TTK 408/2-f yalnız önemli miktarda varlığın toptan satışına ilişkindir; genel temsil yetkisi bu kapsamda değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2770 E. 2020/852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 408/2-f uyarınca genel kurulun devredilemez yetkisi önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı ile sınırlı olduğundan, yönetim kurulu üyelerine şirketi taşınır ve taşınmaz tasarrufunda bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya en geniş biçimde temsil ve ilzam yetkisi veren genel kurul kararı bu maddeye aykırılık oluşturmaz. Ayrıca dava dilekçesinde kararların iptali istenmişken butlanına hükmedilmesi HMK 26(1)'deki taleple bağlılık kuralına aykırıdır; yazılı muvafakatnameye dayalı olarak yönetim kurulunca gerçekleştirilen pay devirleri ise geçerlidir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurulda yönetim kurulu üyelerine geniş temsil yetkisi verilmesinin TTK 408/2-f'ye aykırılık teşkil edip etmediği → kabul
İddia: Davacı, yönetim kurulu üyelerine şirketi taşınır ve taşınmaz tasarrufunda bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya en geniş şekilde temsil yetkisi verilmesinin TTK 408/f bendine açıkça aykırı olduğunu, şirket varlığının bütünüyle satılmasının ancak genel kurul kararıyla yapılabileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın 408/2-f maddesine göre genel kurula ait devredilemez yetki ve görev, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışıdır. Davaya konu genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinde yer alan, yönetim kurulu üyelerinin şirketi resmî ve özel kurum ve kuruluşlarda taşınır ve taşınmaz tasarrufunda bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya, temsil ve ilzama en geniş şekilde yetkili kılınmasına ilişkin düzenleme, şirketin önemli miktarda varlığının toptan satışı anlamında bir görev ve yetkinin devrini içermemektedir; dolayısıyla TTK'nın 408/2-f maddesine aykırılık teşkil etmemektedir. Bu kararın anılan maddeye aykırı olmadığının kabulüyle bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava dilekçesinde iptal talep edilmişken kararların butlanına hükmedilmesinin taleple bağlılık kuralına aykırılığı → kabul
Gerekçe: Dava dilekçesinde genel kurulda alınan her iki kararın iptali talep edilmiş iken butlanına karar verilmesi HMK 26(1) maddesine aykırıdır; bu nedenle ilk derece kararı kaldırılarak genel kurul kararlarının iptaline hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Yazılı muvafakatnameye dayalı pay devirlerinin geçerliliği ve devirleri iptal eden yönetim kurulu kararının butlanı → kabul
İddia: Davacı, hisseleri devraldığı ortağın şirkete verdiği muvafakatnameye dayanarak devrin geçerli olduğunu, genel kurulun ortakların paylarını tespit etme yetkisi bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Devreden ortak tarafından davacıya toplam 2.696 hisse devredilmiş, söz konusu pay devirleri yönetim kurulu tarafından yazılı muvafakatnameye dayalı olarak gerçekleştirilmiştir; bu itibarla yapılan devirler geçerlidir. Buna göre devirleri iptal eden yönetim kurulu kararı ile davacının hisse adedinin iptaline ilişkin genel kurul kararı 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesi uyarınca batıldır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
TTK 408/2-f'nin kapsamının 'önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı' ile sınırlı olduğunun ve yönetim kuruluna geniş temsil yetkisi verilmesinin bu kapsamda sayılmayacağının belirlenmesi yönünden bağlayıcı içtihat değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurulun devredilemez yetkileri↗ temsil ve ilzam yetkisi↗ butlan↗ genel kurul kararının iptali↗ taleple bağlılık↗ pay devri↗ muvafakatname↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1886 E. 2020/939 K.
Ortak:butlan
İncelediğiniz karardaMahkemece, genel kurul toplantısının 4 no.lu maddesinde alınan karar ile şirketin taşınır ve taşınmazları üzerinde tasarrufta bulunma «yetkisinin» YK üyeleri ... ve ...'a verilmiş olduğu, bu şekilde genel kurul tarafından genel bir yetkilendirmeyle «yetkinin» YK'ye devredilmesinin TTK 408/2-f maddesine açıkça aykırı olduğu, kanunun «emredici» hükmüne aykırılık teşkil etmesinden ötürü «butlanla» malul olduğu, ... tarafından davacıya toplam 2696 hisse devredildiği, söz konusu pay devirlerinin YK tarafından yazılı «muvafakatnameye» dayalı olarak gerçekleştirildiği, bu itibarla yapılan devirlerin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve YK'nın 25/10/2016 tarih 2016/6 sayılı kararı ve genel kurulun 5 no.lu davacının hisse adedinin iptali yönündeki kararlarının 6102 sayılı Yasa'nın 447 maddesi uyarınca «mutlak butlanla» batıl olduğuna karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesinde genel kurulda alınan her iki kararın iptali talep edilmiş iken «butlanına» karar verilmesinin HMK 26-(1) maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davalı şirketi …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre iptali talep edilen genel kurul kararlarından «sermaye artırımına» ilişkin 11 nolu kararının tescil ve «ilan» edilmediği gerekçesiyle «butlanına», 12 ve 13 no'lu kararlar bakımından iptal koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle 12. ve 13. maddelerinin iptali taleplerinin reddine, birleşen davada ise davacı ...'ün davalı şirkette pay sahibi olmadığı gerekçesiyle «aktif husumeti» bulunmadığından birleşen davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar esas davada davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · sermaye artırımı · aktif husumet · husumet yokluğu · ilan · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre iptali talep edilen genel kurul kararlarından «sermaye artırımına» ilişkin 11 nolu kararının tescil ve «ilan» edilmediği gerekçesiyle «butlanına», 12 ve 13 no'lu kararlar bakımından iptal koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle 12. ve 13. maddelerinin iptali taleplerinin reddine, birleşen davada ise davacı ...'ün davalı şirkette pay sahibi olmadığı gerekçesiyle «aktif husumeti» bulunmadığından birleşen davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar esas davada davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12216 E. 2010/3433 K.
Ortak:butlan
İncelediğiniz karardaMahkemece, genel kurul toplantısının 4 no.lu maddesinde alınan karar ile şirketin taşınır ve taşınmazları üzerinde tasarrufta bulunma «yetkisinin» YK üyeleri ... ve ...'a verilmiş olduğu, bu şekilde genel kurul tarafından genel bir yetkilendirmeyle «yetkinin» YK'ye devredilmesinin TTK 408/2-f maddesine açıkça aykırı olduğu, kanunun «emredici» hükmüne aykırılık teşkil etmesinden ötürü «butlanla» malul olduğu, ... tarafından davacıya toplam 2696 hisse devredildiği, söz konusu pay devirlerinin YK tarafından yazılı «muvafakatnameye» dayalı olarak gerçekleştirildiği, bu itibarla yapılan devirlerin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve YK'nın 25/10/2016 tarih 2016/6 sayılı kararı ve genel kurulun 5 no.lu davacının hisse adedinin iptali yönündeki kararlarının 6102 sayılı Yasa'nın 447 maddesi uyarınca «mutlak butlanla» batıl olduğuna karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesinde genel kurulda alınan her iki kararın iptali talep edilmiş iken «butlanına» karar verilmesinin HMK 26-(1) maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davalı şirketi …
Benzer bu karardaDava, davalı şirketin «butlanının» tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu karardaAncak, davacının yaptığı «yargılama giderinin» eksik hesaplanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2770 E. , 2020/852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/01/2018 tarih ve 2017/401 E- 2018/29 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 14/03/2019 tarih ve 2018/463 E- 2019/342 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 11/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı gündemin 4.maddesi ile YK üyelerine şirketi resmi ve özel kurumlarda taşınır ve taşınmaz tasarrufunda bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya vs. konularda en geniş şekilde temsil için yetki verildiğini, kararın TTK 408/f bendine açıkça aykırı olduğunu, şirket varlığının bütünüyle satılmasının genel kurul kararı ile yapılabileceğini, 5.madde de ise şirket hissedarları ...'ın şirkete sunduğu 17/10/2016 tarihli dilekçe ile şirket ortaklarından kimseye hisse devri yapmadığını bildirmesi üzerine şirketin 25/10/2016 gün, 2016/6 sayılı YK kararı ile herhangi bir sözleşme ibraz edilmeden yapılan hisse devirlerinin iptaline karar verildiğini, bu karar uyarınca müvekkiline ait hisse sayısının 871, diğer ortak ...'a ait hisse sayısının ise 7.403 olarak kabul edildiğini, ortaklık payı ve oranının bu şekilde pay defterine işlenmesine dair genel kurulda alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket genel kurulunun şirket ortaklarının ortaklık paylarını tespit etme yetkisi bulunmadığını, ortaklar arasındaki pay uyuşmazlıkları, YK'ye intikal etmiş ise bu konuda YK.nca karar verileceğini, karara karşı çıkılması durumunda uyuşmazlığın yargı organlarınca halli gerektiğini, bu yüzden karara muhalif kaldığını, müvekkilinin ...'dan hisse devraldığını, bu devrin ...'ın şirkete verdiği 20/08/2007 tarihli muvafakatnamede yer aldığını, bu muvafakatname ile şirketin diğer hissedarlarına da hisse devri yapıldığını, ancak sadece müvekkiline ait hisse devrinin iptal edildiğini ileri sürerek dava konusu genel kurul kararlarının iptaline ve YK'nin 25/10/2016 tarih 2016/6 sayılı kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, genel kurul toplantısının 4 no.lu maddesinde alınan karar ile şirketin taşınır ve taşınmazları üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin YK üyeleri ... ve ...'a verilmiş olduğu, bu şekilde genel kurul tarafından genel bir yetkilendirmeyle yetkinin YK'ye devredilmesinin TTK 408/2-f maddesine açıkça aykırı olduğu, kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil etmesinden ötürü butlanla malul olduğu, ... tarafından davacıya toplam 2696 hisse devredildiği, söz konusu pay devirlerinin YK tarafından yazılı muvafakatnameye dayalı olarak gerçekleştirildiği, bu itibarla yapılan devirlerin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve YK'nın 25/10/2016 tarih 2016/6 sayılı kararı ve genel kurulun 5 no.lu davacının hisse adedinin iptali yönündeki kararlarının 6102 sayılı Yasa'nın 447 maddesi uyarınca mutlak butlanla batıl olduğuna karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesinde genel kurulda alınan her iki kararın iptali talep edilmiş iken butlanına karar verilmesinin HMK 26-(1) maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davalı şirketin 11/01/2017 tarihli genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararların iptaline, şirket yönetim kurulunun 25/10/2016 Tarihli 2016/6 Sayılı kararının butlanla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptali ve batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin 11/01/2011 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 4 no’lu bendinde yer alan karar ile yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...'ın şirketi resmi ve özel kurum ve kuruluşlarda taşınır ve taşınmaz tasarrufunda bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya, temsil ve ilzama en geniş şekilde temsil etmesine karar verilmesinin, 6102 sayılı TTK’nun 408/2-f maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle ilgi genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 408/2-f maddesine göre, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı, genel kurula ait devredilemez yetki ve görevlerdendir.
Davaya konu genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinde yer alan düzenlemenin ise şirketin önemli miktarda varlığının toptan satışı anlamında bir görev ve yetkinin devrini içermediği, dolayısıyla 6102 sayılı TTK’nun 408/2-f maddesine aykırılık teşkil etmediğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, mahkemece, davalı şirketin 11/01/2011 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 4 no’lu bendinde yer alan kararın, 6102 sayılı TTK’nun 408/2-f maddesine aykırı olmadığının kabulüyle bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davalı yararına bozulması gerektimiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596280100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz