6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1527 E. 2017/4259 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içermediği, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, iltibasın varlığı kabul edilse dahi çok uzun süre sessiz kalındığından istemin hak düşürücü süreye uğradığı, iptali istenen marka davanın açıldığı tarihten geriye dönük 5 yıllık inceleme aralığında bir kısım emtialar bakımından kullanımı bulunmadığı, bu emtialar yönünden kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne, kullanılan emtialar yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, anılan kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

1 benzer karar daha
  • Marka iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/821 E. 2018/6546 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/1527 E.  ,  2017/4259 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 01/07/2014 tarih ve 2012/420-2014/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalı taraf adına 24.01.1995 tescil tarihli 154819 tescil nolu ibareli markanın müvekkiline ait tanınmışbareli markalarla iltibas yarattığını, tescil edildiği sınıflarda kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve markaların sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacı markaları ile müvekkiline ait ” markasının iltibas oluşturmadığını, markaların da kullanıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içermediği, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, iltibasın varlığı kabul edilse dahi çok uzun süre sessiz kalındığından istemin hak düşürücü süreye uğradığı, iptali istenen marka davanın açıldığı tarihten geriye dönük 5 yıllık inceleme aralığında bir kısım emtialar bakımından kullanımı bulunmadığı, bu emtialar yönünden kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne, kullanılan emtialar yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, anılan kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/363083800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.