6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret sicil müdürlüğünün reddettiği geçici tescilde ihtiyati tedbir yolu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1811 E. 2023/1783 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbirkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Genel Kurul Kararının Geçici Tescili ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ticaret sicil müdürlüğünce TTK 32/4 uyarınca reddedilen geçici tescil talebi, sicil kararına karşı açılan itiraz/dava dosyasında mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla sağlanabilir; zira geçici tescil, yargılama sonucunda verilecek kararla ortadan kalkacak nitelikte olduğundan hüküm sonucunun önceden elde edilmesi anlamına gelmez ve geçici hukuki korumanın koruyucu-önleyici amacına uygundur. Ayrıca, belediyeye bağlı şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişinin belirlenmesi, Belediye Meclisine özgülenmiş bir yetki kapsamında değilse belediye başkanının görev ve yetkisi dahilindedir.

Ele alınan sorunlar

Sicil müdürlüğünce reddedilen geçici tescilin mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla sağlanıp sağlanamayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, tescili istenilen genel kurul kararının şirketin ticari hayatına doğrudan tesir ettiğini, uzun sürecek yargılama sürecinde tescil yapılmamasının telafisi imkansız zararlara yol açacağını, davalı sicilin tescil işlemlerini itiraz üzerine inceleyen yargı merciinin geçici tescil talebi hakkında karar verme yetkisinin bulunmadığının düşünülemeyeceğini, TTK 32/4 hükmünün sicile takdir hakkı vermeyen diliyle geçici tescile ihtiyati tedbir yoluyla karar verilmesine engel bulunmadığını, kararın sonucuna göre kaydın sicilce resen silineceği öngörüldüğünden hüküm sonucu elde eder şekilde tedbir verildiğinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ve geçici tescile karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 32/4'e göre çözümü mahkeme kararına bağlı veya sicil müdürünce kesin tescilinde duraksanan hususlar, ilgilinin istemi üzerine geçici olarak tescil edilir; ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir, başvurulduğu takdirde kesinleşmiş hükmün sonucuna göre işlem yapılır. Geçici tescil talebi ancak sicil müdürlüğünden istenebilir ve kabulü halinde üç ay içinde dava açılması gerekir; ancak davalı sicilin tescil işlemlerini itiraz üzerine inceleyip doğru işlemin yapılmasına karar verebilen yargı merciinin geçici tescil talebi hakkında karar verme yetkisinin bulunmadığı düşünülemez. Asıl uyuşmazlığa bakan mahkemenin, uyuşmazlık kesin olarak çözümleninceye kadar, sicile takdir hakkı vermeyen bir dille yazılan TTK 32/4 hükmüne göre geçici tescil işleminin sicil tarafından yapılmasına karar vermesi, geçici hukuki himaye kapsamında ihtiyati tedbir yolu ile geçici tescile karar verilmesine engel değildir. (Emsal nitelikte Yargıtay 11. HD'nin 2014/16686 Esas, 2015/1927 Karar sayılı 16.2.2015 tarihli ilamı gereği Dairece de mevcut uygulamadan dönülmesi gereği doğmuştur.) Kaldı ki, yargılama sonucunda verilecek kararın neticesine göre geçici tescil edilen kayıt sicil tarafından resen silineceği öngörüldüğünden, hüküm sonucu elde eder şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiği de kabul edilemez. Kesin tescil ve geçici tescil TTK'da ayrı ayrı düzenlenmiş olsa da, iki müessesenin hukuki sonuçlarının aynı olduğu kabul edilemeyecek; uyuşmazlık mahkeme kararıyla sonuçlanıncaya kadar, karar sonucunda ortadan kalkacak bir geçici tescilin ihtiyati tedbirin şartlarını taşıdığı, geçici hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uygun olduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde hüküm sonucunun elde edilmesi olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Belediye başkanının, bağlı şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi atama yetkisi → kabul

Gerekçe: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 37. maddesinde belediye başkanının belediye teşkilatının en üst amiri olarak teşkilatı sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen görev ve yetkileri kullanmanın başkanın görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye Meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili olan başkanın, bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulü yasal düzenlemelere aykırı olacaktır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dairenin, Yargıtay 11. HD'nin 2015 tarihli ilamına atfen 'mevcut uygulamadan dönülmesi gereği doğmuştur' ifadesiyle kendi önceki içtihadını değiştirdiğini açıkça belirttiği, TTK 32/4 kapsamındaki geçici tescil taleplerinin sicil kararına itiraz davasında ihtiyati tedbir yoluyla sağlanabileceğine ilişkin görüş değişikliğini yansıtan bir karardır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici tescil ihtiyati tedbir yaklaşık ispat geçici hukuki koruma ticaret sicili itiraz davası

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 32/4 · 5393 sayılı Belediye Kanunu — 5393 sayılı Belediye Kanunu 375393 sayılı Belediye Kanunu 37/p · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1811

KARAR NO 2023/1783

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/428 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP VE DAVA

Davacı vekili; Müvekkili şirket tarafından 31.03.2023 tarih ve ... nolu ... A.Ş. Yönetim Kurulu Kararı ile 31.03.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurul kararının Noterde onaylandığını, müvekkili şirketin 14.04.2023 tarihinde ... mersis başvuru talep numarası ile yönetim kurulu kararı ve olağan genel kurul kararının tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen 24.04.2023 tarihli kararda; ''tek pay sahibi belediyenin genel kurulda temsiline ilişkin ve yönetim kurulu üyeliğinde adına hareket edecek gerçek kişinin belirlenmesine ilişkin belediye meclis kararı eklenmelidir'' kararı verildiğini, 03.07.2023 tarihli kararında ise '' Müdürlüğümüze yapmış olduğunuz tescil başvurunuzun saptanan eksiklikler ve/veya yanlışlıklar nedeniyle yerine getirilemediği;

ayrıca bekleyen evrakınızın bugüne kadar geri alınmadığı anlaşıldığı,işletme faaliyetinizin olumsuz yönde etkilenmemesi için ekte sunulan evraktaki eksikliklerin tamamlanarak tekrar İTO Giyimkent Hizmet birimimize müracaat edilmesi hususu bilgilerinize sunulur '' ifadelerine yer verilerek tescil başvurularının kabul edilmediğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün bu kararı müvekkili şirkete 11.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü geçici tescil konusunda takdir hakkını aşarak geçici tescil kararı vermediği için yargı yolu ile geçici tescil talep ettiklerini,söz konusu yönetim kurulu ve olağan genel kurulu kararı işlem yapacak kişileri belirlediği için bu kararların tescil ve ilan edilmemesi yapılan işlemlerin sakatlanmasına sebebiyet vererek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, müvekkili şirketin bir belediye şirketi olması ve bünyesinde 3000’i aşkın personeli bulunması da göz önüne alınarak personelin özlük hakları tehlikeye uğramasının engellenmesi amacıyla, genel kurul kararının geçici olarak tescili yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI

Mahkemece; davacı vekili, davaya konu şirket yönetim kurulu ve genel kurul kararının, mahkeme kararı kesinleşmeden ihtiyati tedbir yoluyla tesciline karar verilmesini istemişse de bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün görülmediği, Hukukumuzda İİK'nın 36. maddesiyle, kesinleşmeden icra edilebilecek kararların icrasının durdurulmasına dair bir hukuki imkân getirilmiş ise de kesinleşmeden icra edilemeyecek kararların ihtiyati tedbir yoluyla icrasını sağlayacak bir hukuki yol düzenlenmediği, TTK'nın 32/4. maddesindeki geçici tescile ise sadece sicil müdürlüğü karar verebilecek olup mahkemenin verebileceği bir geçici hukuki koruma kararı olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin geçici tescil yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; davalının, önceki tüm davaları ve aynı husustaki tüm diğer davalarda, mahkeme kararlarının kesinleşmesini beklediği ve tescili istenilen kararın şirketin ticari hayatına doğrudan tesir eden genel kurul kararı olduğu düşünüldüğünde uzun seneler sürecek bir yargılama sürecinde, tescil işleminin yapılmamış olması durumunda telafisi imkansız zararların oluşacağını, yine şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili temsilcisine ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında müvekkil şirkete ait bu kararın geçici tesciline karar verilmesi gerektiği, Yönetim Kurulu ve Olağan Genel Kurul kararı işlem yapacak kişileri belirlediği için bu kararların tescil ve ilan edilmemesi yapılan işlemlerin sakatlanmasına sebebiyet vererek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, ayrıca müvekkil şirketin bir belediye şirketi olması ve bünyesinde 3000'i aşkın personeli bulunması da göz önüne alınarak personelin özlük haklarının tehlikeye uğramasının engellenmesi, yapılan işlemlerin hukuki temelden yoksun hale gelmemesi için geçici tescile karar verilmesi gerektiğini, davalı sicilin tescil işlemlerini itiraz üzerine inceleyerek doğru işlemin yapılmasına karar verilmesine karar verebilen yargı mercinin geçici tescil talebi hususunda karar verme yetkisi olmadığı düşünülemeyeceğini, asıl uyuşmazlığa bakan mahkemenin uyuşmazlık konusu kesin olarak çözümleninceye kadar, sicile geçici tescil hususunda takdir hakkı vermeyen bir dil ile yazılan yukarıda yer verdiği TTK 32/4 madde hükmüne göre geçici tescil işleminin davalı sicil tarafından yapılmasına karar verilmesi cümlesinde geçici hukuki himaye kapsamında ihtiyati tedbir yolu ile geçici tescile karar verebilmesine engel bulunmadığını, verilecek kararın neticesine göre geçici tescil edilen kayıt sicil tarafından re'sen silineceği öngörüldüğüne göre hüküm sonucu elde eder şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiği de kabul edilmeyeceğinden, 19.07.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, tedbir niteliğindeki geçici tescile karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirketin olağanüstü genel kurul kararının tescili başvurusu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 03.07.2023 tarihli yazı ile "tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği" bildirilerek red edilmiştir. Öncelikle; çözümü gereken husus geçici tescil talebinin reddi halinde ihtiyati tedbir kararı verilip verilmeyeceği noktasındadır. Tescil talebinin reddi nedeniyle; sicil kararına itiraz davası açılmış olup uyuşmazlık yargıya intikal etmiştir. 6102 sayılı TTKnun 32/f.4’te, "Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil edilir.

Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır." denilmiştir. Ancak geçici tescil talebinin ancak sicil müdürlüğünden talep edilebileceği ve geçici tescil talebinin kabul edilmesi halinde ise, üç ay içinde geçici tescil nedenine ilişkin dava açılması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Davalı sicilin tescil işlemlerini itiraz üzerine inceleyerek doğru işlemin yapılmasına karar verilmesine karar verebilen yargı merciinin geçici tescil talebi hususunda karar verme yetkisi olmadığı düşünülemez. Asıl uyuşmazlığa bakan mahkemenin uyuşmazlık konusu kesin olarak çözümleninceye kadar, sicile geçici tescil hususunda sicile takdir hakkı vermeyen bir dil ile yazılan TTK 32/4.madde hükmüne göre geçici tescil işleminin davalı sicil tarafından yapılmasına karar verilmesi cümlesinde geçici hukuki himaye kapsamında ihtiyati tedbir yolu ile geçici tescile karar verebilmesine engel bulunmamaktadır.

(Emsal nitelikte Yargıtay 11 HD nin 2014/16686 Esas, 2015/1927 Karar sayılı 16.2.2015 tarihli emsal ilamı) Emsal Yargıtay kararı gereği Dairemizce de mevcut uygulamamızdan dönülmesi gereği doğmuştur. Kaldı ki yargılama sonucunda verilecek kararın neticesine göre geçici tescil edilen kayıt sicil tarafından resen silineceği öngörüldüğüne göre hüküm sonucu elde eder şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiği de kabul edilemeyecektir. 5393 sayılı Belediye Kanunu 'un 37. maddesinde belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir.

Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye Meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırı olacaktır. Aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararı bulunmaktadır.(İzmir BAM 2020/665-888 karar sayılı ilamını onayan Yargıtay 11.HD nin 2020/7507 esas 2022/2066 karar sayılı ilamı ,İstanbul BAM 12 HD nin 2019/2358 esas 2020/621 karar sayılı ilamını onayan Yargıtay 11 HD nin 2020/6306 esas ,2021/5301 karar sayılı ilamları ) Açıklanan nedenlerle, kesin tescil ve geçici tescilin, 6102 sayılı TTK’nda ayrı ayrı düzenlenmiş olsa da;

her iki müessesenin hukuki sonuçlarının aynı olduğunun kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık mahkeme kararı ile sonuçlanıncaya kadar, karar sonucunda ortadan kalkacak bir geçici tescilin ihtiyati tedbirin şartlarını taşıdığı, geçici hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde hüküm sonucunun elde edilmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetildiğinde talebinde haklılığı konusunda yaklaşık ispatı sağlayan, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, yeniden ara karar verilerek, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/428 Esas sayılı 19.07.2023 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile;davacı ...'nin Bakırköy ... Noterliği'nin 14.04.2023 tarih ve ... yevmiye sayısı ile onaylı 31.03.2023 Tarihli Genel Kurul Kararının ve Bakırköy ... Noterliği'nin 14.04.2023 tarih ve ... yevmiye sayısı ile onaylı 31.03.2023 tarih 2023/02 sayılı Yönetim Kurulu Kararının geçici olarak ticaret siciline tescil ve ilanı için HMK 389 vd. maddeleri uyarınca İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, Somut durum itibariyle teminat alınmasına yer olmadığına, Kararın infazına ve tebliğine yönelik işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı şirkete bildirilmesine, Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

20/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/60256 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.