İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13766 E. 2012/18069 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisiz temsil↗ delillerin toplanmaması↗ icazet↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ hisse devir sözleşmesi↗ sebepsiz zenginleşme↗ istirdat↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sadece hisse devir sözleşmesi ile şirket ortağı olamayacağını bilmesi gereken davalının, kendisine şirket tarafından kambiyo senedi düzenleme, bedelini tahsil etme ve ahz-u kabz yetkisi açıkça verilmemişken, davacı şirketin lehtarı bulunduğu 3 adet çeki, şirket kaşesi üzerine attığı imza ile ciro ederek bedelini tahsil ettiği, tahsil edilen paranın şirkete ödendiğinin anlaşılamadığı, yetkisiz temsilci olarak hareket eden davalının bu eylemlerine davacı tarafından icazet verilmediği, çek bedellerini şirket nam ve hesabına kullandığını ispatlayamayan davalının TTK 590 maddesi gereğince bedelden bizzat sorumlu olduğu, ancak takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, buna karşın alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.100,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yetkisiz kişi tarafından tahsil olunan çek bedellerinin istirdadı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu çeklerin şirket borçlarının kendisi tarafından ödenmesi karşılığında verildiğini ve bu nedenle bedellerini tahsil ettiğini savunmuş, şirketin hangi borçlarını ödediğini de bu savunmasında açıklamıştır.Her ne kadar davalının yetkisi olmadığı halde şirket çeklerini kendisine ciro etmesi usulsüz ise de, davalının savunmasının kendisi tarafından kanıtlanması halinde, çekler karşılığında tahsil ettiği tutarın davalı yönünden sebepsiz zenginleşme oluşturduğu ileri sürülemez.Bu itibarla, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup varsa bu husustaki delilleri toplandıktan sonra neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5085 E. 2020/2803 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · havale · teminat
Benzer bu kararda2-Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesi, 28.05.2003 «havale» tarihli cevaba cevap dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında davalı ...'a müvekkilinde oluşturduğu güven sonucu ... ve BDDK nezdinde müvekkili adına idari konularda işlem yapmak üzere vekaletname verildiğini, ...’a hiçbir zaman müvekkilinin hesaplarında para çekebilme ya da aktarabilme yetkisi (ahz-u kabz) verilmediği halde ... ihaleleri nedeniyle yatırılan «teminatlardan» 50.000,00 TL'nin ve toplam 59.700 USD’nin müvekkilinin imzası taklit edilerek düzenlenen 18.04.2002, 28.06.2002 ve 22.07.2002 tarihli sahte talimat belgeleri uyarınca davalı ...’a ödendiğini iddia ederek paraların çekildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği halde mahkemece faiz başlangıcı konusunda olumlu «olumsuz» hiçbir değerlendirme yapılmadan 19.04.2002 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8753 E. 2012/14927 K.
Ortak:icazet · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sadece «hisse devir sözleşmesi» ile şirket ortağı olamayacağını bilmesi gereken davalının, kendisine şirket tarafından «kambiyo senedi» düzenleme, bedelini tahsil etme ve ahz-u kabz yetkisi açıkça verilmemişken, davacı şirketin «lehtarı» bulunduğu 3 adet çeki, şirket kaşesi üzerine attığı imza ile «ciro» ederek bedelini tahsil ettiği, tahsil edilen paranın şirkete ödendiğinin anlaşılamadığı, «yetkisiz temsilci» olarak hareket eden davalının bu eylemlerine davacı tarafından «icazet» verilmediği, «çek» bedellerini şirket nam ve hesabına kullandığını ispatlayamayan davalının TTK 590 maddesi gereğince bedelden bizzat sorumlu olduğu, ancak takipten önce davalının «temerrüde» düşürülmediği, buna karşın alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.100,00 TL «asıl alacak» üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… hsil ettiğini savunmuş, şirketin hangi borçlarını ödediğini de bu savunmasında açıklamıştır.Her ne kadar davalının yetkisi olmadığı halde şirket çeklerini kendisine «ciro» etmesi usulsüz ise de, davalının savunmasının kendisi tarafından kanıtlanması halinde, çekler karşılığında tahsil ettiği tutarın davalı yönünden «sebepsiz zenginleşme» oluşturduğu ileri sürülemez.Bu itibarla, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup varsa bu husustaki «delilleri toplandıktan» sonra neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf davacının hesabının aktif olduğunu, dava konusu paraların çekildiği 31.10.2008 ve 11.11.2008 tarihlerinden sonra da davacının işlemler yaptığını, bunun yapılan işlemlere davacının «icazet» verdiği anlamına geleceğini savunduğu halde, mahkemece bu husus üzerinde durulup, inceleme ve araştırma yapılmadan «eksik inceleme» ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı banka çalışanının davalı ...'a ödemede bulunduğu, buna ilişkin olarak talimat asıllarının «ibraz» edilmediği, banka çalışanının teftiş raporunda kusurlu bulunduğu, ödeme yapılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 79.500 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13766 E. , 2012/18069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2008/749-2010/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin %50 hisedarı olan dava dışı .....'in şirketeki hisselerini davalıya sattığını, ancak devir prosedürü tamamlanmadığından davalının ortak sıfatını kazanmadığını, davalının yetkisi bulunmadığı halde şirket namına yazılı üç adet çeki şirket adına cirolayıp kendisi tahsil ederek TTK'nun 590. maddesine aykırı davrandığını, çek bedellerinin tahsili için davalı hakkında başlatılan takibin, davalının haksız itirazıyla durduğunu ileri sürerek,davalının takibe vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devrinden sonra davalının şirket adına ödemeler yaptığını, bunun karşılığında bir kısım çeklerin şirket tarafından davalıya verildiğini, müvekkilinin yasal ve geçerli hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sadece hisse devir sözleşmesi ile şirket ortağı olamayacağını bilmesi gereken davalının, kendisine şirket tarafından kambiyo senedi düzenleme, bedelini tahsil etme ve ahz-u kabz yetkisi açıkça verilmemişken, davacı şirketin lehtarı bulunduğu 3 adet çeki, şirket kaşesi üzerine attığı imza ile ciro ederek bedelini tahsil ettiği, tahsil edilen paranın şirkete ödendiğinin anlaşılamadığı, yetkisiz temsilci olarak hareket eden davalının bu eylemlerine davacı tarafından icazet verilmediği, çek bedellerini şirket nam ve hesabına kullandığını ispatlayamayan davalının TTK 590 maddesi gereğince bedelden bizzat sorumlu olduğu, ancak takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, buna karşın alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.100,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yetkisiz kişi tarafından tahsil olunan çek bedellerinin istirdadı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu çeklerin şirket borçlarının kendisi tarafından ödenmesi karşılığında verildiğini ve bu nedenle bedellerini tahsil ettiğini savunmuş, şirketin hangi borçlarını ödediğini de bu savunmasında açıklamıştır.Her ne kadar davalının yetkisi olmadığı halde şirket çeklerini kendisine ciro etmesi usulsüz ise de, davalının savunmasının kendisi tarafından kanıtlanması halinde, çekler karşılığında tahsil ettiği tutarın davalı yönünden sebepsiz zenginleşme oluşturduğu ileri sürülemez.Bu itibarla, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup varsa bu husustaki delilleri toplandıktan sonra neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065285900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz