Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3676 E. 2020/917 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ virman↗ i̇i̇k 194↗ mevduat hesabı↗ ipotek↗ mahsup↗ sebepsiz zenginleşme↗ protokol↗ harç↗ dahili dava↗ avans faizi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen 6 ayrı harç bedelinden 165.690.- TL ve 28.710.- TL'lik harçların maliyeden tahsil edilerek borçlulardan dava dışı Hasyapı A.Ş. hesaplarına aktarıldığı, diğer harçların iade alınamadığı veya davacı ile ilgisinin olmadığı, protokol hükümlerine göre iade alınan harçların davacının hesaplarına alacak kaydedilmesi gerekirken, Hasyapı A.Ş. hesaplarına geçilmesinin, davalının protokol şartlarına aykırı davranışı olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 194.400.- TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin 165.690.- TL'sine 03.03.2008, 28.710.- TL'sine 30.01.2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tarafların da dahil olduğu protokol uyarınca davalının iade aldığı harçların tahsili istemine ilişkindir. Davalı banka, iade edilen harçların davacının da sorumlu olduğu kredi borçlarına mahsup edildiğini, kredi riskinin tasfiyesi ile sonuçlanan son teklif alınırken, işbu teklif tarihi itibariyle yeniden borç tespiti yapıldığı, borç tespiti yapılırken ise işbu harç tutarların zaten daha önce kredi borcundan düşülmüş olduğunun görüleceğini, harç iadesi tutarlarının, ipotek veren 3. kişi konumundaki davacıya ödenmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını savunmuştur. Mahkemece verilen 15.05.2014 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli kararında da davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun mevduat hesabına aktarılıp oradan mevduat hesabından virman yapılmak suretiyle kredi borcundan mahsup edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yukarıda belirtilen davalı bankanın savunmaları değerlendirilmeden ve bozmanın gereği yerine getirilmeden iade alınan harçların dava dışı Hasyapı Proje İnşaat A.Ş.'nin hesaplarına alacak geçmesinin protokol şartlarına aykırılık taşıdığı gerekçesiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6560 E. 2021/6764 K.
Ortak:i̇i̇k 194 · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen 6 ayrı «harç» bedelinden 165.690.- TL ve 28.710.- TL'lik harçların maliyeden tahsil edilerek borçlulardan dava dışı Hasyapı A.Ş. hesaplarına aktarıldığı, diğer harçların iade alınamadığı veya davacı ile ilgisinin olmadığı, «protokol» hükümlerine göre iade alınan harçların davacının hesaplarına alacak kaydedilmesi gerekirken, Hasyapı A.Ş. hesaplarına geçilmesinin, davalının protokol şartlarına aykırı davranışı olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «194».400.- TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin 165.690.- TL'sine 03.03.2008, 28.710.- TL'sine 30.01.2009 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile «194».400.- TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin 165.690.-TL'sine 03.03.2008, 28.710.- TL'sine 30.01.2009 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «temlik» alan ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2645 E. 2024/5216 K.
Ortak:eksik araştırma · virman · i̇i̇k 194 · mevduat hesabı · ipotek · mahsup · sebepsiz zenginleşme · protokol · Alacak
İncelediğiniz karardaDavalı banka, iade edilen harçların davacının da sorumlu olduğu kredi borçlarına «mahsup» edildiğini, kredi riskinin tasfiyesi ile sonuçlanan «son» teklif alınırken, işbu teklif tarihi itibariyle yeniden borç tespiti yapıldığı, borç tespiti yapılırken ise işbu «harç» tutarların zaten daha önce kredi borcundan düşülmüş olduğunun görüleceğini, harç iadesi tutarlarının, «ipotek» veren 3. kişi konumundaki davacıya ödenmesinin davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını savunmuştur.
Mahkemece verilen 15.05.2014 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli kararında da davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun «mevduat hesabına» aktarılıp oradan mevduat hesabından «virman» yapılmak suretiyle kredi borcundan «mahsup» edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen 6 ayrı «harç» bedelinden 165.690.- TL ve 28.710.- TL'lik harçların maliyeden tahsil edilerek borçlulardan dava dışı Hasyapı A.Ş. hesaplarına aktarıldığı, diğer harçların iade alınamadığı veya davacı ile ilgisinin olmadığı, «protokol» hükümlerine göre iade alınan harçların davacının hesaplarına alacak kaydedilmesi gerekirken, Hasyapı A.Ş. hesaplarına geçilmesinin, davalının protokol şartlarına aykırı davranışı olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «194».400.- TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin 165.690.- TL'sine 03.03.2008, 28.710.- TL'sine 30.01.2009 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu «protokol» uyarınca davalının iade aldığı harçların davacıya ödenmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu karardaDeğerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «temlik» alan davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13907 E. 2014/20209 K.
Ortak:virman · i̇i̇k 194 · mevduat hesabı · mahsup · protokol · harç · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen 6 ayrı «harç» bedelinden 165.690.- TL ve 28.710.- TL'lik harçların maliyeden tahsil edilerek borçlulardan dava dışı Hasyapı A.Ş. hesaplarına aktarıldığı, diğer harçların iade alınamadığı veya davacı ile ilgisinin olmadığı, «protokol» hükümlerine göre iade alınan harçların davacının hesaplarına alacak kaydedilmesi gerekirken, Hasyapı A.Ş. hesaplarına geçilmesinin, davalının protokol şartlarına aykırı davranışı olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «194».400.- TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin 165.690.- TL'sine 03.03.2008, 28.710.- TL'sine 30.01.2009 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 15.05.2014 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli kararında da davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun «mevduat hesabına» aktarılıp oradan mevduat hesabından «virman» yapılmak suretiyle kredi borcundan «mahsup» edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Davalı banka, iade edilen harçların davacının da sorumlu olduğu kredi borçlarına «mahsup» edildiğini, kredi riskinin tasfiyesi ile sonuçlanan «son» teklif alınırken, işbu teklif tarihi itibariyle yeniden borç tespiti yapıldığı, borç tespiti yapılırken ise işbu «harç» tutarların zaten daha önce kredi borcundan düşülmüş olduğunun görüleceğini, harç iadesi tutarlarının, «ipotek» veren 3. kişi konumundaki davacıya ödenmesinin davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını savunmuştur.
Benzer bu kararda… en karar Dairemizin 10.12.2013 tarih, 2012/8170 E.-2013/22564 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 28/12/2007 tarihli «protokol» gereği davacı tarafça 31/12/2008 tarihinde ödenmesi gereken borcun ödenmemesi üzerine bu protokole ek olarak 01/02/2009 tarihli ek protokolün imzalandığı, davacının protokol çerçevesinde «harç» «bedellerini iade» alabilmesi için bankaya karşı tüm edimlerini yerine getirmesi şartının öngörüldüğü, davacının protokol gereği ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını gösterir bir «kaydın» bulunmadığı, ancak bankaca dava konusu harçların protokol taraflarından olan dava dışı Has Yapı A.Ş'nin «mevduat hesabına» alacak geçirilmesi karşısında davacı bankanın harçların iadesini kabul ettiğinin anlaşıldığı, 28/12/2007 tarihli protokolün 4. maddesi hükmü ile harçların davacı şirket hesabına iade edileceğinin ayrıca kararlaştırıldığı, buna göre davacının dava konusu harç bedellerini isteme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 242.619,40 TL'nin 48.219,40 TL'sine 20/09/2007, 165.690 TL'sine 03/03/2008, 28.710 TL'sine 30/01/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «protokol» gereği davalı tarafça iade alınan harçların davalıya iade edilmemesi sebebiyle alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 25.08.2011 tarihli raporda banka tarafından yatırılan harçlardan 03.03.2008 ve 30.01.2009 tarihinde iade alınan «harç» bedelleri toplamının «194».400,00 TL olduğu belirtilmiş, 02.12.2011 tarihli ek raporda ise, davalı bankaca 2.365,90 TL ve 45.833,50 TL harçların 20.09.2007 tarihinde iade alındığı iddiasının …
Buna göre, mahkemece seçenekli olarak sunulan bilirkişi raporuna karşı hangi gerekçe ile 242.619,40 TL'nin tahsiline karar verildiği anlaşılamadığı gibi, davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun «mevduat hesabına» aktarılıp oradan mevduat hesabından «virman» yapılmak suretiyle kredi borcundan «mahsup» edildiği yönündeki itirazları da mahkemece değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… en karar Dairemizin 10.12.2013 tarih, 2012/8170 E.-2013/22564 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 28/12/2007 tarihli «protokol» gereği davacı tarafça 31/12/2008 tarihinde ödenmesi gereken borcun ödenmemesi üzerine bu protokole ek olarak 01/02/2009 tarihli ek protokolün imzalandığı, davacının protokol çerçevesinde «harç» «bedellerini iade» alabilmesi için bankaya karşı tüm edimlerini yerine getirmesi şartının öngörüldüğü, davacının protokol gereği ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını gösterir bir «kaydın» bulunmadığı, ancak bankaca dava konusu harçların protokol taraflarından olan dava dışı Has Yapı A.Ş'nin «mevduat hesabına» alacak geçirilmesi karşısında davacı bankanın harçların iadesini kabul ettiğinin anlaşıldığı, 28/12/2007 tarihli protokolün 4. maddesi hükmü ile harçların davacı şirket hesabına iade edileceğinin ayrıca kararlaştırıldığı, buna göre davacının dava konusu harç bedellerini isteme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 242.619,40 TL'nin 48.219,40 TL'sine 20/09/2007, 165.690 TL'sine 03/03/2008, 28.710 TL'sine 30/01/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre, yetersiz gerekçeye ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3676 E. , 2020/917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/12/2017 tarih ve 2016/24-2017/1149 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup duruşma için belirlenen 04.02.2020 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davacı arasında imzalanan 28.12.2007 tarihli protokol uyarınca davalı tarafından ödenmiş tahsil, ceza evi ve tapu alım-satım harçlarının geri alınması halinde, geri alınan tutarın bankanın döviz satış kurundan USD'ye çevrilerek müvekkilinin hesaplarına alacak kaydedileceğinin hüküm altına alındığını, icra takiplerinde ödenen harçlar iade alındığı halde ödeme yapılmadığını ileri sürerek 331.280 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketlere kullandırdığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davacının ve dava dışı Yusuf Dayı'nın taşınmazları üzerine ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödenmeyince ipotekli taşınmazların kredi alacağına mahsuben satın alındığını, borçluların talebi ile borcun tasfiyesi içen protokol düzenlendiğini, protokolde diğer hususların yanı sıra takipte müvekkili tarafından ödenen harçların geri alınması halinde bu tutarların davacının tüm edimlerini yerine getirmesi koşuluyla harçların iadesinin kararlaştırıldığını, protokole dayalı edimlerini zamanında ve gereği gibi ifa etmediğini, protokolün hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle ek protokoller yapıldığını, dayanak protokolün hükmünün kalmadığını, 22.10.2009 tarihli teklif ile borcun tamamen tasfiye edildiğini, sonrasında harç tahsil edilmediğini, alınan harçların da kredi borcundan mahsup edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen 6 ayrı harç bedelinden 165.690.- TL ve 28.710.- TL'lik harçların maliyeden tahsil edilerek borçlulardan dava dışı Hasyapı A.Ş. hesaplarına aktarıldığı, diğer harçların iade alınamadığı veya davacı ile ilgisinin olmadığı, protokol hükümlerine göre iade alınan harçların davacının hesaplarına alacak kaydedilmesi gerekirken, Hasyapı A.Ş. hesaplarına geçilmesinin, davalının protokol şartlarına aykırı davranışı olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 194.400.- TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin 165.690.- TL'sine 03.03.2008, 28.710.- TL'sine 30.01.2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tarafların da dahil olduğu protokol uyarınca davalının iade aldığı harçların tahsili istemine ilişkindir. Davalı banka, iade edilen harçların davacının da sorumlu olduğu kredi borçlarına mahsup edildiğini, kredi riskinin tasfiyesi ile sonuçlanan son teklif alınırken, işbu teklif tarihi itibariyle yeniden borç tespiti yapıldığı, borç tespiti yapılırken ise işbu harç tutarların zaten daha önce kredi borcundan düşülmüş olduğunun görüleceğini, harç iadesi tutarlarının, ipotek veren 3. kişi konumundaki davacıya ödenmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını savunmuştur. Mahkemece verilen 15.05.2014 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli kararında da davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun mevduat hesabına aktarılıp oradan mevduat hesabından virman yapılmak suretiyle kredi borcundan mahsup edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yukarıda belirtilen davalı bankanın savunmaları değerlendirilmeden ve bozmanın gereği yerine getirilmeden iade alınan harçların dava dışı Hasyapı Proje İnşaat A.Ş.'nin hesaplarına alacak geçmesinin protokol şartlarına aykırılık taşıdığı gerekçesiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan alınarak, davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596287100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz