6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hissedarlığın Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5471 E. 2020/1606 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoklukla malul karar yokluk hmk 307 davadan feragat feragat yetkisizlik kararı karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 74HMK 307

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/207 Esas sayılı davada davanın kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 pay sahibi olduğunun tespitine, asıl davada davacının genel kurul iptaline ilişkin talebinin kabulü ile davalı şirketin 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullarının yoklukla malul olduklarının tespitine, diğer taleplerin reddine, birleşen İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/412 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 02.05.2011 tarihli genel toplantısının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya dair taleplerin reddine, birleşen İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/412 Esas sayılı dosyasındaki pay sahibi olduğunun tespitine ilişkin talebi konusunda asıl davada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın asıl ve birleşen davalar davalıları vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Bu kez, asıl ve birleşen davalar davalıları vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, 22.01.2020 tarihli dilekçesi ile asıl dava ve birleşen davalardan HMK'nın 307 ve devamı hükümleri uyarınca kayıtsız şartsız feragat etmiş, dosyada mevcut vekaletname incelendiğinde, davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Davadan feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca, davacının talep sonucundan kısmen yahut tamamen vazgeçmesi niteliğinde olup aynı Kanunun 309. ve 310. maddeleri uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabileceği gibi karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir.

Açıklanan çerçevede yapılan incelemede, davacı vekilinin yukarıda anılan dilekçesine yansıyan feragat beyanının, davanın taraflarca serbestçe tasarruf edilebilen nev’iden olması ve HMK’nın 74. maddesi de gözetildiğinde sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, bu nedenle Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, davadan feragate ilişkin asıl ve birleşen davalar hakkında değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kabul beyanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3418 E. 2020/1609 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka tecavüzünün men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1104 E. 2020/2016 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/5471 E.  ,  2020/1606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09/06/2016 gün ve 2014/695 - 2016/514 sayılı kararı onayan Daire'nin 02/07/2018 gün ve 2016/12656 - 2018/4980 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 2.500 adet paya sahip olduğu ve bu payların kimseye devredilmediği halde 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullara çağrılmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 2.500 adet payı olduğunun tespiti ile pay defterine yazılmasını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli toplantıların yoklukla malul olduğunun tespitini, şirkete yönetim kayyumu atanmasını talep ve dava etmiştir.

Birleşen İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/412 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, bu kez 02.05.2011 tarihli genel kurula çağrılmadığını ileri sürerek davalı şirkette 2.500 adet payı olduğunun tespitini, 02.05.2011 tarihli toplantının yoklukla malul olduğunun saptanmasını, şirkete yönetim kayyumu atanmasını talep ve dava etmiştir.

Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/207 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkilinin Diler Ahşap Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'deki 2.500 payını kimseye devretmediğini ileri sürerek müvekkilinin bu şirkette 2.500 adet payı olduğunun tespitini ile hükmün pay defterine yazılmasını talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/207 Esas sayılı davada davanın kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 pay sahibi olduğunun tespitine, asıl davada davacının genel kurul iptaline ilişkin talebinin kabulü ile davalı şirketin 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullarının yoklukla malul olduklarının tespitine, diğer taleplerin reddine, birleşen İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/412 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 02.05.2011 tarihli genel toplantısının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya dair taleplerin reddine, birleşen İstanbul 37.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/412 Esas sayılı dosyasındaki pay sahibi olduğunun tespitine ilişkin talebi konusunda asıl davada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın asıl ve birleşen davalar davalıları vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Bu kez, asıl ve birleşen davalar davalıları vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, 22.01.2020 tarihli dilekçesi ile asıl dava ve birleşen davalardan HMK'nın 307 ve devamı hükümleri uyarınca kayıtsız şartsız feragat etmiş, dosyada mevcut vekaletname incelendiğinde, davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Davadan feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca, davacının talep sonucundan kısmen yahut tamamen vazgeçmesi niteliğinde olup aynı Kanunun 309. ve 310. maddeleri uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabileceği gibi karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir.

Açıklanan çerçevede yapılan incelemede, davacı vekilinin yukarıda anılan dilekçesine yansıyan feragat beyanının, davanın taraflarca serbestçe tasarruf edilebilen nev’iden olması ve HMK’nın 74. maddesi de gözetildiğinde sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, bu nedenle Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, davadan feragate ilişkin asıl ve birleşen davalar hakkında değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalardan feragati ile ilgili bir karar verilmek üzere, Dairemizin 02.07.2018 gün ve 2016/12656 Esas- 2018/4980 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davalarda verilen yerel mahkeme kararlarının açıklanan gerekçeye istinaden BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597131300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.