iş akdinin isteği dışında sonlandırıldığı, davalının «sigorta poliçesi» gereği işsiz kaldığı dönemle ilgili davacıya tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin 1.000.- TL'sine 21.05.2015 dava tarihinden, 29.000.-TL'sine 31.05.2017 «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 23.09.2020 tarih, 2018/5375 E. ve 2020/3541 K. sayılı kararıyla «ıslah» talebine karşı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu, mahkemece bu hususta olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 20.06.2017 tarih, 2016/1678 E. ve 2017/472 K. sayılı kararı ile davacının iş akdinin isteği dışında sonlandırıldığı, davalının «sigorta poliçesi» gereği işsiz kaldığı dönemle ilgili davacıya tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine 21.05.2015 dava tarihinden, 29.000 TL'sine 31.05.2017 «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… Verilen Karar Mahkemenin 02.12.2021 tarih, 2021/1 E. ve 2021/528 K. sayılı kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesine göre «sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemlerin alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, «rizikonun» 31.10.2014 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun 30.01.2015 tarihinde reddedildiği, ret ile birlikte alacağın aynı tarihte muaccel olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin 31.05.2017 tarihinde ileri sürüldüğü, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra davacı vekilince davanın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · hakkaniyet · muacceliyet · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… Verilen Karar Mahkemenin 02.12.2021 tarih, 2021/1 E. ve 2021/528 K. sayılı kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesine göre «sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemlerin alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, «rizikonun» 31.10.2014 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun 30.01.2015 tarihinde reddedildiği, ret ile birlikte alacağın aynı tarihte muaccel olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin 31.05.2017 tarihinde ileri sürüldüğü, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra davacı vekilince davanın …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 21.05.2015 tarihinde açıldığını, «görevsizlik» kararı nedeniyle davanın ancak 25.07.2016 tarihinde esasının incelenebildiğini, bir yıldan fazla davanın esası ile ilgili inceleme yapılamadığını, altı yıl dolmadan «ıslah» edildiğini, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddinin «hakkaniyete» uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5375 E. , 2020/3541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Tüketici Mahkemesince verilen 20.06.2017 tarih 2016/1678- 2017/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.09.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile gelir koruma sigorta poliçesi imzaladığını, iş sözleşmesinin işvereni tarafından feshedilmesi üzerine işsizlik tazminatını almak için davalıya müracaat ettiğini ancak talebinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.- TL sigorta alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;ıslahla talebini 30.000.- TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş akdinin isteği dışında sonlandırıldığı, davalının sigorta poliçesi gereği işsiz kaldığı dönemle ilgili davacıya tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin 1.000.- TL'sine 21.05.2015 dava tarihinden, 29.000.-TL'sine 31.05.2017 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Dava, gelir koruma sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yan, tazminat talebini 31.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile yükseltmiş ve davalı tarafça ıslah talebine karşı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de bu konuda mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı def'i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi ve daha sonra işin esasının çözüme kavuşturulması gerektirken; anılan husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ıslahla arttırılan kısma ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmğn temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ıslahla arttırılan kısma ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615678500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz