Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4412 E. 2020/1834 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ sözleşmenin feshi↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 23/02/2009 tarihli sözleşmede belirtilen; 120 tonluk kesme makinesi, 120 tonluk bükme makinesi, 1 adet 60 tonluk pres makinesi, 1 adet 40 tonluk pres makinesi, 1 adet 25 tonluk pres makinesi, 2 adet sütunlu matkap, Gezer vinç, Torna tezgahı, Şeritli hızar, Kompresör, Boya fırını, Testere makinesinin davacılar karşı davalılar ... ve ...' ndan alınarak davalı karşı davacı ...' na verilmesine, karşı davada sözleşmenin feshi talebi reddedildiğinden davacı-karşı davalılar ... ve ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 62.950,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacılar ... ve ...'ndan alınarak davacı-karşı davalılar ... ve ...'na verilmesine dair verilen kararın davacılar-karşı davalılar ile davalılar-karşı davacılar vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar-karşı davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve kararın Yargıtayca bozulması halinde yapılacak işlemlerin 2004 sayılı İİK'nın 40. maddesinde gösterilmiş olmasına göre, davacılar-karşı davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4386 E. 2021/6220 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · adi ortaklık · dava şartı yokluğu · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · usulden reddi · bilirkişi incelemesi · dahili dava
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, icra takibinde borçlunun “... ve Prese Fabrikası ... ve Ortağı” şeklinde gösterildiği, «adi ortaklığın» «tüzel kişiliğinin» bulunmaması sebebiyle adi ortaklık aleyhine dava açılmasının veya icra takibi yapılmasının mümkün olmadığı, taraf «ehliyetinin» ise dava şartlarından olup re'«sen gözetilmesi» gerektiği, bunun yanında 6100 sayılı HMK’da dava açıldıktan sonra diğer kişilerin davalı sıfatıyla davaya «dahil» edilmelerine imkan veren bir düzenlemenin bulunmadığı, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmasının bu durumun istisnasını teşkil ettiği, öte yandan itirazın iptâli davasının görülebilmesinin geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak bulunmadığı, davacı tarafça adi ortaklık aleyhine girişilen icra takibinin geçerli bir takip olarak kabul edilmesinin ise mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
… hkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının “... ve Prese Fabrikası ... ve Ortakları” olarak gösterildiği, «adi ortaklığın» «tüzel kişiliği» olmadığından adi ortaklığa yöneltilen taleplerin ortaklara yönetilmiş olarak kabul edildiği, bu nedenle ortak oldukları iddia edilen ... ve ...’in davalı olarak davaya «dahil» edildiği, davalı ...’in ortak olmadığını savunduğu ancak vergi dairesi kayıtlarından ortak olduğunun anlaşıldığı, yaptırılan «bilirkişi incelemesiyle», davacının davalılardan alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu hale göre, «husumetin» «adi ortaklığın» ortağı olan iki ayrı kişiye yöneltilmiş olduğu kabul edilerek, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalı ... hakkındaki davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülememiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4412 E. , 2020/1834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04/04/2016 gün ve 2015/1367 - 2016/622 sayılı kararı onayan Daire'nin 14/03/2018 gün ve 2016/9482 - 2018/1973 sayılı kararı aleyhinde davacılar-karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar-karşı davalılar vekili, davalılar ile 19.01.2009 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca tarafların karşılıklı taahhütlerde bulunduklarını, buna göre müvekkillerinin davalı gerçek kişiler ile ortak bulundukları şirketlerde mevcut hisselerini davalı gerçek kişilere devretmesi karşılığında davalı gerçek kişilerin de bir kısım demirbaşların teslimi, sözleşmede belirlenen gayrimenkullerin satış vaadi sözleşmesi ile ve nihayetinde müvekkillerine devri ve benzeri yükümlülükler altına girdiklerini ancak davalıların edimlerini noter ihtarnamesi ile dahi yerine getirmediklerini ileri sürerek, sözleşmenin aynen ifası ve gecikme tazminatına hükmedilmesini, terditli olarak taleplerinin kabul edilmemesi halinde culpa in contrahendo ilkesi gereği müvekkillerinin oluşan 1.800.000,00 TL zararının tazminini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalılar-karşı davacılar vekili, asıl davanın reddini savunmuş, karşı davada esasen davacı-karşı davalıların sözleşme hükümlerini yerine getirmediklerini, kötüniyetli bulunduklarını, sözleşmenin limited şirket hisse devri sözleşmesi olduğunu, ancak resmi yazılı şekilde imzalanmadığını, bu nedenle geçersiz bulunduğunu ileri sürerek 10.01.2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin feshini, davacı-karşı davalılara teslim edilen demirbaşların teslimi olmadığı takdirde bedeli olan 136.750,00 TL'nin davacı-karşı davalılardan tahsilini, sözleşmeye istinaden verilen 30.03.2009 ödeme tarihli bonoda ...'nun borçlu olmadığının tespitini, davacı-karşı davalılara 72.000,00 TL çek bedeli olarak ödenen miktarın faizi ile istirdadını ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle 500.000,00 TL cezai şartın davacı-karşı davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 23/02/2009 tarihli sözleşmede belirtilen; 120 tonluk kesme makinesi, 120 tonluk bükme makinesi, 1 adet 60 tonluk pres makinesi, 1 adet 40 tonluk pres makinesi, 1 adet 25 tonluk pres makinesi, 2 adet sütunlu matkap, Gezer vinç, Torna tezgahı, Şeritli hızar, Kompresör, Boya fırını, Testere makinesinin davacılar karşı davalılar ... ve ...' ndan alınarak davalı karşı davacı ...' na verilmesine, karşı davada sözleşmenin feshi talebi reddedildiğinden davacı-karşı davalılar ... ve ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 62.950,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacılar ...
ve ...'ndan alınarak davacı-karşı davalılar ... ve ...'na verilmesine dair verilen kararın davacılar-karşı davalılar ile davalılar-karşı davacılar vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar-karşı davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve kararın Yargıtayca bozulması halinde yapılacak işlemlerin 2004 sayılı İİK'nın 40. maddesinde gösterilmiş olmasına göre, davacılar-karşı davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar-karşı davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 151,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 954,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılar-karşı davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/599749500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz