İpotek
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2407 E. 2020/4454 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşterek ve müteselsil kefalet↗ temerrüt ve faiz başlangıcı↗ ipotek akit tablosu↗ ipotek limiti↗ müteselsil kefalet↗ faiz başlangıç tarihi↗ kefalet limiti↗ akdi faiz↗ bsmv↗ temerrüt tarihi↗ mirasçılık↗ ipotek↗ iş bölümü↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı mirasçılar hakkında, 570.000.-TL asıl alacak, 6.734.233,32 TL faiz, 336.711,65 TL BSMV olmak üzere toplam 7.649,144,97 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı banka ile dava dışı Kutup Yıldızı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan 1.625.000.-USD limitli kredi sözleşmesinde murisin imzasının bulunmadığı, dosyada mevcut ipotek belgeleri incelendiğinde, ipoteğin dava dışı borçlu şirketin kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiği, ipotek ile birlikte ipotek limiti miktarınca müştereken ve müteselsilen kefalet verildiği, ipotek tutarları toplamının 570.000 TL olduğu, alacaklı bankanın talebi üzerine 210.000.-TL limitli ipotekli taşınmazın paraya çevrildiği, yapılan tahsilat düşüldükten sonra kalan borcun 360.000.-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin takip tarihi olan 11.09.2007 tarihi olduğu ve ipotek belgelerine göre 360.000.-TL tutarında teminat verildiği, döviz ile kefalette kefalet limiti hesabının, kat tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak yapılması gerektiğinden buna göre yapılan hesaplamada 360.000.-TL’lik kefalet limitinin USD cinsinden değerinin hesap kesim tarihinde 664.693,50 USD olduğu, dava dışı şirketin hesap kesim tarihindeki borcunun 200.963,60.-USD olduğu dikkate alındığında kefilin hesap kesim tarihi itibariyle bu tutardan sorumlu olduğu, muris, genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer almadığından, ipotek akit tablosu BSMV’yi kapsamadığından, davalıların BSMV'den sorumlu olmayacağı, kefilin sorumluluğunun 360.000.-TL ile sınırlı olduğu kabul edilerek 200.963,60 USD karşılığı 261.654,60 TL asıl alacak ve 98.345,40 TL işlemiş faiz olmak üzere, kefilin kefaletinin üst sınır ipoteklerinin sınırı olan 360.000.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2007/14088 esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 261.654,60 TL asıl alacak ve 98.345,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 360.000.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 48,79 oranında temerrüt faizi işletilmesine, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı banka vekilinin, temerrüt faizinin başlangıç tarihi, faiz oranı, kefalet miktarı ve aleyhe hükmedilen vekalet ücreti yönünden yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu, murisin kefaletinin 360.000.-TL'lik üst sınır ipotek miktarı ile sınırlı olduğu, takiple temerrüde düşüldüğünden, temerrüt faizinin takipten itibaren başlatılarak, asıl alacağa temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden itibaren de temerrüt faizi işletilmek suretiyle tanzim olunan 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik ve muhakeme hukuku ile maddi hukuka bir aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Mahkemece, icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar olan bölüm için temerrüt faiz oranı olarak, TCMB tarafından yayınlanan “Bankalarca Açılan Kredilere Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranları” listesinde yer alan oran esas alınmış ise de, temerrüt faizinin kararlaştırılmadığı veya tespit edilemediği durumlarda aynı dönem içinde devlet bankalarının aynı tip ticari kredilere uygulamış olduğu temerrüt faiz oranının sorularak, bu bankalarca bildirilen temerrüt faizi ortalaması bulunmak suretiyle icra takip tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt faizine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6496 E. 2023/6151 K.
Ortak:ipotek akit tablosu · ipotek limiti · müteselsil kefalet · kefalet limiti · akdi faiz · temerrüt tarihi · mirasçılık · ipotek
İncelediğiniz karardaŞti. arasında imzalanan 1.625.000.-USD limitli «kredi sözleşmesinde» murisin imzasının bulunmadığı, dosyada mevcut «ipotek» belgeleri incelendiğinde, ipoteğin dava dışı borçlu şirketin kullandığı/kullanacağı kredilerin «teminatı» olarak verildiği, ipotek ile birlikte «ipotek limiti» miktarınca müştereken ve «müteselsilen kefalet» verildiği, ipotek tutarları toplamının 570.000 TL olduğu, alacaklı bankanın talebi üzerine 210.000.-TL limitli ipotekli taşınmazın paraya çevrildiği, yapılan tahsilat düşüldükten sonra kalan borcun 360.000.-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, «temerrüt tarihinin» takip tarihi olan 11.09.2007 tarihi olduğu ve ipotek belgelerine göre 360.000.-TL tutarında teminat verildiği, döviz ile kefalette «kefalet limiti» hesabının, kat tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak yapılması gerektiğinden buna göre yapılan hesaplamada 360.000.-TL’lik kefalet limitinin USD cinsinden değerinin hesap kesim tarihinde 664.693,50 USD olduğu, dava dışı şirketin hesap kesim tarihindeki borcunun 200.963,60.-USD olduğu dikkate alındığında «kefilin» hesap kesim tarihi itibariyle bu tutardan sorumlu olduğu, muris, «genel kredi sözleşmesinde» kefil olarak yer almadığından, «ipotek akit tablosu» BSMV’yi kapsamadığından, davalıların BSMV'den sorumlu olmayacağı, kefilin sorumluluğunun 360.000.-TL ile sınırlı olduğu kabul edilerek 200.963,60 USD karşılığı 261.654,60 TL «asıl alacak» ve 98.345,40 TL «işlemiş faiz» olmak üzere, kefilin kefaletinin üst sınır ipoteklerinin sınırı olan 360.000.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 11.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı banka vekilinin, «temerrüt faizinin başlangıç tarihi», faiz oranı, «kefalet» miktarı ve aleyhe hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden yerel mahkeme kararına karşı «istinaf yoluna başvurduğu», murisin kefaletinin 360.000.-TL'lik üst sınır «ipotek» miktarı ile sınırlı olduğu, takiple temerrüde düşüldüğünden, temerrüt faizinin takipten itibaren başlatılarak, asıl alacağa «temerrüt tarihine» kadar «akdi faiz», temerrüt tarihinden itibaren de temerrüt faizi işletilmek suretiyle tanzim olunan 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne dai …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı «mirasçılar» hakkında, 570.000.-TL «asıl alacak», 6.734.233,32 TL faiz, 336.711,65 TL BSMV olmak üzere toplam 7.649,144,97 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı banka ile dava dışı Kutup Yıldızı ....
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli, 2011/346 E. ve 2017/695 K. sayılı kararıyla; davalı «mirasçılar» hakkında, 570.000,00 TL «asıl alacak», 6.734.233,32 TL faiz, 336.711,65 TL BSMV olmak üzere toplam 7.649,144,97 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı banka ile dava dışı şirketle arasında imzalanan 1.625.000,00 USD limitli «kredi sözleşmesinde» murisin imzasının bulunmadığı, dosyada mevcut «ipotek» belgeleri incelendiğinde, ipoteğin dava dışı borçlu şirketin kullandığı/kullanacağı kredilerin «teminatı» olarak verildiği, ipotek ile birlikte «ipotek limiti» miktarınca müştereken ve «müteselsilen kefalet» verildiği, ipotek tutarları toplamının 570.000,00 TL olduğu, alacaklı bankanın talebi üzerine 210.000,00 TL limitli ipotekli taşınmazın paraya çevrildiği, yapılan tahsilat düşüldükten sonra kalan borcun 360.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, «temerrüt tarihinin» takip tarihi olan 11.09.2007 tarihi olduğu ve ipotek belgelerine göre 360.000,00 TL tutarında teminat verildiği, döviz ile kefalette «kefalet limiti» hesabının, kat tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak yapılması gerektiğinden buna göre yapılan hesaplamada 360.000,00 TL’lik kefalet limitinin USD cinsinden değerinin hesap kesim tarihinde 664.693,50 USD olduğu, dava dışı şirketin hesap kesim tarihindeki borcunun 200.963,60 USD olduğu dikkate alındığında «kefilin» hesap kesim tarihi itibariyle bu tutardan sorumlu olduğu, muris, «genel kredi sözleşmesinde» kefil olarak yer almadığından, «ipotek akit tablosu» BSMV’yi kapsamadığından, davalıların BSMV'den sorumlu olmayacağı, kefilin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olduğu kabul edilerek 200.963,60 USD karşılığı 261.654,60 TL asıl alacak ve 98.345,40 TL «işlemiş faiz» olmak üzere, kefilin kefaletinin üst sınır ipoteklerinin sınırı olan 360.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 11.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından dava dışı şirket lehine kullandırılan krediye «teminat» olarak, mülkiyeti davalıların murisi olan Memnune Kalkavan'a ait taşınmazlar üzerine toplam 360.000,00 TL tutarlı «ipotek» tesis edildiğini, ayrıca davalıların murisinin ipotek resmi senedinde ipotek verdiği şirketin borçları için ipotek bedeli kadar müşterek ve «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine muris Memnune Kalkavan'a «hesap kat ihtarnamesi» gönderilerek, muris hakkında «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlatıldığını, Memnune Kalkavan'ın ölümü üzerine «mirasçılar» aleyhine takibe devam edildiğini, ipotek borçlusunun imzaladığı «ipotek akit tablosunda», muris ipotek bedeli kadar müşterek ve «müteselsil sorumluluk» altına girdiğinden, mirasçı davalılar hakkında «kefaletten» kaynaklanan borç nedeniyle toplam 7.640.944,97 TL alacağın tahsili istemiyle «ilamsız takip» başlatıldığını, borçluların haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin «kefaletinin» yasanın aradığı «şekil şartlarına» uygun olmadığından «geçersiz» olduğunu, kefalet geçerli olsa bile, «rehinle temin edilmiş alacakta» önce «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapılması gerektiğini, «kefilin» sorumluluğunun «ipotek» miktarı ile sınırlı olduğunu, ipotek miktarını aşan kısım için kefilin «mirasçılarının sorumlu» olmadıklarını, dava dilekçesinde murisin 360.000,00 TL'ye kefil olduğundan bahsedilmesine karşın «asıl alacak» olarak 570.000,00 TL üzerinden takip açıldığını, murisin «kredi sözleşmesinden» değil, «ipotek limiti» ile sınırlı kefaletten dolayı sorumlu olduğunu, ipotek limiti olan 360.000,00 TL'yi aşan bir bedelin hangi nam adı altında olursa olsun kefilin mirasçılarından talep edilemeyeceğini, «genel kredi sözleşmesinde» imzası bulunmayan kefilin mirasçılarından BSMV ve %155 «temerrüt faizi» istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmiş alacak · mirasçının sorumluluğu · hesap kat ihtarnamesi · rehnin paraya çevrilmesi · ilamsız takip · kat ihtarnamesi · şekil şartı · taleple bağlılık
Benzer bu karardaCEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin «kefaletinin» yasanın aradığı «şekil şartlarına» uygun olmadığından «geçersiz» olduğunu, kefalet geçerli olsa bile, «rehinle temin edilmiş alacakta» önce «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapılması gerektiğini, «kefilin» sorumluluğunun «ipotek» miktarı ile sınırlı olduğunu, ipotek miktarını aşan kısım için kefilin «mirasçılarının sorumlu» olmadıklarını, dava dilekçesinde murisin 360.000,00 TL'ye kefil olduğundan bahsedilmesine karşın «asıl alacak» olarak 570.000,00 TL üzerinden takip açıldığını, murisin «kredi sözleşmesinden» değil, «ipotek limiti» ile sınırlı kefaletten dolayı sorumlu olduğunu, ipotek limiti olan 360.000,00 TL'yi aşan bir bedelin hangi nam adı altında olursa olsun kefilin mirasçılarından talep edilemeyeceğini, «genel kredi sözleşmesinde» imzası bulunmayan kefilin mirasçılarından BSMV ve %155 «temerrüt faizi» istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından dava dışı şirket lehine kullandırılan krediye «teminat» olarak, mülkiyeti davalıların murisi olan Memnune Kalkavan'a ait taşınmazlar üzerine toplam 360.000,00 TL tutarlı «ipotek» tesis edildiğini, ayrıca davalıların murisinin ipotek resmi senedinde ipotek verdiği şirketin borçları için ipotek bedeli kadar müşterek ve «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine muris Memnune Kalkavan'a «hesap kat ihtarnamesi» gönderilerek, muris hakkında «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlatıldığını, Memnune Kalkavan'ın ölümü üzerine «mirasçılar» aleyhine takibe devam edildiğini, ipotek borçlusunun imzaladığı «ipotek akit tablosunda», muris ipotek bedeli kadar müşterek ve «müteselsil sorumluluk» altına girdiğinden, mirasçı davalılar hakkında «kefaletten» kaynaklanan borç nedeniyle toplam 7.640.944,97 TL alacağın tahsili istemiyle «ilamsız takip» başlatıldığını, borçluların haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin bozma ilamı öncesi oluşturulan kararda asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,79 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verildiği, bozma ilamı içeriğine uygun olarak hesaplanmış oranın yıllık %40,33 olduğu, davalıların istinaf kanun yoluna ve akabinde temyiz kanun yoluna başvurmadığı, davacı aleyhine olacak şekilde İlk Derece Mahkemesinde belirtilen faizden daha az olanına karar verilebilmesi mümkün olmadığı, usul hukukunda reformatio in peius olarak bilinen temel usul kaidesi uyarınca kanun yoluna başvuran davacının, İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karardan daha «olumsuz» bir duruma düşürülmemesi gerektiği, esasen bu ilkenin tasarruf ilkesi ve ona bağlı olarak «taleple bağlılık» ilkesinin bir gereği olarak ortaya çıkmış olduğu, hal böyle olunca mahkemenin oluşturmuş olduğu 08.06.2017 tarihli kısa karar içeriğiyle tamamen bağlı kalındığı, y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14847 E. 2011/7423 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı banka vekilinin, «temerrüt faizinin başlangıç tarihi», faiz oranı, «kefalet» miktarı ve aleyhe hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden yerel mahkeme kararına karşı «istinaf yoluna başvurduğu», murisin kefaletinin 360.000.-TL'lik üst sınır «ipotek» miktarı ile sınırlı olduğu, takiple temerrüde düşüldüğünden, temerrüt faizinin takipten itibaren başlatılarak, asıl alacağa «temerrüt tarihine» kadar «akdi faiz», temerrüt tarihinden itibaren de temerrüt faizi işletilmek suretiyle tanzim olunan 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne dai …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «fesih» istemi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, sair istemlerin reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce (taraflara tebliğe çıkartılan gerekçeli kararda davalı yararına 360 YTL «vekalet ücreti» tayin edilmiş olmasına karşın, daha sonra dosyada bulunan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yazılı bu miktarın 2.417,84 TL olarak değiştirilmesinin usule aykırı o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «fesih» istemi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, sair istemlerin reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce (taraflara tebliğe çıkartılan gerekçeli kararda davalı yararına 360 YTL «vekalet ücreti» tayin edilmiş olmasına karşın, daha sonra dosyada bulunan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yazılı bu miktarın 2.417,84 TL olarak değiştirilmesinin usule aykırı o …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2407 E. , 2020/4454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2017 tarih ve 2011/346 E- 2017/695 K. sayılı kararın davacı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.06.2018 tarih ve 2017/6503 E- 2018/1386 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka tarafından dava dışı Kutup Yıldızı .... Ltd. Şti.’ne kullandırılan krediye teminat olarak, mülkiyeti davalıların murisi olan Memnune Kalkavan'a ait taşınmazlar üzerine toplam 360.000.-TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, ayrıca davalıların murisinin ipotek resmi senedinde ipotek verdiği şirketin borçları için ipotek bedeli kadar müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine muris Memnune Kalkavan'a hesap kat ihtarnamesi gönderilerek, muris hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, Memnune Kalkavan'ın ölümü üzerine mirasçılar aleyhine takibe devam edildiğini, ipotek borçlusunun imzaladığı ipotek akit tablosunda, muris ipotek bedeli kadar müşterek ve müteselsil sorumluluk altına girdiğinden, mirasçı davalılar hakkında kefaletten kaynaklanan borç nedeniyle toplam 7.640.944,97 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığını, borçluların haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, murisin kefaletinin yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olmadığından geçersiz olduğunu, kefalet geçerli olsa bile, rehinle temin edilmiş alacakta önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, kefilin sorumluluğunun ipotek miktarı ile sınırlı olduğunu, ipotek miktarını aşan kısım için kefilin mirasçılarının sorumlu olmadıklarını, dava dilekçesinde murisin 360.000.-TL'ye kefil olduğundan bahsedilmesine karşın asıl alacak olarak 570.000.-TL üzerinden takip açıldığını, murisin kredi sözleşmesinden değil, ipotek limiti ile sınırlı kefaletten dolayı sorumlu olduğunu, ipotek limiti olan 360.000 TL'yi aşan bir bedelin hangi nam adı altında olursa olsun kefilin mirasçılarından talep edilemeyeceğini, genel kredi sözleşmesinde imzası bulunmayan kefilin mirasçılarından BSMV ve % 155 temerrüt faizi istenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava dışı borçlu şirket ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde, davalının murisinin kefalet imzasının bulunmadığını, murisin sadece 360.000.-TL ipotek bedeli üzerinden sorumlu olduğunu, ipotek resmi senedi içerisine yerleştirilmiş bir cümle ile kefalet sözleşmesi yapıldığına ilişkin iddiaların kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı mirasçılar hakkında, 570.000.-TL asıl alacak, 6.734.233,32 TL faiz, 336.711,65 TL BSMV olmak üzere toplam 7.649,144,97 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı banka ile dava dışı Kutup Yıldızı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan 1.625.000.-USD limitli kredi sözleşmesinde murisin imzasının bulunmadığı, dosyada mevcut ipotek belgeleri incelendiğinde, ipoteğin dava dışı borçlu şirketin kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiği, ipotek ile birlikte ipotek limiti miktarınca müştereken ve müteselsilen kefalet verildiği, ipotek tutarları toplamının 570.000 TL olduğu, alacaklı bankanın talebi üzerine 210.000.-TL limitli ipotekli taşınmazın paraya çevrildiği, yapılan tahsilat düşüldükten sonra kalan borcun 360.000.-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin takip tarihi olan 11.09.2007 tarihi olduğu ve ipotek belgelerine göre 360.000.-TL tutarında teminat verildiği, döviz ile kefalette kefalet limiti hesabının, kat tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak yapılması gerektiğinden buna göre yapılan hesaplamada 360.000.-TL’lik kefalet limitinin USD cinsinden değerinin hesap kesim tarihinde 664.693,50 USD olduğu, dava dışı şirketin hesap kesim tarihindeki borcunun 200.963,60.-USD olduğu dikkate alındığında kefilin hesap kesim tarihi itibariyle bu tutardan sorumlu olduğu, muris, genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer almadığından, ipotek akit tablosu BSMV’yi kapsamadığından, davalıların BSMV'den sorumlu olmayacağı, kefilin sorumluluğunun 360.000.-TL ile sınırlı olduğu kabul edilerek 200.963,60 USD karşılığı 261.654,60 TL asıl alacak ve 98.345,40 TL işlemiş faiz olmak üzere, kefilin kefaletinin üst sınır ipoteklerinin sınırı olan 360.000.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 11.
İcra Müdürlüğü’nün 2007/14088 esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 261.654,60 TL asıl alacak ve 98.345,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 360.000.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 48,79 oranında temerrüt faizi işletilmesine, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı banka vekilinin, temerrüt faizinin başlangıç tarihi, faiz oranı, kefalet miktarı ve aleyhe hükmedilen vekalet ücreti yönünden yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu, murisin kefaletinin 360.000.-TL'lik üst sınır ipotek miktarı ile sınırlı olduğu, takiple temerrüde düşüldüğünden, temerrüt faizinin takipten itibaren başlatılarak, asıl alacağa temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden itibaren de temerrüt faizi işletilmek suretiyle tanzim olunan 09.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik ve muhakeme hukuku ile maddi hukuka bir aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Mahkemece, icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar olan bölüm için temerrüt faiz oranı olarak, TCMB tarafından yayınlanan “Bankalarca Açılan Kredilere Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranları” listesinde yer alan oran esas alınmış ise de, temerrüt faizinin kararlaştırılmadığı veya tespit edilemediği durumlarda aynı dönem içinde devlet bankalarının aynı tip ticari kredilere uygulamış olduğu temerrüt faiz oranının sorularak, bu bankalarca bildirilen temerrüt faizi ortalaması bulunmak suretiyle icra takip tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt faizine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/6503 esas ve 2018/1386 karar sayılı ve 11.06.2018 tarihli kararının davacı yararına BOZULMASINA, dava dosyasının İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne, Dairemiz ilamından bir örneğin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607869300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz