Hava yolu taşıma sözleşmesinden manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3870 E. 2020/2387 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pilot dava↗ taşıma sözleşmesi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Davalı taraf uçuşun 2 saat 10 dakika gecikmeli olarak gerçekleştiğini ve gecikme sebebiyle kapı değişikliklerinin olduğunu kabul etmekle birlikte bu sorunları giderecek herhangi bir ikramda bulunmadığını da kabul etmiştir. Yapılan incelemede, mahkemece uçağın kalkış saati ile ilgili olarak yetkili mercilerden bilgi ve belge istenilmediği, sadece davalının sunduğu uçuş defterine göre gecikme süresinin belirlendiği, dosyaya rapor sunan bilirkişinin kaptan pilot-uçak mühendisi olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle sivil havacılık uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11619 E. 2011/4641 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · genel işlem şartı · nispi vekalet ücreti · taşıyıcı · maddi tazminat · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının savunmasında belirttiği sözleşme hükümlerinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 106. maddesinin gönderme yaptığı TTK’nun 766. maddesinde, kanunun «taşıyıcıya» ve hususi ile faaliyetleri devletin iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması neticesini doğuran bütün kayıt ve şartların hükümsüz olduğunun düzenlendiği, bu sebeple «genel işlem şartlarında» yer alan ve taşıyıcının mesuliyetinin kaldırılmasına veya hafifletilmesine ilişkin şartların yasa gereği hükümsüz olduğu, alınan raporlardan hava durumunun, uçağın özellikleri, donanımı ile pist özelliklerine göre bir uçak için kalkışa elverişli, diğeri için elverişsiz olmasının imkan dahilinde olduğunun, %1’lik riskin dahi kalkış izni verilmemesi için prensip olduğunun, aynı rotada başka bir hava yolu şirketinin uçmasının diğer hava yolu şirketi için geçerlilik göstergesi olmadığının ve hava muhalefeti nedeniyle davaya konu uçuşun iptal edildiğinin anlaşıldığı, davalının yükümlendiği yolcu taşıma işini kendisine isnat edilebilecek bir «kusur» olmaksızın iptal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsili için dava açılmış olmasına ve mahkemece de talebin reddedilmiş olmasına göre, davalı taraf için 575 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken 720 TL «nispi vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3870 E. , 2020/2387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesince verilen 13/02/2019 tarih ve 2017/1131-2019/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; 2015 yılının Ocak ayında Kıbrıs'a gitmek üzere davalı şirketten uçak bileti satın aldığını, 31/07/2015 tarihinde Kıbrıs'a uçmak üzere Atatürk Havalimanı'na annesiyle birlikte gittiklerini, uçağın kalkış saatinin 18:30 olmasına rağmen gecikmeli olarak saat 21:30 da uçağa alındıklarını ve uçağın saat 22:00 da kalktığını, bu gecikme esnasında yolcuların 5-6 defa başka kapılara yönlendirildiğini, kapılar arasındaki mesafenin uzun olduğunu, kendisinin özürlü olması nedeniyle yıprandığını, zorlandığını ve psikolojisinin bozulduğunu, koşturmaca sırasında düştüğünü, davalı şirketin kusurlu davranışları nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını, ayrıca uçakta talep edilen her şey için ücret istendiğini, davalı şirketin sözleşmeye uygun olarak hizmet sunmadığını, bu nedenlerle kendisi için 15.000 TL, annesi için 15.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının kendisi dışındaki kişiler hakkında hak talep etmesinin mümkün olmadığını, uçuşun 2 saat 10 dakika gecikmeli gerçekleştiğini, müvekkil şirketin tazminat yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, kapı değişikliği işlemlerinin Devlet Hava Meydan İşletmeleri tarafından yapıldığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davalının kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının taahhüt ettiği hizmetin ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bakımdan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunundan kaynaklanan ayıplı hizmet nedeniyle sorumluluk şartlarının oluşmadığı, davalı tarafın uçuşun gecikmesinden kaynaklanan kusurunun bulunmadığı, gecikmenin tamamen uçuş kapısı değişikliğinden ileri geldiği, Sivil Havacılık Yönetmeliğince davalı şirketin gecikmeden kaynaklı kusursuz sorumlu olarak sadece makul ölçüde sıcak ve soğuk içecek servisi yükümlülüğü olduğu, zararın karşılanması yönünde maddi veya manevi tazmini gerektiren bir sorumluluğunun düzenlenmediği, davalının hizmeti haksız fiil kapsamında değerlendirilemediğinden 6098 Sayılı TBK 49 maddesinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı tazminat yükümlülüğünün doğmadığı, kusursuz sorumluluk halinin de bulunmadığı, ayrıca davacının annesi ve kendisi adına ayrı ayrı 15.000TL tazminat talebinde bulunmuş olup davacının davada davacı sıfatıyla bulunmayan annesi yönünden de maddi tazminat talebinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Davalı taraf uçuşun 2 saat 10 dakika gecikmeli olarak gerçekleştiğini ve gecikme sebebiyle kapı değişikliklerinin olduğunu kabul etmekle birlikte bu sorunları giderecek herhangi bir ikramda bulunmadığını da kabul etmiştir. Yapılan incelemede, mahkemece uçağın kalkış saati ile ilgili olarak yetkili mercilerden bilgi ve belge istenilmediği, sadece davalının sunduğu uçuş defterine göre gecikme süresinin belirlendiği, dosyaya rapor sunan bilirkişinin kaptan pilot-uçak mühendisi olduğunun anlaşılması karşısında;
öncelikle sivil havacılık uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597369600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz