Önemli menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2876 E. 2020/3326 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önemli menfaat↗ ttk 122↗ acentelik ilişkisi↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ komisyon alacağı↗ cari hesap alacağı↗ i̇i̇k 266↗ acentelik sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ acente↗ cari hesap↗ sözleşmenin feshi↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ oy yasağı↗ yenileme↗ tbk 99↗ fesih↗ hak düşürücü süre↗ komisyon↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile dava tarihi arasında 1 yıllık süre ile her halükarda 6098 sayılı TBK’nın 147. maddesinin öngördüğü 5 yıllık zamanaşımının dolmadığı, davalının fesih nedeni olarak gösterdiği gerçekleştirilemeyen hedeflere ilişkin dosyaya belge sunmadığı, fesihin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.437,00 TL cari hesap alacağı, 27.224,34 TL komisyon alacağı ve 60.266,00 TL portföy tazminatı olmak üzere toplam 88.927,34 TL'nin; 19.437,00 TL'lik kısmi için dava tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan 69.490,34 TL'lik kısım için de ıslah tarihi olan 15/02/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğine göre, sigorta şirketlerinin zorunlu sigorta komisyonlarını acente bazında değiştiremeyecekleri, ancak tüm acenteleri için bunu uygulayabilecekleri, bu nedenle davalının indirimden önceki oranla komisyona hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmede hedef iş unsuru bulunmadığından fesihin haksız olduğu, davalı şirketin fesihten sonra kendisiyle devam eden müşterileri nedeniyle önemli menfaat elde ettiği, ilk derece mahkemesinin tazminat hesabının hakkaniyete uygun olduğu, talep edilen cari hesap ve komisyon alacağının belirli olduğu, ancak denkleştirme alacağının belirsiz olduğu, bu nedenle denkleştirme alacağının hepsine dava tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, hak düşürücü sürenin de dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne, cari hesap alacağın 1.437,00 TL dava tarihi olan 26/02/2015, komisyon alacağının 15.000,00 TL'sinin dava tarihi 26/02/2015, 12.224,34 TL'sinin ıslah tarihi olan 15/02/2017'den, portföy tazminatı 60.266,00 TL'nin dava tarihi olan 26/02/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin yukarıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap, komisyon alacağı ve denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının komisyon alacağı istemine ilişkin olarak, alacağın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerinden kaynaklı olduğu, zorunlu sigorta olan ZMMS’de, acentenin komisyon oranlarının acente bazında değil, genel olarak bütün acentelere uygulamak zorunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi ve Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinde öngörüldüğü gibi davalının komisyon oranlarını % 10'a düşürdüğüne ilişkin bilgilendirmeyi acentelik portalında yayınladığı veya zorunlu sigortalara ilişkin oranların ayrıca düzenlenip yayınlandığına ilişkin savunma ileri sürüp kanıtlamadığı gerekçesiyle davacının komisyon farkı isteminin kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı savunma ve temyiz nedenleri arasında da ileri sürüldüğü gibi davacının yaklaşık bir yıllık süre boyunca bu oran üzerinden komisyon aldığı ve buna ilişkin bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, aylarca düşük komisyon oranına göre yapılan eksik ödemeyi benimseyen davacının, eksik ödemeleri bir yıllık süre sonunda, dava yoluyla talep edemeyeceği gözönüne alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Bir diğer istem olan denkleştirme tazminatına gelince, taraflar arasındaki süresiz acentelik sözleşmesinin, davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin 69 müşterisine ait 148 adet poliçenin davalının acenteleri tarafından yenilenmesi üzerine davalının, 108.893,90 TL net prim geliri elde ettiği, davalının sözleşmenin feshi nedeniyle davacı acentesinin portföyü sayesinde elde ettiği menfaatin önemli menfaat olarak değerlendirilmesi gerektiği ve denkleştirme tazminatı talebinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile davacı acente için tahakkuk eden 4 yıllık komisyon tutarlarının ortalaması olan 60.266,00 TL portföy tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartları açıklayacak olursak;
Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir.
Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. (Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, s. 90).
TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır.
Somut olayda, davacının talep ettiği denkleştirme yani portföy tazminatı belirlenirken her ne kadar, davalı ... şirketinin önemli menfaat elde edip etmediği hususundaki hesaplama tekniklerine riayet edilmiş ise de, tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınmak yerine, azami miktar olan davacının hak kazandığı dört yıllık komisyon tutarı ortalamasının alınmak suretiyle ulaşılan sonuca göre hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1475 E. 2020/1949 K.
Ortak:önemli menfaat · acentelik ilişkisi · denkleştirme (portföy) tazminatı · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · cari hesap alacağı · acentelik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğine göre, sigorta şirketlerinin zorunlu sigorta «komisyonlarını» «acente» bazında değiştiremeyecekleri, ancak tüm «acenteleri» için bunu uygulayabilecekleri, bu nedenle davalının indirimden önceki oranla komisyona hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmede hedef iş unsuru bulunmadığından «fesihin» haksız olduğu, davalı şirketin fesihten sonra kendisiyle devam eden müşterileri nedeniyle «önemli menfaat» elde ettiği, ilk derece mahkemesinin tazminat hesabının «hakkaniyete» uygun olduğu, talep edilen «cari hesap» ve «komisyon alacağının» belirli olduğu, ancak denkleştirme alacağının belirsiz olduğu, bu nedenle denkleştirme alacağının hepsine dava tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, «hak düşürücü sürenin» de dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne, «cari hesap alacağın» 1.437,00 TL dava tarihi olan 26/02/2015, komisyon alacağının 15.000,00 TL'sinin dava tarihi 26/02/2015, 12.224,34 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 15/02/2017'den, «portföy tazminatı» 60.«266»,00 TL'nin dava tarihi olan 26/02/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» ile dava tarihi arasında 1 yıllık süre ile her halükarda 6098 sayılı TBK’nın 147. maddesinin öngördüğü 5 yıllık «zamanaşımının» dolmadığı, davalının «fesih» nedeni olarak gösterdiği gerçekleştirilemeyen hedeflere ilişkin dosyaya belge sunmadığı, fesihin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.437,00 TL «cari hesap alacağı», 27.224,34 TL «komisyon alacağı» ve 60.«266»,00 TL «portföy tazminatı» olmak üzere toplam 88.927,34 TL'nin; 19.437,00 TL'lik kısmi için dava tarihinden itibaren, «ıslah» ile arttırılan 69.490,34 TL'lik kısım için de ıslah tarihi olan 15/02/2017 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3- Bir diğer istem olan denkleştirme tazminatına gelince, taraflar arasındaki süresiz «acentelik sözleşmesinin», davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin 69 müşterisine ait 148 adet poliçenin davalının acenteleri tarafından «yenilenmesi» üzerine davalının, 108.893,90 TL net «prim» geliri elde ettiği, davalının «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacı acentesinin portföyü sayesinde elde ettiği menfaatin «önemli menfaat» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve denkleştirme tazminatı talebinin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesi ile davacı «acente» için tahakkuk eden 4 yıllık «komisyon» tutarlarının ortalaması olan 60.«266»,00 TL «portföy tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… hesabında 12/2009 tarihinde borç gösterilen 2.121,19 TL vergi hesabının önceki aylardan kalan vergi borcu dökümünden kaynaklandığı ancak hesaplar kapatılmadığından «kesin» listeye dayanmadığı, 663,30 TL alacak kalemi açısından anılan tutarın 31.12.2009 tarihi itibariyle Aralık ayı mizan devri açıklamasıyla hem borç hem alacak kaydedilerek kapatıldığı ve bu suretle bir alacak hakkının doğmadığı, «hesap mutabatakatının» dışında davacıya borç olarak kaydedilen 9.392,43 TL açısından ise tarafların mutabakatı dışında davalı tarafça tek taraflı olarak işlenmesi nedeniyle bu tutara kesinleşmeden davacıya yansıtılan 2.121,19 TL vergi hesabı eklendiğinde 11.588,62 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 8/G ek istihsal «komisyonları» başlıklı maddesinde ek komisyon ve teşvik komisyonlarınını hangi koşullarda ödeneceğinin belirtilip «hasar»/«prim» dengesi ve taraflar arasında oluşan «teamül» gözetilerek davacıya daha önceki dönemlerde ek komisyon ödendiği, önceki dönemlere ilişkin hasar/prim+komisyon oranlaması dikkate alınarak bilirkişi tarafından belirlenen tutarın taraflar arasındaki sözleşme ve fiili uygulamaya uygun düştüğü, davacının ürettiği poliçe türlerine göre trafik, kasko, yangın ve nakliyat branşlarında toplam 264.959,69 TL ek «komisyon alacağı» bulunduğu, rapel komisyonlarının kârlı üretim sağlayan acentelere verilen bir ücret olduğu, davacının ürettiği poliçelerin «hasar/prim oranının» yüksek olduğu anlaşıldığından davalı ... şirketinin davacı tarafından üretilen poliçeler kapsamında yaptığı tahsilatlardan kar elde etmediği, davacının rapel alacağı talep koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «acente» tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın feshedilmediği gibi, acentenin kendi kusuruyla da feshedilmediğinden «fesih» öncesinde davacı portföyünde bulunurken fesih sonrası başka acenteler üzerinden «yenilenen» poliçelerin prim tutarının acentenin fesih öncesi 5 yıllık ürettiği prim ortalamasına oranının, davalı ... şirketinin bildirdiği poliçelere göre % 0,20, davacı acentenin bildirdiği veriler doğrultusunda yapılan analizde ise davacının portföyü üzerinden yenilenen poliçelerden elde edilen primin önceki 5 yıllık prim ortalamasına oranı % 6,6 olarak belirlendiği, anılan oranın «kayda» değer bir menfaat sayılabileceği, 6102 sayılı TTK’nın 122. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 23/16. maddesine göre somut olayın özellik ve şartları ile «hakkaniyet» ilkeleri uyarınca denkleştirme tazminatı hak etme koşullarının oluştuğu, acentenin «son» 5 yıllık komisyon tutar ortalamasının asgari % 6,6 sı olan 21.860,53TL ile azami olarak son beş yıllık komisyon ortalaması 331.220,30 TL arasında 60.000,00 TL denkleştirme tazminatının taraflar arasındaki ilişkinin süresi, davacının bu süre zarfında zaman zaman gösterdiği üstün performans ve davalı ... şirketine sağladığı müşteri potansiyeli ve ürettiği prim gözetilerek davacı için uygun bir denkleştirme tazminatı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği ve diğer acentelerin kimler olduğu, davalı tarafça davacının faaliyet sahasında bildirilmiş olup, bu bildirimde davacının «kişilik haklarına saldırı» yahut manevi zarar oluşturacak bir durumun bulunmadığı, bu nedenle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin süresi gözetildiğinde fesih «sebebi» olarak gösterilen tutardaki borç miktarının feshe esas tutulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, feshin haksız olduğu gerekçesiyle kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 11.588,62 TL komisyon («cari hesap) alacağı», 264.959,69 TL ek komisyon alacağı ve 60.000,00 TL denkleştirme tazminatı olmak üzere toplam 336.548,31 TL' nin 46.000,00 TL' sine dava tarihinden, bakiyesine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
S.K m.23/16 hükmüne göre «sigorta acentesinin» denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta «acenteliği ilişkisinin» sona ermesinden sonra sigortacının acentenin portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi «hakkaniyetin» tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olmaması şarttır.
Sigortacının «acentelik ilişkisinin» sona ermesinden sonra da «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaat» elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da «prim» elde etmeye devam etmesini ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar/prim oranı · cari hesap bakiyesi · bedel indirimi · hesap mutabakatı · müşteri portföyü · kişilik haklarına saldırı · haklı sebep · teamül
Benzer bu kararda… hesabında 12/2009 tarihinde borç gösterilen 2.121,19 TL vergi hesabının önceki aylardan kalan vergi borcu dökümünden kaynaklandığı ancak hesaplar kapatılmadığından «kesin» listeye dayanmadığı, 663,30 TL alacak kalemi açısından anılan tutarın 31.12.2009 tarihi itibariyle Aralık ayı mizan devri açıklamasıyla hem borç hem alacak kaydedilerek kapatıldığı ve bu suretle bir alacak hakkının doğmadığı, «hesap mutabatakatının» dışında davacıya borç olarak kaydedilen 9.392,43 TL açısından ise tarafların mutabakatı dışında davalı tarafça tek taraflı olarak işlenmesi nedeniyle bu tutara kesinleşmeden davacıya yansıtılan 2.121,19 TL vergi hesabı eklendiğinde 11.588,62 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 8/G ek istihsal «komisyonları» başlıklı maddesinde ek komisyon ve teşvik komisyonlarınını hangi koşullarda ödeneceğinin belirtilip «hasar»/«prim» dengesi ve taraflar arasında oluşan «teamül» gözetilerek davacıya daha önceki dönemlerde ek komisyon ödendiği, önceki dönemlere ilişkin hasar/prim+komisyon oranlaması dikkate alınarak bilirkişi tarafından belirlenen tutarın taraflar arasındaki sözleşme ve fiili uygulamaya uygun düştüğü, davacının ürettiği poliçe türlerine göre trafik, kasko, yangın ve nakliyat branşlarında toplam 264.959,69 TL ek «komisyon alacağı» bulunduğu, rapel komisyonlarının kârlı üretim sağlayan acentelere verilen bir ücret olduğu, davacının ürettiği poliçelerin «hasar/prim oranının» yüksek olduğu anlaşıldığından davalı ... şirketinin davacı tarafından üretilen poliçeler kapsamında yaptığı tahsilatlardan kar elde etmediği, davacının rapel alacağı talep koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «acente» tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın feshedilmediği gibi, acentenin kendi kusuruyla da feshedilmediğinden «fesih» öncesinde davacı portföyünde bulunurken fesih sonrası başka acenteler üzerinden «yenilenen» poliçelerin prim tutarının acentenin fesih öncesi 5 yıllık ürettiği prim ortalamasına oranının, davalı ... şirketinin bildirdiği poliçelere göre % 0,20, davacı acentenin bildirdiği veriler doğrultusunda yapılan analizde ise davacının portföyü üzerinden yenilenen poliçelerden elde edilen primin önceki 5 yıllık prim ortalamasına oranı % 6,6 olarak belirlendiği, anılan oranın «kayda» değer bir menfaat sayılabileceği, 6102 sayılı TTK’nın 122. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 23/16. maddesine göre somut olayın özellik ve şartları ile «hakkaniyet» ilkeleri uyarınca denkleştirme tazminatı hak etme koşullarının oluştuğu, acentenin «son» 5 yıllık komisyon tutar ortalamasının asgari % 6,6 sı olan 21.860,53TL ile azami olarak son beş yıllık komisyon ortalaması 331.220,30 TL arasında 60.000,00 TL denkleştirme tazminatının taraflar arasındaki ilişkinin süresi, davacının bu süre zarfında zaman zaman gösterdiği üstün performans ve davalı ... şirketine sağladığı müşteri potansiyeli ve ürettiği prim gözetilerek davacı için uygun bir denkleştirme tazminatı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği ve diğer acentelerin kimler olduğu, davalı tarafça davacının faaliyet sahasında bildirilmiş olup, bu bildirimde davacının «kişilik haklarına saldırı» yahut manevi zarar oluşturacak bir durumun bulunmadığı, bu nedenle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin süresi gözetildiğinde fesih «sebebi» olarak gösterilen tutardaki borç miktarının feshe esas tutulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, feshin haksız olduğu gerekçesiyle kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 11.588,62 TL komisyon («cari hesap) alacağı», 264.959,69 TL ek komisyon alacağı ve 60.000,00 TL denkleştirme tazminatı olmak üzere toplam 336.548,31 TL' nin 46.000,00 TL' sine dava tarihinden, bakiyesine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
… lirkişi raporu, 6102 sayılı TTK’nın 122. maddesi ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 23/15-16. maddeleri dikkate alınarak taraflar arasındaki 06.02.2009 tarihli «mutabakat» yazısı davalı tarafça hazırlanmış olup 31.12.2008 tarihi itibariyle davacının «cari hesap» borcunun 386.044,50 TL olduğu, ancak sonrasında raporlama hatası nedeniyle «acentenin» 2008 yılından 2009 yılına devreden «cari hesap bakiyesinin» 395.441,93 TL olduğunun belirlendiği ve bunun sonraki ekstrede belirtildiği, aradaki 9.397,43 TL' lik farkın sağlık üretim verilerinin işlenmemesinden kaynaklandığ …
Yaşlanma yada sağlık sorunları dolayısıyla «acentenin» çalışamaması sigortacı açısından «haklı sebep» teşkil etse de, bu haller acentenin kusurundan kaynaklanmadığından denkleştirme talep edilebilir. (Yazıcıoğlu, Emine, Sigorta Aracıları Hukuku, s.
Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin «hakkaniyete» uygun olmadığını veya «bedelin indirilmesi» gerektiğini «ispat yükü» altındadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8920 E. 2017/7468 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · hakkaniyet · fesih
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğine göre, sigorta şirketlerinin zorunlu sigorta «komisyonlarını» «acente» bazında değiştiremeyecekleri, ancak tüm «acenteleri» için bunu uygulayabilecekleri, bu nedenle davalının indirimden önceki oranla komisyona hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmede hedef iş unsuru bulunmadığından «fesihin» haksız olduğu, davalı şirketin fesihten sonra kendisiyle devam eden müşterileri nedeniyle «önemli menfaat» elde ettiği, ilk derece mahkemesinin tazminat hesabının «hakkaniyete» uygun olduğu, talep edilen «cari hesap» ve «komisyon alacağının» belirli olduğu, ancak denkleştirme alacağının belirsiz olduğu, bu nedenle denkleştirme alacağının hepsine dava tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, «hak düşürücü sürenin» de dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne, «cari hesap alacağın» 1.437,00 TL dava tarihi olan 26/02/2015, komisyon alacağının 15.000,00 TL'sinin dava tarihi 26/02/2015, 12.224,34 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 15/02/2017'den, «portföy tazminatı» 60.«266»,00 TL'nin dava tarihi olan 26/02/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3- Bir diğer istem olan denkleştirme tazminatına gelince, taraflar arasındaki süresiz «acentelik sözleşmesinin», davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin 69 müşterisine ait 148 adet poliçenin davalının acenteleri tarafından «yenilenmesi» üzerine davalının, 108.893,90 TL net «prim» geliri elde ettiği, davalının «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacı acentesinin portföyü sayesinde elde ettiği menfaatin «önemli menfaat» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve denkleştirme tazminatı talebinin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesi ile davacı «acente» için tahakkuk eden 4 yıllık «komisyon» tutarlarının ortalaması olan 60.«266»,00 TL «portföy tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, «sigorta acentesinin» denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta «acentelik ilişkisinin» sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi, «hakkaniyetin» tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olmaması şarttır.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» faaliyeti sonucu «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesinin sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, «acentenin» bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da «önemli menfaatler» elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi «hakkaniyete» uygun düşüyorsa, «acente» müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.” hükmü düzenlenmiş olup, denkleştirme tazminatı talep koşulları belirlenmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · ticari defter ibrazı · uyuşmazlık konusu · ihbar · ticari defter · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, üç aylık «ihbar» süresine uyulmak suretiyle sözleşmenin feshedildiği, davalı ... şirketinin TTK.121/4 hükmü uyarınca tazmin yükümlüğü olmadığı, davacı tarafın «uyuşmazlık konusu» dönemlere ilişkin «ticari defterlerini ibraz» etmekten kaçındığı, davacı tarafın «portföy tazminatı», denkleştirme tazminatı talep koşullarının gerçekleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmekten kaçındığı, mevcut delillere göre tazminat talep edebilme koşullarının gerçekleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı «defterlerini» «ibraz» edememiş, davalının defterlerinde inceleme yapılmasını talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
-
Tazminat | Denkleştirme bedeli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5374 E. 2022/7179 K.
Ortak:önemli menfaat · denkleştirme (portföy) tazminatı · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acente · sözleşmenin feshi · acentelik
İncelediğiniz kararda3- Bir diğer istem olan denkleştirme tazminatına gelince, taraflar arasındaki süresiz «acentelik sözleşmesinin», davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin 69 müşterisine ait 148 adet poliçenin davalının acenteleri tarafından «yenilenmesi» üzerine davalının, 108.893,90 TL net «prim» geliri elde ettiği, davalının «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacı acentesinin portföyü sayesinde elde ettiği menfaatin «önemli menfaat» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve denkleştirme tazminatı talebinin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesi ile davacı «acente» için tahakkuk eden 4 yıllık «komisyon» tutarlarının ortalaması olan 60.«266»,00 TL «portföy tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğine göre, sigorta şirketlerinin zorunlu sigorta «komisyonlarını» «acente» bazında değiştiremeyecekleri, ancak tüm «acenteleri» için bunu uygulayabilecekleri, bu nedenle davalının indirimden önceki oranla komisyona hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmede hedef iş unsuru bulunmadığından «fesihin» haksız olduğu, davalı şirketin fesihten sonra kendisiyle devam eden müşterileri nedeniyle «önemli menfaat» elde ettiği, ilk derece mahkemesinin tazminat hesabının «hakkaniyete» uygun olduğu, talep edilen «cari hesap» ve «komisyon alacağının» belirli olduğu, ancak denkleştirme alacağının belirsiz olduğu, bu nedenle denkleştirme alacağının hepsine dava tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, «hak düşürücü sürenin» de dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne, «cari hesap alacağın» 1.437,00 TL dava tarihi olan 26/02/2015, komisyon alacağının 15.000,00 TL'sinin dava tarihi 26/02/2015, 12.224,34 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 15/02/2017'den, «portföy tazminatı» 60.«266»,00 TL'nin dava tarihi olan 26/02/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, «sigorta acentesinin» denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta «acentelik ilişkisinin» sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi, «hakkaniyetin» tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olmaması şarttır.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Bu nedenle davacı «acente» tarafından üretim ortalaması gerçekleştirildiğinden «sözleşmenin feshinin» haksız olduğunun kabulü gerekir.
102/«son» da saklı tutulan düzenlemeler arasında «sigorta acenteleri» ile ilgili olarak 6102 sayılı Sigortacılık Kanunu yer alır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · haklı nedenle fesih · ispat yükü · kâr kaybı · kâr dağıtımı · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki sözleşmede açıkça, portföyün tamamen kaza sigortasından yapılmış olmasının ya da riskin «dağıtılmamasının» sözleşmenin 11. maddesine göre «haklı nedenle fesih» sonucunu doğuracağı belirtilmemiştir.
Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin «hakkaniyete» uygun olmadığını veya «bedelin indirilmesi» gerektiğini «ispat yükü» altındadır.
Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
122 uyarınca «acentenin» denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "«önemli menfaatler»" elde edilmesi, acentenin ücret «kaybına» uğraması, denkleştirme ödenmesinin «hakkaniyete» uygun olmasıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2170 E. 2017/2780 K.
Ortak:önemli menfaat · denkleştirme (portföy) tazminatı · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz kararda3- Bir diğer istem olan denkleştirme tazminatına gelince, taraflar arasındaki süresiz «acentelik sözleşmesinin», davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin 69 müşterisine ait 148 adet poliçenin davalının acenteleri tarafından «yenilenmesi» üzerine davalının, 108.893,90 TL net «prim» geliri elde ettiği, davalının «sözleşmenin feshi» nedeniyle davacı acentesinin portföyü sayesinde elde ettiği menfaatin «önemli menfaat» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve denkleştirme tazminatı talebinin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesi ile davacı «acente» için tahakkuk eden 4 yıllık «komisyon» tutarlarının ortalaması olan 60.«266»,00 TL «portföy tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğine göre, sigorta şirketlerinin zorunlu sigorta «komisyonlarını» «acente» bazında değiştiremeyecekleri, ancak tüm «acenteleri» için bunu uygulayabilecekleri, bu nedenle davalının indirimden önceki oranla komisyona hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmede hedef iş unsuru bulunmadığından «fesihin» haksız olduğu, davalı şirketin fesihten sonra kendisiyle devam eden müşterileri nedeniyle «önemli menfaat» elde ettiği, ilk derece mahkemesinin tazminat hesabının «hakkaniyete» uygun olduğu, talep edilen «cari hesap» ve «komisyon alacağının» belirli olduğu, ancak denkleştirme alacağının belirsiz olduğu, bu nedenle denkleştirme alacağının hepsine dava tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, «hak düşürücü sürenin» de dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne, «cari hesap alacağın» 1.437,00 TL dava tarihi olan 26/02/2015, komisyon alacağının 15.000,00 TL'sinin dava tarihi 26/02/2015, 12.224,34 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 15/02/2017'den, «portföy tazminatı» 60.«266»,00 TL'nin dava tarihi olan 26/02/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, «sigorta acentesinin» denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta «acentelik ilişkisinin» sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi, «hakkaniyetin» tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olmaması şarttır.
Benzer bu karardaDava, «sigorta acentelik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı «denkleştirme (portföy) tazminatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ile davalılar arasında 09/03/2007 tarihinde «acentelik sözleşmesi» tesis edildiği, davacı tarafın davalıların acenteliğini 27/08/2009 tarihindeki «fesih» bildirim süresine kadar sürdürdüğü, davacının faaliyetleri sırasında davalının onayını almadan aynı zamanda başka firmaların acenteliğini yaptığı hususunda da taraflar arasında itilaf bulunmadığı bu haliyle çözülmesi gereken hukuki sorunun davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesinin haklı «sebebe» dayanıp dayanmadığı hususuna ilişkin, olduğu davalı tarafın davacının tahsil ettiği primleri ödemesi gereken tarihlerde ödemediğini bu nedenle fesih bildirimin haklı nedene dayandığını iddia ettiği, bilirkişi raporuyla yapılan incelemede davalı tarafın bu iddiasının somut bir belgeye dayanmadığı, aynı zamanda davalı tarafın sözleşmenin feshedilmesinde davacı firmanın başka bir firmanın acenteliğini yapması hususunu haklı sebebe gerekçe gösterdiği, ancak davalı tarafın sözleşmeyi yaptığı sırada ve fesih «ihbar» süresine kadar davacının bu eylemine herhangi bir itirazda bulunmadığı bu haliyle aracılık faaliyetini zımni olarak kabul ettiği, fesih ihbarnamesinde de fesih gerekçesi olarak başka bir firmanın acenteliğinin üstlenilmesi hususunun gösterilmediği bu haliyle davalı tarafın acentelik sözleşmesine haksız olarak feshettiği yönünde mahkemece «kesin» kanaat hasıl olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından ihbar süresine uyulmadan feshedilmesinin haksız olduğu, davacının müspet ve «menfi zararının» tazmin edilmesinin gerektiği portföy zararının maddi zarar kapsamında değerlendirilebileceği, bu zararın «son» 2 yılda elde edilen kazancın yıllık ortalamasının tavan olarak hesaplanması gerektiği, bu haliyle bilirkişi raporundaki hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın «portföy tazminat» talebinin dava ve «ıslah» dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 64.428 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her ne kadar davacı taraf sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle şirketin «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de bu hususu kanıtlanamadığından bu konudaki talebinin reddine, davacı tarafın fesih «ihbar sürelerine» uyulmaksızın sözleşmenin feshedilmesinden dolayı ayrıca maddi zararının bulunduğu ispat edilemediğinden «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
122 uyarınca «acentenin» denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "«önemli menfaatler»" elde edilmesi, acentenin ücret «kaybına» uğraması, denkleştirme ödenmesinin «hakkaniyete» uygun olmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · bedel indirimi · ihbar süresi · menfi zarar · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · ispat yükü · kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ile davalılar arasında 09/03/2007 tarihinde «acentelik sözleşmesi» tesis edildiği, davacı tarafın davalıların acenteliğini 27/08/2009 tarihindeki «fesih» bildirim süresine kadar sürdürdüğü, davacının faaliyetleri sırasında davalının onayını almadan aynı zamanda başka firmaların acenteliğini yaptığı hususunda da taraflar arasında itilaf bulunmadığı bu haliyle çözülmesi gereken hukuki sorunun davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesinin haklı «sebebe» dayanıp dayanmadığı hususuna ilişkin, olduğu davalı tarafın davacının tahsil ettiği primleri ödemesi gereken tarihlerde ödemediğini bu nedenle fesih bildirimin haklı nedene dayandığını iddia ettiği, bilirkişi raporuyla yapılan incelemede davalı tarafın bu iddiasının somut bir belgeye dayanmadığı, aynı zamanda davalı tarafın sözleşmenin feshedilmesinde davacı firmanın başka bir firmanın acenteliğini yapması hususunu haklı sebebe gerekçe gösterdiği, ancak davalı tarafın sözleşmeyi yaptığı sırada ve fesih «ihbar» süresine kadar davacının bu eylemine herhangi bir itirazda bulunmadığı bu haliyle aracılık faaliyetini zımni olarak kabul ettiği, fesih ihbarnamesinde de fesih gerekçesi olarak başka bir firmanın acenteliğinin üstlenilmesi hususunun gösterilmediği bu haliyle davalı tarafın acentelik sözleşmesine haksız olarak feshettiği yönünde mahkemece «kesin» kanaat hasıl olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından ihbar süresine uyulmadan feshedilmesinin haksız olduğu, davacının müspet ve «menfi zararının» tazmin edilmesinin gerektiği portföy zararının maddi zarar kapsamında değerlendirilebileceği, bu zararın «son» 2 yılda elde edilen kazancın yıllık ortalamasının tavan olarak hesaplanması gerektiği, bu haliyle bilirkişi raporundaki hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın «portföy tazminat» talebinin dava ve «ıslah» dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 64.428 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her ne kadar davacı taraf sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle şirketin «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de bu hususu kanıtlanamadığından bu konudaki talebinin reddine, davacı tarafın fesih «ihbar sürelerine» uyulmaksızın sözleşmenin feshedilmesinden dolayı ayrıca maddi zararının bulunduğu ispat edilemediğinden «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin «hakkaniyetE» uygun olmadığını veya «bedelin indirilmesi» gerektiğini «ispat yükü» altındadır Bu durumda, yukarıda belirlenen «denkleştirme (portföy) tazminatı» talep koşulları ile ispat kuralları gözönüne alınarak, somut olay değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «sigorta acentelik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı «denkleştirme (portföy) tazminatı» istemine ilişkindir.
122 uyarınca «acentenin» denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "«önemli menfaatler»" elde edilmesi, acentenin ücret «kaybına» uğraması, denkleştirme ödenmesinin «hakkaniyete» uygun olmasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2876 E. , 2020/3326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/06/2017 tarih ve 2015/245 E- 2017/497 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 09/04/2019 tarih ve 2017/2068 E- 2019/760 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.10.2010-28.02.2014 tarihleri arasında davalı şirketin acentesi olduğunu, acentelik süresi içerisinde davalının bazı poliçelerde hak kazandıkları komisyon oranları üzerinde haksız olarak indirim yaptıklarını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, müvekkilinin müşteri portföyünün fesihten sonra yenilenen kısmı için portföy tazminatını hakettiğini, aralarında mutabakata vardıkları 1.437.- TL’yi de dava yoluyla istediklerini ileri sürerek 15.000.- TL komisyon alacağı, 3.000.- TL portföy tazminatı ve 1.437.- TL cari hesap alacağının fesih tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, 15.02.2017 tarihli dilekçesiyle komisyon alacağını 12.224,34 TL, portföy tazminatı talebini 57.266,00 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, sözleşme uyarınca komisyon oranlarında değişiklik yapabileceklerini, feshin haklı nedene dayandığını, portföy tazminatı için öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, 1.437.- TL için aralarında bir mutabakat bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile dava tarihi arasında 1 yıllık süre ile her halükarda 6098 sayılı TBK’nın 147. maddesinin öngördüğü 5 yıllık zamanaşımının dolmadığı, davalının fesih nedeni olarak gösterdiği gerçekleştirilemeyen hedeflere ilişkin dosyaya belge sunmadığı, fesihin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.437,00 TL cari hesap alacağı, 27.224,34 TL komisyon alacağı ve 60.266,00 TL portföy tazminatı olmak üzere toplam 88.927,34 TL'nin;
19. 437,00 TL'lik kısmi için dava tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan 69.490,34 TL'lik kısım için de ıslah tarihi olan 15/02/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Acenteleri Yönetmeliğine göre, sigorta şirketlerinin zorunlu sigorta komisyonlarını acente bazında değiştiremeyecekleri, ancak tüm acenteleri için bunu uygulayabilecekleri, bu nedenle davalının indirimden önceki oranla komisyona hak kazandığı, taraflar arasındaki sözleşmede hedef iş unsuru bulunmadığından fesihin haksız olduğu, davalı şirketin fesihten sonra kendisiyle devam eden müşterileri nedeniyle önemli menfaat elde ettiği, ilk derece mahkemesinin tazminat hesabının hakkaniyete uygun olduğu, talep edilen cari hesap ve komisyon alacağının belirli olduğu, ancak denkleştirme alacağının belirsiz olduğu, bu nedenle denkleştirme alacağının hepsine dava tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, hak düşürücü sürenin de dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne, cari hesap alacağın 1.437,00 TL dava tarihi olan 26/02/2015, komisyon alacağının 15.000,00 TL'sinin dava tarihi 26/02/2015, 12.224,34 TL'sinin ıslah tarihi olan 15/02/2017'den, portföy tazminatı 60.266,00 TL'nin dava tarihi olan 26/02/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin yukarıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap, komisyon alacağı ve denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının komisyon alacağı istemine ilişkin olarak, alacağın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerinden kaynaklı olduğu, zorunlu sigorta olan ZMMS’de, acentenin komisyon oranlarının acente bazında değil, genel olarak bütün acentelere uygulamak zorunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi ve Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinde öngörüldüğü gibi davalının komisyon oranlarını % 10'a düşürdüğüne ilişkin bilgilendirmeyi acentelik portalında yayınladığı veya zorunlu sigortalara ilişkin oranların ayrıca düzenlenip yayınlandığına ilişkin savunma ileri sürüp kanıtlamadığı gerekçesiyle davacının komisyon farkı isteminin kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı savunma ve temyiz nedenleri arasında da ileri sürüldüğü gibi davacının yaklaşık bir yıllık süre boyunca bu oran üzerinden komisyon aldığı ve buna ilişkin bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, aylarca düşük komisyon oranına göre yapılan eksik ödemeyi benimseyen davacının, eksik ödemeleri bir yıllık süre sonunda, dava yoluyla talep edemeyeceği gözönüne alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Bir diğer istem olan denkleştirme tazminatına gelince, taraflar arasındaki süresiz acentelik sözleşmesinin, davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin 69 müşterisine ait 148 adet poliçenin davalının acenteleri tarafından yenilenmesi üzerine davalının, 108.893,90 TL net prim geliri elde ettiği, davalının sözleşmenin feshi nedeniyle davacı acentesinin portföyü sayesinde elde ettiği menfaatin önemli menfaat olarak değerlendirilmesi gerektiği ve denkleştirme tazminatı talebinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile davacı acente için tahakkuk eden 4 yıllık komisyon tutarlarının ortalaması olan 60.266,00 TL portföy tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartları açıklayacak olursak;
Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir.
Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir.
(Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, s.
90) .
TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır.
Somut olayda, davacının talep ettiği denkleştirme yani portföy tazminatı belirlenirken her ne kadar, davalı ... şirketinin önemli menfaat elde edip etmediği hususundaki hesaplama tekniklerine riayet edilmiş ise de, tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınmak yerine, azami miktar olan davacının hak kazandığı dört yıllık komisyon tutarı ortalamasının alınmak suretiyle ulaşılan sonuca göre hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (2) ve (3) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587621500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz