Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3541 E. 2020/2283 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulü↗ usulsüz tebligat↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklar kurulu kararı↗ feri müdahil↗ dürüstlük kuralı↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ tebligat↗ ek tasfiye↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacılar genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını, davacılar ..., ...ve ...’e 05/09/2011 tarihli genel kurul toplantısı toplantıdan 5 gün önce tebliğ edilmiş ise de davacı ...’e genel kurul toplantısından sonra tebliğ edildiği, tarafların tasfiye memuruna gönderdikleri ihtarname içerikleri dikkate alındığında davacıların genel kurul toplantısına katılmalarının engellendiğine ilişkin dosyaya delil ibraz etmedikleri gerekçesiyle davacılar ..., ... ...'in açtığı davanın reddine, davacı ...’in davasının kabulü ile davalı şirketin 05/09/2011 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların iptaline, buna bağlı olarak tasfiye memurunun 21/09/2011 tarihli şirket mevcudunun ortaklara tasfiye payı olarak dağıtılmasına ilişkin almış olduğu kararın iptaline dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, usulsüz tebligat, şirket bilançoları hakkında bilgi verilmemesi, tasfiye memurunun kötü yönetimi iddialarına dayalı olarak tasfiye memurunun azli ile şirketin 05.09.2011 tarihli ve 21.09.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılar ...,...ve ...yönünden tebligatın usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı ancak toplantıya katılmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilirken, davacı ... yönünden tebligatın usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı, toplantı tarihinden sonra ulaşan tebligat nedeniyle ...'ın toplantıya katılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki tebligat belgeleri incelendiğinde, gerçekten de davacılardan ...'ın toplantıya çağrıyı içeren tebligatı toplantı tarihinden sonra tebellüğ ettiği anlaşılmıştır. ... yönünden toplantıya davet genel kurul tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 368. maddesinde belirtilen usule uygun yapılmadığından ... ortaklar kurulu toplantısına katılamamış olup, dava açma hakkına ilişkin TTK 381. maddedeki koşullar oluşmuştur. Ancak, sadece toplantıya davetin usulsüz olması ortaklar kurulu kararlarının iptali için yeterli değildir. Alınan kararların ayrıca, ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olması gerekir. Mahkemece, davacı ... yönünden tebligatın usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı tespit edilmiş, ancak toplantıda alınan ortaklar kurulu kararlarının ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup, işin esasına girilerek bu hususta değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin ve feri müdahiller vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.02.2019 tarihli, 2017/2405Esas- 2019/1667Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:ek tasfiye · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… .’e 05/09/2011 tarihli genel kurul toplantısı toplantıdan 5 gün önce tebliğ edilmiş ise de davacı ...’e genel kurul toplantısından sonra tebliğ edildiği, tarafların «tasfiye» memuruna gönderdikleri «ihtarname» içerikleri dikkate alındığında davacıların genel kurul toplantısına katılmalarının engellendiğine ilişkin dosyaya delil «ibraz» etmedikleri gerekçesiyle davacılar ..., ... ...'in açtığı davanın reddine, davacı ...’in davasının kabulü ile davalı şirketin 05/09/2011 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların iptaline, buna bağlı olarak tasfiye memurunun 21/09/2011 tarihli şirket mevcudunun ortaklara tasfiye «payı» olarak «dağıtılmasına» ilişkin almış olduğu kararın iptaline dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1- Dava, «usulsüz tebligat», şirket bilançoları hakkında bilgi verilmemesi, «tasfiye» memurunun kötü yönetimi iddialarına dayalı olarak tasfiye memurunun azli ile şirketin 05.09.2011 tarihli ve 21.09.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin «vekalet ücretine» yönelik itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3541 E. , 2020/2283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06/06/2014 gün ve 2013/127 - 2014/195 sayılı kararı onayan Daire'nin 28/02/2019 gün ve 2017/2405 - 2019/1667 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekillerinin T.H. Trakya Ömür Turistik Otel ve Tesisleri Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/469 Esas ve 2005/494 karar sayılı ilamı ile şirketin tasfiye memurluğuna Mehmet Işıköndeş'in atandığını, tasfiye memurunun şirketin tek varlığı olan arsanın 14/06/2011 tarihinde 790.00 TL’ye satıldığını, giderler düşüldükten sonra net 485.144 TL’nin ortaklara 27/09/2011 tarihinde dağıtılacağını bildiren 21/09/2011 tarihli yazısının davacılara 22/09/2011 günü tebliğ edildiğini, müvekillerinin tasfiye memuruna ihtarname göndererek 2008 yılından toplantı tarihine kadar bilanço, gelir- gider tablosu ve tasfiyeye ilişkin bir bilgi ve rapor sunulmadığı, toplantının Ramazan Bayramı tatilinin hemen bitimi olan 05/09/2011 Pazartesi günü yapılmayıp ertelenmesinin istenmesine rağmen kötüniyetle toplantının yapıldığını, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı üzerinde tasfiye memurunun tasarrufta bulunabilmesi için TTK’nın 443/2 ve ilgili maddeleri gereğince ortaklar kurulunun bu konuda özel yetki veren bir kararın bulunması gerektiğini, TTK’nın 234.
maddesi gereğince de ortaklar karar vermedikçe tasfiye memurunun şirket mallarını toptan satamayacağını, ortaklar kurulunun şirketin tek taşınmazını satmaya yetki verebilmesi için TTK’nın 388 maddesinin 3. ve 4. fıkralarındaki nisapların şart olduğunu, 05/09/2011 tarihinde alınan kararların toplantının belirtilen yerde yapılmaması, çağrı usulüne uyulmaması, toplantıya davacıların katılmasının engellenmesi, tasfiye memurunun iyiniyetli olmaması gibi nedenlerle geçerli sayılamayacağını ileri sürerek, tasfiye memurunun iyiniyetli davranmayarak görevini kötüye kullanması nedeniyle tasfiye memurunun azlini, yeni bir tasfiye memuru tayin edilmesini, 05/09/2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlar ile şirket mevcudunun ortaklara tasfiye payı olarak dağıtılmasına ilişkin 21/09/2011 tarihli kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket tasfiye memuru, davanın reddini istemiştir.
Müdahiller vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacılar genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını, davacılar ..., ...ve ...’e 05/09/2011 tarihli genel kurul toplantısı toplantıdan 5 gün önce tebliğ edilmiş ise de davacı ...’e genel kurul toplantısından sonra tebliğ edildiği, tarafların tasfiye memuruna gönderdikleri ihtarname içerikleri dikkate alındığında davacıların genel kurul toplantısına katılmalarının engellendiğine ilişkin dosyaya delil ibraz etmedikleri gerekçesiyle davacılar ..., ... ...'in açtığı davanın reddine, davacı ...’in davasının kabulü ile davalı şirketin 05/09/2011 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların iptaline, buna bağlı olarak tasfiye memurunun 21/09/2011 tarihli şirket mevcudunun ortaklara tasfiye payı olarak dağıtılmasına ilişkin almış olduğu kararın iptaline dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, usulsüz tebligat, şirket bilançoları hakkında bilgi verilmemesi, tasfiye memurunun kötü yönetimi iddialarına dayalı olarak tasfiye memurunun azli ile şirketin 05.09.2011 tarihli ve 21.09.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılar ...,...ve ...yönünden tebligatın usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı ancak toplantıya katılmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilirken, davacı ... yönünden tebligatın usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı, toplantı tarihinden sonra ulaşan tebligat nedeniyle ...'ın toplantıya katılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki tebligat belgeleri incelendiğinde, gerçekten de davacılardan ...'ın toplantıya çağrıyı içeren tebligatı toplantı tarihinden sonra tebellüğ ettiği anlaşılmıştır. ... yönünden toplantıya davet genel kurul tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 368. maddesinde belirtilen usule uygun yapılmadığından ... ortaklar kurulu toplantısına katılamamış olup, dava açma hakkına ilişkin TTK 381. maddedeki koşullar oluşmuştur. Ancak, sadece toplantıya davetin usulsüz olması ortaklar kurulu kararlarının iptali için yeterli değildir. Alınan kararların ayrıca, ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olması gerekir. Mahkemece, davacı ... yönünden tebligatın usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı tespit edilmiş, ancak toplantıda alınan ortaklar kurulu kararlarının ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup, işin esasına girilerek bu hususta değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin ve feri müdahiller vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.02.2019 tarihli, 2017/2405Esas- 2019/1667Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve feri müdahiller vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.02.2019 tarihli, 2017/2405Esas- 2019/1667Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün davalı vekilinin ve feri müdahiller yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyenlere iadesine, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587462100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz