Iç yönerge
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1692 E. 2020/3293 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iç yönerge↗ ticaret unvanının terkini↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ticaret unvanının, yasal sınırlar içinde ve ticaret unvanı fonksiyonunu aşacak şekilde kullanıldığını gösteren herhangi bir belge ve delil sunulmadığından, “MESA” ibaresinin ticaret unvanı içerisinde kullanımının davacıların markalarına tecavüz oluşturmadığı, bununla birlikte, “MESA” ibaresinin hem davacı şirketlerin hem de davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının da aynı ya da benzer olduğu, bu nedenle TTK 52/1. maddesi hükmü uyarınca davalının ticaret unvanından “MESA” ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde, giderleri davalıdan alınmak suretiyle ilanına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir
Karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,“MESA” ibaresinin hem davacı şirketlerin hem de davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının da aynı ya da benzer olduğu, bu nedenle "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince davalının ticaret unvanından terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise davanın açıldığı 10.03.2017 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-e maddesi uyarınca, ticaret unvanının sadece unvan biçiminde kullanılması durumunda dahi marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, mahkemece davalı şirketin "Mesa" ibaresini, davacı şirketlerin markalarıyla aynı alanda ticaret unvanı olarak kullanmasının, davacıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıların marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men’ine, davalının ticaret ünvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde giderleri davalıdan alınmak suretiyle ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dava, marka hakkına ve ticaret unvanına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ticaret unvanının terki istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar davalının markasal kullanımı bulunmasa da 6769 sayılı SMK'nın 29/1-a ve 7/3-e maddeleri uyarınca tek başına davacı adına tescilli markanın benzerinin ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve reddine karar verilmiş ise de, SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği m.7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmü işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabilecektir. Zira m.7/3'de işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceği hükme bağlanmıştır. Marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilen işaretin markasal olarak kullanılmasıdır. Diğer taraftan, SMK'nın 7/3-e maddesinin gerekçesinde söz konusu düzenleme ile 2015/2436 sayılı A.B. Marka Yönergesiyle uyum sağlandığından bahsedilmiş olup, Yönerge'nin 3. maddesinde yer alan hükmün, yine Yönerge'nin genel gerekçesi no 19'daki açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, ticaret unvanı ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde olmasına rağmen, hatalı gerekçe ile tek başına ticaret unvanının tescil ettirilmiş olmasının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabul edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3483 E. 2023/3899 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ilinin istinaf başvurusu yönünden ise davanın açıldığı 10.03.2017 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-e maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» sadece unvan biçiminde kullanılması durumunda dahi «marka hakkına tecavüz» teşkil edeceği, mahkemece davalı şirketin "Mesa" ibaresini, davacı şirketlerin markalarıyla aynı alanda ticaret unvanı olarak kullanmasının, davacıların marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıların marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men’ine, davalının ticaret ünvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde giderleri davalıdan alınmak suretiyle «ilanına» karar verilmiştir.
… rarda, usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava, marka hakkına ve «ticaret unvanına» dayalı olarak «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i ve «ticaret unvanının terki» istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «ticaret unvanının», yasal sınırlar içinde ve ticaret unvanı fonksiyonunu aşacak şekilde kullanıldığını gösteren herhangi bir belge ve delil sunulmadığından, “MESA” ibaresinin ticaret unvanı içerisinde kullanımının davacıların markalarına tecavüz oluşturmadığı, bununla birlikte, “MESA” ibaresinin hem davacı şirketlerin hem de davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının da aynı ya da benzer olduğu, bu nedenle TTK 52/1. maddesi hükmü uyarınca davalının ticaret unvanından “MESA” ibaresinin «terkini» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde, giderleri davalıdan alınmak suretiyle «ilanına», fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir Karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Benzer bu kararda… ığı 10.03.2017 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, «ticaret unvanının» sadece unvan biçiminde kullanılması durumunda dahi «marka hakkına tecavüz» teşkil edeceği, Mahkemece davalı şirketin "Mesa" ibaresini, davacı şirketlerin markalarıyla aynı alanda ticaret unvanı olarak kullanmasının, davacıların marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının, davacıların marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men’ine, davalının ticaret unvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ticaret unvanından terkinine, 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde, giderleri davalıdan alınmak suretiyle «ilanına» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2017 tarih, 2017/94 E. ve 2017/603 K. sayılı kararı ile davalı «ticaret unvanının», yasal sınırlar içinde ve ticaret unvanı fonksiyonunu aşacak şekilde kullanıldığını gösteren herhangi bir belge ve delil sunulmadığından, “MESA” ibaresinin ticaret unvanı içerisinde kullanımının davacıların markalarına tecavüz oluşturmadığı, bununla birlikte, “MESA” ibaresinin hem davacı şirketlerin hem de davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının da aynı ya da benzer olduğu, bu nedenle 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının ticaret unvanından “MESA” ibaresinin «terkini» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ticaret unvanından terkinine, 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde, giderleri davalıdan alınmak suretiyle «ilanına», fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… an verilen nihai kararda, usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. .... «ticaret unvanı» ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · direnme kararı · ikrar · garantörlük · taşıyan · tacir
Benzer bu kararda… et gösterdiği hizmet sektörünün davacıların markalarının kapsamındaki hizmet sınıfları ile benzer olduğu, bunun sonucu olarak; davacılara ait marka ile davalıya ait «ticaret unvanı» arasında, sunulan hizmetin kaynağı hakkında karışıklık söz konusu olabileceği gibi sunulan hizmetin diğerlerinden ayırt edilmesi işlevini haiz olma ihtimalinin bulunması nedeniyle davalıya ait ticaret unvanının, hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali yanında davacılara ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunduğu, zira hizmet sınıflarında kullanılan markalarda, marka işaretinin konulabileceği somut bir ürün bulunmadığından bu işaretin hizmetin sunulduğu bina, araç, gereç, basılı evraklar vb. tanıtma vasıtalarıyla kullanımının mümkün olduğu, bu sebeple mal sınıflarında tescilli markaların aynı malı üreten bir «tacirin» ticaret unvanına karşı korunmaları ile hizmet sınıfında tescilli bir markanın aynı hizmeti sunan bir tacirin ticaret unvanına karşı korunmasının aynı özellikleri taşımayacağı, her ne kadar Özel Dairece, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde yer alan işaretin ticaret alanında kullanılmasından markasal kullanımın kastedildiği, bu kapsamda 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yaptığı yollama ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi anlamında «marka hakkına tecavüzün» söz konusu olabilmesi için davalı tarafça unvanın markasal kullanımının zorunlu olduğu belirtilmiş ise de; hizmet sektöründe faaliyet gösteren davalının, davacıların markalarındaki işaretin aynısını «taşıyan» ticaret unvanını hizmetin sunumu sırasında işletmesinin tabelası, fiyat listesi, kataloglar, reklam afişleri, «ilanlar», servis arabaları, iş makineleri ve personel kıyafetleri gibi gereçler üzerinde kullanması durumunda, tescil edildiği şekilde kullansa dahi davacılara ait markaların işlevlerinin zarar görme ihtimallerinin bulunduğu, davalının sunacağı bu hizmetlerin davacıların markaları kapsamında yapılan hizmetler olarak algılanabileceği, ayrıca 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yaptığı yollama ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında marka hakkına tecavüzün söz konusu olabilmesi için hem Kanun'un açık ifadesinden hem de mehaz düzenlemelerden çıkarılan sonuçlardan hareketle ticaret unvanının markasal kullanımı zorunlu olmadığı, bu bağlamda markasal kullanımın yanında, tecavüz iddiasının söz konusu olduğu markaların işlevlerinin zarar görme ihtimallerinin mevcudiyeti durumunda da marka hakkına tecavüzden söz edilebileceği, bu itibarla davacılara ait markalardaki esas unsur olan "MESA" ibaresinin, markaların tescilli olduğu hizmetlerdeki faaliyetler sırasında davalının ticaret unvanında aynen kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yaptığı yollama ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince davacıların marka haklarına tecavüz teşkil etmekte olup davalının bu eylemi, davacılar tarafından marka haklarına dayalı olarak yasaklanabileceği, hal böyle olunca; davacılara ait markalardaki esas unsur olan "MESA" ibaresinin, davalının ticaret unvanının ek ve asıl unsuru olarak faaliyette olduğu hizmet sektöründe kullanımının, davacılara ait marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu..'' gerekçesi ile «direnme» kararı yerinde bulunarak bozma nedeni dikkate alındığında karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir «ticaret unvanının» kullanılmasının, «marka hakkına tecavüz» teşkil etmesi için kullanımın ticaret sırasında olması, kullanım konusunda marka sahibinin izninin olmaması, kullanımın markanın tescil edildiği mallarla/hizmetlerle aynı veya benzer mallar/hizmetler için olması veya aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte olması ve kullanımın markanın işlevlerini, özellikle tüketicilere malların veya hizmetlerin kaynağını «garanti» etme yönündeki temel işlevini yerine getirmeye müsait olması gerektiği, tarafların "reklamcılık hizmetleri" alanında faaliyet gösterdiği somut olayın özellikleri de nazara alınarak, 6769 sayılı Kanun'un anılan maddelerinin yürürlüğe girmesiyle, artık ticaret unvanının sadece unvan biçiminde "kullanılmasının" dahi, marka hakkına tecavüz teşkil edeceği sonucuna varıldığı, bu durumda marka hakkına tecavüzden bahsedilebilmesi için ticaret unvanının markasal biçimde kullanılmasına gerek olmadığı, somut uyuşmazlıkta da davalı şirketin faaliyet konuları, davacı markalarının tescili kapsamında bulunan hizmetlerle aynı ya da benzer türde olup, bu bilgiler kök bilirkişi raporunda da verildiği, ayrıca davalı şirket vekili, müvekkilinin ticaret unvanını hizmet sınıfında kullandığını, cevap dilekçesinde açıkça «ikrar» da ettiği, davacıların "MESA" ibareli markaları (davacı ...
Holding A.Ş. yönünden 01.10.2013), davalının «ticaret unvanının» tescil edildiği 15.08.2016 tarihinden çok daha önce tescil edildiği, bu haliyle ortalama yararlanıcı kitlesinin davalı tarafından sunulan reklamcılık hizmetlerinin, davacı marka sahipleri tarafından sunulduğu şeklinde, hizmetin kaynağına yönelik karışıklık yaşama ve tarafların «ticari işletmeleri» arasında bağlantı kurma ihtimali çok güçlü olduğu, dolayısıyla davalının reklamcılık hizmetlerinin sunumunda ticari kaynağı gösterecek biçimde unvanını kullanmasının davacıların «marka hakkına tecavüz» teşkil edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1692 E. , 2020/3293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/94 E- 2017/603 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17/01/2019 tarih ve 2018/681 E- 2019/32 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, "MESA" ibaresinin 1969 yılından bu yana müvekkili Mesa Mesken Sanayi A.Ş.’nin ve daha sonra kurulmuş şirketler topluluğuna dahil diğer şirketlerin ticaret unvanında kullanıldığını ve her iki müvekkilinin de markası olarak tescil edildiğini, davalının "MESA" ibaresini kullanarak markaya tecavüz yarattığını ileri sürerek, davalının müvekkillerinin marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men’ine, “MESA” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini ile her türlü kullanımına son verilmesine, hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin “Mesa Dizayn ve Reklam Tic. Ltd. Şti.” unvanı altında reklam hizmetleri verdiğini, bu hizmetlerin içeriğinin ise daha çok vitrin tasarımı, dijital baskı, matbaa ve promosyon ürünleri gibi reklam hizmetlerinden oluştuğunu, “Mesa” ibaresinin müvekkili şirket tarafından markasal kullanımının söz konusu olmadığını, sadece ticaret unvanı içinde “Mesa” ibaresinin mevcut olmasının, marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunmadığını, tarafların faaliyet gösterdiği ticari alanların, kesinlikle aynı veya benzer olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ticaret unvanının, yasal sınırlar içinde ve ticaret unvanı fonksiyonunu aşacak şekilde kullanıldığını gösteren herhangi bir belge ve delil sunulmadığından, “MESA” ibaresinin ticaret unvanı içerisinde kullanımının davacıların markalarına tecavüz oluşturmadığı, bununla birlikte, “MESA” ibaresinin hem davacı şirketlerin hem de davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının da aynı ya da benzer olduğu, bu nedenle TTK 52/1. maddesi hükmü uyarınca davalının ticaret unvanından “MESA” ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde, giderleri davalıdan alınmak suretiyle ilanına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir
Karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,“MESA” ibaresinin hem davacı şirketlerin hem de davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının da aynı ya da benzer olduğu, bu nedenle "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince davalının ticaret unvanından terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise davanın açıldığı 10.03.2017 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-e maddesi uyarınca, ticaret unvanının sadece unvan biçiminde kullanılması durumunda dahi marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, mahkemece davalı şirketin "Mesa" ibaresini, davacı şirketlerin markalarıyla aynı alanda ticaret unvanı olarak kullanmasının, davacıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıların marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men’ine, davalının ticaret ünvanında yer alan ve davacının marka ibaresini oluşturan "MESA" ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan satış oranları yüksek 5 gazeteden birinde giderleri davalıdan alınmak suretiyle ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dava, marka hakkına ve ticaret unvanına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ticaret unvanının terki istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar davalının markasal kullanımı bulunmasa da 6769 sayılı SMK'nın 29/1-a ve 7/3-e maddeleri uyarınca tek başına davacı adına tescilli markanın benzerinin ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve reddine karar verilmiş ise de, SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği m.7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmü işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabilecektir. Zira m.7/3'de işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceği hükme bağlanmıştır. Marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilen işaretin markasal olarak kullanılmasıdır.
Diğer taraftan, SMK'nın 7/3-e maddesinin gerekçesinde söz konusu düzenleme ile 2015/2436 sayılı A.B. Marka Yönergesiyle uyum sağlandığından bahsedilmiş olup, Yönerge'nin 3. maddesinde yer alan hükmün, yine Yönerge'nin genel gerekçesi no 19'daki açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, ticaret unvanı ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde olmasına rağmen, hatalı gerekçe ile tek başına ticaret unvanının tescil ettirilmiş olmasının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabul edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
SMK'nun 29/a maddesi delaletiyle 7/3.e maddesinin açık hükmüne uygun BAM kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/608436200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz