Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4798 E. 2020/3736 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ müktesep hak↗ bsmv↗ cari hesap↗ mevduat hesabı↗ komisyon↗ ıslah↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi ve mevduat sözleşmelerinin dosya içine alındığı, bilirkişi raporuyla 1.255,03-TL vadeli mevduat hesabından eksik tahakkuk ettirilen faiz miktarı, 7.318,50-TL borçlu cari hesap kredisinden fazla tahsil edilen faiz tutarı, 784,12-TL iade edilmesi gereken komisyon tutarı olmak üzere toplam 9.357,65-TL davacı alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.261,21 TL alacak ile 124 TL noter gideri olmak üzere toplam 9.385,21 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 9.261,21 TL'lik kısmına 28.03.2014 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi, 124 TL'lik kısmına ise 28.03.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kullanılan ticari krediye yüksek oranda faiz uygulanması, kredi nedeniyle komisyon alınması ve vadeli mevduat hesabına düşük oranda faiz uygulanması nedenlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kendisine kullandırılan krediye dayalı olarak davalı bankaca “5.545.- TL faiz” ve “285 TL BSMV” fazla tahsilat yapıldığını ileri sürmüş, 27.03.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle bu kaleme ilişkin talebini 6.952,09 TL’ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince daha önce 08/02/2016 tarihli karar ile bu talep yönünden 6.952,09 TL üzerinden verilen kabul kararı davacı vekilince temyiz edilmediğinden bu miktar üzerinden davalı yararına usuli müktesep hak doğduğu gibi Dairemizin 07.08.2018 tarih 2016/13091-2018/1781 sayılı bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu ve bu rapora dayalı olarak HMK’nın 176/2. maddesi hükmü hilafına sunulan 03.05.2019 tarihli ikinci ıslah dilekçesinde belirtilen miktar benimsenmek suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırı olmakla, bu kalem alacağa yönelik yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13091 E. 2018/1781 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · mevduat hesabı · komisyon · inkar tazminatı · yasal faiz · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi ve «mevduat sözleşmelerinin» dosya içine alındığı, bilirkişi raporuyla 1.255,03-TL vadeli mevduat hesabından eksik tahakkuk ettirilen faiz miktarı, 7.318,50-TL borçlu «cari hesap» kredisinden fazla tahsil edilen faiz tutarı, 784,12-TL iade edilmesi gereken «komisyon» tutarı olmak üzere toplam 9.357,65-TL davacı alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.261,21 TL alacak ile 124 TL noter gideri olmak üzere toplam 9.385,21 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 9.261,21 TL'lik kısmına 28.03.2014 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faizi», 124 TL'lik kısmına ise 28.03.2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, davacının «inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, kullanılan ticari krediye yüksek oranda faiz uygulanması, kredi nedeniyle «komisyon» alınması ve vadeli «mevduat hesabına» düşük oranda faiz uygulanması nedenlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait vadeli «mevduat hesabına» başlangıçta uygulanan %8,5 faiz oranının devam eden aylarda %5 olarak uygulanmasının hukuka uygun olmadığını, faiz oranındaki bu indirimin davacıya tebliğ edilerek bilgilendirilmesi suretiyle yapılması gerektiğini, davacının kredi hesaplarına farklı faiz oranlarının uygulandığı, davacının toplam 6.952,09.-TL fazla faiz ve BSMV ödediği, kredi hesabına «komisyon» oranı "0" olarak tanımlanmış olmasına rağmen toplam 2.629,70.-TL komisyon ve BSMV tahsilatı yapıldığı, bu tahsilatın 1.845,58.-TL'sinin müşteri davacı hesabına iade edildiği, kalan 784,12.-TL'lik kısmının ise davacıya iadesinin gerektiği, ayrıca 124,00 TL noter «masrafının» da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 9.044,44 TL alacak ile 124,00 TL noter gideri olmak üzere toplam 9.168,44 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen alacağın 9.044,44 TL'lik kısmına 28/03/2014 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faizi», 124,00 TL'lik kısmına ise 28/03/2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, kullanılan ticari krediye yüksek oranda faiz uygulanması, kredi nedeniyle «komisyon» alınması ve vadeli «mevduat hesabına» düşük oranda faiz uygulanması nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece «komisyon» alınmaması gerekirken komisyon alındığı, kullanılan krediye yüksek oranda faiz uygulandığı ve vadeli «mevduat hesabına» uygulanan faiz oranının düşük olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kredi sözleşmesi · icra inkar tazminatı · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait vadeli «mevduat hesabına» başlangıçta uygulanan %8,5 faiz oranının devam eden aylarda %5 olarak uygulanmasının hukuka uygun olmadığını, faiz oranındaki bu indirimin davacıya tebliğ edilerek bilgilendirilmesi suretiyle yapılması gerektiğini, davacının kredi hesaplarına farklı faiz oranlarının uygulandığı, davacının toplam 6.952,09.-TL fazla faiz ve BSMV ödediği, kredi hesabına «komisyon» oranı "0" olarak tanımlanmış olmasına rağmen toplam 2.629,70.-TL komisyon ve BSMV tahsilatı yapıldığı, bu tahsilatın 1.845,58.-TL'sinin müşteri davacı hesabına iade edildiği, kalan 784,12.-TL'lik kısmının ise davacıya iadesinin gerektiği, ayrıca 124,00 TL noter «masrafının» da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 9.044,44 TL alacak ile 124,00 TL noter gideri olmak üzere toplam 9.168,44 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen alacağın 9.044,44 TL'lik kısmına 28/03/2014 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faizi», 124,00 TL'lik kısmına ise 28/03/2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda alınan bilirkişi raporları arasında davacının vadeli «mevduat hesabına» uygulanması gereken faiz oranın düşük olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuş olup, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden ve davalı tarafın 31.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna dair itirazları karşılanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca dosya içerisine taraflar arasındaki «kredi sözleşmesi» ve «mevduat sözleşmesi» getirilerek sözleşmelerde «komisyon» ve faize yönelik hüküm olup olmadığı, herhangi bir oran belirlenip belirlenmediği değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Buna göre ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, ayrıca taraflar arasındaki «kredi sözleşmesi» ve «mevduat hesabı» sözleşmesi hükümlerinin incelenmesi gerekirken yazılı şekilde eksikliklere rağmen karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10125 E. 2018/4705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2066 E. 2015/8129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.124 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4798 E. , 2020/3736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 11.07.2019 tarih ve 2018/295-2019/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Ticari Kredi Uygulamalarına İlişkin Genel Kredi Sözleşmesi ve 24.07.2013 ve 06.02.2013 tarihli iki ayrı Nakit Blokaj Mevduat Rehin Sözleşmesi ile davalı bankadan kredi kullandığını, GKS’nin 28.12.2012 tarihinde yenilendiğini, banka tarafından kullandırılan işlek kredinin istendiği zaman geri ödenerek ve 3’er aylık dönemler halinde faizlendirildiğini, davacının 22.01.2014 tarihinde hesabın kapatılmasını istediğini, 27.01.2012 tarihinde bankadan gelen mail ile ekstreleri incelediğinde bilgisi dışında ikinci bir hesap açıldığını ve 22.07.2013 tarihinden itibaren yükselen oranlarda faiz uygulandığını, ayrıca daha önce kendisinden komisyon ücreti alınmadığı halde 2.505.- TL komisyon bedeli alınmış olduğunu, mevduat hesabına %8,90 oranında faiz uygulanırken bu oranın yine bilgisi dışında %4,5’a düşürüldüğünü fark ettiğini, bankaya sözlü ve yazılı olarak bildirimde bulundu ise de sonuç alamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalı bankaca tahsil edilen faiz+BSMV+komisyon olmak üzere 6.511.- TL ile faiz oranının düşürülmesi nedeniyle eksik tahakkuk ettirilen 1.525.- TL bedel ve 124 TL noter masrafının faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, %20 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 30.09.2013-31.12.2013 ve 31.03.2014 tarihli ticari kredi hesap özetlerinin davacıya kurye ile gönderildiğini, 2013 yılı piyasa koşulları dikkate alınarak azami faiz oranlarını aşmayacak şekilde faizlendirme yapıldığını, davacı hesabına işletilen faiz oranlarının ve alınan komisyon bedelinin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi ve mevduat sözleşmelerinin dosya içine alındığı, bilirkişi raporuyla 1.255,03-TL vadeli mevduat hesabından eksik tahakkuk ettirilen faiz miktarı, 7.318,50-TL borçlu cari hesap kredisinden fazla tahsil edilen faiz tutarı, 784,12-TL iade edilmesi gereken komisyon tutarı olmak üzere toplam 9.357,65-TL davacı alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.261,21 TL alacak ile 124 TL noter gideri olmak üzere toplam 9.385,21 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 9.261,21 TL'lik kısmına 28.03.2014 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi, 124 TL'lik kısmına ise 28.03.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kullanılan ticari krediye yüksek oranda faiz uygulanması, kredi nedeniyle komisyon alınması ve vadeli mevduat hesabına düşük oranda faiz uygulanması nedenlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kendisine kullandırılan krediye dayalı olarak davalı bankaca “5.545.- TL faiz” ve “285 TL BSMV” fazla tahsilat yapıldığını ileri sürmüş, 27.03.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle bu kaleme ilişkin talebini 6.952,09 TL’ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince daha önce 08/02/2016 tarihli karar ile bu talep yönünden 6.952,09 TL üzerinden verilen kabul kararı davacı vekilince temyiz edilmediğinden bu miktar üzerinden davalı yararına usuli müktesep hak doğduğu gibi Dairemizin 07.08.2018 tarih 2016/13091-2018/1781 sayılı bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu ve bu rapora dayalı olarak HMK’nın 176/2. maddesi hükmü hilafına sunulan 03.05.2019 tarihli ikinci ıslah dilekçesinde belirtilen miktar benimsenmek suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırı olmakla, bu kalem alacağa yönelik yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607255000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz