6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2645 E. 2024/5216 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsil harcı karşı edim eksik araştırma virman i̇i̇k 194 mevduat hesabı vekâlet ücreti 818 sayılı borçlar kanunu ipotek üçüncü kişi ifa mahsup sebepsiz zenginleşme uyuşmazlık konusu temlik protokol ihtar bilirkişi incelemesi ek tasfiye taahhütname harç dahili dava teminat e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu protokol uyarınca davalının iade aldığı harçların davacıya ödenmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 96 ncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alan davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3676 E. 2020/917 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2645 E.  ,  2024/5216 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/516 Esas, 2022/667 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı ... vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında imzalanan 28.12.2007 tarihli protokol uyarınca davalı tarafından ödenmiş tahsil, ceza evi ve tapu alım-satım harçlarının geri alınması halinde, geri alınan tutarın bankanın döviz satış kurundan USD'ye çevrilerek borçluların bankaya karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olmaları koşuluyla müvekkilinin hesaplarına alacak kaydedileceğinin hüküm altına alındığını, icra takiplerinde ödenen harçların 29.02.2008 tarihinde iade alındığının müvekkiline bildirildiğini, bu durumun icra dosyalarında da sabit olduğunu, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 331.280,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm edimlerini yerine getirmesi koşuluyla harçların iadesinin kararlaştırıldığını, protokole dayalı edimlerin zamanında ve gereği gibi ifa edilmediğini, 28.12.2007 tarihli protokolün hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle ek protokoller yapıldığını, dayanak protokolün hükmünün kalmadığını, 22.10.2009 tarihli üçüncü şahsın verdiği teklif ile borcun tamamen tasfiye edildiğini, sonrasında harç tahsil edilmediğini, alınan harçların da kredi borcundan mahsup edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 25.12.2017 tarih, 2016/24 E. ve 2017/1149 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 194.400,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 04.02.2020 tarih, 2018/3676 E. ve 2020/917 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyizlerinin reddi ile davalı bankanın, iade edilen harçların davacının da sorumlu olduğu kredi borçlarına mahsup edildiğini, kredi riskinin tasfiyesi ile sonuçlanan son teklif alınırken, işbu teklif tarihi itibarıyla yeniden borç tespiti yapıldığı, borç tespiti yapılırken ise işbu harç tutarlarının zaten daha önce kredi borcundan düşülmüş olduğunun görüleceğini, harç iadesi tutarlarının, ipotek veren 3. kişi konumundaki davacıya ödenmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını savunduğu, Mahkemece verilen 15.05.2014 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli kararında da davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun mevduat hesabına aktarılıp oradan mevduat hesabından virman yapılmak suretiyle kredi borcundan mahsup edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yukarıda belirtilen davalı bankanın savunmaları değerlendirilmeden ve bozmanın gereği yerine getirilmeden iade alınan harçların dava dışı ...

Proje İnşaat A.Ş.'nin hesaplarına alacak geçmesinin protokol şartlarına aykırılık taşıdığı gerekçesiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı itibarıyla yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, 06.04.2017 tarihli raporda 6 adet harçtan sadece 165.690,00 TL ve 28.710,00 TL'lik harcın protokole göre iadesinin gerektiği; ancak davalı bankanın bu iki harcı protokolde öngörülen ... Petrol A.Ş.'nin hesaplarına alacak kaydedilmesi şartına rağmen; aynı protokol borçlularından ... Proje İnşaat A.Ş.'nin mevduat hesabına alacak kaydettiğinin tespit edildiği, 28.12.2007 tarihli protokolün 8.maddesinde “İşbu protokoldeki edim ve taahhütlerin kısmen veya tamamen sözleşmede belirtilen süre ve şartlarda ödenmemesi veya sözleşme gereğince üstlenilen taahhütlerin, yerine getirilmemesi halinde, işbu protokol ile borçlulara sağlanmış olan indirim ve diğer imkanlar artadan kalkacak olup, taşınmaz alımları dahil yapılmış kısmi tahsilatların ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 84 üncü maddesi gereğince faize mahsup edilerek kalan bakiyeler için takiplere aynen devam edilecektir." düzenlemesi yer almakta olup dosyadaki belgelere göre protokole konu borcun, protokolde belirlenen sürelerden sonra davacı adına tescil edilen taşınmazın 3.

kişiye satışı sonrasında tasfiye edildiği, 28.12.2007 tarihli protokol ihlal edildiğinden geçerliliği kalmadığı, 165.690,00 TL ve 28.710,00 TL tahsil harcının davalı banka tarafından vergi dairesinden alınarak borçtan mahsup edilmesinin geçerliliğini yitirmiş olan protokole aykırı davranış olarak nitelendirilemeyeceği, davacı şirketin, diğer borçlu grup şirketlerin borçlarına teminat olarak ipotek tesisi ile asıl borçlu adına teminat verdiğinden ve davacı şirket ve kredi borçlusu şirketlerin borcu tek olduğundan, iade alınan harçların kredi borçlusunun hesabından mahsup edilmesinde aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Temlik alan davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı banka arasında, borçların tasfiyesi amacıyla 28.12.2007 tarihinde imzalanan protokolün 4. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında ''banka tarafından ödenmiş tahsil, cezaevi ve tapu alım-satım harçlarının geri alınması halinde, geri alınan tutarın bankanın döviz satış kurundan USD'ye çevrilerek "borçluların bankaya karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olmaları koşuluyla" ... Petrol A.Ş.'nin hesaplarına alacak kaydedileceği''nin hüküm altına alındığını, davalı bankanın, anılan protokol gereği 3 ayrı icra takip dosyasına ödenen dava konusu tüm harçları 29.02.2008 tarihinde iade aldığını davacı şirkete bildirdiğini, davacı şirket gerek asıl protokol, gerek 01.02.2009 tarihli ek protokol hükümleri gereğince ifa ile tüm borç ve yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalı bankanın asıl protokolün 4.

maddesinin 3. fıkrasında öngörülen harçların iadesi yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı şirketin alacaklı olduğunun protokoller, icra dosyaları, Mal Müdürlüğü muhasebe fişleri, şirket defterleri, banka kayıtları ile sabit olduğunu, davalı bankanın, davacı şirket hesabına ödeme yapması gerekmesine rağmen dava dışı üçüncü kişi ... A.Ş.'nin hesabına ödeme yaptığını, davalı bankanın kötü niyetli olduğunu, Mahkemece davanın reddine gerekçe olarak ödemelerin zamanında yapılmaması gösterilmiş ise de davalı tarafça, ödemelerin zamanında yapılmadığı gerekçeyle protokolün geçerliliğini yitirdiğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bilakis ödemeler kabul edilerek iade edilecek harçların dava dışı şirkete alacak kaydedildiğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu protokol uyarınca davalının iade aldığı harçların davacıya ödenmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 96 ncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alan davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temlik alan davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077273400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.