Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/292 E. 2020/4170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusuz kalması↗ adi ortaklık↗ iyiniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dahili dava↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi'nce, kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar adi ortaklıkla dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı
Süleyman ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin iyiniyetli olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, Dairemiz bozma ilamına uyularak, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tartışmasız olan markanın diğer malik davacının izni olmadan davalı ve dava tarihinden sonra devir nedeniyle dahili davalı ...'ın aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başına kullanması sonucunu doğuracak şekilde kendi adına marka tescili yaptırması mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kabulüne ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalıların istinaf taleplerinin esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine de, Dairemiz tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, bu defa davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bozma öncesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp esas hakkında hüküm veren Bölge Adliye Mahkemesi'nce, bozma ilamı doğrultusunda yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4052 E. 2019/1595 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · adi ortaklık · iyiniyet · dahili dava · Marka hükümsüzlüğü, Markanın hükümsüzlüğü | Tescil
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi'nce, kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar «adi ortaklıkla» dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı Süleyman ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin «iyiniyetli» olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
… ına uyularak, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tartışmasız olan markanın diğer malik davacının izni olmadan davalı ve dava tarihinden sonra devir nedeniyle «dahili» davalı ...'ın aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başın …
… dan istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalıların istinaf taleplerinin esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine de, Dairemiz tarafından Bölge Adliye Mahkemesi k …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar «adi ortaklıkla» dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla .../.../2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07/07/2014 tarihinde babası olan davalı ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin «iyiniyetli» olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, "Asutay Kuyumculuk" unvanının davacı ile kardeşi olan ...'ın «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumculuk işyerinin unvanı olduğu, tarafların 1971 yıllardan itibaren ortak işlettikleri kuyumcu işyeri ile birlikte markanın bilinmeye başlandığı, kardeşlerin yaklaşık 40 yıl süre ile markayı kullandıkları, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında markanın kullanım hakkı ile ilgili bir anlaşmanın varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, her iki tarafında markayı kullanma hakkının bulunduğu ve önceye dayalı hak sahibi olduğu ancak, davaya konu marka, dava tarihinden sonra .../06/2014 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, dava açıldıktan sonra markanın hak sahibi olan ...'a devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, davacı ile «dahili» davalı ...’in «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumcuda dava konusu ibareyi yıllardır kullandıkları, marka üzerinde hak sahibi oldukları ve markayı kullanma haklarının bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dahili davalıya markanın devredildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, "Asutay Kuyumculuk" unvanının davacı ile kardeşi olan ...'ın «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumculuk işyerinin unvanı olduğu, tarafların 1971 yıllardan itibaren ortak işlettikleri kuyumcu işyeri ile birlikte markanın bilinmeye başlandığı, kardeşlerin yaklaşık 40 yıl süre ile markayı kullandıkları, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında markanın kullanım hakkı ile ilgili bir anlaşmanın varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, her iki tarafında markayı kullanma hakkının bulunduğu ve önceye dayalı hak sahibi olduğu ancak, davaya konu marka, dava tarihinden sonra .../06/2014 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, dava açıldıktan sonra markanın hak sahibi olan ...'a devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, davacı ile «dahili» davalı ...’in «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumcuda dava konusu ibareyi yıllardır kullandıkları, marka üzerinde hak sahibi oldukları ve markayı kullanma haklarının bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dahili davalıya markanın devredildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4353 E. 2024/1970 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · adi ortaklık · iyiniyet · dahili dava · Marka hükümsüzlüğü, Markanın hükümsüzlüğü | Tescil
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi'nce, kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar «adi ortaklıkla» dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı Süleyman ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin «iyiniyetli» olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
… ına uyularak, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tartışmasız olan markanın diğer malik davacının izni olmadan davalı ve dava tarihinden sonra devir nedeniyle «dahili» davalı ...'ın aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başın …
… dan istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalıların istinaf taleplerinin esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine de, Dairemiz tarafından Bölge Adliye Mahkemesi k …
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2014/518 E., 2017/68 K. sayılı kararıyla; kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar «adi ortaklıkla» dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin «iyiniyetli» olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2017/659 E., 2017/541 K. kararıyla; "Asutay Kuyumculuk" unvanının davacı ile kardeşi olan ...'ın «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumculuk işyerinin unvanı olduğu, tarafların 1971 yıllardan itibaren ortak işlettikleri kuyumcu işyeri ile birlikte markanın bilinmeye başlandığı, kardeşlerin yaklaşık 40 yıl süre ile markayı kullandıkları, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında markanın kullanım hakkı ile ilgili bir anlaşmanın varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, her iki tarafın da markayı kullanma hakkının bulunduğu ve önceye dayalı hak sahibi olduğu ancak, davaya konu markanın, dava tarihinden sonra 26.06.2014 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, dava açıldıktan sonra markanın hak sahibi olan ...'a devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dairemizin 27.02.2019 tarihli ve 2017/4052 E., 2019/1595 K. kararıyla; " Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, davacı ile «dahili» davalı ...’in «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumcuda dava konusu ibareyi yıllardır kullandıkları, marka üzerinde hak sahibi oldukları ve markayı kullanma haklarının bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dahili davalıya markanın devredildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · direnme kararı · kanun yolu · istinaf incelemesi · infaz · kazanılmış hak · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ma ilamına uyulduktan sonra ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu durumda yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulmasının davalılar vekilinin «istinaf incelemesinin» yapılmaması anlamına geldiği, dolayısıyla Özel Dairenin yeniden hüküm kurulmasına ilişkin bozmasının «istinaf kanun yolu» hukukî değerlendirmesine uygun olmadığı gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
… kemesi kararının hukukî varlığını kaybettiği, bölge adliye mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına uyulmakla yapılan yargılama ilk derece mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» mahiyetinde olmadığı, bu itibarla Özel Daire bozma ilamına uyan bölge adliye mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, «infaza» elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş ilk derece mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle «direnme» kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2017/659 E., 2017/541 K. kararıyla; "Asutay Kuyumculuk" unvanının davacı ile kardeşi olan ...'ın «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumculuk işyerinin unvanı olduğu, tarafların 1971 yıllardan itibaren ortak işlettikleri kuyumcu işyeri ile birlikte markanın bilinmeye başlandığı, kardeşlerin yaklaşık 40 yıl süre ile markayı kullandıkları, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında markanın kullanım hakkı ile ilgili bir anlaşmanın varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, her iki tarafın da markayı kullanma hakkının bulunduğu ve önceye dayalı hak sahibi olduğu ancak, davaya konu markanın, dava tarihinden sonra 26.06.2014 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, dava açıldıktan sonra markanın hak sahibi olan ...'a devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dairemizin 27.02.2019 tarihli ve 2017/4052 E., 2019/1595 K. kararıyla; " Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, davacı ile «dahili» davalı ...’in «adi ortaklık» olarak işlettikleri kuyumcuda dava konusu ibareyi yıllardır kullandıkları, marka üzerinde hak sahibi oldukları ve markayı kullanma haklarının bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dahili davalıya markanın devredildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka tescili | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/378 E. 2023/5139 K.
Ortak:adi ortaklık
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi'nce, kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar «adi ortaklıkla» dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı Süleyman ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin «iyiniyetli» olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yapılan itiraz sonucunda TürkPatent YİDK'in 31.03.2018 tarih ve 2018-M-2464 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkillerinin murisin davalı ... ile «adi ortaklığından» kaynaklı olarak müvekkilleri nezdinde gerçek hak sahipliğinin oluştuğunu, müvekkillerinin 2013/85500 sayılı markanın da sahibi bulunduklarını, davalı ... tarafında …
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisleri ... ... ile davalı ... arasındaki «adi ortaklık ilişkisi» bulunduğunu, dolayısıyla gerçek hak sahibi olmalarının işbu dava konusu başvurunun temel «sebebi» olduğunu, 40 yıl süren bu adi ortaklığın bitmesinden mütevellit müvekkillerin murisi tarafından "ASUTAY" isminin tescili için 2013/85500 numaralı başvurunun yapıld …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · mirasçılık · ortaklık ilişkisi · yetkisizlik kararı · dava sebebi · eksik inceleme · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ırt edici unsur olarak içerdiği ve benzer bulunduğu, markaların tescil kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı tür olduğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde «iltibasa» neden olacağı, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, «müktesep hak» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisleri ... ... ile davalı ... arasındaki «adi ortaklık ilişkisi» bulunduğunu, dolayısıyla gerçek hak sahibi olmalarının işbu dava konusu başvurunun temel «sebebi» olduğunu, 40 yıl süren bu adi ortaklığın bitmesinden mütevellit müvekkillerin murisi tarafından "ASUTAY" isminin tescili için 2013/85500 numaralı başvurunun yapıld …
… madığını, uzun yıllar bir markayı beraberce farklı ve önemli kılmak için emek ve mesai harcayan ortaklar açısından söz konusu kararın ortadan kaldırılmaması halinde «son» derece ağır bir durumun söz konusu olabileceğini, öncelikli hak sahibinin müvekkili ve ailesi olduğunu, 2013/85500 sayılı markası yönünden müvekkillerinin yararına «müktesep hak» koşullarının oluştuğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... ...’ın «mirasçıları» olduklarını ve bu nedenle 2017/36911 sayılı "ASUTAYLAR KUYUMCULUK" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduklarını, başvurunun davalı ... adına kayıtlı 2015/79750 sayılı "...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/292 E. , 2020/4170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın esastan reddine dair verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/1109 E.-2019/2096 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Tarsus'ta ''Asutay Kuyumculuk" adıyla 1973'ten beri faaliyette bulunduğunu, bu adı ile maruf hale geldiğini, davacının bir dönem ortaklık yaptığı kardeşi ...'in oğlu olan davalının 21.10.2013 tarihinde 2013/85500 kodlu dosya ile ''Asutay'' adının kuyumculuk sektöründe tescili için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının amacının "Asutay" adının sektördeki tanınmışlığından yararlanmak olduğunu, davacının ticarete başladığı ilk yıllardan beri "Asutay" adı ile faaliyette bulunması nedeniyle markayı tescil ettirmeden ilk defa kullanan ve maruf hale getiren kişi sıfatıyla gerçek hak sahibi olduğunu ve 556 sayılı KHK'nın 8/III. maddesi hükmünden yararlanmaya hak kazandığını ileri sürerek, markanın iptal ve hükümsüzlüğünü, sicilden terkini ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve dahili davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, marka başvurusunun yapıldığı 21.10.2013 tarihinde davacı ile dahili davalının ortaklıklıklarının devam ettiğini, babası olan ... Asutay'ın 1973 yılından beri Tarsus'ta kuyumculuk işi ile uğraştığını ve "Asutay" soyadını bilinir kıldığını, davalının, davacının bilgisi dahilinde tarafların ortaklıklarının devam ettiği sırada 21.10.2013 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar adi ortaklıkla dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı
Süleyman ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin iyiniyetli olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, Dairemiz bozma ilamına uyularak, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tartışmasız olan markanın diğer malik davacının izni olmadan davalı ve dava tarihinden sonra devir nedeniyle dahili davalı ...'ın aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başına kullanması sonucunu doğuracak şekilde kendi adına marka tescili yaptırması mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kabulüne ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalıların istinaf taleplerinin esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine de, Dairemiz tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, bu defa davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Bozma öncesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp esas hakkında hüküm veren Bölge Adliye Mahkemesi'nce, bozma ilamı doğrultusunda yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine,15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607477200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz