6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirkette yönetim yetkisinin ortağa verilmesi talebi reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2295 E. 2023/1886 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Yönetim Kurulu Kararının Butlanı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim ve temsil yetkisi, yasal koşullar gerektirmedikçe kötü yönetim gerekçesiyle mahkemece kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz; bu konuda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yeni yönetici seçimi, genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Bu nedenle bir ortağa şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesi talebi, ihtiyati tedbir yoluyla karşılanamaz; böyle bir talep yönetim kurulunun yetkisinin kaldırılması anlamına geldiğinden hukuken mümkün değildir.

Ele alınan sorunlar

Davacı ortağa şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesi talebinin ihtiyati tedbir yoluyla karşılanabilirliği → ret

İddia: Davacı vekili; şirketin kötü yönetildiğini, mevcut yönetimin liyakatsiz olduğunu, bu durumun davacının %25'lik payına tekabül eden değeri düşürdüğünü ve şirketin taşınmaz sahipleriyle uyuşmazlık yaşamasına yol açtığını ileri sürerek, davacıya şirket yönetimi konusunda münhasır yetki verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı şirket anonim şirket olup TTK 365 uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kural olarak anonim şirketlerde organları mevcut olduğu sürece, yasal koşullar gerektirmedikçe yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olabilecek şekilde kötü yönetim gerekçe gösterilerek yönetim yetkisinin kaldırılması mümkün değildir. Yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. TTK 364 uyarınca yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi gündemle ilgili bir maddenin bulunması veya haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. TTK 408/2-b uyarınca yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri içerisindedir. Davacının münhasıran yönetim yetkisi verilmesi talebi, şirket yönetim kurulunun yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına geldiğinden yasal görülmemiştir. Bu nedenle davacı ortağın talebinin yasal olarak karşılanması mümkün olmadığından reddi gerekirken, ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispatın sağlanmadığına ilişkin gerekçesiyle reddi doğru görülmemiş, ancak sonucu itibariyle doğru olan ret kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Anonim şirket ortaklarının, yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olan 'münhasır yönetim yetkisi verilmesi' talebini ihtiyati tedbir yoluyla elde edemeyeceğine, bunun genel kurulun devredilemez yetkisi olduğuna ilişkin tespit yönünden bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yönetim kurulu kararının butlanı temsil ve ilzam yetkisi genel kurulun devredilemez yetkileri yaklaşık ispat

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 365TTK 364TTK 408/2-b

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2295

KARAR NO 2023/1886

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/09/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/549 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yeni nesil çiftçi ve girişimci olup bu konuda danışmanlık hizmeti verdiğini, hizmet verdiği firma ortağı ... tarafından müvekkiline yapılan ortaklık teklifini kabul ederek 21/01/2022 tarihinde davalı şirketin kurulduğunu,yönetim kurulu başkan yardımcısı seçildiğini,YK başkanı tarafından müvekkiline 19/04/2023 tarihinde şirket yönetiminden müvekkilinin davalı şirkete zarar verdiğine dair bir mail gönderildiğini, 24/04/2023 tarihinde müvekkilinin mailine erişimin engellenerek bilgisayar ve aracın şirkete teslim edilmesinin istendiğini, 25/04/2023 tarihinde ise müvekkilinin Beykoz'da ki tesislere girişinin engellendiğini, 24/04/2023 tarihli karar ile müvekkilinin temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığının öğrenildiğini, müvekkiline bildirim yapılmadan yönetim kurulu toplantısı yapıldığını,toplantının TTK 390.maddesine aykırı yapıldığından kararın batıl olduğunu, halihazırda şirket'in yönetim kurulunda bulunan ve temsil, ilzam yetkisini eline geçiren ...

ile ...'nın topraksız tarım hususunda hiçbir yetkinliğinin bulunmadığını, topraksız tarımın, uzman kişilerce koordine edilmesi gereken bir tarım yöntemi olduğunu, bu nedenle şirketin daha fazla zarara uğramaması için müvekkilinin şirkete girişinin önüne koyulan engelin kaldırılmasını,24.04.2023 tarihli ve 2023/2 karar numaralı yönetim kurulu kararının butlanının tespiti, Şirket'in temsil ve ilzamının karar öncesi duruma iadesi, davacı ...'ye şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesi yönünde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece şirket feshine ilişkin talebe ilişkin olarak dava ,eldeki davadan tefrik edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI

Mahkemece;Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esas olup geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerektiği, geçici korumaya karar verilebilmesi için, somut bir tehlikenin varlığı zorunlu olup davalı şirketin yönetim organından yoksun kalması gibi bir durum söz konusu olmadığı, davacıya şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesini gerektir bir durum da bulunmadığı,mevcut durumda somut bir tehlikenin varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği,şirket yönetiminin şirketi ne şekilde zarara uğrattığının belirli olmadığı değerlendirilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; davada şirketin feshi yahut alternatif bir çözüm olarak müvekkilin hisselerinin şirkete veya diğer ortağa satılması talep edildiğini, şirketin kötü yönetilmesi, müvekkilin dava neticesinde elde edeceği menfaati ciddi şekilde zedelediğini, zira şirket yeni kurulmuş, yatırımlarla büyüyeceğini, şirketin feshi ve tasfiye geerkmesi halinde şirketin karlılığı büyük önem taşıdığı, kötü yönetimin devam etmesi halinde, müvekkilin %25'lik payına tekabül eden değerin düşmesinin kaçınılmaz olduğunu şirketi yönetemeyen mevcut yetkililerin üretim tesisinin üzerine kurulduğu taşınmazın sahipleriyle uyuşmazlık yaşadığı, 21.01.2022 tarihinde kurulan şirketin,2023 yılının Nisan ayına kadar taşınmazın sahipleriyle hiçbir sorun yaşamamışken, müvekkilin ayrılığının hemen akabinde taşınmaz sahipleri ile uyuşmazlık yaşaması dahi, kötü yönetimi açıkça ortaya koyuğunu,şirket'i yönetmekten aciz, liyakatsiz fiili yönetimin şirkete verdiği zararın büyüklüğü, bu örnek değerlendirildiğinde dahi net şekilde görüldüğünü, ihtiyati tedbir olarak Müvekkil ...'ye şirket yönetimi konusunda münhasır yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki davada talep, yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan davacı ortağın açtığı 24.04.2023 tarihli 2023/2 karar numaralı yönetim kurulu kararının butlanın tespiti, şirketin temsil ve ilzamının karar öncesi duruma iadesi ve kendisine şirket yönetimi hususunda münhasır yetki verilmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Davalı şirket bir anonim şirket olup, TTK'nın 365.maddesi uyarınca Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Kural olarak anonim şirketlerde organları mevcut olduğu, yasal koşullar gerektirmedikçe yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olabilecek şekilde kötü yönetim gerekçe gösterilerek yönetim yönetim yetkisinin kaldırılması mümkün değildir.Yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur.

TTK nın 364.maddesinde yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi gündemle ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler.TTK nın 408/2-b uyarınca YK üyelerinin seçimi hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nın 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetki olup, davacı eldeki davada da davacı ortağa tedbiren yönetim yetkisi verilmesi talep edilmiştir. Davacının münhasıran yönetim yetkisi verilmesi talebi, şirket yönetim kurulunun yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına geldiğinden yasal görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı ortağın talebinin yasal olarak karşılanması mümkün olmadığından reddi gerekirken yaklaşık ispatın sağlanmadığına ilişkin gerekçe ile reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle redde ilişkin ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/60497 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.