TTK 449 uyarınca sermaye artırımı kararının icrasının durdurulması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2242 E. 2023/1892 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece kararının kaldırılmasıKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir (kararın icrasının geri bırakılması) talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)
Gerekçe özeti
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının icrasının geri bırakılması talebinde, TTK 449'da özel koşul düzenlenmediğinden HMK'nın ihtiyati tedbir hükümleri tamamlayıcı olarak uygulanır. Şirketin borca batık olduğu taraflar arasında ihtilafsız olup, buna rağmen TTK 376'daki usullere (olağanüstü genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme/tamamlama kararı, iflas başvurusu) uyulmadan doğrudan sermaye artırımına gidilmesi ve bu artırımın esasen bilanço zararının kapatılmasına yönelik olduğuna dair ciddi emarelerin bulunması, TTK 421/II-a'da bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük koyan kararların oybirliğiyle alınması gerektiği hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde, davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde gerçekleştiğinin kabulünü ve kararın icrasının durdurulmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Sermaye artırımı kararının icrasının geri bırakılması talebinde yaklaşık ispat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → kabul
İddia: Davacı vekili, davalı şirketin öz kaynaklarının eksiye düştüğünü, borca batık durumda olduğunu, TTK 376. maddedeki usullere (olağanüstü genel kurul toplantısı, sermayenin üçte biri ile yetinme veya tamamlanması kararı, iflas başvurusu) uyulmadan doğrudan sermaye artırımına gidildiğini, bunun esasen bilanço zararlarının kapatılmasına yönelik bir yükümlülük getirdiğini ve TTK 421/II-a uyarınca oybirliği gerektiren bu kararın kendi muhalefetine rağmen alındığını, kendisinin ağır bir ödeme yükümlülüğü altına girdiğini veya hisse oranının önemli ölçüde eriyeceğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Talep, TTK 449 uyarınca genel kurul kararının iptali davasında sermaye artırımı kararının icrasının geri bırakılmasına ilişkindir; TTK 449'da bu geçici hukuki korumanın koşulları özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması/imkânsızlaşması veya ciddi zarar tehlikesi) yararlanılabilir. Yönetim kurulu üyesinin bildirdiği görüşte ve ihtarname içeriğinde şirketin borca batık olduğu açıkça belirtilmiş olup taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmamaktadır. Buna rağmen genel kurulun TTK 376'ya uygun işlem yapmadan doğrudan sermaye artırımına gittiği, rüçhan haklarının da davalı şirketin alacaklısı olan ana ortak tarafından şirket borcuna karşılık kullanıldığı ve bu ortağın hisse oranının %98,25'e yükseldiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin de ana ortağa borçlu olduğunu ve sermaye artırımı ile iflas halinden kurtulduğunu kabul etmesi, yönetim kurulu başkanının ihtarnamesinde borca batıklığın açıkça bildirilmiş olması karşısında, sermaye artırımı kararının bilanço eksiğinin tamamlanması amacına yönelik olabileceğine dair ciddi emareler bulunmaktadır. TTK 421/II-a bendi uyarınca bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararların oybirliğiyle alınması gerektiği hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde, davacının davanın esası bakımından haklılığının yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Borca batık durumdaki bir şirkette TTK 376'daki usuller izlenmeden doğrudan sermaye artırımı kararı alınması ve bu kararın bilanço zararlarının kapatılmasına yönelik yükümlülük niteliği taşıyabileceğine dair ciddi emarelerin, TTK 421/II-a'daki oybirliği şartıyla birlikte değerlendirilerek TTK 449 kapsamında yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabul edilmesi yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- HMK 393(1) uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararın ilgiliye tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmemesi halinde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali/butlanı↗ kararın yürütülmesinin geri bırakılması (TTK 449)↗ yaklaşık ispat↗ borca batıklık↗ sermaye artırımı↗ rüçhan hakkı↗ oybirliği gerektiren kararlar (TTK 421/II-a)↗ ihtiyati tedbir↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2242
KARAR NO 2023/1892
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/09/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/429 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/12/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA VE TALEP
Davacı vekili, davalı şirketin öz kaynakları eksiye düşmüş, teknik olarak iflas etmiş bulunduğundan, davalı şirket genel kurulunda doğrudan sermaye arttırımı kararı verilmesinin TTK.376 hükmüne aykırı olduğunu, TTK m.376 hükmünü ihlal etmek suretiyle alınan sermaye arttırımı kararı esasen bilanço zararlarının kapatılmasına yönelik yükümlülük getiren bir karar olduğunu, ancak burada da TTK m.421/II-a hükmüne aykırı bir karar alındığını, dava konusu 24.03.2023 tarihli genel kurulda sermaye arttırımı suretiyle ana sözleşme değişikliğine karar verilirken ana sözleşmenin 26. maddesinin ihlal edildiğini, iç kaynaklardan sermaye artışı mümkünken esas sermaye taahhüdü yoluyla sermaye arttırımına gidilmesinin TTK m.462/III hükmüne aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu tarafından TTK m.457 şartlarını havi bir beyan hazırlanmadığını,hakim ortaklar tarafından davalı şirket dahil grup şirketlerini önce planlı operasyonla teknik iflas konumuna getirmekte ve sonrasında sermaye artırımını gündeme getirdiklerini, iptal konusu sermaye artırımı ile daha önce diğer grup şirketlerinde (...
Okulları, ... İnşaat ve ... Holding) denedikleri benzer kurgu dahilinde, müvekkilinin şirketteki hisselerini kendi kontrollerine alarak şirketleri denetimden kaçırmayı ve kaynakları keyfi kullanmayı amaçladıklarını, bu amaçları doğrultusunda müvekkilini ciddi bir maddi yükümlülük altına sokarak, kısa bir sürede hakim ortaklarca yaratılan fiktif zararı müvekkiline ödettirmeye aksi halde müvekkilinin şirketlerdeki paylarını erozyona uğratarak, kanuna, usullere, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı yöntemlerle müvekkilini tahakküm altına almaya, pay oranlarını azaltmaya çalıştıklarını, aynı çabanın ürünü olan 24.03.2023 tarihli sermaye arttırımı kararı iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle de iptal edilmesi gerektiğini belirterek 24.03.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının 7.
maddesi ile karara bağlanan sermaye arttırımının öncelikle butlanla malul olduğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece,YK başkanının yazılı görüşünde; "Sermaye artırımı yapılması zorunluluğu sebebiyle gündeme konularak usulü dairesinde ortaklara çağrı yapılmış, şirketin 24.03.2023 tarihli genel kurulda gündemin 7'nci maddesinde şirket sermayesinin 19.500.000-TL artırılarak 20.000.000-TL'ye (Yirmimilyon TL.) çıkarılmasına, ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine karar verildiği,kararın davacı ...'ın olumsuz oyu ile oy çokluğuyla alındığı,davacı ...'ın da bu şirketin esasen hali iflas vaziyetinde olduğunu beyan ettiği,sermaye artırım: kararı, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına tamamıyla uygun ve ticari gerekler açısından doğru bir karar olduğunu , ortaklar rüçhan haklarını kullanmaya davet edilmiş, rüçhan haklarını kullanarak taahhütte bulunabilmek için 30 günlük süre tanınmış davacıya 14.04.2023 tarihinde ve PTT Perpa şubesinden 22.05.2023 tarihinde olmak üzere 2 kez iadeli taahhütlü rüçhan hakkını kullanması için davet mektubu gönderildiği, ancak verilen süre içerisinde rüçhan hakkını kullanmadığı,sermayenin artırılan kısmının tamamına iştirak eden ortak ...
Holding olduğu ,'' şeklinde beyanda bulunduğu, genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK. 445. maddesi gereğince alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle; 24/03/2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu (sermaye arttırımı) kararının kanuna, ana sözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu hususu yaklaşık olarak ispat edilemediğinden alınan bu kararın yürütülmesinin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; davalı şirketin öz sermayesini yitirdiğini, aktifleri pasiflerine karşılamakta yetersiz, borca batık bir şirket haline geldiğini, 01.01.2022 - 31.12.2022 ayrıntılı bilançosundan görüleceği üzere davalı şirketin 13.753.098,09-TL değerinde aktifine karşılık 23.003.531,19-TL pasifi bulunduğunu, netice olarak şirketin öz kaynaklarının eksi 9.250.433,10-TL'ye düştüğünü,Yönetim Kurulunun görevini ihmal etmek suretiyle borca batıklığın gereğini yerine getirmediğini, Şirket YK hazırladığı faaliyet raporlarında (Örn. 2017 Yılı Faaliyet Raporu) Şirketin "öz kaynaklarını yitirdiği" tespitinde bulunmalarına karşın bunun gereğini yerine getirmediğini, YK üyesinin hissedarlara gönderdiği 15.02.2023 tarihli ihtarnamede, sermayenin 500.000-TL'den %4000 oranında arttırılarak 20.000.000-TL'ye çıkarılmasının davalı şirkete nasıl fayda sağlayacağının YK üyesinin ihtarında ve dosyaya sunduğu beyanlarından anlaşılamadığını, şirket yönetimi sermayesini yitirmiş davalı şirket için m.376/I uyarınca olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlemediğini;
önerilerini Genel Kurula sunmadığını; m.376/II uyarınca Genel Kurulu sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermeye davet etmediğini; davalı şirketin borca batıklığı açık olduğu halde iflas başvurusunda bulunmadığını, bunlar yapılmadan genel kurulun, kanuna aykırı bir şekilde doğrudan sermaye arttırımı kararına gittiğini, TTK m.376'da öngörülen usullerin hiçbirine uyulmadan alınan sermaye arttırımı kararı, esasen sermaye arttırımı kisvesi altında müvekkili dahil tüm pay sahiplerine arttırılan sermayeye katılmak suretiyle bilanço zararlarını kapatma yükümlülüğü getirdiğini, ancak, bilanço zararlarının kapatılmasına yönelik böyle bir yükümlülüğün müvekkilinin muhalefetine rağmen getirilmesi mümkün olmadığını, davalı şirket sermayesinin %4000 arttırılmasına karar verilmesinin, mevcut %30 hisse oranını koruyabilmesi adına müvekkilini 5.850.000-TL ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya bıraktığını, aksi halde müvekkilinin davalı şirketteki hisse oranının %0,75'e düşeceğini, bu açıdan müvekkilinin geri dönülmez zarara uğramaması ve davalı şirketin hukuka aykırı yeni sermaye oranı yapısıyla hukuka aykırılığı derinleştirmemesi için dava konusu genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, sermaye artırımına ilişkin kararın icrasının geri bırakılması istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. Mahkemece; yönetim kurulunun talebin reddini istemesi ve davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde sağlanmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de; yönetim kurulu üyesi tarafından bildirilen görüşte şirketin borca batıklığı nedeniyle paydaşlara durumun bildirilerek önlem alınmasını istediğini beyan ettiği,ihtarname içeriğinde şirketin borca batık durumda olduğunun bildirildiği, esasen davanın tarafları arasında da bu yolda ihtilaf da olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna rağmen şirket genel kurulunun TTK'nın 376.maddeye uygun olarak işlem yapmadan doğrudan sermaye artırımı yoluna gittiği, esasen rüçhan haklarının da davalı şirketin borcuna karşılık ... Holding tarafından kullanıldığı, sermaye artırımı ile ... Holding A.Ş.'nin hisse oranı %98,25'e yükseldiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket vekili tarafından sunulan dilekçelerde ... Holding A.Ş.'ye şirketin 20.931.746,91-TL borçlu olduğu, yapılan sermaye artırımıyla şirketin ( ve iflas halinden) kurtulduğu davalı şirket tarafından da kabul edilmiş olup,yönetim kurulu başkanı tarafından keşide edilen ihtarnamede şirketin borca batık olduğunun açıkça ortaklara bildirildiği gözönüne alındığında, sermaye artırımı kararının bilanço eksiğinin tamamlanması olabileceği yolunda ciddi emareler bulunduğu, TTK m.421/II-a bendi uyarınca;
Bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlar."ın oybirliğiyle alınması gerektiği yolundaki hükümle birlikte değerlendirildiğinde,davacının davanın esası bakımından haklılığının yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmakla ara kararın kaldırılmasına, yeniden ara karar verilerek 24.03.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının 7. maddesi ile karara bağlanan sermaye arttırımı kararının icrasının durdurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı /ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/429 Esas sayılı 05/09/2023 tarihli ara kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA, "İhtiyati tedbir isteminin kabulü ile davalı şirketin 24.03.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının 7. maddesi ile alınan "sermaye arttırımı" kararının icrasının TTK'nın 449.(1) maddesi uyarınca durdurulmasına, Somut olayın özellikleri dikkate alınarak teminat alınmasına yer olmadığına," Kararın infazına ve tebliğine yönelik işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacıya bildirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/59362 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi