Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5085 E. 2020/2803 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz oy↗ havale↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesi, 28.05.2003 havale tarihli cevaba cevap dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında davalı ...'a müvekkilinde oluşturduğu güven sonucu ... ve BDDK nezdinde müvekkili adına idari konularda işlem yapmak üzere vekaletname verildiğini, ...’a hiçbir zaman müvekkilinin hesaplarında para çekebilme ya da aktarabilme yetkisi (ahz-u kabz) verilmediği halde ... ihaleleri nedeniyle yatırılan teminatlardan 50.000,00 TL'nin ve toplam 59.700 USD’nin müvekkilinin imzası taklit edilerek düzenlenen 18.04.2002, 28.06.2002 ve 22.07.2002 tarihli sahte talimat belgeleri uyarınca davalı ...’a ödendiğini iddia ederek paraların çekildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği halde mahkemece faiz başlangıcı konusunda olumlu olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmadan 19.04.2002 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca davalı ...’nin harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalı ... vekilinin faiz başlangıcı ve harca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin anılan yönlere ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2018 tarih, 2016/9018 Esas-2018/2335 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13775 E. 2011/6096 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hükmün «ilanına» ilişkin istem ise reddedilmiş ve davalı yararına bu nedenle «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.Ancak, hükmün ilanına ilişkin istemin bağımsız bir davaya konu teşkil etmesi mümkün olmayıp, açılacak asıl davaya bağlı olarak istenmesi mümkün feri …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait faydalı model belgesi karşısından davaya konu davalıya ait faydalı model belgesinin yenilik unsurunu taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2007/2335 tescil nolu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükmün «ilanı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğü ile hükmün «ilanı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13766 E. 2012/18069 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisiz temsil · delillerin toplanmaması · icazet · lehtar · kambiyo senedi · ciro · hisse devir sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sadece «hisse devir sözleşmesi» ile şirket ortağı olamayacağını bilmesi gereken davalının, kendisine şirket tarafından «kambiyo senedi» düzenleme, bedelini tahsil etme ve ahz-u kabz yetkisi açıkça verilmemişken, davacı şirketin «lehtarı» bulunduğu 3 adet çeki, şirket kaşesi üzerine attığı imza ile «ciro» ederek bedelini tahsil ettiği, tahsil edilen paranın şirkete ödendiğinin anlaşılamadığı, «yetkisiz temsilci» olarak hareket eden davalının bu eylemlerine davacı tarafından «icazet» verilmediği, «çek» bedellerini şirket nam ve hesabına kullandığını ispatlayamayan davalının TTK 590 maddesi gereğince bedelden bizzat sorumlu olduğu, ancak takipten önce davalının «temerrüde» düşürülmediği, buna karşın alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.100,00 TL «asıl alacak» üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… hsil ettiğini savunmuş, şirketin hangi borçlarını ödediğini de bu savunmasında açıklamıştır.Her ne kadar davalının yetkisi olmadığı halde şirket çeklerini kendisine «ciro» etmesi usulsüz ise de, davalının savunmasının kendisi tarafından kanıtlanması halinde, çekler karşılığında tahsil ettiği tutarın davalı yönünden «sebepsiz zenginleşme» oluşturduğu ileri sürülemez.Bu itibarla, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup varsa bu husustaki «delilleri toplandıktan» sonra neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5085 E. , 2020/2803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09/11/2015 gün ve 2014/308 - 2015/637 sayılı kararı bozan Daire'nin 03/04/2018 gün ve 2016/9018 - 2018/2335 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çalışanı davalı ...'ın oluşturduğu güven sonucu 19/04/2002 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu nezdinde müvekkili adına idari konularda işlem yapmak üzere vekaletname verildiğini, ancak kendisine hiçbir zaman müvekkilinin hesaplarında para çekebilme ya da aktarabilme yetkisi (ahz-u kabz) verilmediğini, ... ihaleleri nedeniyle yatırılan teminatlardan 50.000,00 TL'nin müvekkilinin imzasını taklit edilerek düzenlenen sahte belgelerle davalı ... hesabına aktarıldığını, yine 59.700 USD'nin ... tarafından tahsil edildiğini, bu işlemlerin müvekkilinin imzası taklit edilerek düzenlenmiş olan bir yetkilendirme belgesi ile yapıldığını, davalı ...
bünyesinde ihale suretiyle satışı yapılan şirketlerin ihalelerine iştirak amacıyla müvekkili tarafından yatırılan fakat ihalenin müvekkiline kalmaması veya başka sebeplerle müvekkiline iadesi gereken teminatların ... tarafından yetki belgesi ve vekaletname olmaksızın davalı ...'a ödendiğini ileri sürerek, müvekkilinin uğramış olduğu zararların şimdilik 30.000,00 TL'lik kısmının avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesi, 28.05.2003 havale tarihli cevaba cevap dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında davalı ...'a müvekkilinde oluşturduğu güven sonucu ... ve BDDK nezdinde müvekkili adına idari konularda işlem yapmak üzere vekaletname verildiğini, ...’a hiçbir zaman müvekkilinin hesaplarında para çekebilme ya da aktarabilme yetkisi (ahz-u kabz) verilmediği halde ... ihaleleri nedeniyle yatırılan teminatlardan 50.000,00 TL'nin ve toplam 59.700 USD’nin müvekkilinin imzası taklit edilerek düzenlenen 18.04.2002, 28.06.2002 ve 22.07.2002 tarihli sahte talimat belgeleri uyarınca davalı ...’a ödendiğini iddia ederek paraların çekildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği halde mahkemece faiz başlangıcı konusunda olumlu olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmadan 19.04.2002 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca davalı ...’nin harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalı ... vekilinin faiz başlangıcı ve harca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davalı ... vekilinin anılan yönlere ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2018 tarih, 2016/9018 Esas-2018/2335 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin faiz başlangıcı ve harca ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2018 tarih, 2016/9018 Esas-2018/2335 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan bozma nedenlerinin (3) numaralı bozma bendi olarak eklenmesi suretiyle BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/600151500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz