YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3727 E. 2020/1312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garantörlük↗ iptal davası↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalının başvurusunun ve davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "GARENTA" ibaresinden oluştuğu, davacının "GARENTA" markalarının seri markalar niteliğinde olduğu, yaygın bir kullanım ve tanıtım ile tanınmış marka seviyesine ulaşmış bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, iltibas tehlikesinin bulunduğu, başvurunun tescilinin davacının markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, onun itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceği, kötüniyetli bir başvuru olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 2017/M-1435 sayılı kararının davacı itirazının reddi bakımından iptaline, başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın TPMK YİDK tarafından reddine dair verilen kararın iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının "GARENTA" ana unsurlu markaları ile davalının “MGR MARGARENTO” ibareli başvuru markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının itirazına gerekçe gösterdiği markası “GARENTA" ibareli olup davalının başvuru markası ise “MGR MARGARENTO” ibarelerinden oluşmaktadır.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerin bir bütün olarak dikkate alındığı umumi intibaları itibariyle bir karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir. Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede herkesin kullanımına açık ve tanımlayıcı nitelikteki “garanti” sözcüğünü telmih eden “GARENTA” ibaresinin düşük ayırt edicilik düzeyi de dikkate alındığında her iki tarafın markaları arasında kısmi görsel ve işitsel benzerliğin ise karıştırılmaya yol açacak düzeyde olmadığı, bu sebeple Mahkemece, TPMK YİDK kararının iptali davası yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı kurum yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1684 E. 2018/7239 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… m ve tanıtım ile tanınmış marka seviyesine ulaşmış bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, başvurunun tescilinin davacının markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, onun itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceği, «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 2017/M-1435 sayılı kararının davacı itirazının reddi bakımından iptaline, başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece davacının "GARENTA" ana unsurlu markaları ile davalının “MGR MARGARENTO” ibareli başvuru markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerin bir bütün olarak dikkate alındığı umumi intibaları itibariyle bir karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince davalının başvuru markasıyla davacının tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında yer alan malların davacı markasının kapsamında da aynen yer aldığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi …
Mahkemece, her ne kadar davalının “...” başvuru markasıyla davacının tescilli “...” markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın mevcut olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile ... ... kararının …
Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacı adına tescilli “...” ibareli markalar ile davalı şirketin “...” başvuru markası arasında «ortalama tüketici» kitlesinin umumi bakış açısı ve markanın bütüncül intibası uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde bir benzerlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3394 E. 2017/7392 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nama yazılı senet · hamiline yazılı hisse senedi · pay sahipliği · hisse senedi · pay defteri · hamil · husumet yokluğu · ticaret sicili
Benzer bu karardaA.Ş’nin hisselerinin tamamının 1993 yılında nama yazılı hale dönüştürüldüğü, bu aşamada şirketin henüz aynı unvan altında varlığını devam ettirdiği, «hamiline yazılı hisse senedi» sahibinin bu aşamada «nama yazılı senetlerini» şirketten talep etmemişse şirket tarafından yapılması gerekenin hamiline yazılı hisselerin kime ait olacağı bilinemeyeceğinden kupür numaraları ile bu senetleri te …
Margarin Sanayi A.Ş. bünyesinde alınan kararla «hamiline» yazılı senetlerin nama yazılı senetlere dönüştürülmesi sırasında, şirket kayıtlarına alınıp sahibi belli olmayan senetlerin saklanması yoluna gidilmediği, 1993 yılından sonra şirket bünyesindeki işlemlerde davacıya ait «pay sahipliğinin» kayıtlarda mevcut olmadığı, davacının şirketi devraldığı sırada da şirket kayıtlarında ve «ticaret sicil» kayıtlarında davacının pay sahipliğine ilişkin her hangi bir kayıt bulunmadığından, davalının şirket ve ticaret sicil kayıtlarına itibar ederek şirket devrini almı …
Davacı tarafça, maliki olduğu «hamiline» yazılı hisse senetlerinin dava tarihi itibariyle davalı şirkette ulaştığı değerin ve «pay sahipliği» hakkının tespiti, pay sahipliğinin «pay defterine» işlenmesi, paylara isabet eden tüm mali hakların tahsili istemi ile açılan işbu davada, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sahip bulunduğu «hamiline» yazılı pay senetlerinin 1993 yılında ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3727 E. , 2020/1312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2017 tarih ve 2017/165 E- 2017/481 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/1163 E- 2019/582 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin "GARENTA" ibareli 39. sınıf hizmetleri içeren 2013/63186, "GARENTA" ibareli 39. sınıf hizmetleri içeren 2013/104426, "GARENTA Yeni Nesil Rent A Car" ibareli 39. sınıf hizmetleri içeren 2013/106150 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "MGR MARGARENTO" ibareli 39.sınıf hizmetleri içeren 2015/103380 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvurunun tescilinin markalarına iltibas oluşturacağı, markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceği, kötüniyetli olduğu gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2017/M-1435 sayılı kararla hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalının başvurusunun ve davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "GARENTA" ibaresinden oluştuğu, davacının "GARENTA" markalarının seri markalar niteliğinde olduğu, yaygın bir kullanım ve tanıtım ile tanınmış marka seviyesine ulaşmış bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, iltibas tehlikesinin bulunduğu, başvurunun tescilinin davacının markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, onun itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceği, kötüniyetli bir başvuru olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 2017/M-1435 sayılı kararının davacı itirazının reddi bakımından iptaline, başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın TPMK YİDK tarafından reddine dair verilen kararın iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının "GARENTA" ana unsurlu markaları ile davalının “MGR MARGARENTO” ibareli başvuru markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının itirazına gerekçe gösterdiği markası “GARENTA" ibareli olup davalının başvuru markası ise “MGR MARGARENTO” ibarelerinden oluşmaktadır.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerin bir bütün olarak dikkate alındığı umumi intibaları itibariyle bir karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir. Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede herkesin kullanımına açık ve tanımlayıcı nitelikteki “garanti” sözcüğünü telmih eden “GARENTA” ibaresinin düşük ayırt edicilik düzeyi de dikkate alındığında her iki tarafın markaları arasında kısmi görsel ve işitsel benzerliğin ise karıştırılmaya yol açacak düzeyde olmadığı, bu sebeple Mahkemece, TPMK YİDK kararının iptali davası yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı kurum yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597405400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz