Markanın kısmen iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4269 E. 2020/2538 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu↗ hmk 326↗ hmk 331/1↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ kesin hüküm↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6341 E. 2018/215 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4658 E. 2019/7259 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n dayanağı olan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemecesince iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · vekalet ücreti · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 14/12/2016 tarih, 2016/148/ E-2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden oluşan hukuki boşluk nedeniyle davanın reddine ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine karar verilmiştir.
… n dayanağı olan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemecesince iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3901 E. 2019/5436 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ikkate alındığında, 6.1.2017 tarihi öncesinde açılmış tüm kullanmamaya dayalı hükümsüzlük/iptal davaları açısından yasal boşluk oluştuğundan esas hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… r verilmesi sonucunda yasal dayanağı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece aynı gerekçeyle, davanın esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması kararın bozulmasını gerektirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün belirtilen husus ba …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7153 E. 2022/1990 K.
Ortak:yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… kemesince, davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilemeyeceği, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi ve «yargılama giderlerinin» tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle mahkemece konusu kalmayan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçenin düzeltilmesi · istinaf incelemesi · terkin
Benzer bu karardaBaşka bir anlatımla «istinaf incelemesini» yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının «gerekçesini düzeltmiştir».
Dava, kullanmama nedenine dayalı olarak davalı adına tescilli 2004/35536 numaralı ile Arel markasının 41. sınıftaki "Eğitim ve Öğretim hizmetleri" açısından iptal ve «terkin» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Oysa HMK’nun 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nolu alt bendi hükmüne göre; “…Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” uyarınca «istinaf incelemesini» yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4269 E. , 2020/2538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/04/2019 tarih ve 2018/542-2019/171sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli ve müvekkilinin "OCEAN" ibareli markası ile iltibasa sebep olan 2003/03993 sayılı "DEEP OCEAN" ibareli markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markanın kullanmama nedenine dayalı olarak hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, Anayasa Mahkemesinin 6.1.2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 148/189 sayılı ilamları ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun yürürlük tarihi dikkate alındığında, 6.1.2017 tarihi öncesinde açılmış tüm kullanmamaya dayalı hükümsüzlük/iptal davaları açısından yasal boşluk oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekli ise de, yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre belirlenmiş olması nedeniyle bu hususun sonuca etkili olmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 7,40 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 01/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedenine dayalı kısmen iptali istemine ilişkin olup davanın hukuki nedeni, bir başka söyleyişle, yasal dayanağı mülga 566 sayılı KHK’nın 14. maddesidir.
Söz konusu KHK hükmü, Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarih ve 148-189 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve kararın RG’de yayımlanması üzerine Anayasamızın 153. maddesi çerçevesinde davanın hukuki nedeni ortadan kalkmıştır. Bu durumda, yasal dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine hükmedilmesi gerekir. Nitekim, ilk derece mahkemesince de durum bu biçimde kabul edilerek dava reddedilmiş ve fakat dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine hükmedilmiştir.
Mahkemenin ve Daire çoğunluğunun görüşünün aksine, davanın açıldığı tarihte söz konusu KHK hükmünün mevcut olması davanın esası yönünden hüküm kurulmasına, daha doğru bir ifadeyle davanın yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle reddine engel nitelikte olmadığını düşünüyorum. Yani bu gibi hallerde, davanın esasına yönelik bir karar verilmesi gerekir. Çünkü, Anayasa Mahkemesi kararının, dava nedeni ile dava konusu üzerinde bir etkisi yok ise de, söz konusu karar, davanın dayandığı hukuki sebebi ortadan kaldırmış olup bu nedenle davanın esastan reddi gerektiği kanısındayım. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları, bu nedenle, iptal edilen kanun yahut KHK hükmüne dayalı olarak açılan derdest (devam eden) davalara da kesin olarak etkilidir.
Yukarda da belirtildiği üzere, yasal dayanağı bulunmayan yahut açıklandığı biçimiyle hukuki nedeni bulunmayan bir davanın konusuz kaldığından, hatta ve hatta davanın esastan sonuçlanmadığından söz edilemez. Dava esastan görülmüş olup bu esas üzerinden sonuçlandırılmalı, kısaca ve tekraren söylemek gerekirse dava reddedilmelidir. Bu durumda, yargılama giderleri bakımından HMK’nın 331/1. maddesinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Aksinin düşünülmesi ve davanın açıldığı tarihte haklı nedenlere dayalı olup olmadığının değerlendirilmesi, haklılığın iptal edilen KHK hükmüne dayalı olarak değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle çelişkili bir yaklaşımı beraberinde getiriyor olmakla benimsenemez.
Şu halde, aksine bir kanun hükmü bulunmadığı gözetildiğinde, HMK’nın 326/1. maddesi hükmü uyarınca, asıl davada yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen davacıya yükletilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması düşüncesinde olduğumdan Dairemizin onama kararına katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606112100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz