Faydalı model hükümsüzlüğü | Faydalı model tecavüzü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3798 E. 2020/4658 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266↗ ispat yükü↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davalıların üretiminin patente konu ürünle aynı ürün olmadığı, piyasada benzer mahiyette ürünlerin değişik şahıs ve firmalarda yapılabildiği, davacı şirketin patent hakkını ve patent ürününe bir tecavüzünün ve doğurduğu bir zararının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, birleşen dava yönünden ise; davacının 201001641 nolu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talebinin, patenti alınan faydalı modelin patentinin alınmasından önce yurtiçinde veya yurt dışında herkesin ulaşabileceği şekilde açıklanması veya yöresel veya ülke çapında kullanılan bir ürün olmadığı ve patent tarihi olan 04/03/2010 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanın geçmemiş olduğu gerekçesiyle bu talep yönünden reddine, davacının ürettiği halı tabanında davalıların patentini aldıkları ... Y numaralı faydalı model belgesi kapsamında olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Asıl dava ... Y numaralı faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkin olup, karşı dava ise; asıl davada dayanılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile birleşen dosya davacısının yapmış olduğu üretimin asıl dava davacısına ait faydalı model hakkına tecavüzün olmadığı tespiti istemine ilişkindir. Faydalı model hakkına tecavüz davaları ile hükümsüzlük istemine ilişkin davaların birlikte açılması durumunda yapılması gereken öncelikle faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin bir karar verilmesi gerekmektedir.
Faydalı Model Belgelerinin hükümsüzlüğü konusunda olaya uygulanacak mülga 551 sayılı KHK’nın 165.maddesinde yer alan “a - Faydalı model belgesi konusunun, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 154 üncü, 155 inci ve 156 ncı maddelerinde belirtilen, hükümlere aykırılığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile KHK’nın 142.maddesindeki “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 156 ncı maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10 uncu madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunur” hükmüne atıfta bulunulmuştur. Buna göre, faydalı model başvurusunun kabul edilebilmesi için ortada teknik ilerleme anlamında “buluş” olması, söz konusu buluşun KHK’nın 156.maddesi anlamında yeni, KHK’nın 10.maddesi anlamında sanayiye uygulanabilir olması koşulu bulunmaktadır. Öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa aittir.
KHK’nın 156.maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. Yenilik incelemesinde, faydalı modele konu ürün itibariyle teknik ilerleme sağlanıp sağlanmadığına bakılmalıdır. Yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş incelemesi yapılamaz. Bir başka anlatımla, buluş incelemesinde söz konusu olan problem / çözüm yöntemleri ile, tekniğinde uzman kişinin kendisinin genel bilgisine göre böyle bir buluşu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bakılamaz. Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği (Dairemizin 17.04.2019 tarih 2017/1949 Esas-2019/3122 Karar sayılı Kararı) üzere faydalı model ile korunan, küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yeniliklerdir. Faydalı model belgesi ile sağlanan korumalar için, patentler için zorunlu olan, tekniğin bilinen durumunu aşma yani buluş basamağı koşulu da öngörülmemiştir.Şayet küçük buluş ile, herhangi bir üründe hayatı kolaylaştıran hız veya ucuzluk sağlayan her hangi bir teknik ilerleme bulunmakta ve daha önce o ürünle ilgili daha önce böyle bir kullanım şekli bulunmamakta ise, o üründe sağlanan teknik ilerleme faydalı model belgesi verilerek korunabilecektir. KHK’nın165/1-b maddesinde yer alan “ Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan kanuni mevzuat hükümleri ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince faydalı model belgesinin teknik bir konu olması ve hakimin hukuki bilgileriyle değerlendirilemeyecek bir konu olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesi uyarınca faydalı model belgesinin tescilli olduğu teknik alanda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156 maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet faydalı model belgesinin yenilik ölçütüne sahip olmadığı yönünde ise, birleşen dava bakımından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesi ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına, asıl davadaki faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekillerine göre, asıl davada davacı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin yapmış olduğu üretimin asıl davada davacı vekilinin hak sahibi olduğu faydalı model belgesine tecavüzün olmadığına dair tespiti istemine ilişkin temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5917 E. 2024/3596 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · ispat yükü · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… atları gereğince faydalı model belgesinin teknik bir konu olması ve hakimin hukuki bilgileriyle değerlendirilemeyecek bir konu olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın «266»/1. maddesi uyarınca faydalı model belgesinin tescilli olduğu teknik alanda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156 maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet faydalı model belgesinin yenilik ölçütüne sahip olmadığı yönünde ise, birleşen dava bakımından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesi ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davadaki faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını «ispat yükü» bu iddiayı ileri süren tarafa aittir.
Benzer bu kararda… uygulanabilir olması koşulu bulunduğu, öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını «ispat yükü» bu iddiayı ileri süren tarafa ait olduğu, KHK’nın 156 ıncı maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni olmadığı, yenilik incelemesinde, faydalı modele konu ürün itibariyle teknik ilerleme sağlanıp sağlanmadığına bakılması gerektiği, yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş incelemesi yapılamayacağı, bir başka anlatımla, buluş incelemesinde söz konusu olan problem / çözüm yöntemleri ile, tekniğinde uzman kişinin kendisinin genel bilgisine göre böyle bir buluşu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bakılamayacağı, Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği (Dairemizin 17.04.2019 tarih 2017/1949 Esas-2019/3122 Karar sayılı Kararı) üzere faydalı model ile korunan, küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yenilikler olduğu, faydalı model belgesi ile sağlanan korumalar için, patentler için zorunlu olan, tekniğin bilinen durumunu aşma yani buluş basamağı koşulu da öngörülmediği, şayet küçük buluş ile, herhangi bir üründe hayatı kolaylaştıran hız veya ucuzluk sağlayan her hangi bir teknik ilerleme bulunmakta ve daha önce o ürünle ilgili daha önce böyle bir kullanım şekli bulunmamakta ise, o üründe sağlanan teknik ilerleme faydalı model belgesi verilerek korunabileceği, KHK’nın165/1-b maddesinde yer alan “ Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerektiği, yukarıda açıklanan kanuni mevzuat hükümleri ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince faydalı model belgesinin teknik bir konu olması ve hakimin hukuki bilgileriyle değerlendirilemeyecek bir konu olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın «266»/1. maddesi uyarınca faydalı model belgesinin tescilli olduğu teknik alanda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156. maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet faydalı model belgesinin yenilik ölçütüne sahip olmadığı yönünde ise, birleşen dava bakımından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesi ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davadaki faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirdiği gerekçesi ile kararın bozulmasına, bozma sebep v …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.07.2023 tarih, 2020/555 E. ve 2023/314 K. sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesinin ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ihten önce ileri sürülen hükümsüzlük iddiası ise 04.03.2020 tarihi itibari ile korumanın ortadan kalkması nedeniyle konusuz kalacak olup, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığı» kararı verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun her türlü bilimsellikten uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3688 E. 2022/8032 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · geçersizlik · haksız rekabet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… el belgesinin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olarak sonuç doğurup faydalı model en başından itibaren «geçersiz» olduğundan asıl davanın dayanağı kalmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada davalı BAŞAK PULVERİZATÖR adına kayıtlı ...-Y Tescil sayılı faydalı …
Asıl dava, davacıya ait 2014/04804 nolu faydalı modele tecavüzün tespiti ve önlenmesi, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, birleşen dava, asıl dosyada dayanılan faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Dava 30.05.2016 tarihinde 6769 sayılı SMK’nın 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce açıldığına göre 6769 sayılı SMK’nın geçici 1/1 maddesi uyarınca, «münhasıran» açılan hükümsüzlük davaları ile tecavüz davaları yönünden SMK’nın 192. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 554 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece davalının sunduğu katalog ve internet görüntülerinin yüklenme ve basım tarihleri «kesin» olarak belirlenip, ürün karşılaştırmasının itirazları karşılayacak şekilde uzman bilirkişi raporu alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156 maddesi …
-
Faydalı model hükümsüzlüğü | Faydalı modelin hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1919 E. 2022/5234 K.
Ortak:ispat yükü · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… atları gereğince faydalı model belgesinin teknik bir konu olması ve hakimin hukuki bilgileriyle değerlendirilemeyecek bir konu olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın «266»/1. maddesi uyarınca faydalı model belgesinin tescilli olduğu teknik alanda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156 maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet faydalı model belgesinin yenilik ölçütüne sahip olmadığı yönünde ise, birleşen dava bakımından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesi ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davadaki faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını «ispat yükü» bu iddiayı ileri süren tarafa aittir.
Benzer bu karardaAncak mahkemece davalı vekilinin rapora vaki ciddi itirazları doğrultusunda, faydalı modele konu ürünün, FMB başvuru tarihinden önce kullandığını «ispat yükü» kendisine düşen karşı davacı Avea İletişim Hizmetleri’nin baz istasyonunun 2002 yılında tesis olunduğu anlaşılan baz istasyonunun "yalıtım odasına" ilişkin değişik tarihlerdeki ruhsat, proje, sertifika, fotoğraf gibi ilgili kayıtların dosyaya celbi ile sonrasında «keşif» yapılması bizzat cihaz üzerindeki işaret ve özelliklerden yalıtım odasının üretim ve tesisata montaj tarihinin tespiti ve oluşacak sonuç çerçevesinde faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156 maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada verilen hükmün temyiz eden davalı yarar …
… rihinden çok önce davalı tarafça kamuya sunulduğu, yeni olmadığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olarak sonuç doğurup faydalı model belgesi başlangıçtan itibaren «geçersiz» sayıldığından buna dayalı bir hak elde edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; karşı davada ise 2006/02703 numaralı faydalı model belgesinin dava açıldıktan sonra 31/05/2014 tarihinde geçersiz kılındığı ve halen ortada geçerli bir faydalı model belgesi bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece yapılan yargılama sonucu karşı davada hükümsüzlük talebinin karara bağlanması gerekirken, faydalı model belgesinin 31.05.2014 tarihinde «geçersiz» kılındığından bahisle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesisi doğru olmamış, resen bozmayı gerektirmiştir. (2) Karşı davada faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, mülga 551 sayılı KHK’ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · sicilden terkin · geçersizlik · terkin · e-defter
Benzer bu karardaKararı, davacı- karşı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Asıl dava, davacıya ait faydalı model belgesine davalının tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, zararın tespiti ve üretim araçlarına el konulup davacıya verilmesini, karşı dava ise davacı adına kayıtlı ... numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Karşı davada «ispat yükü» kendisine düşen davacı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş’ye ait baz istasyonu yalıtım odasında yapılan «keşif» neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunda; telekomünikasyon alanında baz istasyonu muhafazası için hem konteyner hem de seperasyon kelimelerinin kullanıldığı, her ikisinin de aynı anlama geldiği, keşif adresindeki baz istasyonundaki yalıtım odasının (konteynerin, seperasyonun) faydalı model belgesi ile korunan yalıtım odası ile aynı olduğu, faydalı model belgesinin başvuru tarihi 31.05.2006 tarihinden önce ticari olarak 2002 yılı öncesinde keşif mahallinde kurulu olduğu, 2002 yılında gerekli onayları almak için Telekomünikasyon Kurumu’na başvuruda bulunduğu, dava konusu faydalı modelin 551 sayılı KHK’nın 156. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihi öncesinde ticari olarak kullanıldığından yeni olmadığı, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiği belirtilmiş; işbu rapora karşı davada davalı vekili tarafından keşfin gereği gibi icra edilmediği, 2006 yılında müvekkilinin faydalı model başvurusundan sonra inşa edilen seperasyonun, raporda 2002 yılında yapılan konteyner olarak değerlendirildiğini, davacının 2002 yılındaki konteynerin kaldırılarak yerine müvekkilinin faydalı model belgesi esas alınarak yapılan seperasyonu inkar ettiğini, ilgili survey dataları ile elektrik projeleri olmaksızın yapılan değerlendirmenin eksik olduğunu, incelenen yalıtım odası dış panellerinden birisinin üzerindeki alüminyum kaplamanın açılması suretiyle alttaki straforun imalat tarihinin sistem üzerinden okunabileceğini, konteyner için yapılan başvurunun, konteyner içinde uygulanan teknoloji için ölçüt olmadığı, ölçüt olabilmesi için başvuruya bağlanmış konteyner içinde uygulanan teknolojinin survey datalarının dosyaya kazandırılmasının gerektiği, 2002 yılından 2006 yılına kadar yapılan değişikliklerle ilgili bilgi ve belgelerin celp edilmesi gerektiğini, keşif mahallinde ilgili teknolojiyi uygulayan davacı ile dava dışı firmaların ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiği, bu «defterlerde» keşif mahallinde yapılan eserlere ilişkin faturaların kayıtlı olacağını ileri sürerek ciddi itirazlarda bulunmuş ve bu eksikikler giderildikten sonra mahallinde ye …
… rihinden çok önce davalı tarafça kamuya sunulduğu, yeni olmadığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olarak sonuç doğurup faydalı model belgesi başlangıçtan itibaren «geçersiz» sayıldığından buna dayalı bir hak elde edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; karşı davada ise 2006/02703 numaralı faydalı model belgesinin dava açıldıktan sonra 31/05/2014 tarihinde geçersiz kılındığı ve halen ortada geçerli bir faydalı model belgesi bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece yapılan yargılama sonucu karşı davada hükümsüzlük talebinin karara bağlanması gerekirken, faydalı model belgesinin 31.05.2014 tarihinde «geçersiz» kılındığından bahisle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesisi doğru olmamış, resen bozmayı gerektirmiştir. (2) Karşı davada faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, mülga 551 sayılı KHK’ …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3856 E. 2019/5148 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğü ile «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3798 E. , 2020/4658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 02.05.2019 tarih ve 2016/653-2019/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin ayrı ayrı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirketin önceki ortaklarından olan ... tarafından buluşu yapılan Elyaf takviyeli zemin kumaşı isimli emtianın müvekkili şirket adına 21.12.2010 tarihinde tescil edildiğini, faydalı model niteliği taşıyan bu emtianın müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu tüm hak ve yetkilerin müvekkili şirkete ait olduğunu, buluş sahibi olarak adı geçen ...'ın buluşla ilgili tüm hak ve yetkilerini müvekkili şirkete devrettiğini, faydalı modelin müvekkili şirket adına kayıtlı olmasına rağmen buluşu müvekkilinin izni veya rızası olmaksızın kaçak yollardan üretmeye başladığını ileri sürerek, patent hakkına tecavüzün durdurulması ve bu tecavüzden kaynaklı oluşan maddi ve manevi zararın davalılardan tahsilini,buluşun itibarın tazminine ve tecavüzün kamuya ilan yolu ile duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş;
birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalılar vekili, ...'ın müvekkil ...'a ait şahıs işletmesinin "şirket temsilcisi" olduğu iddasının gerçekdışı olduğunu, dava öncesinde yapılan keşifin ise müvekkilinin yokluğunda yapıldığını, keşif tutanağının ise ... tarafından şirket temsilcisi sıfatıyla imzalanmadığını, kaldı ki bu şekildeki bir sıfat yorum ile değil ticaret sicil kayıtları ile ispatlanması gerektiğini, dilekçenin ekinde 4 adet ürün numunesi ibraz edildiğini, dava konusu ürünün maruf ve yenilikçi olmadığını gösteren başka firmalarca üretilmiş ürün emsallerini ibraz ettiklerini, çıplak gözle dahi her iki ürün arasında fark olduğu tespit edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava konusu emtianın yalnızca karşı tarafça üretilen ve yenilik taşıyan bir ürün olmadığını, faydalı model kapsamına alınan halı tabanlarının zaten başvuru tarihinden önce de gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında farklı firmalarca üretilmekte ve muhtelif sektörlerde kullanıldığını, dava konusu 2010 01641 sayılı faydalı model davalı Ormisan firması veya devir aldığı önceki hak sahibinin yarattığı yenilik ve orijinallik unsurlarını barındıran bir emtia olmadığını, bunun yanı sıra emtia günümüzde farklı sektörlerde kullanılan ve artık maruf hale gelmiş bir emtia olduğunu, bu nedenlerle müvekkili firmanın hali hazırdaki üretimi davacının iddia ettiği ve duyurduğu gibi bir tecavüz mahiyetinde olmadığını, ürünler arasında yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi ve pazar araştırmasında durumun tespit edileceğini ileri sürerek maruf olan ve yenilik içermeyen elyaf takviyeli zemin kumaşı emtiası hakkındaki 2010 01641 nolu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, müvekkilinin hali hazırda üretimini yaptığı halı tabanı faaliyetinin davalının hak iddia ettiği 20110 01641 nolu faydalı model belgesi kapsamında olmadığının tespitine ve muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İhbar olunan Kurum vekili, kanun gereği kendisine verilmiş görevleri yerine getirmekle görevli bir kamu kuruluşu olduğunu, müvekkil kuruma yöneltilen mükellefiyet veya sorumluluk doğuran bir yargılamanın olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davalıların üretiminin patente konu ürünle aynı ürün olmadığı, piyasada benzer mahiyette ürünlerin değişik şahıs ve firmalarda yapılabildiği, davacı şirketin patent hakkını ve patent ürününe bir tecavüzünün ve doğurduğu bir zararının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, birleşen dava yönünden ise; davacının 201001641 nolu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talebinin, patenti alınan faydalı modelin patentinin alınmasından önce yurtiçinde veya yurt dışında herkesin ulaşabileceği şekilde açıklanması veya yöresel veya ülke çapında kullanılan bir ürün olmadığı ve patent tarihi olan 04/03/2010 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanın geçmemiş olduğu gerekçesiyle bu talep yönünden reddine, davacının ürettiği halı tabanında davalıların patentini aldıkları ...
Y numaralı faydalı model belgesi kapsamında olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Asıl dava ... Y numaralı faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkin olup, karşı dava ise; asıl davada dayanılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile birleşen dosya davacısının yapmış olduğu üretimin asıl dava davacısına ait faydalı model hakkına tecavüzün olmadığı tespiti istemine ilişkindir. Faydalı model hakkına tecavüz davaları ile hükümsüzlük istemine ilişkin davaların birlikte açılması durumunda yapılması gereken öncelikle faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin bir karar verilmesi gerekmektedir.
Faydalı Model Belgelerinin hükümsüzlüğü konusunda olaya uygulanacak mülga 551 sayılı KHK’nın 165.maddesinde yer alan “a - Faydalı model belgesi konusunun, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 154 üncü, 155 inci ve 156 ncı maddelerinde belirtilen, hükümlere aykırılığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile KHK’nın 142.maddesindeki “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 156 ncı maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10 uncu madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunur” hükmüne atıfta bulunulmuştur. Buna göre, faydalı model başvurusunun kabul edilebilmesi için ortada teknik ilerleme anlamında “buluş” olması, söz konusu buluşun KHK’nın 156.maddesi anlamında yeni, KHK’nın 10.maddesi anlamında sanayiye uygulanabilir olması koşulu bulunmaktadır.
Öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa aittir.
KHK’nın 156.maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. Yenilik incelemesinde, faydalı modele konu ürün itibariyle teknik ilerleme sağlanıp sağlanmadığına bakılmalıdır. Yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş incelemesi yapılamaz. Bir başka anlatımla, buluş incelemesinde söz konusu olan problem / çözüm yöntemleri ile, tekniğinde uzman kişinin kendisinin genel bilgisine göre böyle bir buluşu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bakılamaz. Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği (Dairemizin 17.04.2019 tarih 2017/1949 Esas-2019/3122 Karar sayılı Kararı) üzere faydalı model ile korunan, küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yeniliklerdir.
Faydalı model belgesi ile sağlanan korumalar için, patentler için zorunlu olan, tekniğin bilinen durumunu aşma yani buluş basamağı koşulu da öngörülmemiştir.Şayet küçük buluş ile, herhangi bir üründe hayatı kolaylaştıran hız veya ucuzluk sağlayan her hangi bir teknik ilerleme bulunmakta ve daha önce o ürünle ilgili daha önce böyle bir kullanım şekli bulunmamakta ise, o üründe sağlanan teknik ilerleme faydalı model belgesi verilerek korunabilecektir. KHK’nın165/1-b maddesinde yer alan “ Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan kanuni mevzuat hükümleri ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince faydalı model belgesinin teknik bir konu olması ve hakimin hukuki bilgileriyle değerlendirilemeyecek bir konu olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesi uyarınca faydalı model belgesinin tescilli olduğu teknik alanda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156 maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet faydalı model belgesinin yenilik ölçütüne sahip olmadığı yönünde ise, birleşen dava bakımından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesi ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına, asıl davadaki faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekillerine göre, asıl davada davacı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin yapmış olduğu üretimin asıl davada davacı vekilinin hak sahibi olduğu faydalı model belgesine tecavüzün olmadığına dair tespiti istemine ilişkin temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine,03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607860200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz