Yediemin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1897 E. 2020/652 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yediemin↗ yoksun kalınan kâr↗ el koyma↗ haksız eylem↗ şikayet↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu üründe yenilik bulunmadığı, buluşun kullanıldığı pek çok ürünün hali hazırda piyasada başka firmalarca da üretildiğinin belirlendiği, somut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el koyma nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin yoksun kalınan kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, haksız eyleme bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulama eyleminin boyutları, sonuçları, zaman içinde devam eden ticari baskı dikkate alınarak, TTK 56/1-e ve TBK 58. maddedeki şartlar bulunduğundan takdiren 10.000 TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tescilli faydalı model belgesinden doğan hakların korunması amacıyla yapılan suç duyurusuna bağlı olarak uygulanan arama ve el koyma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, 9.720 adet su emiş borusu ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıba el konulması nedeniyle kalıp ve ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, el koyma işlemi ile işbu dava tarihi arasında satış yapılmaması nedeniyle elde edilmesi muhtemel kardan yoksun kalındığını ileri sürerek, 40.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak el konulan ürünlerin ambalajları ile birlikte değerinin 4.374 TL olduğu, bu miktarın 1 yıl için yoksun kalınan kazanca esas alınması ile ürünlere el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte 12.564,68 TL kâr kaybı oluştuğu, 18.000 TL de el konulan kalıbın kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklı zararın bulunduğu, yine el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte davalının bu eylemi nedeniyle davacının genel kârlılık oranının düşmesi neticesinde 7.773,68 TL kâr kaybının bulunduğu, bu durumda davacının 38.338,36 TL maddi tazminat talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davalının şikayeti üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında faydalı model hakkının ihlali suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/297 E.2006/277 K ve 22.06.2006 tarihli kararı ile davacı şirket yetkilisinin beraatine, yedieminde bulunan ürünler ile kalıbın da sanığa iadesine karar verilmiştir. Bu durumda davacının yoksun kaldığı kazanca ilişkin talebi bakımından yalnızca el koyma tarihinden ürünlerin davacıya iade edildiği tarih arasındaki el koyulan kalıpla üretilecek ürünlerin satılamamasından kaynaklanan yoksun kalınan kazancının tespiti ile belirlenecek tutara hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının ürünlere ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıba el konulması neticesinde bunların kullanılmaz hale gelmesinden kaynaklanan zararına ilişkin talebi bakımından ise 29.03.2005 tarihinde el konulan 9.720 adet ürünün el koyma tedbirinin kalktığı tarih itibariyle ne durumda olduğu tespit edilmeden sadece davacının beyanı esas alınarak malların kullanılmaz halde olduğunun kabulü doğru olmadığı gibi el konulan kalıbın hasar durumuna ilişkin olarak alınan 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda kalıbın 100 veya 150 TL’lik bir bakım masrafı neticesinde kullanılabilecek halde olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan raporda ise kalıbın durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın kullanılmaz halde olması nedeniyle 18.000 TL tazminatın yerinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği gibi 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği de karar yerinde tartışılmamıştır. Bu durumda mahkemece, el konulan 9.720 adet ürünün ve kalıbın iade edildiği tarih itibariyle davacı tarafından belirtilen deliller nazara alınarak hasar durumu tespiti ile varsa davacı zararına hükmedilmesi ve yöntemine uygun şekilde hesaplanacak maddi tazminat miktarı dikkate alınarak zararla orantılı, eylemin niteliğine uygun makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görümemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/674 E. 2023/1234 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · el koyma · haksız eylem · şikayet · kâr kaybı · maddi tazminat · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak el konulan ürünlerin ambalajları ile birlikte değerinin 4.374 TL olduğu, bu miktarın 1 yıl için «yoksun kalınan» kazanca esas alınması ile ürünlere el «koyma» tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte 12.564,68 TL kâr «kaybı» oluştuğu, 18.000 TL de el konulan kalıbın kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklı zararın bulunduğu, yine el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte davalının bu eylemi nedeniyle davacının genel kârlılık oranının düşmesi neticesinde 7.773,68 TL kâr kaybının bulunduğu, bu durumda davacının 38.338,36 TL «maddi tazminat» talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
… omut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el «koyma» nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin «yoksun kalınan» kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, «haksız eyleme» bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulam …
Bu durumda davacının yoksun kaldığı kazanca ilişkin talebi bakımından yalnızca el «koyma» tarihinden ürünlerin davacıya iade edildiği tarih arasındaki el koyulan kalıpla üretilecek ürünlerin satılamamasından kaynaklanan «yoksun kalınan» kazancının tespiti ile belirlenecek tutara hükmedilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… omut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el «koyma» nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin «yoksun kalınan» kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, «haksız eyleme» bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulam …
… elişki giderilmeksizin karar verildiği, el konulan 9.720 adet ürünün ve kalıbın iade edildiği tarih itibariyle davacı tarafından belirtilen deliller nazara alınarak «hasar» durumu tespiti ile varsa davacı zararına hükmedilmesi ve yöntemine uygun şekilde hesaplanacak «maddi tazminat» miktarı dikkate alınarak zararla orantılı, eylemin niteliğine uygun makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gereğine işaret edilmiş ve davalı vekilinin diğer …
… yanlış kalıba uygulandığı, kalıba uygulanan tedbirin başından beri haksız olarak uygulandığı, davacı firmanın, toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari karından «mahrum» kalmış, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığı, her ne kadar zararın 32.346,27 TL olduğu tespit edilmiş ise de davanın haksız tedbirden kaynaklı zararın tazmini olduğu, davacıya ait bir faydalı model olmadığı bu kapsamda muhasip bilirkişinin hesapladığı 10.564,23 TL «yoksun kalınan» kazancın tespitinin yerinde olmadığı, fiili zararın esas alınması gerektiği, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir edip uygulama eyleminin boyutları, sonuçları, zaman içinde devam eden ticari baskı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine, 21.782,04 TL «maddi tazminata» 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · kâr mahrumiyeti · zayi · dahili dava · zamanaşımı
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; el konulan kalıbın değerlendirilemeyeceğini zira «zayi» durumda olduğunu, bilirkişi raporunun bu hususda ki tespitinin hatalı olduğunu, kalıbın dava tarihinde ki değerinin belirlenmesi ve «maddi tazminata» «dahil» edilmesi gerektiğini, bozmaya uygun olmayan kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş, herkesçe kullanılan bir ürüne faydalı model belgesi alınmadığı, ilgili ürünü kendisi geliştirdiğini, bu ürünü müvekkili geliştirmeden önce piyasada kullanıldığına dair bir tespit bulunmadığını, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, yasal «şikayet» hakkını kullandığını, tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınana kadar şikayet «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceğini, müvekkilin tescile güvenerek yaptığı işlemlerin geçmişe etkili sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarının birbiri il …
… yanlış kalıba uygulandığı, kalıba uygulanan tedbirin başından beri haksız olarak uygulandığı, davacı firmanın, toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari karından «mahrum» kalmış, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığı, her ne kadar zararın 32.346,27 TL olduğu tespit edilmiş ise de davanın haksız tedbirden kaynaklı zararın tazmini olduğu, davacıya ait bir faydalı model olmadığı bu kapsamda muhasip bilirkişinin hesapladığı 10.564,23 TL «yoksun kalınan» kazancın tespitinin yerinde olmadığı, fiili zararın esas alınması gerektiği, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir edip uygulama eyleminin boyutları, sonuçları, zaman içinde devam eden ticari baskı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine, 21.782,04 TL «maddi tazminata» 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5022 E. 2019/2124 K.
Ortak:yediemin · el koyma · şikayet · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak el konulan ürünlerin ambalajları ile birlikte değerinin 4.374 TL olduğu, bu miktarın 1 yıl için «yoksun kalınan» kazanca esas alınması ile ürünlere el «koyma» tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte 12.564,68 TL kâr «kaybı» oluştuğu, 18.000 TL de el konulan kalıbın kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklı zararın bulunduğu, yine el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte davalının bu eylemi nedeniyle davacının genel kârlılık oranının düşmesi neticesinde 7.773,68 TL kâr kaybının bulunduğu, bu durumda davacının 38.338,36 TL «maddi tazminat» talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalının «şikayeti» üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında faydalı model hakkının ihlali suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/297 E.2006/277 K ve 22.06.2006 tarihli kararı ile davacı şirket yetkilisinin beraatine, «yedieminde» bulunan ürünler ile kalıbın da sanığa iadesine karar verilmiştir.
… omut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el «koyma» nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin «yoksun kalınan» kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, «haksız eyleme» bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulam …
Benzer bu karardaMahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, bilirkişi raporunda el konulup «yediemin» olarak davacıya «teslim» edilen malların ambalaj kutu maliyeti 2.350,08 TL, ürünlerin satılamaz hale gelmesi nedeniyle 20.055,84 TL, kalıbın evsafının bozulmuş olması nedeniyle 3.029,01 TL, ambalajların sökümü esnasındaki iş gücü «kaybı» nedeniyle 83,93 TL olmak üzere davacının toplam maddi zararı 25.518,86 TL olarak hesaplanmış, ayrıca el «koyma» tarihi olan 30.03.2005 tarihinden dava tarihi olan 02.11.2007' ye kadar el koyma nedeniyle davacının mal üretip satışının yapılamaması neticesinde kâr kaybı da 14. …
… davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğunu, davacı firmanın toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari kârından «mahrum» kaldığını, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığını, ürünlerin uzun süre «yedieminde» kalarak bozulup satılamaz hale geldiğini, kalıp vasıflarının bozulduğunu, ambalaj ve iş gücü «kaybı» oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.518,86 TL maddi zarar ve 14.119,96 TL «munzam zarar» olmak üzere toplam 39.638,72 TL tazminatın 31.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya …
… bu borulara ait su pompası borusu kalıbına el konulması nedeniyle bu ürünlerin ve ambalajlarının kullanılamaz hale geldiğini, ambalajların sökümü esnasında iş gücü «kaybı» yaşandığını, el konulan ürünler yerine başka bir model boru üretilmek zorunda kalındığını, ödediği vekalet ücretleri dolayısıyla maddi zarara uğradığını ileri sürerek 20.000 TL «maddi tazminat» ile devam eden yargılamalar süresince el konulan ürünleri imal edemediğini, pazarlayamadığını bu nedenle davalının pazarda tek satıcı durumuna geldiğini, firmanın imajının «olumsuz» etkilenmesi nedeniyle satış kaybı yaşandığını ileri sürerek maddi zarar ve faizle karşılanamayan zararları bakımından ise 20.000 TL «munzam zarar» talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:munzam zarar · kâr mahrumiyeti · olumsuz oy · bilirkişi incelemesi · teslim
Benzer bu kararda… davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğunu, davacı firmanın toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari kârından «mahrum» kaldığını, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığını, ürünlerin uzun süre «yedieminde» kalarak bozulup satılamaz hale geldiğini, kalıp vasıflarının bozulduğunu, ambalaj ve iş gücü «kaybı» oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.518,86 TL maddi zarar ve 14.119,96 TL «munzam zarar» olmak üzere toplam 39.638,72 TL tazminatın 31.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya …
… bu borulara ait su pompası borusu kalıbına el konulması nedeniyle bu ürünlerin ve ambalajlarının kullanılamaz hale geldiğini, ambalajların sökümü esnasında iş gücü «kaybı» yaşandığını, el konulan ürünler yerine başka bir model boru üretilmek zorunda kalındığını, ödediği vekalet ücretleri dolayısıyla maddi zarara uğradığını ileri sürerek 20.000 TL «maddi tazminat» ile devam eden yargılamalar süresince el konulan ürünleri imal edemediğini, pazarlayamadığını bu nedenle davalının pazarda tek satıcı durumuna geldiğini, firmanın imajının «olumsuz» etkilenmesi nedeniyle satış kaybı yaşandığını ileri sürerek maddi zarar ve faizle karşılanamayan zararları bakımından ise 20.000 TL «munzam zarar» talebinde bulunmuştur.
Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, bilirkişi raporunda el konulup «yediemin» olarak davacıya «teslim» edilen malların ambalaj kutu maliyeti 2.350,08 TL, ürünlerin satılamaz hale gelmesi nedeniyle 20.055,84 TL, kalıbın evsafının bozulmuş olması nedeniyle 3.029,01 TL, ambalajların sökümü esnasındaki iş gücü «kaybı» nedeniyle 83,93 TL olmak üzere davacının toplam maddi zararı 25.518,86 TL olarak hesaplanmış, ayrıca el «koyma» tarihi olan 30.03.2005 tarihinden dava tarihi olan 02.11.2007' ye kadar el koyma nedeniyle davacının mal üretip satışının yapılamaması neticesinde kâr kaybı da 14. …
Davacı dava dilekçesinde «munzam zarar» talebini el «koyma» tedbirinin devam ettiği süre zarfında malını piyasaya sürememesi, kâr elde edememesi, davalının piyasaya hakim olması gerekçesine dayandırmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz kararda… omut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el «koyma» nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin «yoksun kalınan» kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, «haksız eyleme» bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulam …
2- Dava, tescilli faydalı model belgesinden doğan hakların korunması amacıyla yapılan suç duyurusuna bağlı olarak uygulanan arama ve el «koyma» nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 9.720 adet su emiş borusu ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıba el konulması nedeniyle kalıp ve ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, el «koyma» işlemi ile işbu dava tarihi arasında satış yapılmaması nedeniyle elde edilmesi muhtemel kardan yoksun kalındığını ileri sürerek, 40.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13524 E. 2015/2938 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz kararda… omut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el «koyma» nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin «yoksun kalınan» kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, «haksız eyleme» bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulam …
2- Dava, tescilli faydalı model belgesinden doğan hakların korunması amacıyla yapılan suç duyurusuna bağlı olarak uygulanan arama ve el «koyma» nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 9.720 adet su emiş borusu ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıba el konulması nedeniyle kalıp ve ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, el «koyma» işlemi ile işbu dava tarihi arasında satış yapılmaması nedeniyle elde edilmesi muhtemel kardan yoksun kalındığını ileri sürerek, 40.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · haciz
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/112 E. 2023/2420 K.
Ortak:yediemin · el koyma · şikayet · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak el konulan ürünlerin ambalajları ile birlikte değerinin 4.374 TL olduğu, bu miktarın 1 yıl için «yoksun kalınan» kazanca esas alınması ile ürünlere el «koyma» tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte 12.564,68 TL kâr «kaybı» oluştuğu, 18.000 TL de el konulan kalıbın kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklı zararın bulunduğu, yine el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte davalının bu eylemi nedeniyle davacının genel kârlılık oranının düşmesi neticesinde 7.773,68 TL kâr kaybının bulunduğu, bu durumda davacının 38.338,36 TL «maddi tazminat» talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalının «şikayeti» üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında faydalı model hakkının ihlali suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/297 E.2006/277 K ve 22.06.2006 tarihli kararı ile davacı şirket yetkilisinin beraatine, «yedieminde» bulunan ürünler ile kalıbın da sanığa iadesine karar verilmiştir.
… omut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el «koyma» nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin «yoksun kalınan» kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, «haksız eyleme» bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulam …
Benzer bu karardaMahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, bilirkişi raporunda el konulup «yediemin» olarak davacıya «teslim» edilen malların ambalaj kutu maliyeti 2.350,08 TL, ürünlerin satılamaz hale gelmesi nedeniyle 20.055,84 TL, kalıbın evsafının bozulmuş olması nedeniyle 3.029,01 TL, ambalajların sökümü esnasındaki iş gücü «kaybı» nedeniyle 83,93 TL olmak üzere davacının toplam maddi zararı 25.518,86 TL olarak hesaplanmış, ayrıca el «koyma» tarihi olan 30.03.2005 tarihinden dava tarihi olan 02.11.2007' ye kadar el koyma nedeniyle davacının mal üretip satışının yapılamaması neticesinde kâr kaybı da 14. …
… arlanabilen emiş borusu” isimli ürünün sahibi olduğunu ve bu ürünü yasadışı olarak imal ettiği iddiası ile müvekkili şirket hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına «şikayette» bulunduğunu, bu şikayet neticesinde İzmir Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/248 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava açıldığını, ceza yargılaması sırasında müvekkilinin işyerinde bulunan ürünlerin toplatıldığını, yargılama neticesinde davalı tarafın ürününün 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 156 ncı maddesi uyarınca yeni sayılmasının mümkün olmadığı, davacının ürünü ile birebir aynı olmadığı ve bu nedenle patent hakkının ihlali suçunun oluşmadığı gerekçesi ile 22.06.2006 tarih ve 2006/274 K. sayılı kararı ile davacı şirket yetkilisi ...’ın beraatine karar verildiğini, ancak bu yargılama sürecinde müvekkili şirkete ait mallara el konulduğunu, müvekkilinin işlerinin aksadığını, itibarının «olumsuz» bir şekilde yaralandığını ileri sürerek, 20.000.00TL «maddi tazminatın» ve 20.000,00TL «munzam zararın» «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… an davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, davacı firmanın toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari kârından «mahrum» kaldığı, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığı, ürünlerin uzun süre «yedieminde» kalarak bozulup satılamaz hale geldiği, kalıp vasıflarının bozulduğu, ambalaj ve iş gücü «kaybı» oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.518,86 TL maddi zarar ve 14.119,96 TL «munzam zarar» olmak üzere toplam 39.638,72 TL tazminatın 31.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:munzam zarar · kazanç kaybı · hırsızlık · kâr mahrumiyeti · olumsuz oy · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · yasal faiz
Benzer bu kararda… arlanabilen emiş borusu” isimli ürünün sahibi olduğunu ve bu ürünü yasadışı olarak imal ettiği iddiası ile müvekkili şirket hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına «şikayette» bulunduğunu, bu şikayet neticesinde İzmir Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/248 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava açıldığını, ceza yargılaması sırasında müvekkilinin işyerinde bulunan ürünlerin toplatıldığını, yargılama neticesinde davalı tarafın ürününün 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 156 ncı maddesi uyarınca yeni sayılmasının mümkün olmadığı, davacının ürünü ile birebir aynı olmadığı ve bu nedenle patent hakkının ihlali suçunun oluşmadığı gerekçesi ile 22.06.2006 tarih ve 2006/274 K. sayılı kararı ile davacı şirket yetkilisi ...’ın beraatine karar verildiğini, ancak bu yargılama sürecinde müvekkili şirkete ait mallara el konulduğunu, müvekkilinin işlerinin aksadığını, itibarının «olumsuz» bir şekilde yaralandığını ileri sürerek, 20.000.00TL «maddi tazminatın» ve 20.000,00TL «munzam zararın» «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… arar 30.03.2005 tarihinde meydana gelmiş olduğundan 02.11.2007 tarihli davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin faydalı model belgesini almasının müvekkilinin «kötü niyetine» delalet etmediğini, faydalı modelin aksi ispat edilene kadar geçerli ve bağlayıcı nitelikte olduğunu, belge sahibine Mahkeme ve Savcılık aracılığıyla ürünü taklit edenlere ve emek «hırsızlarına» karşı hukuki koruma yollarına başvurma hakkını verdiğini, Bağımsız Mahkemelere ve Devlet Kurumlarına başvurmasının müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, tescile güvenerek yapılan işlemlerin geçmişe etkili sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürünler görülmeden plastik mahiyetteki ürünlerin ambalajlarının tamamının yırtıldığını ve kullanılamaz hale geldiğinin iddia edildiğini, ürünler plastik olduğundan bozulmaktan söz edilemeyeceğini, davacının talebini yedi emine yöneltmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların afaki hesaplamalar olduğunu, hükme esas alınan raporda üretilen ürünlerin tamamının satılıp satılmayacağı hususunu dikkate alınmadığını, aylık satış miktarının belirlenmediğini, «kazanç kaybı» hesabı yapılmasınında hukuka aykırı olduğunu ve davacının zararından müvekkilinin sorumlu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… an davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, davacı firmanın toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari kârından «mahrum» kaldığı, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığı, ürünlerin uzun süre «yedieminde» kalarak bozulup satılamaz hale geldiği, kalıp vasıflarının bozulduğu, ambalaj ve iş gücü «kaybı» oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.518,86 TL maddi zarar ve 14.119,96 TL «munzam zarar» olmak üzere toplam 39.638,72 TL tazminatın 31.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya …
… bu borulara ait su pompası borusu kalıbına el konulması nedeniyle bu ürünlerin ve ambalajlarının kullanılamaz hale geldiğini, ambalajların sökümü esnasında iş gücü «kaybı» yaşandığını, el konulan ürünler yerine başka bir model boru üretilmek zorunda kalındığını, ödediği vekalet ücretleri dolayısıyla maddi zarara uğradığını ileri sürerek 20.000,00 TL «maddi tazminat» ile devam eden yargılamalar süresince el konulan ürünleri imal edemediğini, pazarlayamadığını bu nedenle davalının pazarda tek satıcı durumuna geldiğini, firmanın imajının «olumsuz» etkilenmesi nedeniyle satış kaybı yaşandığını ileri sürerek maddi zarar ve faizle karşılanamayan zararları bakımından ise 20.000,00 TL «munzam zarar» talebinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1897 E. , 2020/652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/02/2019 tarih ve 2014/55-2019/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının aynı alanda faaliyet gösterdiğini, damacanalarda satılan sular için plastik pompa imalatı yaptığını, dava dışı kurumdan 'Damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu' konulu faydalı modeli adına tescil ettirdiğini, ceza mahkemesine başvurarak 'uzunluğu ayarlanabilir emiş borularının' toplatılması kararı aldırdığını, müvekkilinin 9.720 takım boru ile bu boruların üretiminde kullanılan kalıplarına el konulduğunu, faydalı model konusunun asla faydalı model belgesine konu olmayacak ürün olduğunu, davalının bilerek faydalı model belgesi aldığını, şikayet hakkını da kötüye kullanarak müvekkilinin maddi ve manevi zararına neden olduğunu ileri sürerek, 40.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin faydalı modelinin yeni olduğunu, yapılan işlemlerin yasal dayanakları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu üründe yenilik bulunmadığı, buluşun kullanıldığı pek çok ürünün hali hazırda piyasada başka firmalarca da üretildiğinin belirlendiği, somut olayda da faydalı model alan davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, alınan rapora göre davacının haksız el koyma nedeniyle 30.564,68 TL ve bu döneme ilişkin yoksun kalınan kazancın ise 7.773,68 TL olduğu, aradan geçen zaman karşısında hayatın olağan akışına göre ihtiyaçlar, ürünler, insan tüketim alışkanlığı ve teknoloji değiştiğinden borular ve kalıpların ziyan olduğunun kabulü gerektiği, haksız eyleme bağlı olarak davacı şirketin manevi tazminat talep etme hakkı da bulunduğu, yasal şartlara uymayan faydalı modeli tescil ettirip, haksız tedbir talep edip, uygulama eyleminin boyutları, sonuçları, zaman içinde devam eden ticari baskı dikkate alınarak, TTK 56/1-e ve TBK 58.
maddedeki şartlar bulunduğundan takdiren 10.000 TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tescilli faydalı model belgesinden doğan hakların korunması amacıyla yapılan suç duyurusuna bağlı olarak uygulanan arama ve el koyma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, 9.720 adet su emiş borusu ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıba el konulması nedeniyle kalıp ve ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, el koyma işlemi ile işbu dava tarihi arasında satış yapılmaması nedeniyle elde edilmesi muhtemel kardan yoksun kalındığını ileri sürerek, 40.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak el konulan ürünlerin ambalajları ile birlikte değerinin 4.374 TL olduğu, bu miktarın 1 yıl için yoksun kalınan kazanca esas alınması ile ürünlere el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte 12.564,68 TL kâr kaybı oluştuğu, 18.000 TL de el konulan kalıbın kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklı zararın bulunduğu, yine el koyma tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte davalının bu eylemi nedeniyle davacının genel kârlılık oranının düşmesi neticesinde 7.773,68 TL kâr kaybının bulunduğu, bu durumda davacının 38.338,36 TL maddi tazminat talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.338,36 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalının şikayeti üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında faydalı model hakkının ihlali suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/297 E.2006/277 K ve 22.06.2006 tarihli kararı ile davacı şirket yetkilisinin beraatine, yedieminde bulunan ürünler ile kalıbın da sanığa iadesine karar verilmiştir. Bu durumda davacının yoksun kaldığı kazanca ilişkin talebi bakımından yalnızca el koyma tarihinden ürünlerin davacıya iade edildiği tarih arasındaki el koyulan kalıpla üretilecek ürünlerin satılamamasından kaynaklanan yoksun kalınan kazancının tespiti ile belirlenecek tutara hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının ürünlere ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıba el konulması neticesinde bunların kullanılmaz hale gelmesinden kaynaklanan zararına ilişkin talebi bakımından ise 29.03.2005 tarihinde el konulan 9.720 adet ürünün el koyma tedbirinin kalktığı tarih itibariyle ne durumda olduğu tespit edilmeden sadece davacının beyanı esas alınarak malların kullanılmaz halde olduğunun kabulü doğru olmadığı gibi el konulan kalıbın hasar durumuna ilişkin olarak alınan 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda kalıbın 100 veya 150 TL’lik bir bakım masrafı neticesinde kullanılabilecek halde olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan raporda ise kalıbın durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın kullanılmaz halde olması nedeniyle 18.000 TL tazminatın yerinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği gibi 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği de karar yerinde tartışılmamıştır. Bu durumda mahkemece, el konulan 9.720 adet ürünün ve kalıbın iade edildiği tarih itibariyle davacı tarafından belirtilen deliller nazara alınarak hasar durumu tespiti ile varsa davacı zararına hükmedilmesi ve yöntemine uygun şekilde hesaplanacak maddi tazminat miktarı dikkate alınarak zararla orantılı, eylemin niteliğine uygun makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görümemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587440700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz