Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5071 E. 2020/2568 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının davaya konu 2005/53707 sayılı markasını davanın açıldığı tarihten önceki beş yıllık inceleme aralığında tescil edildiği tüm mal ve hizmetler için ciddi kullanımı belgeleyemediği, kullanımın ispatlanamaması nedeniyle 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca davalı markasının tescil edildiği tüm mal ve hizmetler yönünden iptalinin gerektiği gerekçesiyle davasının kabulü ile davalıya ait 2005/53707 sayılı markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13521 E. 2018/4470 K.
Ortak:Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1527 E. 2017/4259 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · iltibas
Benzer bu kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içermediği, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, «iltibasın» varlığı kabul edilse dahi çok uzun süre sessiz kalındığından istemin «hak düşürücü süreye» uğradığı, iptali istenen marka davanın açıldığı tarihten geriye dönük 5 yıllık inceleme aralığında bir kısım emtialar bakımından kullanımı bulunmadığı, bu emtialar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/729 E. 2016/8239 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · tahkikat · kambiyo senedi · eş rızası · bono · çek · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaAncak Dairemiz bozma ilamından sonra yapılan «tahkikat» neticesinde dosyaya aktarılan bilgi ve belgeler uyarınca, davalı şirketin iki yetkilinin imzası ile «kambiyo senedi» tanzim etme yetkisi bulunduğu halde, davalı şirket «temsilcisinin» tek imza ile borçlandırıcı işlemlerde bulunduğu, davalı şirketin ve diğer temsil «yetkisine» ait ortağın bu duruma «rıza» gösterip «icazet» verdiği ve bunun mutad bir uygulamaya dönüştüğü anlaşılmış ve ceza mahkemesince de bu konuda maddi olay tespiti yapılmış olup mahkemece davanın kabulü gerekirken, …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı şirketin iki kişi ile «temsile» yetkili bulunduğu, dava konusu «bononun» ise tek yetkili ...'ün imzası ile tanzim edildiği, bononun tanzim edildiği tarih aralığı itibariyle şirketin tek imza ile senet ve «çek» tanzim etmediği, bunlara ilişkin ödeme yapılmadığı, şirketin tek imza ile «kambiyo senedi» düzenlemesi şeklinde genel bir uygulaması olmadığı, bono borcundan davalı şirketin sorumlu bulunmadığı, Ceza Mahkemesinden verilen beraat kararındaki değerlendirme …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5071 E. , 2020/2568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15/03/2016 gün ve 2014/634-2016/198 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/06/2018 gün ve 2016/13521-2018/4470 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “TÜRKOĞLU” ibareli marka başvurusunun davalının 2005/53707 sayılı “Türkoğlu+şekil” ibareli markası mesnet gösterilerek reddedildiğini, oysa müvekkilinin “Türkoğlu” ibaresinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, ayrıca davalının anılan markasıyı ciddi şekilde kullanmadığının tespit edildiğini ileri sürerek davalıya ait 2005/53707 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; “Türkoğlu+şekil” ibareli markanın 2005 yılından beri adına tescil edilmiş olduğunu, ayrıca çok daha öncesinden beri kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının davaya konu 2005/53707 sayılı markasını davanın açıldığı tarihten önceki beş yıllık inceleme aralığında tescil edildiği tüm mal ve hizmetler için ciddi kullanımı belgeleyemediği, kullanımın ispatlanamaması nedeniyle 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca davalı markasının tescil edildiği tüm mal ve hizmetler yönünden iptalinin gerektiği gerekçesiyle davasının kabulü ile davalıya ait 2005/53707 sayılı markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606296200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz