Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4791 E. 2020/3087 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayartma↗ brokerlik↗ kira sözleşmesi↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişilerin, davacının Bursa şubesinde çalışmakta iken davalının bünyesinde ve aynı adreste bulunan çalışmaya başladığı, davalı şirketin 21/01/2010 tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirketin boşalttığı iş yerini kiralamış olduğu, davalı şirketin davacı şirket şubesinin çalışanlarının tümünü işe almış olması yanı sıra davacı şirket şubesinin bulunduğu iş merkezinin aynı olmasının tesadüf ile açıklanamayacağı, davacının sektördeki önemli bir müşteri gurubunun davalı şirketin müşterisi olarak aktarıldığı, davalıların hukuka aykırı olarak davacının müşteri çevresini ayartmış olduğu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, maddi tazminat yönünden davalılar Marsh Şirketi ve ... yönünden 57.500,00 TL, davalı ... yönünden 7.500,00 TL müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar Marsh Sigorta Reasürans Brokerliği A.Ş., ... ve ...'dan 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına dair verilen karar davalı şirket vekili, davalı ..., davalı ..., davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13586 E. 2018/4998 K.
Ortak:ayartma · kira sözleşmesi · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… alı gerçek kişilerin, davacının Bursa şubesinde çalışmakta iken davalının bünyesinde ve aynı adreste bulunan çalışmaya başladığı, davalı şirketin 21/01/2010 tarihli «kira sözleşmesi» ile davacı şirketin boşalttığı iş yerini kiralamış olduğu, davalı şirketin davacı şirket şubesinin çalışanlarının tümünü işe almış olması yanı sıra davacı şirket şubesinin bulunduğu iş merkezinin aynı olmasının tesadüf ile açıklanamayacağı, davacının sektördeki önemli bir müşteri gurubunun davalı şirketin müşterisi olarak aktarıldığı, davalıların hukuka aykırı olarak davacının müşteri çevresini «ayartmış» olduğu, bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, «maddi tazminat» yönünden davalılar Marsh Şirketi ve ... yönünden 57.500,00 TL, davalı ... yönünden 7.500,00 TL müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar Marsh Sigorta Reasürans Brokerliği A.Ş., ... ve ...'dan 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen karar davalı şirket vekili, davalı ..., davalı ..., davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… davalı gerçek kişilerin, davacının Bursa şubesinde çalışmakta iken davalının aynı adreste bulunan şubesinde çalışmaya başladığı, davalı şirketin 21/01/2010 tarihli «kira sözleşmesi» ile davacı şirketin boşalttığı iş yerini kiralamış olduğu, davalı şirketin davacı şirket şubesinin çalışanlarının tümünü işe almış olması yanı sıra davacı şirket şubesinin bulunduğu iş merkezinin aynı olmasının tesadüf ile açıklanamayacağı, davacının sektördeki önemli bir müşteri gurubunun davalı şirketin müşterisi olarak aktarıldığı, davalıların hukuka aykırı olarak davacının müşteri çevresini «ayartmış» olduğu, bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalı ...Brokerlik A.Ş.'nin 2010 yılında davacının eski müşterisi olan ...
Sigorta A.Ş.'de çalışmaya devam ettiği, bu durumda «ıslah» tarihi itibariyle davalı ... yönünden «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesine, «maddi tazminat» yönünden davalılar ...
A.Ş., ... ve ...'dan 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr mahrumiyeti · komisyon · ıslah · zamanaşımı · e-defter
Benzer bu karardaHolding'e 98 adet poliçe düzenlediği ve bundan 64.913,21 TL «komisyon» geliri elde ettiği, davacı «defterlerine» göre 2010 yılında «mahrum» kaldığı net kâr miktarının 155.221,74 TL olduğu, bu tutarın ne kadarının hakszı rekabetten kaynaklandığının tespit edilemediği, davalı ...'ın davalı şirkette çalışmadığı, davalı ...'ın 31/12/2012 tarihi itibari ile davalı şirketten ayrıldığı, davalı ...'ın ise «ıslah» tarih itibariyle davalı ...
Sigorta A.Ş.'de çalışmaya devam ettiği, bu durumda «ıslah» tarihi itibariyle davalı ... yönünden «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesine, «maddi tazminat» yönünden davalılar ...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18605 E. 2015/808 K.
Ortak:brokerlik
Benzer bu karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · sigorta tazminatı · rücu hakkı · kusur oranı · sigorta sözleşmesi · rücu · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından «bilirkişi incelemeleri» yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, taşınan emtia konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yükteki «hasar» tutarının belirlenmesi ve ...'nin 23. maddesinde hükme bağlanan «sınırlı sorumluluk» esas ve kuralları da gözetilerek bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4791 E. , 2020/3087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/06/2016 gün ve 2010/149 - 2016/715 sayılı kararı bozan Daire'nin 05/07/2018 gün ve 2016/13586 - 2018/4998 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortacılık ve sigorta brokerliği sektöründe faaliyet gösterdiğini, Bursa'da şube açtığını, şubede davalı kişilerin çalıştığını, bu davalıların müvekkilinin ticari sırlarına ve şirketin müşteri portföyüne bilgisine sahip olduklarını, 07/12/2009 tarihinde topluca istifa ederek müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve rakibi olan davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, müvekkilinin şubeyi kapatmak durumunda kaldığını, aynı yerde davalı şirketin şubesi bulunduğunu ve eski çalışanlarının sadece tabela değişikli ile aynı yerde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili müşterilerinde işletmeyi davalı tarafın devralındığına dair bir algının oluştuğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve 7.500,00 TL maddi, 42.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
09/10/2015 tarihli ıslah ile maddi tazminat talebini 57.500,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı ... Saylan, ..., ..., davacı ile kendileri arasında rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı şirket vekili, diğer davalıların davacının ticari sırlarına vakıf olabilecek bir konumda çalışmadığını, davacının portföyüne yönelme gibi bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişilerin, davacının Bursa şubesinde çalışmakta iken davalının bünyesinde ve aynı adreste bulunan çalışmaya başladığı, davalı şirketin 21/01/2010 tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirketin boşalttığı iş yerini kiralamış olduğu, davalı şirketin davacı şirket şubesinin çalışanlarının tümünü işe almış olması yanı sıra davacı şirket şubesinin bulunduğu iş merkezinin aynı olmasının tesadüf ile açıklanamayacağı, davacının sektördeki önemli bir müşteri gurubunun davalı şirketin müşterisi olarak aktarıldığı, davalıların hukuka aykırı olarak davacının müşteri çevresini ayartmış olduğu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...
yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, maddi tazminat yönünden davalılar Marsh Şirketi ve ... yönünden 57.500,00 TL, davalı ... yönünden 7.500,00 TL müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar Marsh Sigorta Reasürans Brokerliği A.Ş., ... ve ...'dan 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına dair verilen karar davalı şirket vekili, davalı ..., davalı ..., davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606155100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz