Mal kaçırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1661 E. 2020/2104 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal kaçırma↗ iade faturası↗ infazda tereddüt↗ ticari avans faizi↗ sorumluluk davası↗ muvazaa↗ şirket zararı↗ denetime elverişlilik↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İlk derece mahkemesince, Işık Tekstil Ltd. Şti'ne satıldığı anlaşılan 615.828,70 TL tutarındaki malın Işık Tekstil Ltd. Şti'ne teslim edildiğine dair herhangi bir imzalı belge bulunmadığı, Işık Tekstil Ltd. Şti temsilcisi tarafından 615.828,70 TL malın Işık Tekstil'e teslim edildiği hususunun kabul edildiği, davalı Işık Tekstil Şirketi tarafından 583.278,33 TL'lik malı iade edildiğine dair iade faturası düzenlendiği, iade faturasının HS Kumaşçılık Şirketine teslim edildiğine dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, bu nedenle işlemlerin fiktif olduğu, HS kumaşçılık Ltd. Şti'nin yöneticileri tarafından, alacaklılardan mal kaçırmak ve şirketin içini boşaltmak kastı ile 615.828,70 TL zarara uğratıldığı, davacı Renteks vekili tarafından sunulan dilekçeler incelenerek Işık Tekstil Şirketi ve yöneticisine dair muvazaa iddialarının bulunduğu, HS Kumaşçılık ve Işık Tekstil yetkilileri arasında akrabalık bağının detaylı bir şekilde anlatıldığı, haksız eylemlerin ve bu eylemlerin sorumlusunun davacı Renteks tarafından bilindiğinin açık olduğu ve davanın zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleriyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun Işık Tekstil Hambez Haşıl Çözgü San. Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden esastan reddine ve Hacı Kök yönünden esastan kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 19/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve HS Kumaşçılık Şirketine ödenmesine, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/889 Esas sayılı dosyasında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava; şirket alacaklısı üçüncü kişi tarafından şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davası, birleşen dava ise; şirket yöneticileriyle beraber ve şirket zararına hareket eden üçüncü kişilere karşı açılan tazminat davasıdır. Somut olayda, davacı tarafça alacaklısı oldukları HS Kumaşçılık Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin içinin davalı şirket yöneticileri tarafından boşaltıldığı, birleşen dosya davalısı ...’in borçlu HS Kumaşçılık Ltd. Şti’nin gizli ortağı olduğu, Işık Tekstil Hambez Haşıl Çözgü San. Tic. Ltd. Şti’nin ise fiktif alım satım işlemleri ile borçlu şirketin alacaklısı olarak gözüken şirket olduğu ileri sürülmüştür.
Asıl ve birleşen davada ileri sürülen sorumluluk sebepleri birbirinden farklı olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf denetimi yapılırken asıl ve birleşen davalar yönünden; davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen “davaların istiklali prensibi” uyarınca ayrı ayrı değerlendirme yapılarak istinaf istemi kısmen dahi kabul edilse bile HMK 353/1-b-2 ve 3. bentleri uyarınca, infazda tereddüte yer verilmeyecek şekilde asıl ve birleşen davalar yönünden yeniden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir iken, denetime elverişli olmayacak şekilde her iki dava yönünden yeniden ayrı ayrı hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle re’sen usulden bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1364 E. 2022/2599 K.
Ortak:mal kaçırma · iade faturası · ticari avans faizi · sorumluluk davası · muvazaa · üçüncü kişi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaŞti'nin yöneticileri tarafından, alacaklılardan «mal kaçırmak» ve şirketin içini boşaltmak kastı ile 615.828,70 TL zarara uğratıldığı, davacı Renteks vekili tarafından sunulan dilekçeler incelenerek Işık Tekstil Şirketi ve yöneticisine dair «muvazaa» iddialarının bulunduğu, HS Kumaşçılık ve Işık Tekstil yetkilileri arasında akrabalık bağının detaylı bir şekilde anlatıldığı, haksız eylemlerin ve bu eylemlerin sorumlusunun davacı Renteks tarafından bilindiğinin açık olduğu ve davanın «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçeleriyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… ırılmasına, asıl davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 19/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve HS Kumaşçılık Şirketine ödenmesine, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/889 Esas s …
1- Asıl dava; şirket alacaklısı «üçüncü kişi» tarafından şirket yöneticilerine karşı açılan «sorumluluk davası», birleşen dava ise; şirket yöneticileriyle beraber ve «şirket zararına» hareket eden üçüncü kişilere karşı açılan tazminat davasıdır.
Benzer bu karardaŞti.'nin yöneticileri tarafından, alacaklılardan «mal kaçırmak» ve şirketin içini boşaltmak kastı ile 615.828,70 TL zarara uğratıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 19/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HS Kumaşçılık şirketine ödenmesine, birleşen dava yönünden ise; davacı Renteks vekili tarafından sunulan dilekçeler incelenerek Işık Tekstil Şirketi ve yöneticisine dair «muvazaa» iddialarının bulunduğu, HS Kumaşçılık ve Işık Tekstil yetkilileri arasında akrabalık bağının detaylı bir şekilde anlatıldığı, haksız eylemlerin ve bu eylemlerin sorumlusunun davacı Renteks tarafından bilindiğinin açık olduğu, «zamanaşımının» davacı Renteks'in Işık Tekstil'e dava açacağını beyan ettiği 24/03/2010 tarihinden işlemeye başlayacağı, bir yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı 25/07/201 …
Şti. arasındaki işlemlerin fiktif olduğu ancak davanın «zamanaşımı» süresinde açılmadığı sonucuna varılmış ise de, mevcut delillerin işlemlerin fiktif olduğu hususunu doğrulamadığı, ayrıca davalı Hüseyin Kök zamanaşımı itirazında bulunmadığı halde bu davalı hakkında da davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin esastan kabulüne, davacı vekilinin birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin re'sen sebeplerle esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm kurularak, asıl davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 19/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HS Kumaşçılık Şti.'ne ödenmesine, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/889 Esas sayı …
2- Asıl dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 309. ve devamı maddeleri uyarınca şirket alacaklısı «üçüncü kişi» tarafından şirket yöneticilerine karşı açılan «sorumluluk davası», birleşen dava ise, borçlu şirket yöneticileri yönünden açılan «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» hukuki «sebebine», davalı Işık Tekstil Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiktif işlem · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · gerekçe-hüküm çelişkisi · organik bağ · irsaliye · ticari defter kayıtları · tüzel kişilik · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda3- Birleşen davaya gelince, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkemece, «tüzel kişilik» perdesi yönünden dava dışı şirket ile yöneticilerinin mal varlıklarının birbirine karışıp karışmadığı ya da herhangi bir mal varlığı geçişi olup olmadığı yönünden yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi, birleşen davanın diğer davalıları ile dava dışı borçlu şirket arasında «fiktif işlemler» olduğu yönünde tespitler bulunduğu nazara alınarak, borçlu şirket ile bu davalılar arasında «organik bağ» olup olmadığı cihetinden de inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması doğru olmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararının «gerekçesinde çelişkili» ifadelere yer verilerek net bir tespit yapılmamış olması da doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahkemece malların satıldığına dair «irsaliye» aranmazken, «iade faturasının» «teslim» edildiğine dair irsaliye bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin fiktif olduğu sonucuna varılmasının kendi içinde çelişkili olduğu, dosya kapsamında aldırılan 10.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, «ticari defterlerde kayıtlı» bulunan faturanın irsaliye olmadığından bahisle «fiktif işlem» olarak kabul edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, her ne kadar mahkemece Işık Teks.
2- Asıl dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 309. ve devamı maddeleri uyarınca şirket alacaklısı «üçüncü kişi» tarafından şirket yöneticilerine karşı açılan «sorumluluk davası», birleşen dava ise, borçlu şirket yöneticileri yönünden açılan «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» hukuki «sebebine», davalı Işık Tekstil Ltd.
Şti. arasındaki işlemlerin fiktif olduğu ancak davanın «zamanaşımı» süresinde açılmadığı sonucuna varılmış ise de, mevcut delillerin işlemlerin fiktif olduğu hususunu doğrulamadığı, ayrıca davalı Hüseyin Kök zamanaşımı itirazında bulunmadığı halde bu davalı hakkında da davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin esastan kabulüne, davacı vekilinin birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin re'sen sebeplerle esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm kurularak, asıl davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 19/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HS Kumaşçılık Şti.'ne ödenmesine, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/889 Esas sayı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6765 E. 2020/4294 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · harç · ibraz
Benzer bu karardaŞti. «vekiline tebliğinden» sonra adı geçen davalılar vekilleri tarafından katılma yolu ile temyiz süresi içerisinde temyize cevap dilekçesi «ibraz» edildiği ve işbu dilekçelerde, temyize cevapların yanı sıra temyiz istemleri de belirtmek suretiyle kararın düzeltilerek onanmasını, kabul edilmediği takdirde bozu …
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, HMK 366. madde yollamasıyla 344. madde gereğince işlem tesis edilerek, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda davalı ... vekili ve davalı Işık Tekstil Hambez Haşıl Çözgü San.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1661 E. , 2020/2104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/12/2017 tarih ve 2014/783 E- 2017/1306 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 25/10/2018 tarih ve 2018/261 E- 2018/1640 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalıların ortağı ve yöneticisi oldukları HS Kumaşçılık San. ve Tic. Ltd. Şti'nden alacaklı olduklarını, davalı şirketin satın aldığı mallara karşılık keşide ettiği çekleri gününde ödemediğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, davalı şirket hakkında icra takipleri yaptıklarını, takiplerde davalının malvarlığını boşaltmış olduğunun ortaya çıktığını, davalıların şirket yöneticileri olarak kusur, ihmal ve kasıtlı olarak gerçekleştirdikleri hileli işlemler ile, borçlu şirketin malvarlığını yitirmesine neden olmalarından dolayı TTK'nın ilgili maddeleri gereği vermiş oldukları zararlardan sorumlu olduklarını, şimdilik 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili; davacı şirketin HS Kumaşçılık San. Ve Tic. A.Ş'ye fatura karşılığı satmış olduğu mal karşılığında bu şirketten faiz ve masraf hariç 2009 cari hesap bakiyesi ile 711.129,11 TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için başlattığı takibin sonuçsuz kaldığını, alacak nedeniyle davalılara karşı icra takipleri ile bağlantılı olarak icra mahkemelerinde davalar açtıklarını, açılan her iki yargılama dosyasında hazırlanan bilirkişi raporları ile davalılardan Işık Tekstil ile borçlu HS Kumaşçılık arasında gerçekleşen faturalaşma işlemlerinin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, muvazaayı ilk olarak Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/192 sayılı dosyasının ek bilirkişi raporu ile 06/06/2013 tarihinde öğrendiklerini, ancak defter ve kayıtlar üzerinde ayrıntılı bir bilirkişi inceleme ve değerlendirmesi yapılmaksızın muvazaaya vakıf olabilmelerinin mümkün olmadığını, haksız fiil nedeniyle şimdilik 500.000,00 TL tazminat taleplerini belirsiz alacak davası olarak açmış bulunduklarını, bu taleplerinin reddedilmesi halinde ise kısmi dava olarak kabul edilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı ... vekili; davacının davasını TTK m 336 vd.na göre açtığını, bu davanın yönetim kurulu üyelerine karşı açılabileceğini, davalının böyle bir sıfatının bulunmadığını, taraf sıfatı bulunmayan davalı müvekkili açısından işbu davanın reddi gerektiğini, iki şirket arasındaki mal alışverişinin gerçeği yansıtmadığını, mal varlığının da Işık Tekstil tarafından muvazaalı olarak hazcedilip mülkiyetine geçirildiğini iddia etmiş ise de, davacı şirketin borçlu şirket hakkında Bakırköy icra Müdürlüğünün 2009/27286 Esas sayılı dosyası ile girişmiş olduğu icra takibinde borçlu şirketin Işık Tekstil de bir alacağın olduğu sanısıyla 1. Haciz ihbarnamesi gönderdiğini, Işık Tekstil'in işbu ihbarnameye itirazı üzerine davacı şirketin Işık Tekstil 'in gerçeğe aykırı beyanda bulunduğundan bahisle İİK'm89/4 hükmü gereğince dava açıldığını, işbu davanın Bakırköy 5.
İcra Hukuk Mahkemesi 2010/602 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, yargılama sırasında tarafların defterleri incelenerek bilirkişi raporu düzenlendiğini, düzenlenen bu raporda davacı tarafın iddialarının aksine taraflar arasında gerçek bir ticari ilişkinin varlığının ortaya konulduğunu, yine davacı tarafın beyanlarının aksine borçlu şirketin Işık Tekstil'in faal bir şubesi konumunda olmayıp yasalara uygun bir şekilde kurulan ayrı bir tüzel kişiliği olan ve yine yasalara uygun olarak Işık Tekstil'in üst katında kiracı olan bir şirket olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Işık Tekstil Hambez Haşıl Çözgü San. Tic. Ltd. Şti. vekili, dava konusu tazminat talebinin hukuki dayanağının Mülga Borçlar Kanunun 50-51 maddelerine dayandırıldığını, davacının açmış olduğu davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, öncelikle davacının davalılardan Işık Tekstil Ltd. Şti'ne ikame ettiği dava yönünden zarar tazmini talebinin mümkün olmadığını, iş bu dava yönünden ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacının dava şartını yerine getirerek alacaklarının tamamını belirlemesi gerektiğini, davanın bu yönüyle dava şartından yoksun olduğunu, haksız fiilin varlığını kabul etmemekle birlikte mahkeme nezdinde aksi kanaat oluşmasına binaen davacının talepleri yönünden zamanaşımının vuku bulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İlk derece mahkemesince, Işık Tekstil Ltd. Şti'ne satıldığı anlaşılan 615.828,70 TL tutarındaki malın Işık Tekstil Ltd. Şti'ne teslim edildiğine dair herhangi bir imzalı belge bulunmadığı, Işık Tekstil Ltd. Şti temsilcisi tarafından 615.828,70 TL malın Işık Tekstil'e teslim edildiği hususunun kabul edildiği, davalı Işık Tekstil Şirketi tarafından 583.278,33 TL'lik malı iade edildiğine dair iade faturası düzenlendiği, iade faturasının HS Kumaşçılık Şirketine teslim edildiğine dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, bu nedenle işlemlerin fiktif olduğu, HS kumaşçılık Ltd. Şti'nin yöneticileri tarafından, alacaklılardan mal kaçırmak ve şirketin içini boşaltmak kastı ile 615.828,70 TL zarara uğratıldığı, davacı Renteks vekili tarafından sunulan dilekçeler incelenerek Işık Tekstil Şirketi ve yöneticisine dair muvazaa iddialarının bulunduğu, HS Kumaşçılık ve Işık Tekstil yetkilileri arasında akrabalık bağının detaylı bir şekilde anlatıldığı, haksız eylemlerin ve bu eylemlerin sorumlusunun davacı Renteks tarafından bilindiğinin açık olduğu ve davanın zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleriyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun Işık Tekstil Hambez Haşıl Çözgü San. Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden esastan reddine ve Hacı Kök yönünden esastan kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 19/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve HS Kumaşçılık Şirketine ödenmesine, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/889 Esas sayılı dosyasında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava; şirket alacaklısı üçüncü kişi tarafından şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davası, birleşen dava ise; şirket yöneticileriyle beraber ve şirket zararına hareket eden üçüncü kişilere karşı açılan tazminat davasıdır. Somut olayda, davacı tarafça alacaklısı oldukları HS Kumaşçılık Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin içinin davalı şirket yöneticileri tarafından boşaltıldığı, birleşen dosya davalısı ...’in borçlu HS Kumaşçılık Ltd. Şti’nin gizli ortağı olduğu, Işık Tekstil Hambez Haşıl Çözgü San. Tic. Ltd. Şti’nin ise fiktif alım satım işlemleri ile borçlu şirketin alacaklısı olarak gözüken şirket olduğu ileri sürülmüştür.
Asıl ve birleşen davada ileri sürülen sorumluluk sebepleri birbirinden farklı olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf denetimi yapılırken asıl ve birleşen davalar yönünden; davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen “davaların istiklali prensibi” uyarınca ayrı ayrı değerlendirme yapılarak istinaf istemi kısmen dahi kabul edilse bile HMK 353/1-b-2 ve 3. bentleri uyarınca, infazda tereddüte yer verilmeyecek şekilde asıl ve birleşen davalar yönünden yeniden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir iken, denetime elverişli olmayacak şekilde her iki dava yönünden yeniden ayrı ayrı hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle re’sen usulden bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596697600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz